Documentarist 2012'de bugün

Documentarist 2012'de bugün

İstanbullu belgeselseverlere dolu dolu bir hafta yaşatan Documentarist 2012, bugün sona eriyor.

Festivalin son gününde gösterilecek filmler şöyle:

AKBANK SANAT


14:00

Yeraltı Orkestrası

Ülkelerinden sürgün edilmiş bir grup müzisyen (Arjantinli bir piyanist, keman çalan Romanyalı bir baba-oğul, Venezüellalı bir arpçı, Mali ve Vietnam'dan gelmiş iki şarkıcı) maruz kaldıkları siyasal baskılar ve dünyanın farklı yerlerindeki bir sürü korkunç olaydan kaçmalarını sağlayan şevkleri ve sınırsız cesaretleri sonucu bir araya gelirler. Paris'e sığınan bu müzisyenler için müzik yapmak onların hayatta kalmalarının tek aracı olur, fakat filmin de açıkça gösterdiği gibi müzik, onların hayatta kalma arzuları için de eşsiz bir metafordur.

16:00

Dinozor

Dinozor 96 yaşında bir kadının gündelik hayatını resmeden cinema verite tarzında kısa bir belgesel. Yaşlı kadın, etrafındaki yardımcılar onu misafir ağırlamaya hazırlarken öylece durur. Yürümekte dahi zorlandığı halde misafirlerini karşılar ve özel bir alet yardımıyla kumar oynar.

Metal ve Melankoli

1990'ların başlarında orta sınıf işlerde çalışan pek çok Perulu ekonomik krizi atlatabilmek için, enflasyon ekonomisi, yolsuzluğa boğulmuş bir hükümet ve iç çatışmalar ortamında ayakta kalabilmek adına kendi arabalarıyla taksicilik yapmaya başlarlar. Film aralarında bir öğretmen, bir Adalet Bakanlığı çalışanı, bir oyuncu ve bir polisin de olduğu bu yarı zamanlı taksi şoförlerinin külüstür arabaları peşinde Lima'nın kalabalık, çukur dolu caddelerinde iz sürüyor.

18:00

Arada

Film genç bir çocuk, babasının intiharı ve bu intiharın neden olduğu duygusal boşluk hakkında. Unutulmuş çizimler ve fotoğraflar aracılığıyla genç bir çocuğun acı veren bir anıdan kaçma ve aynı babasının yaptığı gibi hayatla kendi başına başa çıkma çabası anlatılıyor. Kendini her geçen yıl daha çok tecrit eden bu genç çocuğun hayatındaki kaçınılmaz talimat sevgiden gelir. Artık ya babasının ayak izlerinden gidecektir ya da zamanın ona yetişmesine izin verecektir.

Aşk Bağımlısı

Aşkın bağımlısı olmak nasıl bir histir? İlk görüşte birine tutulmak insana neler hissettirir? Yedi kişisel hikâye yoluyla yönetmen, hayatın nihai afrodizyağı aşka olan özlemi ve arzuyu anlatıyor."Aşk Bağımlısı" başkalarının aşkını elde etmek ve o aşkı elde tutmak için gösterilen tüketici takıntılar hakkında. Güven ve ihmalkarlık, hayaller ve kuruntular, zevk ve acı, akıl ve delilik arasındaki uzlaşmaya dair. En nihayetinde kaçamadığımız bir gerçek var: hepimiz sevmek ve karşılığında da sevilmek istiyoruz.

20:00

Crazy

Honigmann'ın bu duygu yüklü filmi, BM Barış gücünde görev almış Hollandalı askerlerin üzerinde savaşın bıraktığı travmatik etkileri konu alıyor. Kosova'dan Lübnan'a, Kamboçya'dan Ruanda'ya dünyanın pek çok çatışma bölgesinde yaşadıklarını ve gözlemlediklerini hâlâ üstesinden gelemedikleri birer yük olarak omuzlarında taşıyan bu genç insanlar, duygularını en sevdikleri şarkıyla ifade etmeye çalışıyor.

FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ

12:00

Bellek Toplayıcı

İmgelerle sözcükler arasındaki boşlukta, bellek bir unutma mekanizmasına dönüşebilir mi? Yönetmenin büyükbabasının özel zamanlarda kaydedilmiş video ve ses görüntüleri üzerinden, bir aile belleğinin nasıl oluşturulduğuna dair bir inceleme.

Yasak

Amal Ramsis Ocak 25'teki ayaklanmanın üç ay öncesinde Kahire'nin sokaklarında tek başına "Yasak"ın ilk sahnelerini çekmeye başladı. Polisten saklanmak zorunda olan Ramsis filmde de gördüğümüz arkadaşlarının ve tanıdıklarının evine sığınarak Mısır'da genel olarak yasak olan eylemleri ve düşünceleri tartışmaya koyuldu. Film 25 Ocak öncesi Mısır'daki durumun bir kanıtı niteliğinde. "Yasak" kelimesinin pek çok anlamını irdeleyen film her ne kadar natamam ve tartışmalı kalsa da Mısır'daki gündelik yaşamın farklı biçimlerinin yasaklar tarafından nasıl belirlendiğini gösteriyor. En sonunda, filmin kurgusunun yapıldığı son gün devrim patlak verir, böylece filmin ortaya attığı soruların çoğuna da cevap bulma şansımız olur.

14:00

İsyanın Çocukları

Alexandros Grigoropoulos 6 Kasım 2008'de dışarıda arkadaşları ile beraberken polis tarafından öldürüldü. Ölümü Atina'yı üç gün boyunca alevler içinde bırakacak isyanları başlattı. Filmde Alexandros'un ölümüne ve polisle yaşanan savaşa tanıklık eden "çocuklar", üç yıl sonra Yunanistan'ın kriz dönemi devam ederken kendi dünyaları üzerine konuşurlar. Filmde, hayatlarını değiştiren ve değiştirmeye de devam eden bir çatışmanın ortasına atılmış gençlerin sesini duyarız. Onlar büyük bir değişim döneminde belirsiz bir geleceğe doğru ilerlerken onların umutlarını, hayallerini ve korkularını gözlemleme şansımız olur.

Yalnız Samaritan

İsrail'de Gerizim dağı ve çevresinde küçük bir topluluk olarak yaşayan Samaritanlar'ın sayıları gittikçe azaltmakta, fakat onlar asimilasyona karşı hala sert kurallarını uygulamaya devam ediyorlar. Bu topluluktan çıktığınız vakit hayat siz ve aileniz için pek de kolay olmuyor. İsrailli oyuncu Sophie Tzedaka bu kadınlardan biri. Sophie ve üç kız kardeşi birer birer "Yahudi" olurlar ve 700 kişilik topluluklarından babalarıyla birlikte aforoz edilirler. "Yalnız Samaritan" bütün inançların ötesinde dokunaklı bir baba-kız yolculuğu. İnanç ve modernite, kadının dindeki rolü, bireyin bir geleneği ihlal etmek anlamına gelse bile kendine bağımsız bir kimlik kazandırma hakkı gibi evrensel konuları irdeliyor.

16:00

Aşkın Kış Mevsimi

Yönetmen Gülşah Doğan için amcası Cemal ve yengesi Emine'nin aşkı, aşkın vücuda gelmiş halidir. Alzheimer hastası olan Emine'yi neşelendiren eşinin günlük ziyaretleri olur. Emine ve Cemal'in aşk hikâyesi peşinde film, bizi Türkiye'ye de götürür. Doğan ailesinin diğer bireyleriyle tanışırız orada ve çoğunun görücü usulü evlendiğini öğreniriz. Bazıları şanslıdır, mutlu olurlar; diğerleri ise daha az şanslıdır. Ortaya şu soru çıkar: Gerçek aşk nedir? Film ilerledikçe Cemal ve Emine'nin tozpembe gözüken aşk hikâyesinde çatlaklar görmeye başlarız, film hiç beklenmedik bir biçimde ilerler.

18:00

Bağbozumu

1998 yılında faaliyete geçen Dicle Barajı, toprakları sulan altında kalan köylüleri göçe zorlamış, kalanları ise sebep olduğu iklim değişikliği nedeniyle azalan tarım ürünleriyle baş başa bırakmıştır. Üzüm de bu ürünlerden biridir. Elli kişiyle gidilen bağbozumu üç kişiyle karşılanır olmuş, toplanan üzümler her biri birbirinden zahmetli işlerle pekmeze, pestile, kesmeye dönüşmüş, ancak egemen sistemin tüketim anlayışı sebebiyle hak ettiği değeri göremez olmuştur. Bu durum akıllara "biz bu işi neden yapıyoruz" sorusunu getiriyor ve üzüm mahsullerinin üretiminden vazgeçilmesine zorluyor. Bu sadece bir geleneğin yok olması değil, aynı zamanda bağbozumu sırasında kullanılan kelimelerin de kaybolmaya yüz tutmuş Dimilkî dilinden silinmesi anlamına geliyor.

Ana Dilim Nerede?

Anadilinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu öğrenen ihtiyar Mustafa, çocuklarına öğretemediği bu dilin unutulmaya terk edilmesinden kendini sorumlu tutar. Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle dinlenmesi gerektiği bu dönemde, hayatının sonuna geldiği düşüncesiyle yeniden yüzleşmek zorunda kalırken, hafızasında kaldığı kadarıyla yitip giden dilini kaydetmeye karar verir. "Ana Dilim Nerede?" evde dahi kendi dilinde konuşmanın yasak olduğu yıllardan sonra artık gizli tutulamayacak olan "anadil" gerçeğini ve Türkiye'de resmi politikaların yarattığı kültürel travmanın orta sınıf bir aile üzerindeki etkilerini konu alıyor.

20:00

Aşkın Tarihi

"Aşkın Tarihi" Avusturya ve Almanya'da ailelerindeki Nazi geçmişinin peşine düşen kadınlar hakkında. Bu kadınlar hem hayatlarına dair tarihi gerçekleri, hem de bu geçmişin hayatları üzerinde bıraktığı izleri araştırıyorlar. Bütün bunlar kişisel ilişkilerini, cinselliklerini ve politik duruşlarını, aktivistliklerini nasıl etkiledi? Film kahramanlarını 1950'ler, 60'lar, 70'ler, 80'ler, 90'lar ve 2000'lerin Viyanası'nın mimarisi içinde, kamusal alanda görüyoruz. Bütün bunlar Nasyonel Sosyalizmle Avusturya'da nasıl başa çıkıldığına ve adı geçen dönemlerin etkili politik akımlarına da ilişkin ipuçları veriyor.

AYNALI GEÇİT ETKİNLİK MEKANI

14:00

Mikropolis: Ekali

"Mikropolis Ekali" Atina sınırları içinde ve ötesinde bulunan Atttika'nın farklı bölgeleri üzerine yoğunlaşan bir belgesel serisi. Bölgelerin her biri için bölgenin mimari özellikleriyle uyuşan ve o bölgeyi hem görsel hem toplumsal açıdan karakterize eden tek bir sözcük seçiliyor. Bu sözcük her bir bölgenin portresini çıkarırken o bölgeye nasıl bakıldığını, karakterlerin seçimini ve diğer unsurları belirliyor. Ekali bölümü için seçilen sözcük "duvarlar." Ekali malikânelerini çevreleyen dış duvarlar bölgeyi hem korur hem de diğer bölgelerden tecrit eder. Fino ve bekçi köpeği. Bekçiler... Evlerin içerisinde insanlar, yalnızlıkları ve korkuları.

Agadez, Müzik ve İsyan

Sahra'nın Tuaregli göçebeleri özgürlüğe olan şiddetli düşkünlükleri ve yaptıkları büyüleyici müzikle bilinir. Agadezli muhteşem Tuareg gitaristi Omara "Bombino" Moctar bölgede kült bir kahraman haline gelir. Bombino Afrika'nın en yetenekli gitaristlerinden biri olarak övgüler alırken yeni bir kuşağı da peşinden sürükler. Nijer hükümetine karşı yapılan isyanlara katılan Bombino gitarları silahlarla değiş tokuş eden sanatçı olarak ün kazanır. Bombino hevesle beklenen CD'si "Agadez'in çıkmasını takiben büyük bir dünya turuna çıkma hazırlıklarına girer. Film, Tuareg halkının tarihini ve Bombino'nun dünya sahnesine yükselişinin hikâyesini anlatıyor.

16:00

Kov Kovi

Bir dönem hayatları İstanbul'da çakışmış, şu anda Avrupa'nın muhtelif kentlerinde yaşayan Ermenilerin pek duyulmamış hikayeleri.

İyi Hayat

İki kadın, anne ve kızı, Portekiz'in güneşli kıyılarından birinde yaşarlar. İyi bir hayat sürmek için hep ihtiyaç duyduklarından fazla paraları olmuştur, çalışmalarına gerek kalmamıştır hiç. Şimdi ufak bir sorunları var: servetleri tükenir; lüks yaşantılarının yerini ödenmemiş faturalar ve bir dahaki ayın kirasını ödeyememe korkusu alır. Hayatında hiç çalışmamış olan Annemette şimdi eski hayat tarzını bir kenara bırakıp iş bulmak zorundadır, fakat dünyada ekonomik krizin olduğu bu zamanlarda boş bir CV ve zengin çocuk tavrıyla iş bulmak nerdeyse imkânsızdır.

18:00

İşte Böyle

HES musibeti Erzurum Bağbaşı'nı da vurdu. Senelerdir süren hukuki ve fiziki mücadele, müteahhit firmanın baskısıyla yöre halkının aleyhinde seyrediyor. Köylülere verilen akla ziyan cezalardan biri, 17 yaşındaki Leyla'nın tüm köyle konuşmaktan men edilmesi. ilk kez devlet şiddetine maruz kalan köylüler, susuzluğa ve suskunluğa mahkum edilseler de gündelik hayat devam ediyor elbet.

Şam Çatıları ve Cennet Bahçeleri

Hikâyelerin babadan oğla aktarıldığı Suriye'de çok zengin bir hikâye anlatma geleneği var. İçlerinde uçan kuşlardan tutun da arkadaş canlısı yılanlara kadar pek çok renkli imgenin bulunduğu bu hikâyeler, yıllar geçtikçe kaybolup gidiyor ne yazık ki. Eski Şam'da modernleşmenin şehrin tanıdık simasını değiştirmesiyle beraber kuşaktan kuşağa korunarak aktarılan bu hikâyelerin ortadan kaybolma tehlikesi ortaya çıkıyor. Kabuğunu değiştirmekte olan şehrin enkazı ve karmaşası arasında bu hikâyeler hayatta kalmayı başarabilecek mi?

20:00

Serbest Düşüş

Hito Steyerl insanların, uçakların ve mekânların birbiri içine geçmiş hikâyeleri yoluyla, kapitalizmin metanın sürekli değişen konumuna nasıl uyum sağladığını gösterirken, diğer taraftan da bu bitmek bilmeyen döngünün ardında bir yerleri işaret ediyor bize.

Krisis

Krisis" Yunan ekonomik krizi hakkında bir belgesel. "The Prism GR2011" adındaki kolektif multimedya belgelendirme projesinin DSLR-videonun ilk defa kullanılmasıyla foto muhabirleri tarafından hayata geçirilmiş hali. "Krisis" ekonomik krizle sarsılmış ülkenin sorunlarının farklı boyutlarını farklı bakış açılarıyla bir araya getiriyor. Belgeseldeki karakter yelpazesi çok geniş: isyankâr solcu gençlik gruplarından, Yunan genç girişimcilerine, bir adada daha basit bir hayat yaşamak için şehir hayatını terk eden bir çiften, Avrupa'ya ulaşmak için nice zorluk çeken göçmenlere kadar pek çok karakteri görmek mümkün. "Krisis" Yunan vatandaşları için bir prizma vazifesi gören, Yunanların ya harekete geçip bir şeyleri değiştirmeye karar verecekleri ya da ümitsizlik ve öfke içerisinde debelenenmeye devam edecekleri "kıyamet günü" metaforu vasıtasıyla krizi inceliyor.

SALT BEYOĞLU

14:00

Lütfi Akad Anısına: Dört Mevsim İstanbul
(3. ve 4. Bölüm)

Türkiye belgesel tarihinin kayıp cevherlerinden, Lütfi Ö. Akad'ın da çok bilinen, ama az kişinin izleme şansına sahip olduğu yapıtlarından biri... Akad'ın 1990 yılında TRT için çektiği dört bölümlük belgeselde İstanbul dört başlık altında farklı yanlarıyla ele alınıyor. Dönemin yaşayan İstanbul'u, yer yer oyuncular kullanılarak ve dramatize edilerek anlatılıyor. Bugünün pek çok ünlü oyuncusu, belgeselde 22 yıl önceki halleriyle karşımıza çıkıyor.

Hemen hemen hiç dış ses kullanmadan, çoğu kez görüntü ve müziğin gücünden destek alarak bu büyük kentin insanları, onların yaşayış biçimleri, çalıştıkları, eğlendikleri, kavga ettikleri yerler görüntüleniyor. "Dört Mevsim İstanbul", Akad'ın son kez kamera arkasına geçtiği çalışma olarak da sinema tarihimizdeki yerini almıştır.

19 Kasım 2011'de yitirdiğimiz Lütfi Ö. Akad'ın anısına düzenlenen  "Dört Mevsim İstanbul" özel gösterimi, filmde ikinci yönetmen olarak görev alan Sunar Kural Aytuna'nın katılımıyla gerçekleştirilecektir.

16:00

DocNext Network Gösterimi

18:00

Theo Angelopoulos Anısına: T. Angelopoulos Filmleri - Zamanın Tozu / Seray Genç'in sunumuyla

Berlin, 2008 kışı. Theo Angelopoulos "Zamanın Tozu" nu çekiyor. Bu film "belgesel nasıl çekilir"e dair bir film değil, bu film takıntılı bir sanatçının 8 günlük çekim sürecinin bir portresi.

24 Ocak 2012 tarihinde son filminin setine giderken bir motorsikletin çarpması sonucu hayatını kaybeden büyük usta Theo Angelopoulos'u, tamamlanmış son filmi "Zamanın Tozu"nun kamera arkası belgeseliyle anıyoruz. Gösterimden önce sinema yazarı Seray Genç, yönetmen üzerine bir sunum gerçekleştirecektir.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS