'Ekran maceram krizle başladı'

'Ekran maceram krizle başladı'

CNN Türk gece haber spikeri Burak Törün mesleğini, ailesini, spikerlik dışında yaptıklarını ve hakkında merak edilenleri anlattı...

Spikerliğe nasıl başladınız? Aynı heyecanı hala ekrana çıkarken yaşıyor musunuz? Neler değişti?


Yıl 1996. O dönemde radyo programları ve seslendirmeler yapıyorum. Kanal E’nin tanıtım seslerini de ben okuyorum. Derken haber sesleri de ellerimden öpmeye başlıyor. Ekrana çıkıp haber okumak elbette hayalini kurduğum bir şey ama dediğim gibi sadece hayal. Ama 'inanarak hayal kurmak, geleceğin simülasyonudur' derler. Ben de farkında olmadan davaya inanmış olmalıyım ki kısa süre sonra kendimi kamera karşısında buluyorum. Bir gece tam eve gitmek üzere kanaldan çıkacağım sırada THY uçağı kaçırılıyor. Gece spikeri de ani bir kararla işten ayrılmış. “Çabuk hazırlan ekrana sen çıkıyorsun” diyor kanal yönetimi. Hayır deme şansım yok tabii. Kriz yayınıyla başladı ekran maceram. Heyecanlıydı tabii. Hala ilk günkü heyecanı taşıyorum işimi yaparken. Amatör ruhlu bir profesyonelim ben. Değişen sadece çalıştığım TV kanalı…

Uzunca bir süre CNN TÜRK’ün gece haberleri size emanetti. Şimdi de aynı kuşağı yine dönüşümlü olarak sunuyorsunuz. Gece haber sunmayı anlatır mısınız?


Gece haber sunmak…. Hem çok keyifli hem çok zor. Keyifli, çünkü haber merkezinin gün içinde yaşanan aksiyonundan, dolayısıyla stresinden uzak çalışıyorsunuz. İlk bakışta albenisi olan bir durum gibi görünse de bazı zorlukları da yok değil. Her şeyden önce az sayıda ekiple çalışıyorsunuz ve kriz yayınlarında ekstra performans sergilemek zorunda kalıyorsunuz. Gece çalışmanın bir başka zorluğunu da fiziki ve sosyal anlamda yaşıyorsunuz. Öyle ya herkesin uyanık olduğu saatte uyuyorsunuz. Gündüz uykusu gece uykusu gibi olmuyor elbette. Gündüz eşiniz dostunuz çalıştığı için de sosyal bir programınız olamıyor. Örneğin eşimle çıkıyor gibiyiz. Ama yine de gece çalışmak keyifli diyebilirim.

ESKİ BİR DJ'İM


Üniversite yıllarında tiyatro oyunculuğu ve müzik çalışmaları yapmışsınız, devam ediyor mu bu çalışmalarınız?


Tiyatro hayır, müzik evet. Ama amatör olarak. Arkadaşlara bazen gitar çalıp söylüyorum. Bazen de fasıllar oluyor. Ayrıca ben eski DJ’im ve çok sayıda müzik albümüm var. Dolayısıyla boş zamanlarımda bol bol müzik dinliyorum.

Pek çok kuruluş tarafından 'yılın haber spikeri' ödülünü aldınız, spikerlik yapmak isteyen gençlere ne gibi önerilerde bulunursunuz?


Bol bol haber yapsınlar. Çünkü siz öncelikle habercisiniz. Haber yazmayı bilmek ve akışa hakim olmak zorundasınız. Ayrıca soru sormayı alanda öğrenirsiniz. İyi bir haber spikeri aynı zamanda iyi bir muhabir ve editör olmak zorundadır. Aksi durumda kriz yayınlarında inisiyatif alacak cesareti kendinizde bulamazsınız. Merak, azim, istikrar, analitik ya da lineer düşünme, karar verebilme kabiliyeti ve vizyon bu işte çok önemli. Yanı sıra insani özellikler; pozitif olabilme ve kendini ifade gücü de gençlere tavsiyem.

Spikerliği bırakıp tamamen müziğe odaklanmayı düşünüyor musunuz?


İleride neler olur bilemem. Zira eşimin albüm çıkarmam konusunda ciddi baskıları var. Yavaş yavaş kanıma girmiyor da değil hani. Bestelerim var. Değerlendirebilirim…

Bildiğimiz kadarıyla haber spikerliği tek işiniz değil.


Habercilik ve kişisel gelişim üzerine eğitimler ve seminerler veriyorum. Bundan da çok keyif alıyorum. Ayrıca çok sık olmasa da dublaj ve sunuculuk meslek hayatımın ayrılmaz bir parçası.

BENİ ATATÜRK'E BENZETİRLER


Çocuğunuzun ekran yüzü olmasını ister misiniz?


11 yaşımda bir oğlum var. Bilirsiniz bu yaştaki çocuklar sürekli meslek değiştirir. Ben çocuklara 'ileride ne olacaksın' sorusunun sorulmasından pek hoşlanmıyorum. Kendileri olabilmeleri için çocuklar rahat bırakılmalı. Ancak konuyu kendi açarsa konuşuyoruz. Şu ana kadar ileride yapmak istediği işler arasında spikerlik yok. Yurt dışında oyunculuk eğitimi almak istiyor. Sonuç olarak yapmak istediği iş her ne olursa saygı duyarım.

Atatürk defilesinde podyuma çıkmıştınız, nasıl geri dönüşler aldınız?


Çocukluğumdan beri beni Atatürk’e benzetirler. Hatta ünlü yönetmen Mustafa Altıoklar, sonradan rafa kalkan bir dizi projesinde Atatürk’ü oynamam için teklif getirmişti. Tüm bunlar gurur verici tabii benim için. Atatürk kıyafetleri defilesi çok anlamlıydı. Bir alışveriş merkezinde oldu defile. Kulis yoktu ve makyaj da çok zor şartlarda alelacele yapıldı. O gün Atatürk’e çok benzediğimi söyleyemem ama defilenin sonunda sahneye çıktığımda yer yerinden oynadı diyebilirim. Sembolik olarak sahnede bulunduğum halde kendimi bir an Atatürk gibi hissettim. Çok büyük kalabalıklar karşısında defalarca sahneye çıktım ve buna alışkınım ama bu defile gerçekten çok heyecan vericiydi.

Canlı yayında kriz yönetimi yaptığınız yayınlar nelerdi? Zor yayınlar (deprem, yangin vb), ilginç anlar…

Sonuçta haber kanalında çalışıyorsunuz ve haftada en az bir kriz yayını yapıyorsunuz. O kadar fazla ki yaptığım kriz yayınları… Saddam Hüseyin’in ve Ogün Samast’ın yakalanması, Adapazarı, Bolu, Van depremleri, HSBC’nin bombalanması, Güngören’de patlama, Rusya’da okul baskını, Zeytinburnu’nda çöken bina, Rauf Denktaş’ın, Lefter Küçükandonyadis’in ölümleri, İbrahim Tatlıses’in vurulması, Kartepe Feribotu’nun kaçırılması….

Röportaj - Medyatava

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS