Tarihi ziyarete yakın bakış: Kim kazandı?
Trump aslında tam 8,5 yıl sonra Çin'e gitti. Başkent Pekin'de Trump'a görkemli bir karşılama töreni yapıldı. Çin Devlet Başkanı ile ikili ve heyetlerarası görüşmeler gerçekleştirdi. Elbette ABD-Çin ikili ilişkileri de konuşuldu ancak masada asıl konu devam eden İran savaşıydı. ABD Başkanı Donald Trump’ın yıllarca sert söylemlerle hedef aldığı Çin’e yönelik ton değiştirmesi dikkat çekti. Uzmanlara göre, Pekin’deki kritik zirve, İran krizi, Tayvan gerilimi, ticaret savaşları ve Washington’un küresel sıkışmışlığı nedeniyle yeni güç dengelerinin işareti olabilir.
Dünya enteresan günlerden geçiyor. Pek çoğumuz, “Pandemiden bu yana nasıl altı yıl geçti, 2020 daha iki sene önceydi?” diyerek zamanın ne kadar hızlı ve göreceli olduğunu sindirmeye çalışıyoruz ama Trump’ın Kasım 2017’de Pekin’e gerçekleştirdiği son ziyaretinden bu yana yaşananları kısaca özetleyip, canınızı biraz daha sıkayım:
*Covid-19 pandemisi patladı ve atlatıldı;
*ABD, Çin’e ticari savaş başlattı;
*ABD’de Kongre baskını yaşandı;
*Rusya, Ukrayna'yı işgal etti;
*ABD, Afganistan'dan çekildi;
*Küresel enflasyon ve çip krizi meydana geldi;
*İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrıldı;
*ABD'de Trump yeniden başkan seçildi;
*İsrail, Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı sistematik ve yaygın saldırılar yürüterek soykırım uyguladı;
*Suriye'de HTŞ yönetime geldi;
*İsrail ile İran arasında 12 Gün Savaşı yaşandı;
*ABD, Venezuela’ya düzenlediği operasyonla Devlet Başkanı Maduro’yu ele geçirdi;
*ABD ve İsrail, İran’a savaş açtı.
İki ülke arasındaki ilişkilerde en önemli konulardan biri Tayvan meselesi. Çin, Tayvan’ın bağımsızlığını reddediyor ve Çin’in bir parçası olduğunu söylüyor. Ancak ABD ile Tayvan müttefik. Üstelik ABD, Tayvan’a sadece siyasi değil, askeri destek de veriyor.
Son olarak Trump, Tayvan için hazırlanan 14 milyar dolarlık devasa askeri paketi Kongre'ye göndermeyi ertelemişti. Ancak bu paket ve ABD’nin Tayvan’a askeri desteği ikili ilişkilerin üzerinde sallanmaya devam ediyor. Tarık Oğuzlu, Çin’in Tayvan konusundaki tutumunu ise şu sözlerle açıkladı:
“Tayvan, Çin’in kırmızı çizgisi. Çin’in Tayvan konusundaki politikası çok net. Çin de muhtemelen ‘Sen Tayvan konusunda beni rahatlatırsan, oradaki ayrılıkçı hükümeti susturursan, Tayvan ile silah anlaşmasını dondurursan ve bağımsız bir Tayvan istemediğini açıkça deklare edersen, ben de en azından bu ticari ateşkesi devam ettiririm. İran konusunda da biraz daha inisiyatif alırım’ diyor.” Peki görüşmelerden çıkan sonuçları nasıl okumak gerekir?
“Trump bu görüşmeden bir şeyler almak zorunda ve bu durum Çin için de önemli” vurgusunu yapan Oğuzlu “Çünkü Trump bir şey elde etmeden giderse daha da kızar, daha anlamsız şeyler yapabilir” dedi ve Çin’in Trump’ı biraz eli dolu yollayacağını söyledi: “Ama Trump çok da zafer kazanmış edasıyla ayrılamaz Pekin’den. Çünkü bu da Şi’yi olumsuz etkiler.”
