14 Kasım Dünya Diyabet Günü

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

Böbrek yetmezliği erken dönemde saptandığında birtakım tedaviler ile önlenebiliyor ya da ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, diyabetin böbrek sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi veriyor.

Kontrol altına alınmamış diyabet, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni. Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, günümüzde diyaliz tedavisi görmekte olan hastaların yüzde 30-40’ındaki böbrek yetmezliğinin diyabetten kaynaklandığının altını çiziyor.  


 Böbreklerin mükemmel çalışan bir süzme sistemi olduğunu ifade eden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, böbreklerin metabolizmamızdaki atıkların vücuttan atılması kadar kan basıncının düzenlemesi gibi daha birçok önemli görevleri olduğunu belirtiyor.


 Diyabet hastalarını uyaran İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Atasoyu, “Diyabete bağlı olarak, böbreklerde oluşan hasarlanma “Diyabetik nefropati” olarak adlandırılıyor. Bu durum idrarda albumin-protein varlığı, böbreklerin süzme hızında (GFR) ilerleyici şekilde azalma (böbrek yetmezliği) ve kan basıncı yüksekliği ile kendisini gösterir” diyor.


 Böbrek dokusunda diyabete bağlı hasar oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için “Mikroalbuminüri” adı verilen idrar testi ile protein kaçağı arandığını belirten Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, eğer önlem alınmazsa bu protein kaçağının daha da artarak, makroalbuminüri veya aşikar proteinüri adı verilen geri dönüşümü olmayan ve ilerleyici böbrek hasarına kadar gidebildiğini vurguluyor.


Kimler risk altında?
Özellikle kan şekerinin yüksek olması
Kan basıncının yüksek seyretmesi
Sigara içilmesi
Şişmanlık
Diyabetin erken yaşlarda ortaya çıkması
Genetik yatkınlık gibi…


etkenlerin varlığında diyabetik nefropati gelişme olasılığı daha yüksek oluyor.


 Hastalığın belirtileri neler?


Bu hastalığa özgü bir belirti bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ilerleyen dönemde vücutta şişmeler, kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi gibi belirtilere ek olarak; böbreklerin süzme işlevlerinin giderek bozulması ve azotlu atık maddelerin vücuttaki birikimine bağlı olarak halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kilo kaybı, uyku düzeninde bozulmalar ve kaşıntı gibi yakınmaların oluşabileceğini belirtiyor.


 Tedavinin başarısı için hastanın bilinçli olması gerekiyor


Hastalığın erken dönemde saptanması durumunda birtakım tedaviler ile önlenebildiğini ya da ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ancak ideal olanın, her diyabetik hastanın kan şekerinin ve kan basıncının normal sınırlarda tutularak nefropati olasılığının minimuma indirilmesi olduğunu vurguluyor.


 Ayrıca böbrek yetmezliği gelişmiş olan hastalarda böbrek üzerinde olumsuz etki oluşturabilecek diğer faktörler konusunda da dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Örneğin hekim reçetesi olmaksızın gelişigüzel ağrı kesici ilaçların ve antibiyotiklerin kullanılması ya da diyabet hastalarında böbrek işlevleri dikkate alınmadan damardan ilaç verilerek radyolojik incelemelerin yapılması böbrekler üzerinde ek bir travma oluşturabiliyor” diyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS