Sarı Ay’ı yerlere göklere sığdıramayacaksınız...

Sarı Ay’ı yerlere göklere sığdıramayacaksınız...

DOT’un yeni oyunu Sarı Ay hakkında yazılanlara şöyle bir bakıp okuduktan 5 dakika sonra kendinizi bilet alırken, oyunu izledikten sonra ise bir sonraki seferi planlarken bulabilirsiniz. Sarı Ay’ı izleyin, siz de onu yerlere göklere sığdıramayanlardan olacaksınız…

Tiyatro ile haşır neşir olan, geçerken uğrayan, arada bir göz ucuyla bakan kısacası pek çok farklı kesimin ismini duyduğu, oyunlarını merak ettiği tiyatro hangisidir sorusuna cevaben  DOT’tur dersek yanılmayız herhalde. Hatta ‘tiyatro sevmiyorum ama DOT’un bir oyununa gitmek istiyorum’ cümlesini kaç kez duyup sevinsem mi üzülsem mi bilemediğim ve sonunda hep kararsız kaldığım zamanlar olduğunu da söylemek lazım gelmekte.


Bu sezonu,  izleyenlerin yere göğe sığdıramadığı Sarı Ay’la açan DOT, Beautiful Burnout’un ardından Sarı Ay’la fiziksel tiyatronun en güzel örneklerini sahnelemeye devam ederken pek çok izleyicinin de bu türle tanışmasına vesile oluyor.


4 sandalye ve 4 oyuncu ile bir metnin ne kadar güzel oynanabileceğini kanıtlamasının ötesinde  son derece titizlikle hazırlanan rejisi (Bu noktada Pınar Töre’ye tebrik ve alkışları unutmamak gerekiyor) ile tüm izleyenlere seyrine doyulmayan ve ağızların kapanmadığı bir 70 dakika yaşatan Sarı Ay’ın hikayesi 5 yaşında babası tarafından terk edilen asi çocuk Lee’nin annesi ile beraber aynı evde yaşadığı Billy’i bıçaklaması ve bunun ardından sessiz Leila’yla beraber çıktığı yolculukla başlıyor. Oyuncuların anlatıcıya ve hikayedeki objelere dönüşümünü hiçbir sırıtmaya mahal vermeden izlediğimiz oyun, kuşkusuz bu sezon başımıza gelen en iyi şeylerden biri.


Leila’nın ‘İnsan duymaz, uydurur’ inancını benimsemesi sessizliği seçmesine, baskı altındaki yaşamını renklendiren dergileri dışında hiçbir şeyi olmaması Lee’nin kaçış teklifini hemen kabul etmesine yol açıyor. İki yaralı ruhun hikayesi ağızlarda tatlı -bazen biraz- acı bir tat bırakırken 4 oyuncu da (İbrahim Selim, Gizem Erdem, Kaan Turgut, Su Olgaç-dönüşümlü olarak Ayşecan Tatari) ardlarında şahane performanslar bırakarak alınlarının akıyla oyunu tamamlıyorlar.


Sarı Ay, iyi çalışılmış bir reji ve iyi oyunculuğun birleşiminden neler doğabileceğini gözler önüne sererken, Çarşamba Perşembe ve Cumaları 21.00’de Maçka G-Mall’da sizi bekliyor. Oyunun başlangıç cümlesi ile soralım: Geliyor musunuz yoksa geliyor musunuz?


Yazan:


David Creig


Çeviren ve Yöneten:


Pınar Töre


Oyuncular:


Gizem Erdem


İbrahim Selim


Kaan Turgut


Su Olgaç


Ayşecan Tatari


Bilet ve rezervasyon için: 0212 251 45 45


http://www.go-dot.org/

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS