Hürmüz alarm veriyor: Orta Doğu’da savaşın ikinci haftasında trafik durdu!
Yaklaşık iki hafta önce ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlar, Körfez ülkeleri başta olmak üzere tüm Orta Doğu’da tansiyonu hızla yükseltti. Bölgedeki gerilim tırmanırken, küresel enerji ticaretinin kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği, İran’ın misilleme adımlarının ardından neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
ABD merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirdiğini iddia ederken, bu adımın su yolunun yeniden açılmasını zorlaştırabileceği değerlendiriliyor. Normal şartlar altında dünya petrol sevkiyatının yüzde 30’u (günde 18-20 milyon varil) LNG (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) ticaretinin de yaklaşık yüzde 20’si bu hat üzerinden yapılıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, enerji piyasalarında benzeri görülmemiş zorluklar yaşandığını belirterek İran’daki çatışmaların yarattığı arz risklerine karşı stratejik rezervlerden 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesine karar verdiklerini açıkladı. Ukrayna savaşının başladığı dönemde kullanılan 182 milyon varillik rezerv petrolün iki katından fazlasını içeren bu karar, kurumun tarihinde bu kapsamdaki en yüksek miktara tekabül ediyor.
IEA’nın rezerv kararına rağmen Irak’ın Basra limanında iki petrol tankerine düzenlenen saldırının ardından petrolün varil fiyatları 100 doların üstüne çıktı. İran Devrim Muhafızları’na bağlı Hatem’ul Enbiya Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını belirterek, “Petrol varilinin 200 dolara çıkmasına hazırlıklı olun” uyarısında bulundu.
Öte yandan Ortadoğu’da devam eden savaşın küresel enerji arzına etkileri derinleşirken, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihracatını artırdığı ortaya çıktı. Tanker takip şirketi Kpler’in verilerine göre savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana İran kıyılarından en az yedi petrol tankeri yükleme yaptı. Son altı gün içinde günlük ortalama ihracatın 2,1 milyon varile ulaştığı belirtilirken, bu rakam şubat ayında kaydedilen yaklaşık 2 milyon varillik ortalamanın üzerine çıktı.
İSRAİL ve ABD saldırılarında İran’ın en önemli tarihi ve kültürel miras alanlarından bazıları da hasar gördü. Saldırılar nedeniyle bazıları UNESCO Dünya Mirası listesinde de bulunan Isfahan’daki Ali Kapu Sarayı ile Çehel Sütun Sarayı’nın bahçeleri, Isfahan’ın simgelerinden Mescid-i Cuma camisi, Tahran’ın merkezindeki Gülistan Sarayı ve Hürremabad kentindeki Felek-ül Eflak Kalesi ciddi zarar gördü. İsfahan Valisi Cemalinejad, tarihi yapıların koordinatlarının savaşan taraflarla paylaşılmış olmasına ve çatılara 1954 Lahey Sözleşmesi kapsamında kullanılan “mavi kalkan” işaretleri yerleştirilmesine rağmen hasarın meydana geldiğini söyledi. UNESCO da İran’daki kültürel alanlarda yaşanan hasarı doğruladı. Tarihi yapıların füzelerle zarar gördüğünü gösteren görüntüler İran’da öfkeye yol açtı. Sosyal medyada ve yapılan röportajlarda birçok İranlı, İsrail ve ABD’nin savaşın İran devleti ve ordusuna karşı yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına rağmen ülkenin kültürel kimliğini temsil eden alanlara verilen zarara tepki gösterdi.
İRAN’a yönelik savaşın birinci gününde, Minab kentindeki bir ilkokulun vurulmasına ilişkin ABD’nin yürüttüğü ön soruşturma bulguları, yanlış istihbarat nedeniyle okulun hedef alındığını ortaya koydu. New York Times’ın haberine göre ABD ordusu okulun yanında bulunan İran askeri üssünü hedef alıyordu. Uydu görüntüleri ile yapılan incelemede okul binasının geçmişte bu askeri tesisin parçası olduğu, ancak 2017 civarında askeri alan ile okul arasına duvar örülerek binanın eğitim kurumu olarak kullanılmaya başladığı tespit edildi. Hedef koordinatlarının bu eski haritalara göre belirlendiğini ve okulun Tomahawk füzelerinin hedefi olduğu ortaya çıktı. İran devlet medyası saldırıda en az 168 çocuğun ve 14 öğretmenin öldüğünü açıklamış, saldırı büyük tepki çekmişti. ABD Başkanı Donald Trump, “isabetsiz füzeleri” nedeniyle okulu İran’ın vurduğunu düşündüklerini söylemişti. İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, ön soruşturma bulgularıyla ilgili, “Affedilemez, korkunç bir savaş suçu, cezasız kalmamalıdır” dedi.
BİRLEŞMİŞ Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) önceki gün yapılan oylamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik füze saldırılarını kınayan tasarı onaylandı. BMGK üyesi 13 ülke İran’ı kınamaya yönelik karar tasarısını desteklerken, İran’ın stratejik ortakları olan Çin ve Rusya’nın çekimser oy kullanması dikkat çekti. BMGK’nın 5 daimi üyesi arasında bulunan Rusya ve Çin, tasarı oylamalarında veto hakkına sahip.
ABD’de FBI yetkilileri, İran’ın ABD topraklarına yönelik olası misilleme senaryoları konusunda yerel güvenlik birimlerini uyardı. FBI’dan şubat sonunda California’daki polis departmanlarına gönderilen bir bilgilendirme notunda, İran’ın ABD’nin batı kıyısına karşı sürpriz bir insansız hava aracı saldırısı düzenlemeyi “değerlendirdiği” ifade edildi. Uyarıya göre saldırının ABD açıklarında bulunan kimliği belirsiz bir gemiden fırlatılacak dronlarla gerçekleştirilmesi ve özellikle California’daki hedeflerin vurulması ihtimali üzerinde duruldu.
TRUMP: İRAN’DA KAZANDIK AMA İŞİ BİTİRMELİYİZ
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik “kısa süreli” bir askeri müdahale sürecinden geçtiklerini belirterek, “Bu işi bitirene kadar buradan ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak” dedi. Önceki gün Kentcuky’de bir mitingde konuşan Trump, “Size söyleyeyim. Biz kazandık. Kazandığınızı çok erken söyleyemezsiniz ama biz kazandık” diye konuştu. İran’ın tüm gemilerini batırdıklarını iddia ederek “Boğazlar çok iyi durumda. Bazı füzeleri var ama çok fazla değil” dedi.