Trump'ın amacı ne? Olası savaşta 2 senaryo!
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, düzenlediği basın brifinginde İran gündemine ilişkin değerlendirme yaptı. ABD'li sözcü, İran'la müzakerelerin önce Türkiye'de yapılacağının açıklandığının hatırlatılıp sonra Umman'a alınması sürecine ilişkin soruya cevap verirken ABD'nin pozisyonunu yeniden dile getirmekle yetindi. ABD Başkanı Trump, İran'la ilgili son açıklamasında, "Onlar (İranlılar), bizimle müzakere ediyorlar çünkü onlara saldırmamızı istemiyorlar. Biliyorsunuz, İran'a giden büyük bir filomuz var." ifadesini kullanmıştı. ABD ile İran heyetlerinin 6 Şubat Cuma günü Umman'ın başkenti Muskat'ta nükleer müzakereler için bir araya gelecekleri bildirilmişti. Tüm bu gelişmelerle ilgili olarak Abdulkadir Selvi, Hürriyet Gazetesi'nde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
ABD’nin İran’a müdahalesinde iki senaryodan söz ediliyor.
1- ABD, bu kez rejimin sembol isimlerini hedef alacak. Dini lider Hamaney birinci hedef durumunda.
2- İran’daki protestoları bastırmakta ön plana çıkan Devrim Muhafızları ve Besic komutanları vurulacak. Devrim Muhafızları’nın karargahları hedef alınacak.
3- İran’a şok etkisi yaratacak bir saldırı gerçekleştirilecek. İran harekatı uzun sürmeyecek. Kısa süreli, şok edici, ağır bir bombardıman yapılacak.
4- İran vurulurken eş zamanlı olarak etki ajanları halkı ayaklanmaya çağıracak. Protestolarda sokaklara dökülenlerin bu kez rejimi devirmek üzere harekete geçmesi sağlanacak. İkinci senaryo ise İran vurulduğu zaman halkın rejimin etrafında kenetleneceği söyleniyor. O nedenle dini lider Hamaney’in çekilmesi ya da ortadan kaldırılması sağlanacak. Ancak rejim değişikliğine gidilmeyecek. Rejimin içinden ılımlı bir mollanın İran’ın başına geçmesi sağlanacak.
Türkiye'nin ABD ile İran arasında yürüttüğü mekik diplomasisinin perde arkasına ulaştıkça yeni bilgilere ulaşıyorum. İran'ın talebi üzerine müzakereler İstanbul'dan Umman'a alındı. Ancak müzakerelerin Türkiye'de olması önerisi Türkiye'den gelmemiş. İran ve ABD, müzakerelerin Türkiye'de yapılması konusunda mutabık kalmışlar. Türkiye de ev sahipliği yapmayı kabul etmiş. Önce Türkiye üzerinde mutabık kalmışlar sonra ise İran'ın önerisi üzerine görüşmeler Umman'a alındı. Türkiye'nin bu konuda bir rahatsızlığı olmadığını ifade ettim. Türkiye, olaya yukarıdan bakıyor. "Önemli olan barış masasının kurulması. Biz barış masasının kurulmasını ve sonuç almasını destekleriz" deniliyor.
NEDEN UMMAN
İran'ın son anda Umman'ı istemesi ise şöyle değerlendiriliyor: "ABD ile İran arasında Umman'da eski görüşmeler vardı. 12 Gün Savaşı'yla bu kesintiye uğradı. Umman görüşmelerinde tek gündem maddesi nükleer konusuydu. İran, sadece nükleer meselesini görüşmek istediği için Umman'ı istedi." Türkiye'deki görüşmelerde balistik füzelerin sınırlandırılması, vekil güçlere desteğin kesilmesi gibi yeni gündem maddesi ve yeni ülkelerin sürece dahil olmasını istemedi. İran konusu çok kritik bir noktaya geldi. Biz komşumuz İran'ı vurmasını istemiyoruz. Bunu engellemeye çalışıyoruz ama İran da Trump'ın eline fırsat vermemeli. Çünkü ABD'nin niyeti kötü.
TÜRK HALKI BURUK
Türkiye, diplomasi yoluyla barışı sağlamaya, savaşı önlemeye çalışıyor. İran ise en zor döneminde dahi Türkiye ile rekabeti sürdürmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tavrında bir sitem olmadığını söyledim ama İran'ın bu tavrı Türk halkında bir burukluk meydana getirdi. İran'ın istikrarı Türkiye'nin istikrarı dedik. İran'ın güvenliği Türkiye'nin güvenliği dedik. İranlılar bizim kardeşimiz dedik. Bunların hepsi doğru ve geçerli. Dileriz İranlı kardeşlerimiz bir felaket yaşamaz. Çünkü onların acısı bizim acımız olur. Ama İran'ın yaptığı kabul edilemez. Böyle kardeşlik olmaz.