Odatv duruşmasında yine tahliye yok

Odatv duruşmasında yine tahliye yok

“Ergenekon” soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 11'i tutuklu 13 sanık hakkında açılan davanın 10. duruşmasında da tahliye kararı çıkmadı.

İstanbul Adalet Sarayı'ndaki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Soner Yalçın, Şükrü Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, Coşkun Musluk, Müyesser Uğur ile tutuksuz sanık İklim Ayfer Kaleli katıldı. Diğer tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil ise duruşmaya gelmedi. Tutuklu sanıkların hava muhalefetinden dolayı geç getirilmesi nedeniyle duruşma yaklaşık bir saat gecikmeli olarak başladı.


Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci, tutuklu sanık Doğan Yurdakul'un sağlık raporunun mahkemeye ulaştığını belirterek, raporda Yurdakul'un tedavi edilmesinin gerektiğinin vurgulandığını söyledi. Başkan Ekinci, ara karar doğrultusunda TÜBİTAK'tan istenen 5 kişilik bilirkişi listesinin de mahkemeye geldiğini ifade etti. Duruşmada söz alan sanık Yalçın Küçük, sanıklardan Nedim Şener ve Hanefi Avcı'nın kendisi hakkında ağır konuştuklarını iddia ederek, mahkemeye söz konusu iddialarla ilgili dilekçe vereceğini söyledi.


Duruşmada söz alan Müyesser Uğur da kanunda olamayan suçlar nedeniyle tutuklandığı öne sürerek, “Adı olup cismi olmayan 'Ergenekon' terör örgütü üyesi olarak yargılanıyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, Genelkurmay böyle bir örgütün olmadığını veya araştırıldığını beyan ediyor. Ancak İstanbul emniyeti, savcılık ve mahkeme heyeti var olduğunu biliyor, çünkü bizi tutuklu olarak yargılamayı sürdürüyor. Heyetten 'Ergenekon' örgütünün adresini istiyorum. Gidip üye olacağım. Adını ve adresini bilmediğim bir örgütten olayı yargılanmak ağrıma gidiyor” dedi. 


İklim Kaleli savunma yaptı


Çağlayan'daki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza mahkemesinde görülen duruşmada savunmasına devam eden sanık İklim Ayfer Kaleli, muhabirlerin kendisine "Deniz Baykal ile yeni bombalar var mı?" diye sorular sorduğunu, kendisini itibarsızlaştırmaya çalıştıklarını iddia etti.


Kaleli, "Şimdi de kurultay var. Onu baltalamak istiyorlar. Mağdur ediliyorum. Büyük bir endişe içinde savunmamı yapıyorum. Dün gece gazeteciler televizyon programında ek klasörlerde benimle ilgili iddiaları okudular. Savunma yapmama kalmış 8 saat, linç başladı. Ayrıca yaptığım savunmadaki konuşmalar cımbızlanıyor" diye konuştu.


Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Savunmanda söyleyemediğin bir şeyler var mı?" diye sorması üzerine Kaleli, savunmasında isim veremediğini, çünkü bir sürü şeyin söyleneceğini belirterek, "Ben kamuoyu önünde asıldım, arkamda kimse yok. Yorgunum, zulüm gibi. Bir araştırmaya göre, Saddam Hüseyin ve Abdullah Öcalan'dan sonra 1,5 ay boyunca gündemde olan tek insanım. Ben bunlara daha fazla dayanamam. Bunu çözün. Siz sağlıklı karara ulaşın. Düşmanlarımla baş edemeyeceğim" diye cevap verdi.



Kaleli, hakkında çıkan haberleri mahkemeye göstererek, "Deniz Baykal, benimle ilgili 'Bu kadını da üzerime saldılar' ithamında bulundu" diye konuştu.


CHP'den bir çok tanıdığı olduğunu ve onların haberlerini de yaptığını belirten Kaleli, kendisi için 'seçim öncesi CHP'ye komplo kurmak için son anda dahil olmuş' gibi bir havanın yaratıldığını, Gürsel Tekin'in canlı yayınlardan önce CHP'ye zarar verecek haberleri yayınlamadığı için kendisine teşekkür ettiğini söyledi.


Mahkeme başkanının sorularını yanıtladı


Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Deniz Baykal ile görüştüğünüzde Baykal sekreterine 'Odaya kimseyi almayın' diye bir talimat verdi mi?" sorusu üzerine Kaleli, "Hayır vermedi. Benden sonra bekleyen 2 kişi daha vardı" şeklinde cevap verdi.


Ekinci'nin, "Taciz olayından sonra neden 2 defa Deniz Baykal'ı arayarak samimi görüşmeler yaptınız? Madem taciz edildiniz daha sonra neden görüştünüz?" sorusu üzerine Kaleli, şunları söyledi:


"Olayları yaşadıktan sonra Gürsel Tekin ile konuştum. Hiç bir şey olmadı. Daha sonra Soner Yalçın ile konuştum, yine bir şey olmadı. Aradan 20 gün geçti telefon konuşma tapeleri sızdı. Muharrem İnce ile ilgili de haberler yapıldı. Ben Deniz Baykal'ı aradım. Olayı ispat edemeyeceğim için, ne olacağını bilmek için aradım."


Bunun üzerine Başkan Ekinci, "İlk olayı ispatlayamayacağınız için mi Deniz Baykal ile ikinci görüşmeyi yapıyorsunuz. Yani bu olay biraz komplo mu oluyor" dedi.


Kaleli ise "Hayır komplo değil. Ben bunu iddia etmiyorum" diye yanıtladı.


Başkan Ekinci'nin "Orada ne yaşandı?" sorusuna ise Kaleli, "İki kişi arasında geçti. İspat edemeyeceğim bir şey söylediğimde hakkımda dava açılıyor" yanıtını verdi.


Kaleli, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin, "Doğan Yurdakul ve Soner Yalçın ile buluşmanızda ne konuştunuz? Bu olay gündeme geldi mi? Neye karar verdiniz?" diye sorması üzerine, "40 dakika konuştuk. Bunun 10 dakikasında bu konu gündeme geldi. Neler olduğunu sordular. 'Bu duyulursa rezil oluruz' dediler. Susmaya, konuşmamaya karar verildi" şeklinde cevap verdi.


Sanıkların talepleri


Kaleli'nin savunmasını tamamlamasının ardından duruşmada, tutuklu sanıkların tahliye taleplerine geçildi.


Tutuklu sanık Nedim Şener, tahliye talebinde bulunurken, Ahmet Şık ise "Hiç bir talebim yok" dedi.


Tutuklu sanık Soner Yalçın da, yaklaşık bir yıldır tutuklu olduklarını ifade ederek, "Bunca savunmanın, bilirkişi raporunun hiç önemi yok mu? Dışarı çıksak adam mı öldüreceğiz? Elimizde silah mı var? Ama ben buna şaşmıyorum ve üzülmüyorum. Sevdiklerimin şaşmasına üzülüyorum. Sizden isteğim bizi şaşırtın" ifadelerini kullandı.


Duruşmada söz alan tutuklu sanık Müyesser Yıldız, "Birileri bizim burada kalmamızı istiyor. Bir kısmımız ipotek kalalım. Sait ile Coşkun öğrenci, bırakın okusunlar. Barış'lar yeni evli, Doğan Yurdakul hasta, onları bırakın" dedi.


Sanık Hanefi Avcı da, kitabını kendisinin yazdığını ve kimseden yardım almadığını belirterek, tahliyesini istedi.


Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundular.


Mahkeme heyeti sanıkların tahliye taleplerini reddederek, duruşmayı 12 Mart'a erteledi.


Duruşmada imza günü


Duruşma öncesi ve verilen ara sırasında izleyiciler, Şık ve Şener'e kitap uzatarak imza isteğinde bulundu. Neşeli oldukları gözlenen ikilinin bu istekleri geri çevirmedikleri belirtildi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS