Trump’ın İran’da seçenekleri tükeniyor: Çıkış yolu masadaki o plan olabilir mi?
ABD-İran savaşında Donald Trump’ın seçenekleri giderek daralıyor. CNN International, ABD Başkanı'nın bu çıkmazı aşmak için elinde "iyi bir seçenek" kalmadığı değerlendirmesinde bulundu. Peki her iki tarafa da “zafer ilanı” yaptırabilecek ve uzlaşı zemini oluşturabilecek bir formül masada var mı? Hürmüz Boğazı için bir öneri öne çıkanlar arasında...
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın yeni bir "dayağı" hak ettiğine dair sinkaflı tehditte bulundu, ardından ABD yeni saldırılar düzenledi. Ancak Washington’un bu hamleleri savaşın seyrini değiştirecek bir sonuç getirmiyor.
CNN International ABD’nin denklemi değiştirme seçenekleri arasında “iyi bir” alternatif kalmadığına dikkat çekti. Bunlardan biri İran'a karşı kara harekâtına girişerek yüzlerce Amerikan askerinin hayatını riske atmak, diğeri ise Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolünü kabul etmek.
İran savaşının maliyeti yalnızca savaşa taraf olan ülkelerle sınırlı kalmıyor. Orta Doğu ve Avrupa'da siyasi ve ekonomik sonuçlar giderek ağırlaşıyor. Hürmüz Boğazı'nın sivil gemilerin büyük bölümü için kapalı kalması halinde küresel petrol rezervlerinin azalması, dizel ve gübre gibi petrol türevlerinin fiyatlarının yükselmesi ve Avrupa'da kış aylarında sıvılaştırılmış doğal gaz sıkıntısı yaşanması ihtimalinin güçleneceği belirtiliyor.
Körfez ülkelerinin lüks turizm ve yabancılar için birer cazibe merkezi olmak için oluşturduğu imaj da savaş nedeniyle darbe aldı. ABD’de ise Trump'ın İran politikası ve akaryakıt fiyatlarına ilişkin kamuoyu desteği yüzde 30'un altında kaldı. Bu seviyelerin kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından ciddi risk oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Diplomatik çabaların tıkandığı bu dönemde iki umut ışığı göze çarpıyor.
Bunlardan ilki, İran'ın da dahil olduğu Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nı ortak şekilde yönetip ticari gelirlerini paylaşacağı uluslararası bir yapı kurulması fikri.
Bu çıkış yolu, ironik bir şekilde iptal edilen mutabakat zaptında gizli olabilir. Söz konusu zaptta, "İran ve Umman'ın, diğer Basra Körfezi kıyıdaş ülkeleriyle yapılacak görüşmeler çerçevesinde Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetlerini belirlemesi" maddesi yer alıyordu.
CNN’deki analize göre diğer olası diplomatik açılım yine ABD dışından gelebilir. İngiltere’nin ev sahipliğinde Boğaz’daki gemilerin güvenliğini görüşmek üzere toplanması planlanan uluslararası konferans bu hafta gerçekleşmedi. Ancak benzer girişimler yeniden gündeme gelebilir.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan tek resmi diplomatik temas ise İran ile Umman dışişleri bakan yardımcıları arasında, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması halinde deniz trafiğinin nasıl yönetileceğine ilişkin görüşmeler oldu.
CNN’in aktardığına göre Umman, uluslararası hukukun uluslararası seyrüsefere açık boğazlardan serbest ve güvenli geçişi öngördüğü gerekçesiyle Tahran’ın desteklediği petrol tankerlerine geçiş ücreti uygulanması fikrine karşı çıktı. Bunun yerine Umman yönetimi, doğrudan geçiş ücreti yerine "denizcilik hizmetleri" karşılığında ücret alınmasını içeren bir uzlaşma formülünü masaya getirdi.
"Hürmüz Ücreti" fikri, Londra merkezli düşünce kuruluşu Bourse and Bazaar Foundation tarafından yayınlanan bir makalede incelendi. Fikir, gemilerin boğazı kullanması için bir geçiş ücreti alınmasını değil, Körfez kıyısındaki ülkelerin oluşturacağı ortak yönetim mekanizmasının finansmanına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Analizin yazarlarından Esfandyar Batmanghelidj, Tahran'ın bu sistemden elde edeceği gelir konusunda düşünüldüğü kadar katı olmayabileceğini belirterek, "İran ekonomik durumunu önemsediği ölçüde, Hürmüz Boğazı'nda bir ücret dayatmaya çalışmaktan çok daha büyük hedefleri var." dedi.Batmanghelidj, ABD ile diplomatik bir açılımın sağlanması halinde bunun yaptırımların kaldırılması ya da İran petrol ihracatının önündeki engellerin kalkması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Haberde, önceki ABD başkanlarının benzer krizlerde Avrupalı müttefiklerini diplomatik baskıyı artırmak için devreye soktuğu, ancak Trump'ın uyguladığı gümrük tarifeleri ve sert söylemler nedeniyle transatlantik ilişkilerin ciddi şekilde zarar gördüğüne de dikkat çekildi.
Trump'ın savaşı başlatmadan önce birçok müttefikiyle istişare etmediği, buna karşın daha sonra bu ülkeleri askeri operasyona katılmadıkları gerekçesiyle eleştirdiği ifade ediliyor. Avrupa ülkelerinin Hürmüz'e mayın temizleme unsurları göndermeyi teklif ettiği ancak bunun tüm çatışmaların sona ermesi şartına bağlandığı aktarılıyor.
Almanya Marshall Fonu'nun Brüksel'de görev yapan yetkililerinden Ian Lesser, "Avrupa'dan üzerinde uzlaşılmış bir stratejiye destek vermesini istemek başka bir şey. Ancak ortada böyle bir strateji yok. Hatta şu anda Amerikan stratejisinin ne olduğu bile net değil." ifadelerini kullandı.
Stephen Collinsson imzalı CNN analizi şu ifadelerle son buluyor:
"Umman gibi, diğer Körfez ülkeleri ve Avrupalı güçler de Trump’ın başlattığı savaşı bitirememesinin ağır bedeliyle karşı karşıya. Eğer Washington ve Tahran kendi kendini besleyen bu yıkıcı döngüden kısa sürede kurtulamazsa, diğer ülkelerin onlara yardım etmekten başka çaresi kalmayacak."