Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan aynı koğuşta

Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan aynı koğuşta

Ergenekon Davası'nda tutuklu yargılanan Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan aynı koğuşa konuldu. Öte yandan, Ergenekon davasında eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun talebiyle tanık olarak dinlenilen Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz, Hilmioğlu'nun ifadelerini doğrulamadı.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 65'i tutuklu 274 sanıklı "Ergenekon" davasının 239'uncu duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan küçük salonda görülen duruşmaya, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 35 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmaya, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Sedat Peker ile duruşmalardan men edilen Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan ve CHP İzmir Milletvekilli gazeteci Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu 30 tutuklu sanık gelmedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, tutuklu sanıklardan İnönü Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun talebi üzerine çağrılan savunma tanığı Atatürk Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz'ın hazır olduğunu söyledi.

Özese, Hilmioğlu'nun avukatı tarafından verilen dilekçede, 19 Eylül 2003'te Jandarma Genel Komutanlığı'nın Bilkent'teki sosyal tesislerinde düzenlenen yemeğe katılan rektörler arasında Sütbeyaz'ın da bulunduğu iddiasının yer aldığını söyledi.

Mahkeme Başkanı Özese, dilekçede davanın sanıklarından olan dönemin Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ile YÖK Yasa Tasarısı hakkında görüşüldüğü iddialarını anımsattı.

Özese'nin, bu yemekte neler konuşulduğunu sorduğu Sütbeyaz, böyle bir toplantıya katılmadığını ifade ederek, "Ben o tarihte bir heyetle ABD'de görevliydim. Sütçü İmam Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi'nden bir heyetle New York'taki üniversiteler birliğine, davetli olarak Amerika'ya gittik. 13 Eylül'de hareket ettik. 21 Eylül'de de Türkiye'ye döndüm" dedi.

Sütbeyaz, Özese'nin sorusu üzerine, Şener Eruygur'u, Atatürk Üniversitesi'ne ziyarete gelmesinden dolayı tanıdığını belirterek, "Komutan ziyaretime geldi. Erzurumlu olduğunu, Atatürk Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptığını ancak diplomasını almadığını söyledi. Ben de diplomayı hazırlatıp, daha sonra ziyaretine giderek takdim ettim" diye konuştu.

YÖK Yasa Tasarısı hakkında rektörlerle birlikte Eruygur ile bir görüşme yapmadığını da belirten Sütbeyaz, İstanbul, Ankara ve Atatürk Üniversitesi'nden rektörlerden oluşan 23 kişilik heyet ile Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı ile görüştüklerini söyledi.

Sütbeyaz, tutuklu sanıklardan CHP Milletvekili olan Başkent Üniversitesi eski Rektörü Mehmet Haberal'ı da Üniversilerarası Kurul ve Rektörler Konseyi'nden tanıdığını, rektörlerin bu konularla ilgili toplantıların çay molalarında sohbet ettiğini anlattı.

"Rektörlerin Anıtkabir yürüyüşüne katılmadım"

Özese'nin "Haberal ile Hilmioğlu arasındaki ilişki nasıldı" yönündeki sorusuna Sütbeyaz, "Ben ne söyleyebilirim. Ben nasıl görüşüyorsam herhalde Hilmioğlu da Mehmet bey ile o şekilde görüşmüştür. İlerisini bilemem" dedi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel de birtakım sanıklardan "Yakamoz", "Ayışığı", "Eldiven" gibi planlar çıktığını belirterek, "Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun aylık raporlar hazırlayarak Eruygur'a sunduğu ortaya çıktı. Rektörler ile Jandarma Genel Komutanlığı'nda yapılan toplantıdan söz ediliyor. Fatih Hilmioğlu da toplantının kalabalık olduğunu söyledi. Yurt dışında olduğunuzu söylediniz. Yerinize yardımcınızı, dekanları falan göndermiş olabilir misiniz?" diye sordu.

"İhtimal vermiyorum. Haberim olurdu" diyen Sütbeyaz, Jandarma Genel Komutanlığı'nın Bilkent'teki yerinin "kapısını bile bilmediğini" söyledi.

Sütbeyaz, Savcı Pekgüzel'in "25 Ekim 2003'teki rektörlerin cübbeleriyle birlikte Anıtkabir'e yürüyen rektörler arasında var mısınız?" sorusuna da "Hatırlamıyorum" yanıtını verdi.

"Vallahi hatırlamıyorum"

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in, "25 Ekim 2003'te cübbeleriyle birlikte Anıtkabir'e yürüyen rektörler arasında var mıydınız?" şeklindeki sorusuna tanık Sütbeyaz, "Vallahi hatırlamıyorum" dedi.

Bunun üzerine savcı Pekgüzel, 25 Ekim 2003'de rektörlerin Anıtkabir'e gerçekleştirdiği yürüyüşe ilişkin fotoğraflar duruşma salonunda bulunan ekranlarda gösterdi. Fotoğraflarda kendisini de gören Sütbeyaz, "Galiba o miting için rektörlere yazı gelmişti. Evet katıldım, siyah bir cübbe giyiyordum. Ankara Üniversitesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği birlikte organize etmişler. Mitingde bir ara 'Ordu göreve' pankartı açıldı. Biz de şaşırdık, sonra da kaldırıldı" diye açıklama yaptı.

Ahmet İhtiyaroğlu dinlenmesine devam edildi

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde İstanbul eski Organize Suçlar Şube Müdür Yardımcısı Ahmet İhtiyaroğlu'nun dinlenmesine devam edildi. Duruşmada MİT’ten dosyaya gönderilen ve Tuncay Güney’e ait olduğu değerlendirilen ses kayıtları dinlendi. Ses kayıtlarında inleme seslerinin olduğu kayıtlara ilişkin İhtiyaroğlu “Kesinlikle işkence yapılmamıştır. Bazı hususlar serpiştirilmiş. Kimin yaptığını da biliyorum, ama kimseyi suçlamak istemiyorum" diye konuştu. Tanık İhtiyaroğlu'nun dinlenmesine ara veren Mahkeme heyeti duruşmayı yarın saat 08.45'e erteledi.

Balbay ve Özkan artık yalnız değil

Öte yandan, Ergenekon Davası'nda tutuklu yargılanan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan aynı koğuşa konuldu. Tuncay Özkan'ın, Silivri 1. Nolu Cezaevi'nde kalan Mustafa Balbay'ın koğuşuna yerleştirildiği öğrenildi. Odatv Davası'nda tutuklu yargılanan Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu 14 Eylül'de tahliye edilmesinin ardından Balbay ve Özkan koğuşlarında tek başlarına kalıyorlardı. Balbay'ın yanında Odatv Davası'nın tutuklu sanıklarından Barış Pehlivan, gazeteci Tuncay Özkan'ın yanında ise Barış Terkoğlu kalıyordu. Balbay ve Tuncay Özkan tutuklandıktan sonra birlikte aynı koğuşta kalıyordu. Ancak Balbay ve Özkan'ın koğuşları 28 Şubat 2011'de ayrılmıştı.

Nazlıcan Özkan: "Tahliye uğurları devam eder umarım"

Tuncay Özkan'ın kızı Nazlıcan Özkan, bugün attığı tweetle, babasının Balbay ile aynı koğuşa alındığının haberini verdi. Nazlıcan tweetinde şu ifadelere yer verdi: "Şu anda haber geldi Silivri'den. babam ve Balbay'ı aynı tecrit koğuşuna almışlar, artık yalnız değiller. tahliye uğurları devam eder umarım."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS