Beyaz Saray'ın Altında Neler Oluyor? 80 Yıllık 'Derin' Sırda Sil Baştan....
Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı (East Wing), Başkan Donald Trump’ın tartışmalı “dev balo salonu” projesi kapsamında yeniden inşaat alanına dönerken, projenin asıl gizemli kısmı yerin altında yaşanıyor. 1941 yılında, Pearl Harbor saldırısının ardından dönemin Başkanı Franklin D. Roosevelt’in talimatıyla inşa edilen ve onlarca yıl boyunca varlığı kamuoyuna resmen duyurulmayan yer altı sığınağı, bugün büyük ölçüde sökülmüş durumda. Yerine ne inşa edileceği ya da nasıl bir dönüşüm yaşayacağı ise sır gibi saklanıyor.
Haberin Devamı
/
Pearl Harbor baskınından hemen sonra Franklin D. Roosevelt tarafından gizlice inşa ettirilen yer altı tesisi dönüşüm geçiriyor. Tarihçi Bill Seale’in aktardığına göre, o dönemde sadece "Doğu Kanadı ek binası" olarak kamuoyuna yansıtılan bu yapı, aslında ABD tarihinin en kritik anlarına ev sahipliği yapmıştı. 11 Eylül saldırıları sırasında dönemin Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin tahliye edildiği yer de tam olarak burasıydı.
"Denizaltı Gibiydi"
/
İçeriden bilgi alan kaynaklar, eski sığınağı "her şeyiyle kendine yeten, ancak 1940'ların teknolojisine sahip devasa bir denizaltı" olarak tanımlıyor. Hava filtrasyonu, su ve elektrik sistemi olan bu yapının, günümüzün siber ve biyolojik tehditlerine karşı yetersiz kaldığı belirtiliyor. Ekim ayında başlayan yıkım çalışmalarıyla birlikte, Başkanlık Acil Durum Operasyon Merkezi (PEOC) dahil tüm yer altı altyapısının büyük bölümünün ortadan kaldırıldığı bildiriliyor.
Haberin Devamı
Beyaz Saray'ın doğu kanadındaki inşaat
/
Roosevelt'in Beyaz Saray'da gizli bir yeraltı tesisi ve üzerine doğu kanadının yeni bir uzantısını inşa etme kararının üzerinden 80 yıldan uzun süre geçerken, mevcut Başkan Donald Trump'ın doğu kanadındaki inşaat süreci sırrını koruyor. CNN International'ın isminin açıklanmasını istemeyen, bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Beyaz Saray'ın doğu kanadında bulunan sığınağın yeniden tasarlandığı ve "gelişen tehditlere karşı koymak için" yeni teknolojilerle donatıldığı öne sürüldü.
/
Habere göre, daha önce sığınakta bulunmuş ancak resmi olarak konuşma yetkisi olmayan kaynak, doğu kanadından birkaç kat aşağı inerek, korumalı kasa tarzında bir kapıdan geçerek içinde yataklar, gıda, su ve diğer malzemelerin bulunduğu, alçak tavanlı, bağımsız bir sığınağa girilebildiğini ve burada ABD Başkanının Beyaz Saray arazisinden başka bir yere nakledilebilmesini sağlayan güvenli bir tahliye yolu da olduğunu anlattı.Doğu kanadı altında bulunan alanı bir yer altı tesisi olarak tanımlayan başka bir kaynak da burada yedek güç kaynağı, ayrı su sistemi ve ayrı hava filtreleme sisteminin bulunduğunu ancak "tesisin" altyapısının 1940'lı yıllardan kalma olduğunu ifade etti.Yeraltındaki alanda, olası bir nükleer patlama veya diğer büyük saldırılara dayanacak şekilde güçlendirilmiş bir komuta ve kontrol tesisi bulunduğunu bildiren kaynak, tesis ile ısıtma ve havalandırma merkezleri de dahil olmak üzere tüm yeraltı yapılarının mevcut inşaat sürecinde yıkıldığını iddia etti.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmayan Beyaz Saray, geçen hafta doğu kanadı inşaatının durdurulmasını talep eden bir davada mahkemeye sunulan belgede inşaatın durdurulmasının "ulusal güvenliği tehlikeye atacağı ve dolayısıyla kamu yararını zedeleyeceğini" savunmuştu.Beyaz Saray İdari İşler Ofisi Direktörü Joshua Fisher, 9 Ocak'ta Beyaz Saray'ın doğu kanadına yapılacak balo salonu konusunun ele alındığı Ulusal Başkent Planlama Komisyonu (NCPC) toplantısında, balo salonu projesinin genel olarak "görev açısından kritik işlevselliği artıracağını, gerekli güvenlik iyileştirmelerini sağlayacağını ve gelecekteki görev ihtiyaçlarına uygun, dayanıklı ve uyarlanabilir bir altyapı sunacağını" belirtmişti.Projenin komisyonun onayı olmadan yıkım sürecine başlamasının nedeninin yeraltında yürütülen "çok gizli" çalışmalar olduğunu aktaran Fisher, "Bu projeyle ilgili, açıkçası, şu anda üzerinde çalıştığımız bazı çok gizli konular var. Bu, üst kat yapısını değiştirmemizi engellemez ancak bu projeyi gerçekleştirirken bu çalışmanın da dikkate alınması gerekiyordu, ki bu NCPC sürecinin bir parçası değildi." ifadelerini kullanmıştı.