Davutoğlu gensorusu gündeme alınmadı

Davutoğlu gensorusu gündeme alınmadı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması reddedildi. Davutoğlu yaptığı konuşmada "Suriye krizinin sorumlusu, önce keskin nişancılarla, yetmediği zaman toplarla, tanklarla o da yetmediğinde helikopterler ve uçaklarla kendi halkını bombalayan zalim Esed rejimidir" dedi.

Her gensoru, eleştiri ve özel oturumun milleti dış politika konusunda bilgilendirmek için bir fırsat olduğunu belirten Davutoğlu, "Bir Dışişleri Bakanı hakkında 6 ay içinde ikinci kez gensoru veriliyorsa, bu, o Dışişleri Bakanı için değil, dış politikayı böylesine iç siyasete bulaştıran partiler için utanç vesilesidir" dedi.

2004 yılına kadar başta Rusya olmak üzere, bir çok komşu ülkenin devlet ve Hükümet Başkanının Türkiye'ye hiç gelmediğini ifade eden Davutoğlu, şimdi ise bir ülke ile yılda en az 4-5 kez görüşme yapıldığını kaydetti. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın telefonda dahil olmak üzere en az 10 kez görüştüğünü söyledi.

Bakan olduktan sonra diğer ülkelerle yüksek düzeyde stratejik işbirliği konseyleri başlatıldığını ifade eden Davutoğlu, "Yani ortak kabine toplantıları. Rusya, Ukrayna, Suriye, Irak, Yunanistan, Bulgaristan, Mısır, Kazakistan, Libya, Azerbaycan'la. Geçen ay Azerbaycan ve Ukrayna ile yaptık, dün Kazakistan ile yaptık, önümüzdeki ay Mısır ile yapıyoruz. Bu ilişkileri hem şahsi ilişkiler düzeyinde hem de kurumsallaşmış şekilde sürdüreceğiz" diye konuştu.

"Hiç bir zaman din, mezhep ayırımı yapmıyoruz" diyen Davutoğlu, "Bu topraklara aidiyet hisseden kim varsa, dünyanın hangi köşesinde ise onları kendi insanımız kabul ediyoruz, kendi diasporamız kabul ediyoruz, düşmanımız kabul etmiyoruz" dedi.

Davutoğlu, Türkiye'nin komşularıyla tam bir ekonomik entegre içine girmesinin önemine işaret etti.

Türkiye'nin Rusya ile olan ticaret hacminin 5 milyar dolardan 30 milyar dolara çıktığını, İran'la 10 misli arttığını belirten Davutoğlu, "eğer sizin bir grup ülke ile ticaretinizi artıyorsa bu şu demektir; savaş ihtimaliniz minimize ediliyor, çatışma ihtimali azalıyor" diye konuştu.

Dışişleri bakanı Davutoğlu, şöyle konuştu: "Komşu ülkeler etrafında bölgesel vizyonumuzla ilgili dördüncü prensip. Bu gerçekleşecek bugün ama yarın. o da şudur: İnsanların malların, sermayenin, fikirlerin serbestçe dolaştığı, komşu ülkeler arasındaki sınırlara saygı gösterildiği ama bu sınırların bir duvar gibi değil, komşu kapısı gibi her an
açık olduğu, esnediği, önemsizleştiği bütüncül bir bölge oluşturmak istiyoruz. Balkanlar'da da Kafkaslar'da da, Orta Asya'da da Ortadoğu'da da bunu istiyoruz. Bizim hayalimiz iddiamız da bu; bir gün gelecek İstanbul'dan kalkan birisi herhangi bir vize ile muhatap olmadan Saraybosna'ya kadar gidecek, Yemen'e, Fas'a kadar gidecek. Kafkasya Hazar üzerinden Altaylar'a kadar gidecek. Suriye krizinin sorumlusu, ne Türkiye'dir, ne de demokratik hakları için sokağa çıkmış olan Suriye'li kardeşlerimizdir. Suriye krizinin sorumlusu, önce keskin nişancılarla, yetmediği zaman toplarla tanklarla o da yetmediğinde helikopterler ve uçaklarla kendi halkını bombalayan zalim Esed rejimidir."

Kılıçdaroğlu'na sert yüklendi

Davutoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin kendisi hakkında verdiği  gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde yaptığı konuşmada, BM Genel Kurulu'nda, Suriye'yi kınayan tasarıya 12 ülkenin ''hayır'', 120 ülkenin ''evet'' oyu verdiğini anımsattı. Davutoğlu, ''Kimin yanındasınız? 120 ülke bizim gibi, 12 ülke Esad ve sizin gibi düşünüyor'' dedi.


Demokrasilerde eleştirinin en doğal hak olduğunu, her politikanın eleştirilebileceğini dile getiren Davutoğlu, ancak siyasetçilerin bu hakkı, ilkeli ve ahlaki sorumlulukla kullanması gerektiğini söyledi.


Davutoğlu, dış politika eleştirisinde 3 unsuru aradığını belirterek, bunları, ''üslup ve içerikte ahlaki seviye'', ''dürüstlük ve iç tutarlılık'', ''millete ve ülkeye aidiyet hissinin her şeyin üzerinde tutulması'' şeklinde sıraladı.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'nin eleştirilerini bu üç kriter açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun, kendisine ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir çok kez ''hakarette, küfürde bulunduğunu'' kaydetti. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun bir ifadesi, küfrünü, gazetelerin sansürleyerek vermek zorunda kaldığını, bunun sürekli tekrar ettiğini belirtti. Davutoğlu, bu hakaretlere, cevap vermeyi zül addettiğini ifade ederek, ''Bir insanda olmazsa edep, neylesin ona medrese
mektep, velhasıl illa edep, illa edep, illa edep'' dedi. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'na bu anlamda cevap vermeyeceğini ancak hukuki haklarını saklı tuttuğunu belirtti.


Davutoğlu, dün bir marjinal gazetede, CHP'li bir milletvekilinin Beşer Esad ile boy boy fotoğrafının yer aldığını, bu gazeteyi iftara nedeniyle mahkemeye verdiğini, sembolik olarak 1 liraya mahkum ettiğini anlattı. Davutoğlu, ''Sembolik olsun diye ama Kılıçdaroğlu'na en yüksek cezayla gideceğim. Niçin biliyor musunuz? Beşer Esad'ın bombası altında ölen Suriyeli şehitlerin yetimlerine, bunları bağışlamak için'' diye konuştu.
Kendisine tepki gösteren CHP'li milletvekillerine Davutoğlu, ''Dinleyeceksiniz, biz sizi dinledik. Burada hakaret etmiyorum, aylardır bu hakaretlere sabrediyorum'' karşılığını verdi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS