Kurye şovunda Amerikan Trajedisi: Trump'ı zora sokacak dram!
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'daki ofisi önünde bir hazır yemek zincirinin kuryesi ile birlikte basın toplantısı düzenledi. O esnada kuryeye verdiği bahşiş ise ABD'nin gündemine oturdu. Çünkü Trump'ın "hükümet propagandası" aslında o kuryenin zorlu hikayesini de tüm dünyanın gözü önüne sermişti... İşte Yunus Paksoy'un Hürriyet'teki köşesinde yer alan o satırlar
Haberin Devamı
/
Yunus Paksoy'un yazısı şöyle; Basın birden içeri çağrıldı. Oval Ofis’in kapısına dizildi. Oval Ofis’ten çıkan Trump, bir kuryeyi karşıladı. Kurye, emekli bir büyükanneydi. Sharon Simmons, Trump’ın McDonald’s siparişini getirmişti. Trump, 100 dolarlık bahşişi Sharon Hanım’ın eline sıkıştırıverdi. Bahşişin bu kadar konuşulmasının sebebi şuydu...Geçtiğimiz yıla kadar ABD’de bahşişlerden vergi alınırdı. Trump, bu vergiyi kaldırdı. 15 Nisan, ABD’de vergi beyanı için son gündür. 15 Nisan haftası ise Vergi Haftası olarak bilinir. Yani sözün özü... Mesele aslında bir hükümet propagandasıydı.
/
İşin özü ise çok daha derin. 10 torunu olan Arkansaslı Sharon, 2022 yılında kuryelik yapmaya başladı. 4 yılda 14 binden fazla sipariş teslim eden Sharon’ın eşi kanser hastası. Kanser tedavisi gördüğü sırada çalıştığı saatleri azaltmak zorunda kalan eşinin tedavi masraflarını ve ev giderlerini karşılayabilmek için kendi arabasıyla kuryeliğe başlayan Sharon, kendini bir anda Trump’ın dünyasında bulmuştu. İnce, zarif ve naif bir şekilde Trump’ın sorularını yanıtlamaya başlayan Sharon, şu soruyla kalakaldı.
Haberin Devamı
/
Elini, Sharon’ın koluna koyan Trump... “Bana oy verdin değil mi?” dedi. “Iıı... Olabilir” diyen Sharon, zoraki bir gülümsemeyle konuyu geçiştirmeye çalıştı. Sanki Cumhuriyetçilerin kalesi Alabamalı Sharon, Trump’a oy vermiş de Trump’ın çıkardığı savaşla birlikte yüzde 30-40 artan benzin fiyatlarından sonra zaten kıt kanaat geçinirken itiraf etme noktasında mahcubiyet içindeymiş gibiydi. Sonra gündemden sorular gelmeye başladı...
/
Trump’ın daha birkaç saat öncesinde kendisini Hz. İsa ilan etmesi, Papa’ya savaş açması, Papa’ya açtığı savaştan önce İran’a açtığı savaş, Küba’nın fethi ve dahası...Şahit oldukça insanı gerim gerim geren, yer yarılsa da içine girsem denilen ortamlar vardır ya... İzlemeye devam ettim.Trump bir ara trans kadınların, kadın sporlarında yarışması konusuna girdi.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Dönüp Sharon’a sordu... “Sence erkekler kadın sporlarında oynamalı mı?”O noktada artık iyice zor durumda olduğunu belli eden Sharon, “O konuda hakkında gerçekten fikrim yok. Ben buraya bahşişlerden vergi alınmaması için geldim” dedi.“Kesin vardır vardır” diyen Trump, Sharon’un koluna bir kez daha vurdu.15 dakikalık propagandanın en can alıcı kısmı ise sonlara doğru geldi.Kanser hastası kocası Leo’nun tedavi sürecinde kitap yazdığını söyledi Sharon. Trump yine muzip bir tonla “Hadi söyle kitabın ismini” dedi.Sharon ise asla unutmayacağım şu cevabı verdi:“Kitap tevazu üzerine...”İnanılmaz...Sharon, kocasının tevazu üzerine yazdığı kitap çıkınca bir kopyasını da Başkan’a hediye eder mi acaba?
/
Beyaz Saray’da yaşanan öyle bir andı ki...Muhtemelen 60’lı yaşlarında olan 10 torunlu bir büyükanne, Beyaz Saray’a McDonald’s siparişi getiriyor, kocası kanser hastası, tedavi masraflarına paraları yetmiyor, yıllardır kuryelik yapıyor, bahşişlerle hayata tutunmaya çalışıyor ve Trump gülerek eline 100 dolarlık banknotu sıkıştırırken Sharon tevazudan bahsediyor.Dünyanın en komik Amerikan fıkrası diye aratsanız karşınıza bu çıkardı herhalde.Yok yok...Bu olsa olsa tam bir Amerikan trajedisi.