Haluk Koç: "Gül ve Erdoğan siyam ikizi"

Haluk Koç: "Gül ve Erdoğan siyam ikizi"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü siyam ikizlerine benzetti. Koç, "Ben tıp doktoruyum. Bunlar siyam ikizi. Gövde aynı, genetik yapı aynı, organlar aynı, fakat başlar ayrı. Böyle bir tehlikenin karşısındayız" dedi.

Haluk Koç, Bursa merkez ve ilçelerine düzenlediği geziye İnegöl'den başladı. İstanbul Milletvekili Nur Serter, Bursa Milletvekili Turhan Tayan ile birlikte İnegöl parti teşkilatında toplantı düzenleyen Koç, Türkiye gündemiyle ilgili açıklamalar yaptı. Önümüzdeki bir yıl içerisinde yerel seçimler yapılacağını vurgulayan Koç, "Türkiye'de demokrasi içerisinde demokrasi imkanları ile gelen bir yönetim, maalesef demokrasiyi tahrip eder noktaya gelmiştir" dedi.

Parlamenter sistemde çoğunluğu ele geçiren grubun,  and lsquo;Her istediğimi yaparım' mantığından uzak kalmak zorunda olduğunu ifade eden Koç, "Sayın Başbakan, siyasete girdiği günden itibaren söylediği veciz sözler içerisinde demokrasiyi kendi amaçlarına varmak için kullandığı bir tramvay olarak değerlendirmiştir. Tam da öyledir. O tramvaydan şu anda inmek üzeredir. Kafasında önümüzdeki 2-3 yıl için planladığı süreç var. Onu da gerçekleştirirse, söylediğini yapacaktır, o tramvaydan inecektir. Biz bu tüm bu gerçeklerin altını çizmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

Koç, önümüzdeki hafta Meclis'e yeni bir yasa tasarısı geleceğini ve bu tasarı ile büyükşehir belediyelerinin 29'a çıkarılacağını kaydederek, bu yasayla büyükşehir haline getirilecek yapıların en uç köy noktasına kadar yağmaya ranta açılacağını öne sürdü.

"Sen onu benim külahıma anlat"

29 ilin bu yapıyla, 29 ayrı federal yapı gibi görev yapacak hale geleceğini iddia eden Koç, şöyle devam etti:

"Bunun sonu, bundan sonrasında valiyi de halk seçsin noktasına gider. Başbakanın kafasındaki sistem eğer engellenmez ise yukarıda başkan, altta seçilmiş federal yetkilileri birbirinden kopan ulus bütünlüğü dağılmış kendi kendini idare etmeye doğru özerkleşmiş federal yapılar. İstenen tam budur. Bir şeye karşı çıkmak için muhalefet yapmıyoruz. Burada Türkiye halkının çıkarları var. Bizi şu anda bir arada tutan tüm bağların gevşetilmesi söz konusu. İsmi belediye yasası, altından neler çıkıyor demeyin. Bunun altında Türkiye'nin çimentosunu seyreltmek, gevşetmek var. Türkiye'de siyasi taşeronlar aracılığıyla sandıkta uyguluyorlar. Ve bizi gevşetiyorlar. 'Siz korkarak davranıyorsunuz, yok böyle bir şey, sadece hizmet temelinde düşünüyoruz biz bu işi' diyorlar. Sen onu benim külahıma anlat. 10 yıldır yaptıkların ortada, senin haritan ortada. Kafa yapın ortada. Genetik yapın ortada. Sen bizi biz yapan değerleri hep kafanın arkasında hedef alarak bu güne kadar geldin. Dışarıdan aldığın güç içeride kurduğun tezgahlar şimdi Türkiye'yi bu noktaya getiriyor. Türkiye 1992'de Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı'na imza koydu. Orada diyor ki; bir yerde belediye kapatılır veya açılırken, orada yaşayan insanların düşüncesine başvurulur. Yani referandum yapılır. Uluslararası sözleşmeler ulusal temeldeki kanunların üzerindedir. Anayasanın temel hükümlerine aykırı. Anayasa Mahkemesi siyasi temelde başvurulduğunda bir karar verebiliyor mu? Hayır vermiyor. Yargının her kademesine talimat verdim diyen başbakanın siyasi arzularına göre karar veriyor. Efendim Cumhurbaşkanı bunu inceler, şey yapar. Ben tıp doktoruyum. Bunlar siyam ikizi. Gövde aynı, genetik yapı aynı, organlar aynı fakat başlar ayrı. Böyle bir tehlikenin karşısındayız."

"Kırgın, küskün olması gereken varsa o da benim"

CHP'nin 3 ay önce kurultay yaptığını hatırlatan Koç, "Tüzük değişikliği oldu. Bu parti içinde kırgın küskün olması gereken biri varsa o da benim. Ben kızmadım, küsmedim darılmadım. Türkiye'nin içinden geçtiği o korku tünelini şu anda görüyoruz. Burada ayakta kalan tek kurumun CHP olduğunu da görüyoruz. Toplumsal muhalefetin ana odağı yapmak zorundayız. Ulusal çıkarlarımızı koruyan, bu tehlikelere karşı göğüs gerecek, bir demokrasi mabedi yapmak zorundayız" dedi.

"Açlık grevi, sağduyu ile çözülmeli"

Açlık grevleri konusuna da değinen Koç, "Açlık grevi şu anda birçok cezaevinde sürüyor. İnsan yaşamının hiç bir siyasi pazarlıkta kullanılmamasını, istiyoruz. Cezaevinde hangi suçtan olursa olsun bulunan tüm tutuklu ve hükümlülerin yaşamı hükümetin sorumluluğu altındadır. Sağduyu ile bu işin çözümlenmesini istiyoruz" dedi.

MHP'yi de eleştirdi

Oktay Vural'ın "CHP ile AK parti beraber hareket ediyor" söylemine cevap veren Koç, "MHP'ye bir şey söylemek istemiyorum. 4 Kasım'da kongrelerini yapsınlar, ondan sonra iktidarın yanında mı yer alacaklar, yoksa bu ülkenin ruhsal çıkarları noktasında AK Parti yanlışlarına karşı muhalefet mi yapacak. Önce bir karar versinler. Oktay bey ondan sonra çıkıp televizyona bağıran üslubu ile konuşsun" diye konuştu.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS