ABD–İran satrancının perde arkası! Bir yanda füzeler diğer yanda pazarlık
İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan ve Cask Adası yakınlarında deniz trafiğini tehlikeye attığı belirtilen ABD donanmasına ait bir gemiyi 2 füze ile hedef aldığı bildirilmişti. ran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nda yer alan haberde, İran ordusunun ABD donanmasına ait gemiyi hedef almasına ilişkin detaylar paylaşılmıştı. Haberde, ABD’ye ait geminin radarını kapatarak Hürmüz Boğazı’nda yaklaşmaya çalıştığı ve radarını açtığı sırada tespit edildiği kaydedilmişti. İran tarafından ABD gemisine "ateşkesi ihlal ettiği" yönünde uyarı mesajları gönderildiği, geminin uyarılara aldırış etmemesi üzerine İran ordusunun geminin çevresine uyarı amaçlı seyir füzesi, İHA ve roket fırlattığı kaydedilmişti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise İran'ın ABD savaş gemisine iki füzeyle saldırdığı iddialarının asılsız olduğunu öne sürmüştü. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere eşlik eden ABD gemilerine saldırması halinde İran'ın "yeryüzünden silineceğini" söyledi. ABD ve İran arasındaki gelişmelere dair Hande Fırat, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde bir yazı kaleme aldı.
Diplomatik kaynaklara yansıyan çerçeve geniş ama bir cümlelik özet şöyle yorumlanabilir: “Önce Hürmüz’deki krizi bitirelim, ekonomik nefes alalım; büyük pazarlığı sonra yaparız.” Maddelere genel bir çerçeveden bakacak olursak;
- Bölgede tüm doğrudan askeri çatışmaların durdurulması.
- Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişinin sağlanması.
- Tanker ve ticari gemilere müdahalenin durdurulması ve tüm taciz, el koyma ve deniz operasyonlarının sona erdirilmesi.
- ABD’nin Körfez’deki askeri yoğunluğunu düşürmesi.
- İran’a yönelik fiili deniz baskısının sonlandırılması.
- ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların kaldırılması veya ciddi şekilde gevşetilmesi.
- Yurt dışındaki İran fonlarının erişime açılması.
- İran’ın enerji satışına yönelik engellerin kaldırılması.
- Ekonomik kayıplar için tazminat mekanizmasının tartışılması.
- Rejim değişikliği veya iç müdahale politikalarının terk edilmesi.
- Doğrudan veya dolaylı askeri operasyonların sona ermesi.
- Nükleer müzakerelerin bu paketin dışında tutulması.
- Tarafların adım adım karşılıklı yükümlülükleri yerine getirmesi.
- Anlaşmanın üçüncü taraflarca (uluslararası aktörler) güvence altına alınması.
ABD de kendi penceresinden gelinen noktayı zafer olarak görüyor. İran’ın nükleer kapasitesini bitirmesinden Çin’e daha pahalıya satılan petrolü kendi hanesine artı olarak yazıyor. Diğer yandan ABD’ye göre bu kriz fırsat. Masaya koyduğu çerçeve:
- Nükleer programın sınırlandırılması.
- Balistik füze programının kontrolü.
- Bölgedeki vekil güçlerin durdurulması.
- Hürmüz’ün tamamen güvence altına alınması. Karşılığında yaptırımlar kaldırılabilir, ekonomik açılım sağlanabilir. Ama burada kritik fark şu, ABD diyor ki: “Hürmüz ayrı, nükleer ayrı olmaz. Hepsi aynı pakette çözülür.”
Halat oyununu hatırlarsınız... Ortada bir halat ve iki ucundan çekiliyor, kim kimi kendine çeker ya da düşürürse kazanır. Bugün ortadaki halat; enerji, ticaret ve küresel sistem. Bir tarafta İran ve vekil güçleri, diğer tarafta ABD ve İsrail var. ABD’nin askeri gücü, donanması ve küresel sistemi kontrolü avantaj. İran’ın ise coğrafı avantajı, asimetrik gücü ve bölgesel etkisi var. Halat çekmede kimse halatı bırakmaz. Ama kimse de son hamleyi hemen yapmaz. Çünkü bir taraf çok sert çekerse, denge bozulur ve herkes düşebilir. Bugün iki taraf da son çekişi yapmıyor. Bu artık klasik halat çekme de değil, kontrollü halat çekme. Şu an “Hürmüz’de yaşananlar bir savaş değil; iki tarafın halatı bırakmadan birbirini test ettiği uzun bir halat çekme oyunu.”
- Taraflar aslında anlaşmaya karşı değil.
- Ama herkes kendi zamanını oynuyor.
- Halatın ucunda iki farklı dünya var. İran “Önce ateşkes, sonra büyük pazarlık” diyor, ABD “Büyük pazarlık olmadan ateşkes yok” yanıtını veriyor. İşte bu yüzden gerilim düşmüyor.
- Unutulmaması gereken, halatın kopma ihtimali. Halat koparsa iki taraf da yere düşer. Üstelik bu tüm dünyayı alt üst edebilir. Oyun biter ve doğrudan çatışmaya dönüşür.
- Gelelim kazanma ihtimaline. Bu oyunun tam kazananı olmaz, avantajlı çıkan olur. Kısacası halatı koparmadan en fazla avantaj elde edene kazanan denir.
