BDP'den demokratikleşme paketine eleştiri

BDP'den demokratikleşme paketine eleştiri

BDP, demokratikleşme paketinin demokratik çözüm sürecindeki tıkanıklığı aşacak ve nihai çözümün önünü açacak bir paket olmadığını savundu.

BDP'den yapılan yazılı açıklamaya göre, dün toplanan Merkez Yürütme Kurulunda (MYK) siyasal süreç ve planlama çalışmaları ele alındı.

Yaklaşık bir yıldır İmralı ile yapılan görüşmelerin bugün yeni bir aşamaya geldiği belirtilen açıklamada, görüşmelerde KCK'nın silahlı güçlerinin sınır dışına çekilmesi ve müzakerenin mekanizmalarının yaratılması ile demokratikleşme adımlarının ardından normalleşme sürecinin öngörüldüğü ifade edildi.

Görüşmelerin kamuoyuna açıklanmasından itibaren silahların susmuş ve bir kişinin bile yaşamını yitirmemiş olmasının Türkiye'de yaşayan bütün halkların ortak kazanımı olduğu öne sürelerek, ancak Kürt sorununun demokratik çözümünü sağlayacak ve çözümsüzlükten kaynaklanan çatışmaları nihai olarak bitirecek bir süreç yaşanamadığı savunuldu.

KCK'nın silahlı güçlerini sınır dışına çekme çabasına karşılık, geri çekilmenin yasasının çıkartılmadığı, Akil İnsanlar Heyeti'nin başka bir formatta oluşturulduğu, Meclis Komisyonu'nun içinin boşaltıldığı iddia edilen açıklamada, karakol ve kalekol yapımlarının hız kazanması, korucu alımlarının devam etmesi, demokratikleşme ve geri dönüş için adım atılmaması, İmralı sisteminin eskisi gibi devam etmesinin demokratik çözüm sürecini riske soktuğu ve tıkanmaya yol açtığı ileri sürüldü.

"Ana dil yasağı devam ediyor"

Sürecin tıkanması ve ilerletici adımların atılmaması nedeniyle KCK'nin geri çekilmeyi durdurma kararı aldığı belirtilerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı demokratikleşme paketinin tıkanıklığı aşamayacağı savunuldu.

Pakette yer alan kimi maddelerin,büyük bedeller ödeyerek kazanılan ve zaten kullanılan haklar olduğu, hakların kullanımınin paketteki halinden daha ileride bulunduğu ifade edilerek, anadil yasağının devam ettiği, baraj kaldırılmadığı, sadece seçim sistemlerinin tartışmaya açıldığı ileri sürüldü.

Paketin asıl sorununun, koruculuk sistemi, yerel yönetimler, TCK, TMK, geri dönüş gibi konuları kökten çözme yolunda atılacak adımları içermemesi olduğu iddia edilen açıklamada, paketin Akil İnsanlar Heyetlerinin raporlarının çok gerisinde, toplumsal grupların taleplerinin çok uzağında olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, "Paket, Kürtlere 'Kürt' diyemediği gibi Alevilere de 'Alevi' diyememiş, Alevilerin inanç özgürlüğünü içermemiştir. Ermenilerin, Rumların, nefret suçunun esas mağdurları LGBT bireylerin taleplerini görmezden gelmiştir. Bu paket gelinen aşamada, ne demokratik çözüm sürecindeki tıkanıklığı aşacak ne de nihai çözümün önünü açacak bir pakettir" görüşlerine yer verildi.

Açıklamada, sürecin önünün açılmasının, diyalog sürecinin artık yeni bir formatla, anlamlı bir müzakereye evrilterek, derinleştirerek sürdürülmesi, derinlikli bir müzakere için yeterli araçların ve imkanların yaratılması ve gerekli komisyonların kurulmasıyla mümkün olabileceği kaydedildi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS