ABD İsrail’e karşı İran’a istihbarat verdi: ‘Suikast’ planı var…
ABD basınında yer alan iddialara göre Washington, müzakereler sırasında İsrail'in İranlı müzakere heyetine suikast düzenlemeyi planladığına kanaat getirdi. Özellikle iki ismin adı geçti. Bu konuda üçüncü ülkeler aracılığıyla İran'ı uyardı.
Haberin Devamı
/
ABD'li yetkililere göre, İsrail'in İran ile yürütülen müzakereler sırasında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast düzenlemeyi planladığından endişe edildi. Washington'un bu nedenle üçüncü ülkeler aracılığıyla İran'ı olası saldırı riski konusunda uyardığı öne sürüldü.
/
Bu iddia ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesinde yer aldı.
Haberin Devamı
/
Söz konusu iki isim ABD ile varılan mutabakat anlaşmasında önemli rol oynadı. Haberde, Arakçi ile Kalibaf'ın mart ayında İsrail'in hedef almayı planladığı üst düzey İranlı yetkililerden oluşan bir ‘suikast listesinde’ yer aldığı belirtildi.
/
İddialara göre ABD'nin devreye girmesi ve müzakerelerin şekillenmeye başlamasının ardından iki isim bu listeden çıkarıldı.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Daha önce ABD ile İran arasındaki müzakereler, görüşmelere liderlik eden İran'ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilisi Ali Laricani'nin İsrail saldırısında öldürülmesiyle kesintiye uğramıştı.
/
Endişeler, Kalibaf'ın nisan ayında ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüşmek üzere Pakistan'a yaptığı ziyaret sırasında daha da arttı. Habere göre İran, bu ziyaret öncesinde ABD'den heyetin güvenliğine ilişkin güvence talep etti. Kalibaf'ın İslamabad'dan dönüş yolunda ise yeni bir güvenlik alarmı yaşandı. İki yetkilinin gazeteye verdiği bilgiye göre, uçuş sırasında İran güvenlik güçleri uçağa İsrail'in hava aracını hedef almayı planladığı yönünde istihbarat aktardı. Aynı sırada iki İsrail savaş uçağının İran hava sahasına girdiği tespit edildi.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Bu anlatım, Kalibaf'ın danışmanı Mehdi Muhammedi'nin açıklamalarıyla da örtüşüyor. Muhammedi, uçağın acil iniş yapmak zorunda kaldığını ve Pakistan'a en yakın İran kenti olan Meşhed'e yönlendirildiğini söyledi. Güvenlik gerekçesiyle heyetin daha sonra Tahran'a kara yoluyla yaklaşık sekiz saat süren bir yolculuk yapmak zorunda kaldığını belirtmişti.