Erdoğan: "Kimseye silah dayamıyoruz"

Erdoğan: "Kimseye silah dayamıyoruz"

Başbakan Erdoğan, "Siyasi partilerden, sivil toplum kuruluşlarından, medyadan kardeşliği yüceltecek yeni bir tavır bekliyoruz" dedi.

Haliç Kongre Merkezi'ndeki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı bayramlaşma töreninde konuşan Erdoğan, bu güzel bayram gününde tüm vatandaşlardan birbirlerine karşı hoşgörü ve anlayışı yüceltmelerini rica etti.

"Özellikle siyasi partilerimizden, kanaat önderlerimizden, sivil toplum örgütlerimizden, medyamızdan artık farklı bir dille, üslupla bu ülkedeki kardeşliği daha da yüceltecek, daha da güçlendirecek, büyük Türkiye idealine bizi daha da yakınlaştıracak yeni bir tavır beklediğimizi ifade etmek istiyorum" diyen Erdoğan, bazılarının "Bizim yaşam tarzımıza karışıyor, nerden çıktı bu 3 çocuk?" dediğini dile getirdi.

Erdoğan, böyle bir yasa olmadığını, kendisinin sadece bir başbakan olarak 3 çocuğu tavsiye ettiğini, bunun kendisinin en doğal hakkı olduğunu, kimseye silahla dayatma yapmadığını, yasal bir mecburiyet de olmadığını kaydederek, kendisinin bu davaya gönül vermiş hanım kardeşlerine "Gelin en az 3 çocuk bu millete hibe edin, lütfedin" dediğini aktardı.

Bu milletin güçlü olması gerektiğini ve bunun da insan denilen şerefli mahluktan geçtiğini, eşrefi mahluk olan o insanı bu annelerin yetiştireceğini belirten Erdoğan, "Ha yapmayacak, yapmasın. Öyle bir derdimiz yok. Ama biz AK Parti olarak böyle bir teklifi yapıyoruz. Böyle bir yasa da getirmedik, böyle bir şey de yok. Bu, isteğe bağlı. Bunu da müsaade edin de söyleyeyim yani. Bu kadar da hakkım olsun. Yani bunu Rusya Federasyonu'nda Vladimir Putin söylediği zaman oluyor da Türkiye'de Tayyip Erdoğan söylediği zaman neden rahatsız oluyorsunuz" diye konuştu.

Erdoğan, Avrupa ülkelerinin birçoğunda doğumla ilgili çok ciddi parasal destekler verildiğini, onlar bu desteği verince olduğunu, Türkiye'nin daha böyle bir desteğe girmediğini kaydederek, bu milletin yükselmesi gerektiğini vurguladı.

"Ülkemizde tüm etnik unsurların, inanç gruplarının oy verdiği tek parti AK Parti'dir"

Kendisinin annelere, AK Parti'ye gönül veren annelere güvendiğini belirten Erdoğan, bunun onurlu, haysiyetli mücadelesini verecek bu annelere, babaların ciddi manada destek vermesi gerektiğinin altını çizdi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Parti olarak, teşkilat olarak, bugüne kadar yaptığımız gibi, bundan sonra da bizler her attığımız adımda ülkemizin geleceğini, inşallah onun imarını yapıcı adımlarla tesis etmeye çalışacağız. Kibri, hoşgörüsüzlüğü, tahkiri, kırıcılığı bugüne kadar yanımıza yaklaştırmadık, bundan sonra da yaklaştırmayacağız. Unutmayın, AK Parti, 76 milyona bir ve beraber bakan bir anlayışla kurulmuş, yoluna böyle devam etmiştir. 76 milyonun partisi olmaya, 76 milyonu bir ve beraber olarak kucaklamaya devam edeceğiz. Biz ilk seçimde 1 vilayetin dışında 80 vilayette milletvekili çıkarmış bir partiyiz.

En son geldiğimiz noktada da yine 81 vilayetin 78'inde milletvekili çıkarmış bir partiyiz. Bu ne demektir? AK Parti, bütün ülkeyi kucaklayan bir partidir. Nasıl oluyor da bize 'AK Parti halkı kucaklamıyor, ayrıştırıyor' diyorlar. Böyle bir mantık olabilir mi? Eğer ayrıştıran olsak biz belli bir bölgenin veya belli bir etnik yapının partisi olurduk. Ama biz olmadık. Tam aksine biz her bölgede birinci parti olduk. Bakın bu çok önemli. Ülkemizde tüm etnik unsurların oy verdiği tek parti AK Parti'dir. Tüm inanç gruplarının oy verdiği tek parti AK Parti'dir. Bu, bir şeyi gösteriyor. Kimse kalkıp da sanal kampanyalarla AK Parti'yi farklı bir yere oturtmaya gayret etmesin. Hükümet olarak da, 76 milyonun emanetini üzerimizde taşımanın bilinciyle, Türkiye'nin her karışına, her bir ferdine hizmet götürmeye, eserler üretmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Mısır'daki darbe

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, katılımcılardan, bu bayram gününde, dünyanın her yerindeki mazlumları, mağdurları, yoksulları özellikle hatırlamalarını, dualarında onları özellikle yad etmelerini rica etti.

Kerbela'da Hazreti Hüseyin'in, muharrem orucunu tutarken, oruçlu olarak katledildiğini anımsatan Erdoğan, Suriye'de aynı şekilde binlerce insanın, ramazan orucunu tutarken, ramazanın huzurunu hissetmeye çalışırken alçakça katledildiğini vurguladı.

Erdoğan, buradan, Suriyelilerin Ramazan Bayramı'nı özellikle tebrik ettiğini belirterek, bayramın, Suriye'de kalıcı barış, huzur, aydınlık bir geleceğe vesile olmasını Allah'tan niyaz ettiğini söyledi.

"Daimi üyelerin, Çin hariç hepsiyle görüştüm"

Son 3-4 gün içerisinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Çin haricindeki daimi üyeleriyle görüştüğünü aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Amerika, Rusya , Fransa, İngiltere ve 5+1 noktasında Almanya... Hepsinin devlet başkanlarıyla, başbakanlarıyla görüştüm. Hepsiyle bu konuları paylaştım. İyi güzel de maalesef hala söylenen şey hep işte, 'Uzmanlarımız görüşsünler', 'Dışişleri bakanlarımız görüşsünler', 'Söyledikleriniz doğru, haklısınız ama...' Hep bu, ama....

70 yıl değerli kardeşlerim, Mısır otokratik rejimle idare edildi. Tek parti... Bir yıl önce Sayın Mursi yüzde 52 ile geldi, anayasa yüzde 65 oyla kabul edildi. Yüzde 65 oyla kabul edilen anayasayı askıya aldılar, yüzde 52 ile gelen Mursi'yi indirdiler. Peki kimdi Mursi'yi indiren? Hani diyorlar ya, 'Mursi herkesi kucaklamadı' diye. Daha neyini kucaklayacak Mursi? Mübarek döneminden kalan kabine ile yönetti ülkeyi Mursi. Üçte biri kendi atadıklarıydı, üçte ikisi ise o dönemden kalan bakanlardı.

Onun yanında Milli Savunma Bakanı, şimdi ona darbeyi yapan generaldi. Onu geçin, şu anda Cumhurbaşkanlığı yapan kişiyi Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na getiren yine Mursi... Düşünebiliyor musunuz, daha ne yapacaktı? 'Her kesimi kucaklamadı' diyorlar. Yüzde 52 ile geldi. Acaba dünyada yüzde 52 ile gelenler bu şekilde bir yönetim anlayışını ortaya koyuyorlar mı? Nerede var bu yönetim anlayışı? Dünyanın hiçbir yerinde yok. Herkes kendi grubunu kurar ve ülkeyi yönetir. Vaka da budur."

"Birileri bana, 'Erdoğan niye böyle yapıyor?' diye haber gönderiyor"

Birilerinin kendisine, "Erdoğan niye böyle yapıyor?", "Niye bu tür açıklamalar yapıyor?", "Niye askeri darbe diyor?" diye haber gönderdiğini anlatan Başbakan Erdoğan, "Uluslararası siyasi literatürde bunun adı bal gibi de darbedir. Bunu kimse başka yere çekmesin" dedi.

Mısır'da demokrasi yanlılarının, haklı olmanın verdiği güçle hakkı savunduğunu, dünya tarihine yazılacak bir hak mücadelesine imzalarını attığını dile getiren Erdoğan, "Ben onları şahsen ve milletim adına kutluyorum" diye konuştu.

Erdoğan, Mısır halkının asla yalnız olmadığını ifade ederek, şöyle dedi: "Birileri Mısır'daki haksızlığı görmeyebilir. Birileri Mısır'da yaşanan zulmü, Mısır'daki katliamları görmezden gelebilir. Birileri, Mısır'daki darbeye 'darbe' demekten bile imtina edebilir. Biz, Mısır'daki kardeşlerimizi görüyor, onların acısını yüreğimizde hissediyor, onların haklı mücadelesini
gönülden destekliyoruz."

Nobel'e çattı

Başbakan Erdoğan, Nobel Barış Ödülü ile ilgili enteresan bir örnek vermek istediğini belirterek, şöyle devam etti: "Hani Nobel Barış Ödülü falan derler ya... Bakın (Muhammed el) Baradey, Nobel Barış Ödülü almış bir zattır ama bunun yanında aynı şekilde Yemen'den Bayan (Tevekkül) Kerman da Nobel Barış Ödülü almış bir gazetecidir. Çok ilginç bir örnektir bu. Şimdi barış ödülü almış olan Baradey, şu anda askeri darbeyi gerçekleştiren hükümetin Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı'dır. Şimdi ben Nobel'e sesleniyorum. Ey Nobel, sen nasıl barış ödülleri dağıtıyorsun ki, bu barış ödüllerini dağıttığın kişiler, askeri darbe yapanların yanında yer alıyor. Yine sesleniyorum, sen nasıl barış ödülleri dağıtıyorsun ki, işte Kerman, Mısır'a girmek istedi, bak Mısır'a sokmadılar. Kapıdan geri çevirdiler. Hani? İki yerde iki ayrı tuzak. O da Nobel Barış Ödülü almış, o da almış. Peki şu ana kadar ortaya koyduğunuz tavır nedir? Hiçbir tavırları yok. Niye? Adamına göre muamele, adamına göre..."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS