Beşir Atalay, deprem önlemlerini açıkladı

Beşir Atalay, deprem önlemlerini açıkladı

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türkiye'nin deprem riski yüksek ve diğer afetlere de açık bir ülke olduğunu belirterek, "Türkiye'yi 15 bölgeye ayırdık. Her bölgede, afet riski büyüklüğü göz önüne alınarak gerekli projektörler yapılarak yeterli bütün lojistik, depolarda hazır olacak" dedi. Atalay, Suriye'den gelen mültecilere ilişkin son rakamları da paylaştı.

Atalay, Hatay Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, insanoğlunun daima afetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye'nin afet riski altında bir ülke olduğunu ifade eden Atalay, şunları söyledi:

"Özellikle deprem riski en yüksek, ama diğer afetlere de değişik zamanlarda açık bir ülkeyiz. Her ülke aynı durumda, sadece Türkiye değil. Hiç umulmadık afetler oluyor. Dolayısıyla insanoğlu, yaşadığı geçmişteki tecrübeleri de göz önüne alarak, önce (afetlere karşı daha hazır hale nasıl gelebiliriz), bir de (afet olduktan sonra hızlı müdahaleyi nasıl yapıp, zararları en aza nasıl indiririz) çabası içerisinde. Türkiye'de tabi bu yönde çok mesafeler aldı, çalışmalarımız da devam ediyor. Üç yıl önce, Türkiye'deki dağınık afet ve acil durum yönetimi bir merkez haline getirildi, toparlandı. Başbakanlık'ta Afet ve Acil Durum Başkanlığı oluşturuldu. Değişik kurumlarımızdaki birimler, bu birimde toplandı ve bugün daha ciddi bir koordinasyon içerisinde çalışıyoruz."

"Van'daki çalışmalar örnek gösteriliyor"

Her ilde Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi oluşturmaya çalıştıklarını bildiren Atalay, bu tür merkezlerin, bu konudaki uzman personeli barındıracağını, aynı zamanda koordinasyonun bu merkezlerden yürütüleceğini dile getirdi. Van'da, 23 Ekim'de meydana gelen depremde yapılan çalışmaların uluslararası kuruluşlar tarafından örnek gösterildiğini ileri süren Atalay, Van depreminde kamu binalarının da hasar gördüğünü, çalışmaların Afet ve Acil Durum Merkezi'nden yönetildiğini kaydetti.

Hatay'daki merkezde de hem sürekli çalışan birimlerin bulunacağını, hem de afet sonrası koordinasyon ve acil müdahale için gerekli bütün çalışmaların yapılacağını belirten Atalay, şehrin bütün bilgilerinin burada olacağını ve kentteki MOBESE görüntülerinin buradan sürekli izleneceğini söyledi.

Deprem ve afetle mücadelede yeni konsept

Deprem ve afetle mücadele de yeni bir konsept getirdiklerini dile getiren Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yakında bunu geniş çapta ulusal basınımızla da paylaşacağız. Ama ülke genelinde, hem afetlere hazırlık, hem de afet sonrası müdahale olarak, yeni bir planlama, anlayış ve bir çalışma sistemi getiriyoruz. Bu tabi eğitimden başlıyor. Yani okullarımızdaki eğitimden insanlarımızın bilinçlendirilmesinden, bütün binaların deprem, afet sigortasına kavuşturulması ve şu anda yıkımına başladığımız şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm projelerine kadar hepsi bir bütün oluşturuyor. Deprem sigortası ile ilgili kanun çıkardık.
Ayrıca deprem ve afet riskine karşı şehirlerimizin daha yaşanılır hale getirilmesi yönünde kanunumuzu çıkardık ve iki hafta önce ilk yıkımlar başlatıldı."

Türkiye'deki bütün konutların gözden geçirilmesi, depreme dayanıklı olmayanların yıkılması ve yıkılanların yerine de yeni konut yapılmasının kolay bir iş olmadığını vurgulayan Atalay, ciddi maliyetlere rağmen hükümet olarak bunu göğüslediklerini bildirdi.
Afet durumunda can kaybının en aza indirilmesi için çalıştıklarını ifade eden Atalay, şöyle devam etti:

"Hep şuna inandık, bir insanımızın afette hayatını kaybetmesindense biz bütün bu çalışmalara daha çok kaynak ayıralım, insanlarımız hayatını kaybetmesin. Bir çok ülke var, afet oluyor ama o kadar insan kaybı olmuyor. Biz Türkiye olarak bunu yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca afet sonrası hazırlıklı olma konusunda da yeni ve çok ileri çalışmalar yapıyoruz. Van depreminin ilk günlerinde mali değeri çok ucuz ve düşük olan bazı ihtiyaçları karşılamakta zorlandık. Organizasyonda bir problem yoktu, ama malzeme yetersizliği vardı. Başta çadır gibi. Şimdi bütün bunları yeniden planlıyoruz. Türkiye'yi 15 bölgeye ayırdık. Her bölgede afet riski büyüklüğü göz önüne
alınarak, gerekli projektörler yapılarak, yeterli bütün lojistik, depolarda hazır olacak. Bölgelerimizdeki depolarda yeterince, çadır, battaniye, arama kurtarma ekipleri için en zaruri malzemeler, aydınlatma, ısıtma araçları, o anda hangi en acil malzeme gerekiyorsa onların hepsi orada hazır olacak."

Depolarda konteyner stoku bulundurulacağını da kaydeden Atalay, "Çadır üretiminde 65 bine ulaştık. İnşallah Türkiye geneli hazır çadır bulundurma stokumuz, yıl sonuna kadar 100 bine ulaşmış olacak. Bütün malzemeleri de buna göre hazırlıyoruz" dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin de, merkezin Hatay'a hizmet edecek önemli bir merkez olduğunu, afetlere karşı hazırlıklı ve tedbirli olmak gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından Atalay, Ergin, Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz ve AFAD Başkanı Fuat Oktay, butona basarak Hatay Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nin temelini attı.

Mülteci sayısı: 102 bin 350

Öte yandan, Türkiye'nin Suriye'deki olaylardan en çok etkilenen ülke konumunda olduğunu dile getiren Atalay, "Bugün itibariyle Türkiye'de bulunan, sığınmacı olarak gelmiş Suriye vatandaşı sayısı 102 bin 350'dir. Değişik zamanlarda daha fazla geliş olmuş, ama bunların bir kısmı geri dönmüştür. Bugüne kadar 145 bin 718 kişi sığınmacı olarak gelmiş, bunların 43 bin 368'i geri ülkesine dönmüştür" dedi.

Üç yeni kamp, Van'dan konteyner getirilecek

Suriyeli mülteciler için üç kampın daha hazırlık safhasında olduğunu, bunların üçünün de konteyner kent olacağını bildiren Atalay, "Van'da 30 bin civarında konteyner değerlendirmiştik. Depremzedeler artık konutlarına taşınıyorlar. Önümüzdeki salı günü konutların tamamı teslim edilmiş olacak. Oradan konteynerlerin bir miktarını bu bölgeye taşıyacağız" diye konuştu.

380 milyon liralık harcama yapıldı

Türkiye'ye sığınan Suriyeliler için ciddi harcama yapıldığını da dile getiren Başbakan Yardımcısı Atalay, "Suriye'den gelen vatandaşlar için şu ana kadar yaklaşık 380 milyon liralık harcama yaptık. Uluslararası yardım kabul çağrısında da bulunduk. Geçen nisan ayında Dışişleri Bakanlığımız bu çağrıyı yaptı, ama uluslararası camiadan ve kuruluşlardan çok ciddi bir katkı veya yardım aldığımızı söyleyemeyiz. Yani bir miktar çadır, battaniye, mutfak seti gibi yardım yapıldı, ama çok paylaşıcı bir yardım aldığımızı söyleyemeyiz" dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS