"Silahını önceden çekip, kurmuş"

"Silahını önceden çekip, kurmuş"

Ethem Sarısülük’ün katil zanlısı polisin "göstericilerin yanına gitmeden silahını çektiği ve mekanizmasını kurduğu" bilirkişi raporuyla ortaya çıktı.

Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, Ankara’da Gezi Parkı protestoları sırasında Ethem Sarısülük’ü vuran polis A.Ş.’nin ifadesinde söylediği, “Linçten korktum, silaha sarıldım” şeklindeki savunması bilirkişi raporuyla yalanlandı.

A.Ş., daha göstericilerin üzerine koşmaya başladığında silahını çekip eline alıyor, yerdeki göstericiyi tekmeledikten sonra da silahının mekanizmasını kuruyor.

Ayrıca rapora göre, olay sırasında polis A.Ş'nin üzerine hiç taş isabet etmiyor. Şahbaz, savunmasında, vücuduna çarpan taşlar nedeniyle silahının yön değiştirdiğini, Sarısülük’ün bu nedenle vurulduğunu ileri sürmüştü.

Avukat Kazım Bayraktar, “Polis A.Ş.'nin meşru müdafaa savunmasının da böylelikle çöktüğünü, silahını kasten ateşlediğinin raporla belirlendiğini” söyledi.

Görüntüler kare kare incelendi

Ethem Sarısülük’ün kardeşi Mustafa Sarısülük’ün 11 Temmuz tarihli başvurusuyla Ankara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sevilay Çelenk Özen ile Öğretim Görevlisi Enver Özüstün imzalı bir bilirkişi raporu hazırlandı.

Bilirkişi raporu için MOBESE kamerası kayıtları ve gazetecilerin çektiği görüntüler özel programlarla kare kare ayrılarak izlendi, “Sarısülük’ün vurulma anı ve ateş eden polisin pozisyonu, atılan taşların polise isabet edip etmediği” incelendi.

İncelemeye göre, polis A.Ş. elinde silahıyla öne doğru çıkarak yerde yatan göstericiye doğru ilerledi, göstericiye tekme attı, daha sonra silahının mekanizmasını kurdu, ateş açtı ve kaçtı.

Mahkeme ne dedi, gerçek ne?

Polis A.Ş.’nin ifadesinde, polis tutanağında ve mahkeme kararındaki olay anlatımları bilirkişi raporuyla çelişiyor.

A.Ş, savcılıktaki ifadesinde “Linç edilmekten korktum, silahımı çektim” dedi. Sevk edildiği mahkemece serbest kaldı. Mahkeme kararında olay şöyle anlatıldı:

“Şüphelinin, göstericiler tarafından prefabrik bir kulübe arkasında sıkıştırıldığı, kalabalık bir grup tarafından yoğun şekilde taşlamaya maruz kaldığı, bu sırada belinden tabancasını çıkardığı ve havaya doğru üç el ateş ettiği, bu esnada maktül Ethem Sarısülük'ün aniden yere düştüğü, şüphelinin arkasını dönerek grubun aksi yönüne koşmaya devam ettiği, bu sırada beline ve sırtına atılan taşların isabet etmeye devam ettiği, havaya ateş etme sırasında şüphelinin eyleminin meşru müdafaa sınırları dahilinde kalma olasılığının bulunduğu anlaşılmıştır.”

Kaçmaya çalışırken vuruldu

Polis tutanağında da A.Ş.'ye “39 taşın isabet ettiği” yazıyor.

Ancak bilirkişi raporuna göre, A.Ş. polislerin grup halinde bulunduğu yerden tek başına öne fırlıyor, yerdeki göstericinin üzerine koşuyor. Koşarken elinde silahını çekmiş olduğu fotoğrafa yansıyor.

A.Ş., elinde silahı olduğu halde yerdeki göstericinin yüzünü tekmeliyor, yerdeki gösterici ayağa kalkıp kaçmaya çalışırken, polis A.Ş. silahının mekanizmasını kuruyor, ateşlemeye hazır hale getiriyor.

A.Ş. silahını havaya kaldırınca göstericiler kaçmaya yelteniyor. Havaya iki el ateş ediyor, bu sırada göstericiler de kaçmaya çalışıyor ve savunma pozisyonu alarak başlarını korumaya çalışıyorlar. Ethem Sarısülük de kaçmaya çalışanlardan.

Polis A.Ş. bu sırada üçüncü kez ateş ediyor ve Sarısülük başından vuruluyor. Rapora göre, polis silahını üçüncü kez ateşlediğinde vücudu halen göstericilere dönük.

Yine rapora göre, iddia edildiğinin aksine, olay sırasında göstericilerin polise attığı taşlardan hiçbiri A.Ş.'nin vücuduna isabet etmiyor.

Yargılamanın durması kararına itiraz

Öte yandan, Ethem Sarısülük'ün ailesinin avukatları, sanık polis memuru A.Ş. hakkındaki "yargılamanın durması" kararına da itirazda bulundu. İtirazı kabul eden mahkeme, A.Ş. hakkındaki "yargılamanın durması" kararını kaldırdı. Polis memurunun yargılanması kaldığı yerden devam edecek.

İtiraz dilekçesinde, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, sanık A.Ş'nin suç tarihinde idari nitelikteki görev nedeniyle olay yerinde bulunduğu, suçun idari görev nedeniyle işlendiği ve bu nedenle sanık hakkında soruşturma izni alınması gerektiği gerekçesiyle yargılamanın durmasına karar verdiği anımsatıldı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 1999 tarihli bir kararında, "Polis memurlarının, işlenen bir suçun soruşturulması sırasında işledikleri suçlar genel hükümler uyarınca yapılmalıdır" ifadesi kullanıldığı belirtilen dilekçede, CMK'nın 161/5. maddesinin de kendilerine verilen görev veya işlerde görevlerini kötüye kullanan, ihmali görülen kolluk görevlileri hakkında savcıların doğrudan soruşturma yapmalarına imkan tanıdığı ifade edildi.

Yargılamanın durması kararı kaldırıldı

Sarısülük'ün ailesinin avukatlarının bugün yaptığı itirazı değerlendiren Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, A.Ş'ye atılı suçun, "4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamının dışında kaldığı" gerekçesiyle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin "yargılamanın durdurulması" kararını kaldırdı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS