Sanat-Sermaye ilişkisi: "Her Şeyin Bir Bedeli Var"

Sanat-Sermaye ilişkisi: "Her Şeyin Bir Bedeli Var"

Yapı Kredi Kültür Merkezi, "sanatın şirketleşmesini" konu edinen bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Yapı Kredi Kültür Merkezi, sanat yönetiminde uluslararası kurallar ve Türkiye'de gelişmekte olan sanat yönetimi koşullarının tartışılacağı bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Masumiyet Müzesi Direktörü Esra A. Aysun yönetimindeki söyleşi dizisinde, Türkiye'de sanatın merkezi İstanbul'dan sanat yönetimi üzerine söyleyecekleri olan önemli isimler konuşmacı olarak yer alıyor.

Kültür yönetimi alanında eğitmenlik yapan ve güncel sanat alanında danışman ve yönetici olarak çalışan, Masumiyet Müzesi Direktörü Esra A. Aysun'un yönetimindeki "Sanat Yönetimi Üzerine Konuşmalar" adlı söyleşi dizisi 6 Şubat'ta başlıyor. Koç Üniversitesi'nin Beyoğlu'ndaki Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi'nde (ANAMED) gerçekleşecek söyleşi dizisi Mayıs ayına kadar devam edecek ve her ay farklı isimleri ağırlayacak. 6 Şubat Çarşamba günü, saat 18.30'da başlayacak söyleşilerin ilk konuğu İKSV'nin Kültür Politikaları Birimi'nden Özlem Ece'yle "Devlet ve Sanat Yönetimi" konusu tartışılacak.

Ağırlıklı olarak, 1980 sonrası tüm dünyada gözlemlenen ve etkisini gösteren ve "sanatın şirketleşmesi" olarak da tanımlanan, sanat kurumlarında ve sanat üretiminde oluşan değişim, artık günümüz Türkiye'sinde, 2000 sonrası İstanbulu'nda oluşan kültürel hareketlenme için de sık sık telaffuz ediliyor.

Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin kültür politikaları çerçevesinde yapılandırıldıktan sonra yalnızlığa terk edilen sanat üretimi, tüm dünya ile paralel olarak 1980 sonrasında gittikçe özel sektör girişimciliği ile şekillenirken daha önce sanat üretiminin içerisinde olmayan yeni bir terminoloji ile de tanışmış oldu. Daha çok "sanat işletmeciliği" olarak bahsi geçen ve şirketlerin işletmecilik kültürünün sanat kurumlarına benimsettiği bir model olarak anılan "sanat yönetimi" Türkiye'de üzerine çok da konuşulmamış bir alan. Son dönemde İstanbul'un kültür kurumları, mimari yapılandırılmaları, sponsor yatırımcılara çekici vitrinler olarak sunulmaları ya da sanatçılarla aralarında oluşan dil farklılıkları ile tartışılırken, varlıklarını sanat yönetimi alanında nasıl sürdürdükleri ise hiç konuşulmadı.

Bu konuşma serisinin amacı da tam da böyle bir dönemde devlet, yerel yönetim, özel sektör ve bağımsız girişimlerle kurulan ve sürdürülen yapılara bakarak, bu alanlardaki kurumlarda var olan ya da hakkında araştıran, yazan ve üreten profesyonellere mikrofonu uzatarak "sanat yönetiminin" sahip olduğu kötü şöhrete bir açıklık getirmek. Kültür kurumlarının nasıl sürdürülebileceğini, bunun için nasıl bir yönetim modeli uygulamakla yükümlü olduklarını tartışabilmek.

6 Şubat Çarşamba- "Devlet ve Sanat Yönetimi", Özlem Ece (İKSV, Kültür Politikaları Birimi)
6 Mart Çarşamba- "Yerel Yönetimler ve ve Sanat Yönetimi", Dr. H. Ayça İnce (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Kültür Politikaları ve Yönetimi)
15 Nisan Pazartesi - "Özel Sektör ve Sanat Yönetimi", Dr. Gökçe Dervişoğlu Okandan (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sanat ve Kültür Yönetimi Programı)
8 Mayıs Çarşamba - "Bağımsız Yapılar ve Sanat Yönetimi", Ekmel Ertan (amberPlatform / BIS)

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS