İşte ABD'de başkanlık yarışında son durum! Yarışı hangi aday önde götürüyor?

İşte ABD'de başkanlık yarışında son durum! Yarışı hangi aday önde götürüyor?

ABD bugün başkanını seçecek. Yabancı düşmanı politik açıklamalarının yanı sıra, kadınlar hakkındaki aşağılayıcı açıklamaları, taciz iddiaları ve sızan ses kayıtlarındaki ifadeleri nedeniyle seçimlere iki hafta kala Clinton'un 9 puan gerisinde olan Trump, bu farkı kapattı. Geçen hafta FBI'ın Clinton'un e-mailleriyle ilgili ikinci bir soruşturma açabileceğini duyurmasıyla Trump rakibini yakaladı. Clinton'u rahatlatan Trump'ı ise kızdıran FBI açıklaması seçimden bir gün önce geldi: "E-maillerde suç unsuruna rastlanmadı." Son anketlere göre Clinton, Trump'tan 4 puan önde ve ABD'nin yeni başkanını belirlemesi için artık 24 saat kaldı. Peki, gün geçtikçe kızışan ve sertleşen yarışta bugüne kadar neler yaşandı? İşte yanıtı...

Dünya ABD'de bugün gerçekleştirilecek başkanlık seçimine kilitlendi. Son anketlere göre, Demokrat aday Hillary Clinton, Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump'tan 4 puan önde. NBC/Wall Street Journal ortak anketine göre, Clinton'ın 4 puanlık üstünlüğü var. Öte yandan Washington Post-ABC News tarafından 1-4 Kasım tarihlerinde yapılan ankete göre de Clinton yüzde 48'e yüzde 43 ile Trump'ın beş puan önünde.


Clinton farkı açmaya başladı


ABD'nin ilk kadın başkan adayı


Eski First Lady, New York Senatörü ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD'nin ilk kadın başkan adayı. 12 Nisan 2015 tarihinde Demokrat partiden ABD başkanlığına aday olacağını açıklayan Clinton, ilk olarak ekonomiye yönelik mesajlar verdi. Ekonomik eşitsizliği düzelteceğini vaat eden Clinton,seçim kampanyalarına Lowa'da başladı. İlk mitingini ise New York'ta yaptı. 7 Haziran 2016'da Demokrat Parti'de yeterli delege sayısına ulaşan Clinton, ABD tarihindeki ilk kadın başkan adayı oldu. ABD başkanı Brack Obama da seçimlerde Clinton'u destekleyeceğini açıkladı Obama Clinton için şu ifadeleri kullandı: Onun ne kadar zeki ve olaylara hazırlıklı olduğunu biliyorum...Demokrat Parti'den başkan adayı olan ve bazı ön seçimlerde Clinton'ı geçen Bernie Sanders da Clinton'a desteğini açıkladı.


Hillary Clinton 11 Eylül töreninde rahatsızlandı


Trump destekçilerine hakaret


Clinton'ın, başkanlık yarışındaki rakibi Trump'un destekçilerine yönelik olarak "'Yarısı acınacak halde insanlar. Irkçılar, cinsiyetçiler, yabancı düşmanılar, islamofoblar. Daha aklınıza ne gelirse..." şeklinde sarfettiği cümleler Trump cephesinde büyük tepki çekti. Clinton, tepkiler üzerine kullandığı ifadeler için özür diledi.


Trump'a cinsel taciz suçlaması


E-posta skandalı


Hillary Clinton'ın başkanlık kampanyasına en büyük gölgeyi e-posta skandalı düşürdü. 8 Temmuz 2015'de Clinton'un daha önceden yayınlanmamış e-postalarının kamuoyunda paylaşılması ABD siyasetinde deprem etkisi yaratttı. Clinton'un dışişleri bakanlığı döneminde elektronik yazışmalar için kişisel e-posta adresini kullandığı ortaya çıktı. 9 Eylül 2015'de özür dileyen Clinton hakkında başlatılan soruşturmada da suçsuz bulundu. Daha sonra, Demokrat Parti adayının seçim kapmanyasını da olumsuz etkileyen e-posta skandalının en az zararla atlatılması için Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray'ın ortaklaşa hareket ettikleri ve Clinton'a yardımcı oldukları anlaşıldı.


Trump'ın çıplak heykelleri New York sokaklarında


Clinton'un sağlık durumu


Clinton'ın, New York'ta yapılan 11 Eylül anma törenlerinden rahatsızlanarak erken ayrılması, ardından yapılan açıklamada ateşinin yükseldiğinin belirtilmesi ABD'de günün konusu oldu. Clinton'un daha sonra zatürre olduğu duyuruldu. Trump ve taraftarlarının Clinton'un sağlık durumunun başkanlık yapmasına elverişli olmadığı iddiaları üzerine yapılan açıklamada Demokrat Parti adayının sağlığının "normal ve çok yerinde" olduğunu açıklandı. Açıklamada, Clinton'ın doktoru Lisa Bardack, Clinton'ı muayene ettiğini ve sonucun "normal" olduğunu belirtti. Clinton'ın uzun dönem doktorluğunu yapan Dr. Bardack de Demokrat adayın "zihinsel olarak mükemmel durumda bulunduğunu" kaydetti.


Clinton'un rahatsızlığı yarışı etkiler mi?


Skandalların adamı Donald Trump


İşadamı Donald Trump'ın ABD başkanlık seçimlerinde aday olacağını açıklaması dünyada büyük yankı uyandırdı. Cumhuriyetçi Parti adayının seçim vaatlerinde göçmenler, müslümanlar, siyahlar hakkındaki görüşleri çok konuşuldu.


Trump'ın seçim kampanyası için yaptığı reklamlarında Müslümanları hedef alan söylemler yer aldı. Bir konuşmasında, ''Ben Müslümanları seviyorum. Bence onlar harika insanlardır'' açıklamasında bulundı ancak daha sonra müslümanların geçici olarak ABD'ye girişinin engellenmesi gerektiğini savundu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada "Bu Amerikan değerlerine ve ulusal güvenlik çıkarlarına aykırıdır" denildi.


Trump'ın müslümanlar ve göçmenler ile ilgili ortaya attığı ayrımcı fikirler bununla da kalmadı. Cumhuriyetçi aday ABD'de yaşayan Müslümanların güvenlik güçleri tarafından sürekli olarak takip altında tutulması gerektiğini ve bunun bir terörle mücadele konusu olduğunu iddia etti. Trump ayrıca camilerin takibe alınması konusunun siyaseten yanlış bir adım olduğu eleştirilerine ise 'Umurumda değil' yanıtını verdi.


Rolling Stones'tan Trump'a veto


Meksika sınırına duvar çekilmeli


Donald Trump, Meksika'dan ABD'ye giren göçmenleri engellemek için büyük bir duvar inşa etmek istediğini belirtti. "Ülkemize uyuşturucu sokuyorlar, suçu getiriyorlar... Onlar tecavüzcü" diye konuşan Trump, inşa edilecek duvarın maliyetini ise Meksikahükümetinin üstlenmesini istedi.


11 milyon kayıtsız göçmen sınırdışı edilmeli


Trump'ın ırkçı açıklamaları bununla da bitmedi. İşadamının hedefindeki gruplardan biri de göçmnelerdi. Göçmlenlerin sınırdışı edilmesini savunan Trump, ABD topraklarında doğan her bebeğe ABD vatandaşlığı verilmesi uygulamasına da son vereceğini söyledi.


Trump'ın mitinginde olaylar çıktı


İki adayın sert canlı yayın kapışması


Clinton ile Trump'ı karşı karşıya getiren son canlı yayın, sert tartışmalara sahne oldu.


Tartışmaya Trump'ın 2005 yılında içinde kadınlarla ilgili "müstehcen" ve "kaba" ifadelerinin yer aldığı video damgasını vurdu. Clinton, rakibinin kadınlar ve farklı etnik kimliklere mensup insanlarla ilgili birçok kez benzer ifadeler kullandığını ve özür dilemediğini hatırlatarak Trump'ın "alternatif bir evrende yaşadığını" ve onun "ırkçı bir yalancı" olduğunu söyledi.


Trump ise sözlerinden dolayı özür dilerken, Clinton'a, eşi Bill Clinton'ın başkanlığı döneminde Beyaz Saray'da yaşanan "Monika Lewinsky skandalı" ile yüklendi.


Çocuklar Donald Trump'a nasıl tepki verdi


Clinton'a elektronik postaların silinmesi olayı üzerinden ithamlarda bulunan Trump, konunun çok ciddi olduğunu ve Clinton'ın açık bir şekilde suç işlediğini ileri sürdü ve başkan olması halinde Clinton'ın hapse gireceğini söyledi.


Televizyon tartışmaları sonrası oy oranları


Başkanlık için yarışan iki adayın canlı yayında gerçekleştirdikleri tartışmalar seçmenlerin oy tercihlerini büyük oranda etkiledi. CNN International'ın elde ettiği anket verilerine göre tartışmayı izleyenlerin yüzde 62'si demokratların adayı Hillary Clinton'ı başarılı buldu.


Obama: ABD halkı Trump'ı seçmez


Adayların ikinci tartışmasında da Hillary Clinton daha başarılı bulunan taraftı. Bu canlı yayının ardından düzenlenen anketlerde özellikler kadın seçmenin tercihi Clinton'dan yana oldu.


Amerikalıların stresi arttı


Seçim yaklaştıkça Amerikalıların stresi de arttı. Hatta Amerikan Psikoloji Derneğinin yaptığı bir araştırma ülkede başlıca stres kaynağının, öncekilere göre negatif ve suçlayıcı bir kampanya diliyle süren başkanlık seçimleri olduğunu ortaya koydu. En yoğun stresi de 70 yaş ve üzerindeki seçmenler yaşıyor. 


Trump'tan doping testi önerisi


ABD bir yandan başkan adayları arasındaki canlı yayın münazaralarındaki performansları tartıştı. Seçmenlerin kanaatlerinin oluşumunda etkili olan adayların bu TV tartışmalarındaki performansları da gündemde önemlice bir yer tuttu. Hatta performansı rakibi Clinton'ın gerisinde kalan Donald Trump, son münazara öncesinde adaylara doping testi yapılmasını önerdi. Bundan bir süre sonra da Kuzey Carolina'daki mitinginde prompter bozuldu ve konuşmasını doğaçlamayla sürdürdü. Trump bunu da dinleyicilerine, "Son 20 dakikadır prompterlar çalışmıyor. Aslında promptersız daha iyi konuşuyorum" diye duyurdu.


Tartışma parodileşti, Trump ünlü aktöre tepki gösterdi


İkinci canlı yayın tartışmasının ardından Trump'ı ti'ye alan çok sayıda parodiler yapılmıştı. Trump önce ünlü komedi şovu Saturday Night Live'da, ardından da ünlü oyuncular Alec Baldwin ile Kate Mckinnon'ın oynadığı skeçte alay konusu oldu. Trump buna, "Beni hedef almayı iş edinmiş o şovu izledim. Artık bu sıkıcı ve komik olmayan şovun emekliye ayrılma vakti geldi. Alec Baldwin'in canlandırması iğrenç. Medya seçimlere hile karıştırıyor" diye tepki gösterdi.


Trump'ın eşi ses kaydıyla ilgili açıklama yaptı


Donald Trump'ın sızan ses kaydından sonra eşi Melanie Trump da kameraların karşısına geçip bununla ilgili açıklama yaptı. Ses kaydının seçime 3 hafta kala sızdırılmasını "manidar bulduğunu" söyleyen Melanie Trump, komplo iddiasında bulundu. Melanie Trump, "Şaşırmadım, her şey organize edildi. Tüm bu kadınlar çıkıp, doğru olmayan  suçlamalarda bulunuyorlar. Neden şimdi, neden seçimden 3 ay önce? tanıdığım insan bu değil" dedi. 


Melanie Trump, kocasının kendisinden özür dilediğini söyledi ve ekledi: "O sözler, beni rencide etti, uygunsuzdu. Benden özür diledi, ben de kabul ettim. Yolumuza devam ediyoruz."


Son münazara: 'Seçim sonucuna saygı duymayabilirim'


19 Ekim'de ise, Clinton ve Trump kozlarını karşı karşıya paylaştıkları son canlı yayın düellosuna çıktılar. Tartışmaya, seçimde hile ve usulsüzlük olacağı iddiaları olacağını öne süren Trump'ın "Seçim sonucuna saygı duymayabilirim" iması damga vurdu. 


'Kukla başkan' polemiği


Adaylar "Rusya ve Kremlin'in Amerika'da seçimi siber saldırılarla etkileme girişiminde bulunacağı" iddialarını tartıştı. Clinton, Trump'a, "Bunu doğrulayan istihbarat raporları var" dedi. İki aday arasında ayrıca "kukla başkan" polemiği yaşandı. Trump, "Putin'i tanımam. Benim için güzel şeyler söylemiş olabilir. Putin'in Clinton'a hiç saygısı yok" dedi. Clinton'un yanıtı ise, "Kukla bir başkan isterdi de ondan" şeklinde oldu. Trump ise Clinton'a "Sensin kukla" dedi. 


Tartışılan konular arasında Musul ve Suriye krizi de vardı. 


Tansiyon yüksekti


Başkan adaylarının son TV tartışmasında tansiyon öncekilere göre daha yüksekti. Adaylar birbirinin sözünü sıkça böldü, tartışmanın başında da sonunda tokalaşmadı.


'Ne kadar da pis bir kadın'


Tartışmanın en çok konuşulan anlarından biri, Clinton konuşurken Trump'ın mikrofonlara yansıyan bir sözü oldu. Clinton vergi ödemenin gerekliliğinden ve sosyal sigorta sisteminden bahsediyor, eleştiri oklarını da vergi ödemediğini savundugu rakibi Trump'a yönlendiriyordu. Clinton'ın sözleri Cumhuriyetçi rakibini kızdırdı: "Ne kadar da pis bir kadın."


Clinton tartışmanın bir noktasında işadamı Trump ile özgeçmiş kıyasına girdi: "Bir gün ben Beyaz Saray'da oturmuş, Usame bin Ladin'e yönelik baskını izlerken, sen 'çırak' programını sunuyordun."


Trump güldürdü: 'Kadınlara benden fazla saygı duyan biri daha yok'


Düelloda moderatör Cumhuriyetçi eğilimli olarak nitelenen Fox News sunucusu Chris Wallace'tı. Her iki adayı da sıkıştırdığı sorularla takdir topladı. Moderatör Wallace, zaman zaman seyircileri de uyarmak zorunda kaldı. O anlardan biri 2 hafta önce ortaya çıkan ses kaydında kadınlara yönelik müstehcen ifadeler kullanan Trump'ın, "kadınlara saygı duyduğunu" söylediği anlardı. Trump'ın "Kadınlara benden fazla saygı duyan biri daha yok" sözleri üzerine gülüşmeler oldu. Wallace ise "Lütfen, lütfen" diyerek uyarıda bulundu.


Yardım yemeğinde espriler uçuştu


TV tartışmasının ertesi günü Clinton ve Trump, New York'ta Katolik kuruluşu Alfred Smith Memorial Vakfının yardım yemeğinde buluştu; bu kez birbirlerine esprili bir dille takıldılar ve tokalaşmayı da ihmal etmediler. Trump buradaki konuşmasında esprili bir dille Clinton'a ve ABD medyasına yüklendi: "Hillary benim kampanya müdürümle tanıştı. Ben de Hillary için çok sıkı çalışan insanlarla tanıştım. NBC, CNN, CBS, ABC VE New York Times'ın yöneticileri..."


Trump yemekte, kampanya sırasında daha önce First Lady Michelle Obama'nın konuşmasını birebir alıntılayarak tartışmalara yol açan eşi Melanie'yi savundu: "Michelle Obama bir konuşma yapıyor, herkes bayılıyor. Karım Melanie aynı konuşmayı birebir yapınca herkes ona yükleniyor. Anlamıyorum."


Hillary Clinton da rakibinin, "Ancak ben kazanırsam seçim sonuçlarını kabul ederim" sözlerine takıldı: "Donald'dan sonra burada olmak şahane bir duygu. Donald'ın böyle barışçıl bir yetki devrini kabul edeceğini hiç sanmazdım."


Seçime 2 hafta kala Clinton 9 puan öndeydi


Son TV tartışmasının ardından seçime iki hafta kala yapılan anketler Clinton'ı rakibinin 9 puan önünde gösteriyordu. Trump cephesinden buna, "Evet gerideyiz ama pes etmeyeceğiz, hala kazanabiliriz" açıklamaları yapıldı. Anketler özellikle Clinton'ın kararsız eyaletlerde öne geçtiğini ortaya koydu. Utah ve Arizona gibi Cumhuriyetçilerin kalesi olarak bilinen eyaletlerde Demokratlara desteğin öne çıktığı görüldü.


Obama TV şovunda Trump'a yüklendi


Başkan Obama'da seçime iki hafta kala TV'de ünlü komedyen Jimmy Kimmel'ın talk şov programına çıktı ve Trump'ı yerden yere vurdu. Obama, emlak devinin kendisi için sarf ettiği, "En kötü başkan olarak tarihe geçecek" sözlerine "En azından başkan olarak tarihe geçiyorum" diye yanıt verdi.


Trump dış politika konusunda mülakat verdi


Seçim tarihi yaklaştıkça dış politika konusu da gündemde yer almaya başladı. Reuters'a kapsamlı bir mülakat veren Trump, rakibi Hillary Clinton'ın Suriye politikasını, "ne yaptığını bilmemekle" ve "3. Dünya savaşı çıkaracak" sözleriyle eleştirdi.


FBI'dan Clinton'a son dakika sürprizi: İkinci soruşturma tehlikesi


Başkanlık yarışında son düzlüğe girilirken Clinton'ı yıpratıcı hamle FBI'dan geldi. Demokrat başkan adayının başı bir kez daha e-mailleri yüzünden derde girdi. Trump'ın "Watergate'ten bu yana en büyük skandal" diye nitelediği e-mail krizini yeniden gündeme getiren ise, Clinton'ın danışmanı Huma Abedin'in eşi Anthony Weiner hakkındaki "Cinsel taciz" soruşturması oldu. Seçime 11 gün kala Weiner'a ait Abedin'in bilgisayarında çıkan bir mesaj nedeniyle daha önce kapatılan dosyayı yeniden açan FBI, seçime 11 gün kala ikinci kez inceleme başlattı. Clinton cephesinin tepki gösterdiği bu incelemeyle ilgili FBI Başkanı James Comey, Kongreye mektup gönderdi.


Bu hamlesinin ardından FBI, elindeki bilgileri seçime yakın bir tarihe kadar bekletip,seçimi etkilemeye çalışmakla eleştirildi. ABD basınında Comey'in yeni e-maillerden Ekim ayının ortalarında haberdar olduğu ve beklettiği haberleri yer aldı. Demokrat Parti de FBI Başkanını seçim zamanının yaklaşmasını bekleyip seçim sonuçlarını etkilemekle suçladı.


Hillary Clinton ise, FBI Başkanı Comey'e "Elindne ne varsa açıkla" meydan okudu. Clinton, geçen yıl kendi e-maillerinden aklanmasını hatırlattı ve sonucun bu kez de aynı olacağını söyledi: "Burada soruşturulacak bir şey yok."


Obama da FBI'a tepki gösterdi


ABD Başkanı Barack Obama da Clinton'ın mailleriyle ilgili yeni soruşturma başlatan FBI'yı eleştirdi, imalarla soruşturma açılamayacağını söyledi. James Comey'e hedef alan Obama, "İmalar üzerinden, eksik bilgi ve sızıntılar üzerinden soruşturma yapmayız. Böyle bir norm olmadığını düşünüyorum. Biz somut kararlara dayalı olarak çalışırız" dedi.


Obama, Trump'ı böyle tarif etti


Obama, "Trump kazanırsa dünyanın kaderini tehlikeye sokar" diyerek Clinton'a oy verilmesi çağrısı yaptı: "Seçilmeden önce anayasaya saygısızlık ediyorsanız, hoşlanmadığınız şeyler yazdığında basını faaliyetlerini durdurmakla tehdit ediyorsanız, rakibinizi hapse atmakla tehdit ediyorsanız ya da farklı inançlarından dolayı insanlar arasında fark gözetiyorsanız bir hayal edin anayasayı ihlal etme gücü elinizde olduğunda neler yaparsınız?"


FBI'ın hamlesi sonrasında Trump aradaki farkı azalttı


Bu gelişme anketlere göre Clinton'ın gerisinde olan rakibi Trump'ı memnun etti ve New Mexico'daki konuşmasında taraftarlarına seslendi: "Dışarı çıkın ve oy verin. Büyük zafer kazanacağız. Brexit'in 10 katı etki yapacak." Gelişmeler Trump'ın beklediği gibi de oldu. FBI'ın hamlesinin ardından seçim yarışında son haftaya girilirken adaylar arasındaki fark kapanmaya başladı. Clinton'ın elektronik postalarının bir kez daha soruşturma konusu olmasının ardından, bazı anketlerde puan farkı bire kadar indi. İki aday konu üzerinden yine birbirlerine yüklendi. Soruşturma sonrası, ABC anketinde fark 1'e kadar inerken, CNN ve Reuters'ın yaptığı anketlerde puan farkı 5 çıktı. Bu yine de farkın kapanmakta olduğunu gösterdi.


Aradaki fark kapandı, iki rakip başa baş gidiyor


2 Kasım'da yapılan bir anket ise adayların arasındaki farkın kapandığını ortaya koydu. Anketlerin ortalamlarına göre ise, Clinton hala önde. ABC /Washington Post'un 23 Ekim'deki anketine göre, Clinton Trump'ın tam 12 puan önündeydi. Son ankete göre, Trump büyük bir sıçrayışla aradaki farkı kapattığı gibi bir puan da öne geçti. BBC'nin ABD'deki 5 büyük anketin ortalamasını aldığı sonuçlara göre ise, Hillary Clinton, Donal Trump'ın iki puan olsa da önünde. Uzmanlara göre, oylardaki azalışın en büyük etkeni Demokrat seçmenlerin son günlerde Clinton'a yönelik heyecanlarını kaybetmeleri. Seçim sonuçlarına dair tüyo veren önemli bir veri daha var. Seçimlerle ilgili hediyelik eşya satışı rakamları.


Hediyelik eşya satışlarına göre Clinton


35 yıldır başkanlık seçimi öncesinde hediyelik eşya satan mağazanın sahibi, satışları baz alarak 1980'den beri tüm sonuçları doğru tahmin ediyor. Tek istisna var o da 2000'de Al Gore'un George Bush'a kaybettiği seçim. Satış rakamlarına göre, her iki partinin adaylarını resmen ilan ettiği kongrelerin sonrasında Ağustos ayında Clinton yüzde 62'de, Trump yüzde 38'deydi. Televizyon tartışmalarının ardından aradaki fark inmiş. Hillary yüzde 57, Trump yüzde 43 olmuş: "Anketleri ve günlük satışlarımızı takip ediyorum. Bu yüzden Clinton kazanacak diyorum."


Clinton'a bir darbe de Wikileaks'ten


FBI tarafından yeniden açılacağı duyurulan e-posta soruşturmasının ardından Clinton'a bir darbe de Wikileaks'in yayınladığı e-mail'den geldi. Buna göre, parti içi rakibi Bernie Sanders'la Mart ayında yaptığı TV tartışmasında sorulacak izleyici sorusu önceden Clinton'a sızdırıldı. Tartışmanın yayımlandığı CNN International'dan, Clinton'ın danışmanına soruları önceden görme izni vermedikleri açıklandı. Clinton cephesi bu iddiaları görmezden gelirken Cumhuriyetçi aday Trump, "Soruları alan ben olsaydım, birinci sayfaya çıkmıştım" mesajını paylaştı.


Obama'nın destek mitinginde Trump taraftarı ortalığı karıştırdı


Seçmenlerin sandık başına gitmesine günler kala seçmenlerin tansiyonu had safhadayken Başkan Obama, Kuzey Carolina'da Clinton'a destek mitingi düzenledi. Burada Trump taraftarı bir gösterici ortalığı karıştırdı.


Tansiyon yükseliyor


Obama'nın konuşması sırasında Trump'ın bir taraftarı ayağa kalktı. Yaşlı adam, elindeki Trump yazılı posteri açarak, tempo tuttu. Salondan büyük tepki çekti. Başkan Obama, salonu susturmak için büyük çaba göstedi, hatta yer yer bağırmak zorunda kaldı. Kalabalık, başkanın "yuhalamayın" çağrısına tepki bile gösterdi. Yaşlı göstericinin salondan çıkarılmasıyla sakinleyen kalabalığa Obama, "Bu ülkede fikir özgürlüğü var. Kendi adayını destekleyen yaşlı beyefendiye saygı duymamız gerek" hatırlatmasında bulundu.


Trump'ın mitinginde de panik


Donald Trump'ın Nevada'daki seçim mitinginde de bir protestocu paniğe neden oldu. Trump'ın konuşması sırasında ön sıralara ilerleyen bir gösterici, "Cumhuriyetçiler Trumpa karşı" pankartı açtı ve bu sırada salondakilerden birinin, "Silahı var" diye bağırmasıyla panik yaşandı. Bu sırada Trump'ı korumakla görevli iki gizli servis ajanı, başkan adayını kolundan tutarak hızlıca kürsüden uzaklaştırdı.


Son gün FBI, Clinton'a rahat nefes aldırdı: 'Suç unsuru yok'


Clinton'a nefes aldıran gelişme ise, seçime 1 gün kala yaşandı. Clinton ile ilgili e-mail soruşturmasını genişleten FBI, suç unsuruna rastlamadığını duyurdu. FBI Başkanı James Comey, geceli gündüzlü çalışıp söz konusu 650 bin e-mailin hepsini incelediklerini ve suç unsuruna rastlamadıklarını açıkladı.


Trump FBI'ın kararına öfkeli


Clinton cephesinde moraller yerinde. Seçim kampanyasında iletişim direktörlüğünü yürüten Jennifer Palmieri, "Bu sorunun çözülmesinden memnuniyet duyuyoruz" yorumunu yaptı. Soruşturmanın derinleştirilmesi sonrasındaki anketlerde Clinton'la arayı kapamaya başlayan Trump ise, son hamlesi nedeniyle FBI'a öfkeli, "Bu kadar kısa sürede 650 bin maili nasıl okuyabildiniz" diye sordu.


Trump, Michigan'daki mitinginde kürsüden FBI'a inanmadığını duyurdu: "Clinton bu çarpık düzen tarafından korunuyor. 650 bin maili 8 günde gözden geçiremezsiniz. Hillary Clinton suçludur. Bunu o da biliyor, FBI da biliyor."


Seçimden 1 gün önce Clinton 4 puan önde


Seçimden bir gün önce yapılan son anketlere göre, Demokrat aday Clinton, Cumhuriyetçi rakibi Trump'tan 4 puan önde yarışı götürüyor. Reuters/Ipsos anketine göre ise, Clinton yüzde 44'e 39 önde. ABD'li seçmenler 8 Kasım'da yani yarın yeni başkanlarını belirlemek için sandık başına gidecek.


Seçmenlerin kutuplaşması dorukta


Seçimlere günler kala ABD'deki kutuplaşma doruğa çıktı. Bu kutuplaşma internetten yapılan alışverişlere bile yansıyor. İki seçmenin çoğunlukla farklı yerlerden alışveriş yaptığı ortaya çıktı. Trump'ın kızı Ivanka Trump'ın tasarım giysilerini satan Nordstrom firmasından uzaklaşan seçmenler bile var.


Slice Intelligence adlı şirketin araştırmasına göre, iki adayın seçmen kitlesi farklı mağazalardan alışveriş yapıyor; Trump seçmenleri en çok Cabela's gibi spor mağazaları veya otomobil parçaları satan firmalardan alışveriş yapıyor. Clinton seçmenleriyse en çok Fresh Direct ve Amazon Fresh gibi mağazalardan sebze meyve siparişi veriyor. Trump taraftarları bu ihtiyacı büyük perakende zinciri Walmart'tan karşılıyor. Eğlence alanında da farklılık var. Clinton seçmenine yakın, Trump seçmenine uzak markalar arasında Amazon ve iTunes gibi kitap, müzik ve film satan markalar var. Trump seçmeniyse Riot Games'den satın aldığı oyunlarla vakit geçirmeyi seviyor. Clinton'a oy veren kadınlar, kozmetik firması, Sephora, Nordstorm ve Ann Taylor gibi giyim markalarını tercih ederken; Trump'a oy verenlerin tercih ettiği giyim markasıysa Tory Burch. Konaklama alanındaysa ortak ihtiyaç, iki seçmeni birbirine yaklaştırmış. Ortak kümede olsalar da Clinton seçmenleri, konaklama hizmeti sağlayan Air BNB'yi Marriot Otellerine nazaran biraz daha fazla tercih ediyor.


Bir diğer ilginç bulgu ise, Clinton'ın parti içi rakibi sosyalist aday Bernie Sanders'ın seçmeninin online alışveriş tercihleri Trump seçmenleriyle paralellik gösteriyor.


Kampanyanın güldüren yanı


Son derece gergin geçen ABD'deki başkanlık yarışının bir de güldüren yönü vardı. Her iki adayı da taklit edenler sona yaklaşıldıkça medyada daha sık yer buldu. Alec Baldwin, Johnny Depp,Jimmy Fallon gibi isimler sık sık Trump'ı taklit ettikleri skeçler oynadı. Trump'ı uzun yıllardır taklit eden komedyen Di Domenico da seçim döneminde ünlendi. Di Domenico'nun farklı etkinliklerde Trump'ı taklit ederek ayda 40 bin dolar kazandığı açıklandı. Ünlenen Trump taklitçileri arasında bir de Stefano Pasianot var. Bir tanıtım için New York sokaklarında Trump kılığında dolaşan Pasianot'a ilgi büyüktü. Hillary Clinton'ı taklit eden Teresa Barnwell ise, bunu yaparak ayda 10 bin doların üzerinde kazanç elde ediyor.


Beyonce ve Jay Z'den Clinton'a destek


Ünlülerden Hollywood oyuncularından destek gören Hillary Clinton'a son jesti Ohio'da dünyaca ünlü şarkıcı Beyonce ve eşi ünlü rapçi Jay Z yaptı. Clinton'ı desteklediklerini açıklayan ünlü çift, Ohio konserlerinde Clinton'ı, "Bir sonraki başkan" diyerek kürsüye çağırdı.


ABD'de seçimler nasıl gerçekleştiriliyor?


Amerika Birleşik Devletleri'nde seçmenler elektronik oy verme makinelerinde destekledikleri aday için oy kullanabiliyorlar. Bu sistem seçmenler için daha pratik gibi gözükse de özellikle 2012 yılın gerçekleştirilen seçimlerde büyük tartışmalara neden olmuştu. Nedeni ise bir makinede Barack Obama için kullanılan oyun Mitt Romney'e atılmış gibi görünmesiydi. Olayın ortaya çıkmasının ardından söz konusu makine kullanım dışı bırakılmıştı. 


{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS