Devlet Sırrı Kanun Tasarısı kabul edildi

Devlet Sırrı Kanun Tasarısı kabul edildi

TBMM Adalet Komisyonu'nda, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı kabul edildi. Alt komisyon raporu üzerinden görüşülen tasarıya göre, hangi bilginin devlet sırrı olacağına Başbakan başkanlığında 4 bakandan oluşacak bir kurul karar verecek. Bunu eleştiren muhalefetten, "İktidarın 'şu bilgiler devlet sırrıdır' dediğinde, bunları açıklamak suç olacak. Suçta fiili belirleme yetkisi idareye veriliyor" tepkisi geldi.

Tasarı, devlet sırrı niteliği taşıyan bilgi, belge ve kayıtların ne şekilde belirleneceğini, korunacağını, açıklanacağını düzenliyor. Devlet sırrı niteliği taşıyan bilgi, belge ve kayıtları bulunduran kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişileri kapsayan tasarı, "Devlet sırrı" kavramına tanımlama getiriyor. Buna göre, "Yetkisiz kişilere açıklanması, devletin uluslararası ilişkilerine veya milli güvenliğine zarar verebilecek mahiyetteki gizli bilgi, belge ve kayıtlar" devlet sırrı tanımına girecek.

Tasarıyla, devlet sırrı tanımının, hukuk devleti ilkesi ile demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı biçimde yorumlanması ve uygulanması engelleniyor.

Devlet Sırrı Değerlendirme Kurulu oluşturulacak. Kurul, Başbakan'ın başkanlığında; Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarından oluşacak. Kurul, Başbakan'ın daveti üzerine toplanacak. Bilgi, belge ve kaydın, devlet sırrı niteliğinde olması nedeniyle koruma altını alınmasına Devlet Sırrı Değerlendirme Kurulu karar verecek. Bilgi, belge ve kaydın devlet sırrı olarak belirlenmesi teklifi, ilgili bakanlık aracılığıyla yapılabilecek. Başbakanlık'a bağlı kamu kurum ve kuruluşları için teklif Başbakanlık tarafından yapılabilecek. Başbakanlık veya bakanlıklar yapılan teklifi uygun görmedikleri takdirde kurula iletmeyecek. Teklifin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl süreyle bilgi, belge ve kaydın gizliliği korunacak.

Bilimsel bir buluş, milli güvenlik bakımından önem arz etmesi halinde devlet sırrı olarak koruma altına alınabilecek. İçeriğinin gizli olması nedeniyle Resmi Gazete'de yayımlanmayan ikili veya çok taraflı antlaşmaların içeriğinin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığına kurulca karar verilecek. Cumhurbaşkanlığına ait, bilgi, belge ve kayıtların niteliğini Cumhurbaşkanı takdir edecek. Devlet sırrı olan bilgi, belge ve kayıt, 50 yıl devlet sırrı olarak korunacak.

Mahkemelerce talep edilen devlet sırrı niteliği taşıyan bilgi, belge ve kayıtlar, kurulca gerekçesi belirtilmek şartıyla verilmeyebilecek. Ancak, verilmeyen bilgi ve belgeler, davada ilgili aleyhine sonuç doğurmayacak.
Cumhurbaşkanı, bilgi, belge ve kayıtları mahkemeye göndermeye kendisi karar verecek.

Kanunun yayımı tarihinden önce işlem gören belgelerden devlet sırrı niteliklerine sahip olanlara, Devlet Sırrı Değerlendirme Kurulu'nca devlet sırrı niteliği verilecek.

MSB, MİT ve MGK'nın itirazı

Tasarının görüşmelerinde, Milli Savunma Bakanlığı (MSB), MİT ve MGK Genel Sekreterliği temsilcileri, "Başbakanlık'a bağlı kamu kurum ve kuruluşları için teklif Başbakanlık'ça yapılabilecek" ibaresine karşı çıktı. "Başbakanlık'ça yapılabilecek" ibaresinin "Başbakan tarafından yapılabilir" şeklinde değiştirilmesini isteyen temsilciler, değiştirilmemesi halinde, bu kurumlar direkt Başbakan'a bağlı olduğu ancak tasarıda "Başbakanlık" yazdığı için bu kurumların yapabileceği tekliflerin "havada kalacağını" iddia etti. Ancak bu talepler kabul edilmedi.

"Suçta fiili belirleme yetkisini idareye veriyor"

Tasarının tümü üzerinde konuşan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, devlet sırrının kapsamını önceden belirlemenin zor olduğunu belirterek, tasarıyla bunun düzenlendiğini söyledi. İdareye devlet sırrını belirleme yetkisi verilerek, dolaylı olarak suç ve ceza vermeyi belirleme yetkisinin de verildiğini iddia eden Tezcan, Devlet Sırrı Değerlendirme Kurulu'nun oluşturulma biçimini eleştirdi.

Tezcan, müsteşarlar yerine Başbakan'ın başkanlığında 4 bakandan oluşacak kurulun, hangi bilginin devlet sırrı olacağına önceden karar vereceğini kaydederek, "Bu ne demek? Bir bilgi ve belgenin devlet sırrı olup olmadığı konusunda karar, siyasi iktidarın hakim olduğu bir kurula bırakılıyor. Kurul, bu noktada 'şu bilgiler devlet sırrıdır' dediğinde artık bunları açıklamak suç olacak. Yani suçta fiili belirleme yetkisini idareye veriyoruz" dedi.

Siyasi ağırlıklı bir kurulun neyin devlet sırrı olacağına karar vererek, aslında TCK'nın ilgili maddelerindeki suçların nasıl uygulanabileceğine karar vermiş olacağını belirten Tezcan, "Oslo görüşmelerini Başbakan önce inkar etti ama sonra 'ben görevlendirdim' dedi. Bu görüşme kayıtlarının, tutanaklarının devlet sırrı olarak kabul edilmesi durumunda, hiç bir gazeteci bunu yazamayacak, açıklanırsa da suç olacak. Tasarı geri çekilsin" diye konuştu.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Devlet Sırrı Değerlendirme Kurulu'nun yapısını eleştirerek, bu kurulun aldığı kararların yargı sürecine açık olup olmadığının tasarıda belli olmadığını söyledi. Yılmaz, "(Baz istasyonu nerededir?) diye soruluyor, ancak bu bile 'devlet sırrıdır 'denilerek açıklanmıyor" dedi.

Dünyadaki uygulamalardan örnekler veren Yılmaz, ABD'de gizlilik kararına karşı önce idareye sonra da bölge mahkemesine başvurulduğunu söyledi. Yılmaz, bir denetim sisteminin mutlaka olması gerektiğini belirtti.

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan da devlet sırrına karar verip vermeme yetkisinin bakanlara bırakılmasını eleştirdi. Son 50 yıllık dosyaların 4 bakanın önüne gelebileceğini kaydeden Yılmaz, "Yoğun işleri içerisinde bakanlar zaman bulup da o dosyaları nasıl inceleyecek?" diye sordu.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, muhalefetin görüşlerine katılmadığını ifade ederek, milletin oylarıyla seçilmiş siyasi iktidara güvenilmesi gerektiğini söyledi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de devlet sırrı tanımının tasarıda belirsiz olduğunu iddia etti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS