Yargıtay Başkanı uzun tutukluluk sürelerini eleştirdi

Yargıtay Başkanı uzun tutukluluk sürelerini eleştirdi

Yargıtay Başkanı Ali Alkan Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk'un eleştirilerine yanıt verdi ve uzun tutukluk sürelerini eleştirdi.

Alkan, yaptığı yazılı açıklamada, Yargıtay Onursal Başkanı Sayın Sami Selçuk'un 19 Şubat'ta bir televizyon programında yayınlanan, yargıya ilişkin düşüncelerinin bazı kısımlarına katılmadığını belirtti. Selçuk'un, halen görülmekte olan bazı davalarla ilgili, kendi kişisel ölçü ve sübjektif değerlendirmeleriyle, Türk Yargısı'nın ve Yargıtay'ın kapsamlı davaların üstesinden gelemeyeceğini ileri sürdüğünü ifade eden Alkan, çözüm olarak bu davaların afla temizlenmesi gerektiğini dile getirdiğini aktardı.

Sami Selçuk'un ayrıca, Anayasa değişikliği teklifi ile Yargıtay ve Danıştay'ın ortadan kalkacağını, bu konuda anılan kurum Başkanlarının susmakla temsil görevlerini yerine getirmedikleri iddialarını içeren açıklamalarda bulunduğunu anlatan Alkan, yargıyı ilgilendiren konulardaki düşüncelerini özellikle Adli Yıl Açış konuşmasında, çeşitli bilimsel toplantı ve platformlarda kamuoyu ile paylaştığını belirtti.

Bugüne kadarki açıklamalarında, mensubu ve temsilcisi olduğu yargı erki ve Yargıtay'ı polemiklerden uzak tutmaya ve saygınlığına zarar vermemeye azami özen gösterdiğini vurgulayan Alkan, "Bu tutumumu sürdürmeye, yargıyı ve Yargıtay'ı hukukla ilgisiz tartışmalardan uzak tutmaya, Anayasal görevi ile meşgul saygın duruşunu korumaya devam edeceğim" ifadesini kullandı. Alkan, şöyle devam etti:

"Anayasa'nın 138. maddesindeki 'Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz' hükmüne, başta yargı erkinin temsilcilerinden biri olma şerefini taşımış kimseler olmak üzere herkesin uyması gerektiğini, bu hükmün işaret ettiği öze karşı en fazla bağlılığı, yargının sorumluluk mevkisinde bulunmuş kişilerin göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Sayın Selçuk, bir yandan kendisinden bekleneceği üzere, devam etmekte olan dava hakkında konuşmayacağını ifade ederken, ne yazık ki hemen sonra yargılaması süren bu davalarla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Daha vahimi ise kararı görmediğini ve okumadığını aynı konuşma içinde ikrar etmiştir. Olayın oluşu, dosyadaki delil durumu, mahkemelerin gerekçeli kararlarının içeriği bilinmeden yapılan bu tür eleştiriler yargı erkine ve Yargıtay'a olan güvene büyük zarar vermektedir. Bir dava dosyasındaki evrak sayısının fazla oluşu ile davanın çözümsüzlüğü arasında kurulan illiyet ve hangi sayıdaki evrak içeriğinin akılda tutulabileceğine ilişkin kişisel değerlendirmelerin bilimsel bir çerçeve taşımaması bir yana; dosya kapsamının genişliğinden hareket edilip, bunun yargıyı aciz bırakacağı sonucuna ulaşmak ve ulaşılan bu neticeyi de bir af talebine dayanak yapmak, özellikle açıklama yapan kişinin geçmişte üstlendiği sorumluluğun düzeyi gözetildiğinde yargının ve Yargıtay'ın kabul edebileceği bir akıl yürütmesi değildir. Bu olsa olsa bir yorgunluk ve yılgınlık göstergesidir."

"Çok büyük bir haksızlık"

Toplumsal bir karşılığı ve hukuksal bir çerçevesi olmak kaydıyla "af" konusunun siyasi iradenin tasarrufuyla gerçekleştirilebilecek bir yasal düzenleme olduğunu ifade eden Alkan, "Ancak bu düzenlemeye gerekçe olarak, bir davanın fiziksel hacmi veya olaysal büyüklüğü karşısında yargının aciz kalacağının ileri sürülmesi, yargı erkine ve bu erkin mensuplarına karşı çok büyük bir haksızlık olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.
Yargıtay Başkanı Alkan, şunları kaydetti:

"Türk Yargısı ve içinde yer alan Yargıtay, kendisine Anayasa ve yasalarla verilen görevleri ciddi bir yargısal cesaret, büyük bir özveri ve gelişmiş bir organizasyon ile yerine getirmiş ve getirmeye devam edecektir. Yargı erki içinde görev alan yüksek mahkeme üyeleri ile hakim ve savcılar önlerine gelen kapsamı ve türü hangi mahiyette olursa olsun tüm uyuşmazlıkları çözebilecek yetkinlik ve kapasiteye sahiptir. Yargıtay, önüne gelen her davayı en titiz şekilde inceleyip hukuka ve vicdana uygun biçimde ve tam bir tarafsızlıkla sonuçlandırmaktadır. Aksini düşünmek ve bunu dosyaların hacmine bağlı yargısal acziyet suçlamalarına dayanan akıl yürütmeleri ile yapmak bühtandır. Yargıtay Başkanı, Yargıtay Kanunu'nun 21. maddesinin kendisine yüklediği görev çerçevesinde; gerek aynı kanunun 59. maddesindeki düzenleme gereği adli yıl açış törenlerinde, gerekse diğer platformlarda kişisel ve kurumsal görüşlerini kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu bağlamda yeni anayasanın içeriği konusunda Yargıtay Başkanlar Kurulu tarafından da benimsenen genel ilkeler daha önce kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ancak; son günlerdeki yeni anayasa çalışmalarına ilişkin çeşitli tekliflerin, özellikle yargıya ilişkin kısımlarına dair çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çalışma sona erdiğinde kurumsal düşüncemiz, ilgili mercilere bildirilecek ve kamuoyu ile de paylaşılacaktır."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS