Ebola virüsü nedir, ölümcül mü? Ebola virüsünün belirtileri neler?
Afrika'da yeniden gündeme gelen Ebola salgınına ilişkin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yeni bir açıklama yapıldı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile Uganda’daki Ebola vakalarının “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” oluşturduğunu ifade etti. Mevcut tablonun pandemi seviyesinde değerlendirilmediği de kaydedildi. Vatandaşlar Ebola virüsünün belirtilerini sorguluyor. Peki Ebola virüsü nedir, ölümcül mü? Ebola virüsünün belirtileri neler? Detaylar haberimizde...
Afrika kıtasında ciddi halk sağlığı tehditlerinden biri olan Ebola virüsü hakkında ayrıntılar araştırılıyor. Uzmanlar, Ebola virüsünün ölüm oranının oldukça yüksek olduğunu vurguladı. İlk kez 1976 yılında ortaya çıkan Ebola virüsü Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde görüldü. Kongo'daki vakaların, Ebola Nehri yakınlarında ortaya çıkması nedeniyle hastalığa bu isim verildi. Yüksek ateş ve kanama ile seyreden ölümcül hastalıklar arasında yer alan Ebola virüsü hakkında ayrıntılar sorgulanıyor. Peki Ebola virüsü nedir, ölümcül mü? Ebola virüsünün belirtileri neler? Detaylar haberimizde...
Ebola virüsü Afrika'nın farklı bölgelerinde birçok salgına neden oldu. Özellikle 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika'da yaşanan salgın, tarihin en büyük Ebola krizlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaşırken, 11 binden fazla kişi öldü. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 2018'de başlayan salgında ise 3 bin 406 vaka ve 2 bin 243 ölüm kayda geçti.
Ebola virüsünün kuluçka süresi 2 ila 21 gün arasında değişebiliyor. Ebola virüsünün belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, kusma ve ishal, karın ağrısı, iştahsızlık ve ilerleyen vakalarda iç kanama, ciddi organ hasarları yer alıyor.
Ebola virüsünün kesin bir tedavisi henüz bulunmuyor. Tedavi sürecinde daha çok destekleyici uygulamalar ön plana çıkıyor. Hastalarda sıvı kaybının önlenmesi, kan desteği, plazma tedavisi ve ihtiyaç halinde diyaliz uygulamaları yapılabiliyor. Virüse karşı geliştirilen deneysel aşı çalışmaları var. Ancak dünya genelinde yaygın şekilde kullanılan ruhsatlı bir aşının henüz sınırlı olduğu belirtiliyor.
