Bilim insanları yanıtladı: COVID-19 neden erkekleri kadınlardan daha fazla etkiliyor?

ABD’li araştırmacılar, COVID-19'un erkekleri kadınlardan daha ağır etkilediğini ve erkeklerde ölüm oranının yüzde 20 oranında daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.



NTV.com.tr'den Ayşegül Engür Dahi'nin özel haberine göre, araştırmacılar geçen yıl yaptıkları çalışmalarda erkekler ve kadınların benzer oranlarda COVID-19'a yakalanmalarına rağmen, erkeklerin hastalıktan ölme olasılıklarının çok daha yüksek göründüğünü gözlemledi.

COVID-19'da ölüm oranı erkeklerde yüzde 20 daha fazla

London College Üniversitesi tarafından yürütülen “Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet ve Covid-19” projesi tarafından toplanan veriler, erkeklerin hastaneye kaldırılma olasılığının kadınlardan yaklaşık yüzde 20 daha fazla olduğunu gösterdi.

Araştırmada ayrıca erkeklerin hastaneye kaldırıldıktan sonra yoğun bakım ve ölüm ihtimallerinin de kadınlara oranla daha fazla olduğu ortaya çıktı.

ABD’de yer alan John Hopkins Üniversitesi Bloomberg Halk Sağlığı Okulu'nda biyolog olan Sabra Klein’a göre bu farklılıklar şaşırtıcı değil. Yirmi yılı aşkın bir süredir viral enfeksiyonlara karşı bağışıklık tepkileri üzerinde çalışan Klein, “Virüsler ve diğer patojenler, kadınları ve erkekleri eşit şekilde etkilemez. Bu çalışmada iki X kromozomuna (kadın) sahip kişiler ve sırasıyla X ve Y (erkek) kromozomuna sahip kişiler arasındaki biyolojik farklılarının Covid-19 ile olan ilişkisini inceledik” dedi.

Bununla birlikte daha önce 2003 SARS ve 2013–2014 MERS salgınlarından elde edilen verilen geriye dönük analizleri de erkeklerin kadınlardan daha yüksek ölüm riskine sahip olduğunu ortaya çıkardı. Ancak, bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyonu nedeniyle ortaya çıkan lupus, multipl skleroz ve iltihaplı romatizma gibi otoimmün hastalıkların kadınlarda daha yaygın olduğu görüldü. Söz konusu durum Klein ve meslektaşlarının hastalıkların cinsiyetleri birbirinden daha farklı etkilediğine dair bir teori oluşturmasını sağladı.

Bilim insanları, yeni tip koronavirüs pandemisinin cinsiyetlerdeki farklı etkilerine dikkat çekmek amacıyla erkekler ve kadınların bağışıklık sistemindeki farkları araştırdı. Araştırmanın bulguları, hem insanlarda hem de diğer memelilerde genetik, hücresel ve organizma düzeyinde temel farklılıkları ortaya koydu.

Bu durumun nedenleri arasında ise şunlar gözlendi: Kadınlarda virüslerle mücadele eden doğumsal bağışıklık yanıtı daha güçlü olması. östrojen hormonunun koronavirüsün hücrelere girişini zorlaştırırken, erkeklik hormonlarının kolaylaştırması ve X kromozomu ile kontrol edilen bazı bağışıklık proteinlerinin kadınlarda daha çok olması.

Klein konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yeni tip koronavirüs salgını, hastalıkların farklı cinsiyetleri nasıl etkilediğine dair tartışmaları son derece değiştirdi. Umudum, salgın sonrası bu anlayışın devam etmesi. Çünkü hastalığın kadınları ve erkekleri nasıl etkilediğini anlayabilirsek, onları tedavi etmemiz de daha kolay olur” dedi.

Yeni tip koronavirüs, insan hücrelerine girmek için hücre zarı proteinleri olan ACE2 ve TMPRSS2'yi kullanıyor. Önceki araştırmalar, kadınların cinsiyet hormonu olan östrojenin ACE2 reseptörlerine tutabileceğini ve dolayısıyla virüsün hücrelere girmesini azaltabileceğini gösterdi. TMPRSS2'nin ise testis gibi bazı dokularda erkek hormonları veya androjenler tarafından yükseltilebildiği ve dolayısıyla koronavirüsün vücuda girmesi için daha fazla kapı açtığı görüldü.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS