"Türk ırkçılar" suçlamasına cevap verdi

"Türk ırkçılar" suçlamasına cevap verdi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, MHP'yi "Türk ırkçılar" diye suçlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in açıklamalarına, "Şeytanla yaptığı istişarelerden sonra bu açıklamaları yaptığını görmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bunun rahmani bir tarafı olmayacağı açıktır" diye yanıt verdi.

Vural, TBMM'de düzenlendiği basın toplantısında, dün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in yaptığı açıklamalarla değindi. "Hüseyin Çelik'in şeytanla yaptığı istişarelerden sonra bu açıklamaları yaptığını görmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bunun rahmani bir tarafı olmayacağı açıktır" diyen Vural, açıklamalarda kullanılan ifadelerin "şeytani vesveselerden kaynaklandığını" öne sürdü. Vural, "Şeytanla görüşüp, açıklama yapan birinin AKP'nin sözcüsü olması eminim ki oy verenler için de bir zuldür. Hüseyin Çelik, fitne peşindedir" diye konuştu.

Çelik'in, açıklamasında MHP'yi "ırkçılıkla" suçladığını öne süren Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Asıl, 'Kürt kanı', 'Laz kanı' diye vampirliğin standartlarını dile getirenler, ırkçının daniskasıdır. Kan tasnifi yapmak ırkçılıktır. Bunlar cahiliye devrinin kalıntıları. Sayın Genel Başkanımızın, Uludere'deki olay için 'devlet gereğini yaptı" sözlerini ırkçılıkla bağdaştırmak ancak şeytanla istişare yapan birine yakışır. Böyle bir konuyu etnik zemine taşıyan bir zihniyet, tüm milli, manevi, insani değerlerini ayaklar altında çiğnemiş demektir. O da Çelik'in ta kendisidir. Çelik, kan siyaseti yürütüyor."

Çelik'in açıklamalarının, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'ın sözleriyle örtüştüğünü ileri süren Vural, "O da 'devlet kendi halkını bombaladı' diyor. Bunlar aynı kaptan besleniyor, su içiyor. Bugün AKP'nin ve kılavuzlarının ülkeyi götürdüğü istikamet budur. Bunlar birlikte hareket eden iki zihniyet, belki ruh ikizi ya da ithal yumurta ikizi" şeklinde konuştu.

Hüseyin Çelik'in, "Devlet gereğini yaptı" sözünden rahatsız olmasının, "aslında bu operasyon gereksizdi" düşüncesinin tezahürü olduğunu savunan Vural, "Bu, 'devlet halkını bombalıyor' diyenlerle aynı zihniyet" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın, Uludere'deki olaya ilişkin TBMM'de yaptığı bilgilendirme konuşmasını anımsatan Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O da orada, 'devlet gereğini yaptı' diyor. Biz deyince hadsiz bir şekilde ırkçılıkla suçlanıyoruz. Bölücülerin ekmeğine yağ sürüyor, değirmenine su taşıyor. Münafık bir siyaset yürütülüyor. Bize, 'ırkçı' diyenler, bu milletin bölünmesini isteyenlerin sözcülüğünü yapıyor. Çelik ve AKP'nin asıl korktuğu, Türk milleti ve milliyetçiliktir. Çelik, bu açıklamalarıyla milliyetçilik düşmanı olduğunu ortaya koydu. MHP, bu milleti tarihinden, kültüründen koparmak isteyenlerin korkulu rüyasıdır. Çelik gibiler ne konuşursa konuşsun, bu kervan yürüyecek. Enselerindeyiz, bizden korkmaya devam edecekler. Soruyorum şimdi, bir geçmişe bakın Çelik ile Abdullah Öcalan'ın sözleri arasında ne fark var?"

"Baas tipi rejimlerde görülür bu ancak"

Çelik'in dünkü açıklamasında, "Sayın Başbakan Genelkurmay Başkanına teşekkür etti. AK Parti'nin gösterdiği hassasiyeti gösterdiği için bu teşekkür yapılmıştır" sözlerini de eleştiren Vural, "Milletin ordusu bu, partinin ordusu mu? Baas tipi rejimlerde görülür bu ancak. Tüylerim diken diken oldu okuyunca bunları. Senin ne hassasiyetin var ki teşekkür ediyorsun? Orduya bunun için değil görevini yaptığı için teşekkür edilir" diye konuştu.

Bugün bir gazetede yer alan "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın bir sözünden ötürü kendisinden özür dilediğine" dair habere de değinen Vural, şöyle konuştu:

"Bedelli görüşülürken o komisyonda ben de vardım. Sordum, 'Genelkurmay ne düşünüyor?' diye. O da 'evet dese ne olacak, hayır dese ne olacak?' diye yanıtladı. 'Takmayız' der gibi aşağıladı. AKP sıralarından alkışlandı bu  sözler. Şimdi öğreniyoruz ki kapalı kapılar arkasında özür dilemiş. Bu zihniyet, karakolda ötüyor, mahkemede şaşıyor. Hani takmıyordun, ne oldu? Bakan'a helal olsun."

Soruları da yanıtlayan Vural, bir gazetecinin, "AK Parti 'kesintisiz'  eğitimi 'kesintili ve kademeli' hale getirmek ve zorunlu temel eğitim süresini 12 yıla çıkarmak amacıyla kanun değişikliği yapma planı var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna, "MHP de bu sürenin uzatılmasından yana. Sınavsız bir üniversite için ölçme ve değerlendirme yapılacak kademeli bir süreç öngörüyoruz" yanıtını verdi.

Vural, eğitimli insan sayısının artırılmasının yanı sıra istihdam olanaklarının da geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS