"En ağır cezayı almasını istiyorum"

"En ağır cezayı almasını istiyorum"

Antalya'da 6 yıl önce 13 yaşındayken babası tarafından 54 yaşındaki Yusuf A.'ya sözleşmeyle 5 bin lira karşılığı satılan ve bu kişinin tecavüzüne uğradığı belirtilen 19 yaşındaki E.Y., Yusuf A.'nın en ağır cezayı almasını istediğini söyledi.

Babası Osman Y. tarafından, inşaat malzemesi ticareti yapan Yusuf A.'ya sözleşmeyle 5 bin lira karşılığında satılan ve bu kişinin tecavüzüne uğradığı belirtilen E.Y.'nin annesi Gülay Y. ve babası Osman Y., ATV'de yayınlanan 'Müge Anlı ile Tatlı Sert' programına çıktı.

Baba Osman Y., sözleşmenin Yusuf A. tarafından karakolda doldurulduğunu iddia etti.

Belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak daha önce boş kağıda attığı bir imzanın kullanıldığını savunan Osman Y., "4 çocuğum var, birinin tüyünü vermem. Bir kuruş almadım" dedi.

Kızının olayı kendilerine anlatmasının ardından suç duyurusunda bulunduklarını ve o belgede yazan 5 bin TL'nin suç duyurusundan vazgeçmeleri karşılığında önerildiğini savunan Osman Y., "5 bin lira bu dava hiç ortaya çıkmasın diye gündeme geldi. 'Siz garibansınız arkanız yok. Ben girer çıkarım. Para vereyim' diye mahkemeye çıkmadan söyledi. Eğer o adamın bir kuruş sigara parası geçtiyse, dünyanın en adi, en şerefsiziyim" diye konuştu.

Osman Y., Yusuf A.'nın kızını saat 20.00 gibi alıp götürdüğünü, gece saat 23.00-24.00'de de getirdiğini sözlerine ekledi.

"Kızım adına atılan imza sahte"

İşadamı Yusuf A. hakkında suç duyurusunda bulunmalarıyla birlikte tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını, Yusuf A.'nın kendisini 'derin devlet'in adamı olarak tanıttığını belirten Osman Y. "6 yıldır her mahkemesine gidiyoruz. Sivas'tan Antalya'ya üç dört sefer geldim" dedi.

Osman Y., 'utanç belgesi'ndeki kızının olduğu belirtilen imzanın da sahte olduğunu savundu.

Anne Gülay Y. ise teklif edilen hiçbir parayı kabul etmediklerini belirterek, "Kabul etmem, ben çocuğumun arkasındayım. Türkiye ayağa kalktı diyorlar, ben oturtmaya geldim. Suçumuz yok. Hukuk mücadelesini sürdürmez olur muyuz?" diye konuştu.

''Önce konduramadık''

Programda E.Y.'nin öğretmeni Burçe Tuncel'in, "Annesi kızının yalancı olduğunu söyledi" ifadelerinin hatırlatılması üzerine Gülay Y., bu sözlerin kendisine ait olmadığını, ama olayı ilk duyduklarında Yusuf A.'ya 'konduramadıklarını' belirtti.

Gülay Y. "Dedesi yaşında, konduramadık yani. Yapar mı, psikopat olması lazım. Aynı gün ben gittim karakola, suç duyurusunda bulundum. Bizi suçlu konuma düşürüyorlar ama suçumuz yok. Ben başbakanımdan yardım istiyorum. Para aldı diyorlar, yemin ederim para almadık" diye konuştu.

"2 kızı daha taciz etti" iddiası

Yusuf A.'nın bundan önce yanında çalışan 2 çocuğu daha aynı şekilde taciz ettiğini savcılıkta duyduklarını öne süren Gülay Y., "Onları bulmanızı rica ediyorum. Onlar da çıksın konuşsun. Onları da aynı şekilde tehdit etmiş. 'Sizi öldürürüm, şöyle böyle yaparım' diye. Kızlar da seyrediyorsa Allah rızası için çıksınlar. Bizim bildiğimiz iki kişi daha var. Onlar şikayetçi olmamışlar. Sonu nereye varırsa varsın bu işi çözeceğim" diye konuştu.

''İmza benim değil galiba''

Daha sonra programa telefon bağlantısıyla katılan tecavüz mağduru E.Y., sözleşmedeki imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması üzerine "Hatırlamıyorum. Benim değil galiba, hatırlamıyorum" dedi.

"Babam boş kağıda imza attı"

Anne ve babasının suçlu olmadığını, ortada para davası olmadığını belirten E.Y., "Annem babam para almadı. Adam bu kağıdı imzalattı, mahkemeye verince ortaya çıktı" dedi.

Babasının boş bir kağıda imza attığını bildiğini aktaran E.Y., "Ben de vardım yanlarında. Sorun falan çıkmasın diye boş kağıda imzalattı. Yazı falan yoktu o kağıtta. Orada çalışıyordum, yaşım küçüktü. Ağabeyim çalışıyordu, sonra ben girdim o adamın yanına" diye konuştu.

Dükkanda müşterilerle ilgilendiğini aktaran E.Y., "Derin devletten bana da söyledi. Babamın anlattıklarını bana da anlattı" dedi.

Başına gelenleri annesiyle paylaşmayı düşünüp düşünmediği sorusu üzerine E.Y., "Zaten tehdit ediyordu. Hocama söylemem de bir anda oldu. Hiç anlatmadım anneme. Anlatırsam beni öldürecekti. Dükkanda silah gösterdi. 'Birine söylersen öldürürüm seni' dedi, silahı bana doğrulttu. Öğretmenime iyi ki anlattım. Anlatmasam belki daha kötü olabilirdi" diye konuştu.
 
"Kağıtta fotoğrafım yoktu"

Babasının imzaladığı kağıtta kendi fotoğrafının olmadığını belirten E.Y., "Bilmiyorum o fotoğrafı nereden aldıysa. Mahkemede yoktu o fotoğraf. Bana fotoğraf çektirmedi. O fotoğraf sonradan ortaya çıktı" dedi.

"En ağır cezayı almasını istiyorum"

Olayın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen psikolojisinin kötü olduğunu aktaran E.Y., "Düzeliyorum, tam kendimi topluyorum mahkeme çıkıyor. Kapıya polis geliyor, yeniden o günleri yaşıyorum. Tam unuttum her şey yoluna girecek diyorum, ille bir yerden hatırlıyorum unutamıyorum. Onun en ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.

"Anne babama güveniyorum"

Şimdi böyle bir olayla karşılaşsa direneceğini belirten E.Y., "O yaşta direnemedim bile. Kendimi savunamadım" dedi.

Yaşadıklarından sonra içine kapandığını aktaran E.Y., Türkçe öğretmeni olmayı istediğini belirterek, şöyle dedi:

"Olayı anlattığım öğretmenim sevdiğim bir hocaydı, her şeyimizi anlatırdım. Öğretmenimin bu olayı ortaya çıkarmasına seviniyorum. Anne babama güveniyorum, onları çok seviyorum. Babam eğer para alsaydı sevmezdim, yanında da durmazdım. Öyle bir şey yok. Anneme babama söylenenler de doğru değil. O adamın iftiraları onlar."

E.Y., "Evlenir misin" sorusu üzerine, "Ben evlenmeyeceğim" yanıtını verdikten sonra gözyaşlarını tutamadı.

E.Y., evlenmek istememesinin gerekçesini ise "Bu olayı duyduklarında bırakırlar beni. Hiç şey yapmanın anlamı yok" sözleriyle anlattı.

Kendisine kötü muamele yapıldığının farkında olmadığını, hiç bir şey düşünmediğini aktaran E.Y., "Ne derse yapıyordum. Hocamın anlattıklarından sonra farkına vardım. Hocam yasayı anlatıp örnek verince, yaşadıklarım gözümün önünde geçti, ağladım. Tehditler yüzünden bir şey söyleyemedim" diye konuştu.

Bakan Şahin: "Ağır bir psikolojik travma"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, "12 yaşındaki çocuğun sözleşme karşılığı satıldığı" iddiasına ilişkin, "Dün kızımızla yaklaşık 70 dakika süren uzman arkadaşlarımızın görüşmesine göre, bu ağır bir psikolojik travma. Psikolojik olarak halen etkilendiğini, destek ihtiyacı olduğunu bize söylemiş" dedi.

Zonguldak'ta konuşan Bakan şahin şöyle dedi:

"TCK'da, Çocuk Koruma Kanunu'nda şu anda çağdaş ve modern ülkelerin standartlarını, hukuki altyapı oluşturmuş ülkeyiz. Eksiklerimiz özellikle istismara uğrayan çocuklarımızda rızayla ilgili bir belge isteniyor.

Biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Adalet Bakanlığımızın uzmanlarıyla bu rapora ihtiyaç olmadan, 15 yaş altı bir çocuğun yeniden ruh sağlığı bozuldu mu gibi bir sürecin onu yeniden yıprattığını, doğru olmadığını, bozulmuştur üzerine işlem yapılması gerektiğini, uygulamalarda da görüyoruz, vicdanen de görüyoruz.

Ceza Kanunu'nda bu tür yapılması gerekenler ile uygulamada yaşananları yeniden nasıl düzeltmemiz konusunda da Adalet Bakanımızla ve diğer ilgili bakanlıklarla birlikte çalıştık. Kamu vicdanını rahatsız eden boşluk varsa onu dolduracak şekilde çalışmalarımızı tamamlıyoruz."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS