Kaknüs Yayınları'ndan 3 yeni kitap

Kaknüs Yayınları'ndan 3 yeni kitap

Kaknüs Yayınları'ndan 3 yeni kitap raflarda yerini aldı.

21. Yüzyılda Ulus, Çokkültürlülük ve Etnisite

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarak örgütlenmeleri, yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir.

Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezî devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu süreci farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorlukların birer birer yıkılması izlemiştir.

Ardından da 20. yüzyılda imparatorluk kalıntısı gösteren devletler sömürdükleri topraklardan çekilmek zorunda kalmışlardır.









Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezî yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır. Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir.

Toplum düşüncesindeki bu değişim, 21. yüzyılın eşiğinde merkezî birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir.

Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar, kudretli merkezî devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devletlerin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir.

Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur.

Yazar: Ömet Say
Sayfa Sayısı: 224
Fiyatı: 14,00 TL

Filistin Politikamız: Camp David'den Mavi Marmara'ya









Prof. Dr. Ömer Kürkçüoğlu - Ankara Üniversitesi:

"Türkiye'nin bölgesinde yükselen bir güç olması, Orta Doğu sorunlarına yakın ilgisi ve Filistin meselesinin her an alevlenmeye hazır potansiyelini düşündüğümüzde konu gündemde daha çok yer alacağa benziyor.

İşte bu kitap, Türkiye'nin Filistin politikasını günlük yorumların dar çerçevesinden çıkarıp kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuyor. Olayları objektif biçimde, bir siyasi tarihçi gözüyle ortaya koymaya çalışırken, gelişmelere ilişkin farklı görüş ve yorumlara da dengeli biçimde yer veriyor.

Orta Doğu, insanlık tarihi bakımından öneminin yanısıra, özellikle 1945'ten bu yana uluslararası ilişkiler alanının en süreklilik gösteren temel sorununun yaşandığı bölgedir. Filistin konusu ise, Orta Doğu sorununun temelinde yer almaktadır.

Dünyamız, bölgemiz ve ülkemiz için bu kadar ağırlıklı bir konuyu hem genel boyutlarıyla, hem de Türkiye'nin Orta Doğu politikası içindeki yeri çerçevesinde nesnel biçimde incelemek hiç şüphesiz büyük önem taşımaktadır.

Dr. Erkan Ertosun, Türk kaynaklarının yanısıra, Arap kaynaklarını da kullanarak ve konuyla ilgili Türk ve Arap şahsiyetleriyle mülakatlarla zenginleştirdiği bu çalışmasıyla, sorunun önemine yaraşır değerde, övgüye layık bir hizmet gerçekleştirmiştir."

Doç. Dr. Nur Bilge Criss - Bilkent Üniversitesi:

"Filistin Politikamız Camp David'den Mavi Marmara'ya, yazarın güzel Türkçesiyle kaleme alınmış, okuyucuya dost bir yapıt.  Bölgenin kısa fakat çarpıcı tarihçesinden sonra, yazar Filistin- İsrail sorunu hakkında her iki taraftan önemli fakat kamuoyunca pek tanınmayan kişilerle röportaj yaparak makul ve gerçekçi bir resim çizmekte.

Türkiye'nin Filistin politikasında gözlemlenen devamlılık ve değişim çarpıcı bir şekilde inceleniyor. Türk dış politikası yapıcılarının göz ardı etmemesi gereken kapsamlı bir çalışma."

Yazar: Erkan Ertosun
Sayfa Sayısı: 352
Fiyatı: 19 TL









19. yy'den 20. yy'ye Osmanlı Topraklarında Seyahat, Göç ve Asayiş Belgeleri: Mürûr Tezkereleri


1898 yılında Mustafa adlı bir adam, Hicaz taraflarına gitmek amacıyla mürûr tezkeresi başvurusunda bulunmuştu. Bir iç pasaport uygulaması olan mürûr tezkeresine ait nizâmnâme gereğince kendisi hakkında, başvuru yapan herkes için olduğu gibi, rutin tahkikat yapılmıştı.

Tahkikat sırasında adamın Erzurumlu olduğu ve aslında Kayserilioğlu Nişan Ohannes adında bir Ermeni olduğu ortaya çıkmıştı. Yedi yıl önce [1891 yılında] Batum'a gitmiş, orada iki buçuk yıl kadar kaldıktan sonra memleketi Erzurum'a geri dönmüştü.

Kendi deyimiyle "Ermeni işleri" henüz son bulmadığından dolayı, 15 gün kadar Saraç ustalarından Arif adlı bir adamın evinde saklanmak zorunda kalmıştı. Daha sonra Sivas Kasabası'na, oradan da Yozgat ve Kayseri yoluyla Adana'ya gitmişti.

Pamuk tarlalarında iki ay kadar çalıştıktan sonra İskenderun'a, oradan Magosa Kasabası'na gitmiş ve bir buçuk yıl kadar Şamlı Ebu Reşid adlı birinin yanında yazmacılık yapmıştı. Ardından diğer bir kasaba olan Lefkoşa'ya varmıştı. Uzun yıllar kalmış olduğu bu kasabada, Nalband Hacı Ali adlı birinin nasihati üzerine Müslümanlığa geçmişti.

Daha sonra, 9 ay kadar kalacağı Beyrut'a geçmişti. Burada, Beyrut İskelesi'nde kömürcülük yapmıştı. Sulta/Sultaniye Kasabası'nda  ise mutasarrıfın hizmetinde çalışmış ve sonrasında Kıbrıs'ta Tuzla İskelesi'nde tütün ameleliğine girişmişti.

İfadesine göre, Lefkoşa Kasabası'nda sanat ve rençperlikle uğraştıkları bilinen 100 hâne vardı ve Halep Vilayeti'nden Lefkoşa'ya firari giden bir Ermeni cemaati bulunuyordu. Yapılan tahkikatta adamın durumunun karmaşık olduğu ve diğer Ermenilerle [siyasi] bir ilişki içerisinde olabileceği kanısına varılmış ve bunun neticesinde ilgililerden, adamın hâl ve hareketlerine dikkat edilmesi istenmişti.

Yazar: Nalan Turna
Sayfa Sayısı: 256
Fiyatı: 15 TL
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS