GDOL'ün beynimize kazıdıkları...

GDOL'ün beynimize kazıdıkları...

GDOL'ün beynimize kazıdıkları...

Türkiye’nin ilk büyük dijital festivali GDOL (Generation Do It Onliners) dijital dünyanın geleceğini keyifli bir biçimde tartıştı. Solis'ten Ostrow'a kadar alanlarında uzman konuşmacılar bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlattı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Serdar Kuzuloğlu Ukraynalı revü kızlarını sahneye davet etmesi beklentileri artırmıştı… Ancak sahneye insanların iPhone’larına aşık olduklarını söyleyen John Naisbitt çıktı. Artık hafızaya kayıt yapmaya gerek görmeyen beyinlerden bahsetti Naisbitt. O beyinler ki internete güveniyorlardı.

Sonra BBG evini hatırlatan kırmızı odaya döndü gözler. Mashable’ın kurucusu Adam Ostrow, 6,5 yıl önce tek başına açtığı blog sayfasının bugün nasıl 70 çalışanlı bir şirkete dönüştüğünü anlatıyordu.

Kuzuloğlu sözü tekrar aldığında Justin Timberlake’in In Time filmine göndermeler yaptı ve zamanın nasıl en önemli para birimi haline geldiğinden dem vurdu ve bunu örneklendirdi:

“15 yaşından itibaren her hafta 2 kitap okusak 80 yaşına kadar 6 bin 500 kitap okuyabiliriz. Bir yılda Türkiye’de basılan kitap sayısı ise 40 bin. Yani ömrümüz bir yıl boyunca çıkan kitapları bile okumaya yetmiyor.”

İnternet neden icat edildi?

“Tavsiyelere ihtiyacımız var” diyen Kuzuloğlu “Tavsiyeler olmazsa boğuluruz. İnternet işte bu modern yaşamın oksijen tüpü” diyerek internete methiyeler düzdü.

Kuzuloğlu internetin komik kedi videosu paylaşmak için icat edildiğinin de altını çizmeyi ihmal etmedi.

Döner sahneye alkış

Sonra U2’nun 360 Derece turundaki gibi sahne dönmeye başladı. Bu arada Serdar Kuzuloğlu “Set Fire to Me” eşliğinde dans yeteneğini konuşturuyordu. Bu şarkı her yeni konuşmacı döner sahneyle seyircinin karşısına çıktığında çaldı. Şarkı o kadar popüler oldu ki, Twitter’da herkes bu şarkının adını öğrenmek için tweet yağdırdı.

GDOL'E DAMGASINI VURAN ŞARKI... VİDEO

Müthiş sahneden karşımıza İPSOS’tan Gareth Deere çıktı ve “Cep telefonu olmayan var mı?” diye sordu. Bir kişi el kaldırdı.

Deere insanların ucuz bir şeyler isterken bir yandan da lükse ulaşmaya çalıştığını söyledi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Twitter kullanıcılarının yüzde 67’sinin aldıkları bir ürünü tweet’le tavsiye ettiklerini belirten Deere, kontrolün müşterinin eline geçtiğini vurguladı.

Oyunu doğru oynamak

Döner sahnenin sıradaki sürprizi BBC’den Rufus Weston’dı. Weston, sosyal medyada oyunu doğru oynamak gerektiğini, hızlır hareket edilmesi gerektiğini ve verilerin anlaşılır olmasının altını çizdi.

Sosyal medya analizleri yapan Socialbaker’dan Lukas Maixner Türkiye’nin bu ağda daha çok erkek dominant bir ülke olduğunu söyledi.

Maixner, Facebook’ta takipçi açısından birçok ülkede perakende firmaların zirvede olduğunu, Türkiye’de ise GSM firmalarının öne çıktığını belirtirken analizlerini yaparken takipçi sayısına, sayının artış hızına ve tepki oranına baktıklarını da belirtti.

En büyük düşman beklemek

Daha sonraki isim Paul Barney ise dönen sahne fikrini “zekice” bulduğunu belirterek başladı sözlerine.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Mobilleşmenin tüketicinin davranış şekillerini değiştirdiğini söyleyen Barney, “Artık tüketicilerin markaların ürünlerini anlatmalarına ihtiyacı yok, birbirlerinden duyduklarına güveniyorlar” diye konuştu.

Online alışverişin anında tüketimi körüklediğini vurgulayan Barney, beklemenin tüketimin en büyük düşmanı haline geldiğini söyledi.

Koca bankaya geri adım attıran sosyal medya

Mashable’dan Adam Ostrow, 2010 yılında 8.7 milyon benzersiz ziyaretçiye ulaştıklarını, Mashable’ın ziyaretçileri arasında Türkiye’nin en son verilere göre 189 bin 254 ziyaretçiyle 19. Sırada yer aldığını açıkladı.

Yeni neslin sosyal medyayla birlikte ne kadar çok etkili olduğuna dikkat çeken Ostrow Bank of America’nın aylık kart ücreti alma kararından sosyal medyanın baskısıyla nasıl geri adım attığını anlattı.

Her şeyin her an değişme potansiyeline sahip olduğunu da başka bir örnekle anlatan Ostrow, daha önceki iPad uygulamalarında başarısız olan bir şirketin tek bir oyunla 6 haftada 180 milyon dolar kazanabildiğini anlattı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Ostrow artık şirke kurma maliyetlerinin düştüğünü, finansman bulmanın da kolaylaştığını belirtirken üniversitelerden çıkmış küçük şirketlerin bir sonraki adımda nasıl büyük bir şirkete dönüşebildiğini gösteren çok sayıda örnek olduğunu hatırlattı.

Ostrow basılı medyanın son 10 yılda blog darbesi gördüğünü, sırada TV ve radyoların olduğunu da söyledi.

Öğle arası soğuk sandviç

Öğle arasında dağıtılan sandviçler hayal kırıklığı yarattı. Serdar Kuzuloğlu da “O kadar para aldılar, sandviçe bakın” diyerek tarafını belli etti.

The Mesh kitabının yazarı Lisa Gansky sıradaki isimdi. Paylaşımın öneminden bahsetti. Zip firmasının 40 yıl önce Avrupa’da uygulanmış bir fikri bugüne nasıl uyarladığını belirten Gansky, bu firmanın 2000’de araba paylaşım hizmetini geliştirdiğini söyledi.

Kullanmadığın bir şeye para vermek…

Araştırmalara göre arabaları yaşamımızın sadece yüzde 8’inde kullanabiliyoruz. Ancak arabalar pahalı cihazlar. Gansky buradan yola çıkarak hayatınızın yüzde 8’inde kullanacağınız bir şey için bu kadar para dökülür mü konusuna Mesh kitabının altında yatan felsefeyle cevap verdi: “Eğer bir değeri kullanamıyorsanız o değer değil, israftır. “

İnsanları paylaşıma yöneltmek için paylaşımı baştan çıkarıcı bir hale getirmek gerektiğini ifade eden Gansky, ürünü kullanıcıya denetmek gerektiğini söyledi.

“Yeni bir şey bulduk”

Yandex’ten Arkady Volozh ise GDOL neslini canlandırarak yeni bir şey bulduklarını bunun adının da “seçim” olduğunu belirtti. Koskoca internette sadec e 6 tane arama motoru olduğunu vurgulayan Volozh bunların sadece 3’ünün global olduğunu da vurguladı.

Serdar Kuzuloğlu’nun seyircileri uyandırıp fotoğraflarını çekmesinin ardından sanneye gelen Euro RSCG 4D’nin başkanı George Gallate, 300 milyondan fazla izlenen patenli bebeklerin viral videosunun sırlarını anlattı.

MUDO Mustafa’nın stand-up’ı

Ardından sahnede planlanmamış bir stand-up gösterisi başladı. Gösterinin kahramanı meşhur MUDO Mustafa’ydı (Taviloğlu).  Kendini offliner ilan eden Taviloğlu bir anda Twitter’ın da yıldızı oldu. Her şeyin değiştiğini anlatan Taviloğlu ticarette “lokasyon lokasyon lokasyon” ya da “burada su satsan kazanırsın” mantığının “zurnanın son deliği”olduğunu belirterek internetin her şeyi değiştirdiğini söyledi.

Taviloğlu eskilerde bakkallarda yer alan “Veresiye isteme” afişlerinden 60 ay ödemeli bir dünyaya geçiş yaptıklarını da hatırlattı.

Taviloğlu’nun katıldığı panelden akılda kalan başka bir söz de AMPD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane’nin “kayıp nesiliz”iydi.

“Devrim” dedi Solis

Günün belki de en çok beklenen adamı “Engage” kitabının yazarı Brian Solis sahneye seyircilere sırtı dönük olarak çıktı.

Devrimden bahsetti Solis… Herkesin bu devrimde bir rolü olduğunu söyledi. Devrimin adı sosyal medyadı. “Nefes almak, yemek yemek, hissetmek gibi bir şey” dedi Solis “devrim” için. Sosyal medya kullanıcısıyla internet kullanıcısı arasındaki farkı “dışarı çıkıp bir bilgi almakla, bilginin size gelmesi arasındaki fark” olarak tanımlayan Solis, sosyal medyayla insanların paylaşımlarına başkalarının değer verdiğini ve bunun o insanlara büyük bir sorumluluk getirdiğini belirtti.

Yeni teknolojilerin hep “ego”yu yani “sizi” merkez aldığını belirten Solis liderliğin kazanılan bir şey olduğunu zaman içinde yeni liderlere ihtiyaç duyulacağını belirtip “bu zaman sizin zamanınızdır” diyerek konuşmasını tamamladı.

Güne damgasını vuran isimlerden biri de Erdil Yaşaroğlu’ydu. Karikatürist Yaşaroğlu sosyal medyadan mizah örnekleri verdi.

Akla takılan bir başka söz de Fütürist David Passig’in “Geleceği bilmek istiyorsanız bunu yönlendiren gücü bulmaya çalışın” öğütüydü.

Reklamcı Serdar Erener’in video’yu kral ilan ettiği konuşmasında cep telefonunu göstererek yaptığı “Şu alet şu anda 5 duyudan koku hariç hepsini içeriyor” tespiti de Twitter’da yankı buldu.

Twitter’da nasıl yankılandı

GDOL etkinliği boyunca 1 milyondan fazla tekil kullanıcı gdol'dan bahsetti. İlk verilere göre bunların yüzde 53'ü erkek, yüzde 47'si ise kadındı.

Atılan tweet’lere göre GDOL’un en büyük rakibi dışarıdaki güzel hava oldu. Katılımcılar kayıkla tur yapmaktan kendilerini alamadılar.

Etkinlikte yaşanan en büyük sorun ise telefon şarjıydı.

Serdar Kuzuloğlu’nun 20 kilo aldığı yönündeki tweet’ler de güne damgasını vuran detaylardan biri oldu.