Erdoğan'a 'Kürecik'li yanıt!

Erdoğan'a 'Kürecik'li yanıt!

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'a "Arap Birliği'ne kızıyor İslam Kalkınma Örgütü'ne kızıyor AB'ye kızıyor en sonunda Filistinlilere kızıyor. Eğer gerçekten Gazze konusunda bir şey yapmak istiyorsa Malatya Kürecik'te bir füze kalkanı var. Eğer samimiysen Kürecik'i askıya alırsın" dedi.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın AKP grubunda yaptığı eleştirilere yanıt verdi. "Senin maskeni indireceğim Recep Tayyip Erdoğan. Bütün dünyada maskesi indi Türkiye'de inmedi. O medya satılmıyor gazeteleri okunmuyor" diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:


"Yürekli bir adamsın küreciği kapat gelip seni tebrik edeyim. Kimin zamanında Türk askerinin başına çuval geçirildi. Kimin askerleri kurşuna dizildi. Kimin; uçağı düşürüldü. Sadede gel sadede. Bunları yapıyor medya bunu ortadoğu fatihi gibi lanse ediyor.


Hangi Fatih'ten bahsediyorsun. Esen gürleyen ama yağmayan bereketsiz Fatih. Türkiye'yi bölgesinde yıldız ülke yapacak tek parti vardır onun adı da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ortadoğu'nun saygın ülkesi olacağız. Batıyı demokrasi unuttuk ahlaki değerleri unuttuk. Doğu'daki kavganın bir parçası olduk. Barışı, demokrasiyi, insan haklarını getireceğiz. Kadın erkek eşitliğinden korkmayacağız. Üniversitelerin konuşmasında konuşmayacağız. Konuşan Türkiye'yi hep birlikte yaratacağız."


"Demokrasiyle bağdaşır mı?"


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Kılıçdaroğlu, sözlerine Büyükşehir Belediye Yasası ile başladı. Kılıçdaroğlu iktidar oldukları takdirde kapatılan belde belediyelerinin tamamını yeniden açacaklarını belirttiler. Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:


"Parlamentoda görüşülüyor Çayyolu'nu Yenimahalle'den alıyorlar başka yere veriyorlar. Halkın haberi var mı yok. Bundan iki kişinin haberi varsa buna kumpas kurmak diyorsun. Halkından izin almadan ekinden belediyesini alıyorsun.


Biz kapatılan belediyelerde referandum yaptık 361 bin 700 vatandaşımız bu beldelerde oy kullandı. Bunların 351 bin'i beldemizden memnunuz dedi. Kapatılsın diyenlerin sayısı 686. Vatandaşın sesidir bu. Referandum yaptığımız beldelerin 168'i CHP'li 158'i AK Partili.. sorumlu bir muhalefet anlayışıyla sandıkları kurduk gelin dedik.


Demokrasinin gereğini yapmak varken halkın beklentilerin dışında ben bildiğimi okurum demek demokrasiyle bağdaşır mı? Biz bunu her yerde söyledik. Buradan belediyesi kapatılan belde sakinlerine sesleniyorum AK Parti'ye oy verirseniz o belediyeler kapanacak CHP'ye oy verirseniz o belediyelerin tamamını açacağız. Yasa sayın Cumhurbaşkanı'na gitt bekliyoruz. Aykırılıklar var ama ben umutlu değilim açıkça ifade edeyim."


"Zavallısınız"


Suriye'de serbest bırakılan Türk gazeteci Cüneyt Ünal hakkında da açıklamlarda bulunana Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:


"Çevremizde ciddi olaylar var. Biz insandan vazgeçebilir miyiz? Hadi değiştirelim soruyu insani olandan vazgeçebilir miyiz? İnsandan ve insani olandan hangi hal ve koşulda vazgeçebiliriz. Sosyal demokrat bir partinin lideri olarak söylüyorum ne insani olandan nede insandan olandan hiç bir şartta vazgeçmeyeceğiz. Arkadaşlarımzı gittiler Suriye'de iki gazeteciyi alıp gelmek istediler. Kendisiyle görüştüler aldılar ve Cüneyt'i getirdiler.


Arkadaşlarıyla buluşturdular herkes teşekkür ediyor. Yüreğinde insan sevgisi olanlar teşekkür ediyor. Yüreğinde kin olanlar bunu anlamıyor. Bir gazetecinin vatanına dönmesi seni niye rahatsız ediyor arkadaş. Neden serbest bırakıldı diyorlar. İnsani duygularımız olduğu için bunun mücadelesini verdik. Bizim kendi insanımıza saygı duyduğumuz için Türkiye'ye getirdik. Rahatsız olanlara diyorum Zavallısınız."   "Onun için özel bir hoca arıyorum"


Yaradanı yaradılandan ötürü sev diyor. Eee sev kardeşim. yüreğinde kin olan bir insanın topluma verecek bir şeyi yoktur. Sen topluma kin aşılıyorsun. Gençlere kininizi unutmayın diyordu. Umut vaat etmek varken gelecek açısından kininizi unutmayan diyen bir başbakana ne demeli. Onun için özel bir hoca arıyorum. bir insanın yüreğine nasıl insan sevgisi aşılanır?"


"Sorunun kaynağı Bitlis Diyarbakır değil Ankara"


Önce terörün amacının iyi bilinmesi gerektiğini belirten Genel Başkan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "30 yıldır çözemediğimiz bir terör sorunu var. Birşey yapmalıyız ama önce terörün amacını bilmeliyiz. Terörün amacı; polisi askeri yok etmek amacında değildir onların amacı tamamen psikolojiktir. Önce toplumun psikolojisini bozdular.


Toplumu ayrıştırmaya çalışırlar. Akıl öfkeye yenilirse terörle mücadelede başarı elde edemezsiniz. Bir ülkenin sağduyusu öfkeye yenilirse çılgınlığa dönüşebilir ki terör o zaman amacına ulaşır. Aklı öfkenin önüne koymalıyız. Siyasetçi öfkeyle kinle hareket etmez akılla sağduyuyla hareket eder. O zaman önder rolü oynayabilirsiniz.


Siyasetçi çözüm üretmek zorundadır. Ben öfkeyle kinle hareket edeceğim, o bölüyorsa ben de böleceğim. O nedenle öldürmekten başka çözüm üretemeyen siyasetçinin, gidip askere yazılması lazım. Onların yasal görevi o. 'Kavgasız barış ortamını nasıl yaratabiliriz' sorusuna cevap aramak olmalı. Şehit sayısı ile öldürülen terörist sayısını kıyaslarsanız büyük bir hata yaparsınız. Bir tek şehidimizi binlerce teröristle karşılaştırmayız. 30 senedir böyle yapılıyor. Siyasetçi oturacak adam gibi çalışma yapacak. Dağa giden bir gencin ömrü 3-5 yıl sürüyor. Terör bitti mi hayır. Siyaset kurumu çözüm üretmediği için bu ölümler devam ediyor. Sorunun kaynağı Bitlis Diyarbakır değil Ankara'dır."


"Kefenine de cep yapacak"


Başbakan Erdoğan'ın idam konusundaki açıklamalarınada yorum yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "10 yılda Recep Tayyip Erdoğan'ın bulduğu çözüm elde ip geziyor. Uluslararası sözleşmeler AB bütün bunları düşünün. Dışişleri diyor ki elindeki ip Norveç'teki vatandaş için elinde tutuyor diyor. Adalet Bakanı, 'gündemimizde idam yok' diyor. Ben merak ediyorum bunlar nasıl bir bakanlar kurulu. Kazayla bunu CHP'liler söyleseydi, ne radyolar ne tv'ler..


'Vay efendim bu nasıl CHP her kafadan bir ses çıkıyor'. Neden şimdi konuşmuyorsunuz? Recep Tayyip Erdoğan korkusu sizin ruhunuza mı sindi? Gelinen nokta Başbakan Erdoğan'ın kredisinin bittiğini göstermektedir. Cama bakıyor okuyor sonra ne söylediğini unutuyor. Yıkanlar yapamaz. Bozanlar düzeltemez. Geldiği nokta budur. Bütün dengeleri bozmuştur.


Hakkari'de de Türkiye'nin her yerinde Türk bayrağını dalgalandıracağız. O bayrak 74 milyon insanın onurudur gururudur. Sen kimsin de o bayrak üzerinde siyaset yapıyorsu. Ben sana, 'gel Uludere'ye gidelim' dedim korktu gelemedi. Ben seni korurum, elimize bayrak alıp gidelim. Gelemez cesaret edemez. Van'a gidiyor ev tapusu dağıtacak 2 bin 400 korumayla gidiyor. Sen bu ülkeyi ne hale getirdiğini oturup düşünebiliyor musun?


Bir insanın önce yüzünün kızarması lazım. Mümkün değil. Bunun şunun için anlatıyorum. eğer bir siyasi iktidar sorunları çözme gücünü kaybetmişse artık sorunların kaynağı haline gelmiş demektir. Bütün sorunları halka fatura ettiler. Bu beylerin hiç bir fatura ödedikleri yok. Askere gidip şehit düşenler bu ülkenin garibanları. Han hamam sahibi olanlar Karun gibi zenginleşen onlar. Mümkün olsa kefenine de cep yapacak."


"Hekesin düşman olduğu bir Türkiye"


Ecevit'in Irak'ın işgaline karşı çıkan bir devlet adamı olduğuna dikkat çeken Kılıdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:


"Elli türlü dalavere çevirdiler iktidardan indirdiler. O sadece Türkiye'nin değil Ortadoğu'daki bütün liderlerin barış içinde yaşamak isteyen bir liderdi. Ecevit'i indirler bir güruh hemen hazır oldu. Mondros'tan bu yana yabancı askerlerin parlamento kararı olmaksızın Türkiye topraklarına girdiğini biliyoruz. 'Sen beni iktidar yap, ben gerekeni yaparım' dedi. 1 Mart tezkeresini kabul etmedi bu millet ve geldikleri gibi gittiler.


Ortadoğu'nun eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dı. 1.5 milyon Iraklı öldü, onbinlerce kadına tecavüz edildi. Hala onlarca insan ölüyor barış bir türlü gelmiyor. Irak 3'e bölündü, Erdoğan kalktı Amerikan askerlerine başarılar diledi. Suriye'de üçe bölündü. Eğer siz bunu yaparsanız kendi ülkenize de ihanet etmiş olursunuz. İsrail Filistin çatışmasını bir yana bırakın Libya'da taraf oldu. Nereden taraf oldularsa orada yenildiler. Geldiğimiz noktaya bakın. Herkese düşman bir Türkiye. Hekesin düşman olduğu bir Türkiye. Türkiye bu sürece katkı sağlayan bir ülke konumuna üştü. Ne acıdır ki 100 yıl önce bu ülkeler bağımsızlık mücadelesi verdiler. Bağımsızlık noktasından gelinen noktaya bak. Bu sürecin tarihçileri bunu çok iyi değerlendirmeli."   "İsrail kendi tarihinden ders almalıdır"


Gazze'de bir insanlık dramının yaşandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, İsrail bütün gücüyle bölgeyi abluka altına aldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:


"Gazze'ye bombardıman yapıyor. Herkesi öldüreceğiz diyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Filistin kendi bağımsız devletini kuracaktır. En doğal mücadelesini veriyor Filistin. Sorunların üzerine tankla topla gitmemelisiniz. İsrail kendi tarihinden ders almalıdır. En gelişmiş silahlarınız olacak o silahları Filistin'de deneyeceksiniz. Bunu kabul ettiremezsiniz. Çoluk çocuğun katlettiği bir savaşı kim yaparsa yapsın kabul edemeyiz. Herkese ders veriyordu ya Gazze'de bir açmaza girdiler. Gazze'de bu oldu dedi telefon etti dersini aldı. Çaresizlik üretiyorsanız çözüm üretemeyiyorsanız sizin itibarınız yoktur. Bunu artık Recep Tayyip Erdoğan'ın anlaması lazım. Artık bölgede itibar kaybeden bir lidersin."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS