İstihbarat ve dinleme savaşlarının perde arkası: Dünden bugüne CIA, MOSSAD, BND ne yaptı, ne yapıyor?

İstihbarat ve dinleme savaşlarının perde arkası: Dünden bugüne CIA, MOSSAD, BND ne yaptı, ne yapıyor?

2013 yılında CIA eski çalışanı Edward Snowden, ABD'nin Almanya Başbakanı Merkel'i dinlediğini belgelerle açıklamış, ancak ABD bunu reddetmişti. Şimdi Danimarka medyası, istihbarat raporlarından, ABD Ulusal Güvenlik Ajansının 2012-2014 arasında Almanya Başbakanı Merkel'i dinlediğini açıkladı. Tunca Bengin, istihbarat ve dinleme savaşlarının perde arkasını Milliyet'teki köşesine taşıdı. İşte o yazı...

ABD istihbarat kurumu NSA’nın (Ulusal Güvenlik Ajansı) Avrupalı üst düzey politikacılara dönük son dinleme skandalı Amerika’nın kulağının sürekli müttefiklerinde olduğunu ortaya koydu. Özellikle de Almanya Başbakanı Merkel ve diğer bazı Alman politikacılar açısından. Yani ABD istihbaratı yekten Almanya Başbakanı Merkel’i yakın takibe almış durumda. Aslında buna sistematik dinleme, izleme faaliyeti de denilebilir. Şöyle ki; Obama döneminde de NSA’nın Merkel başta dünya liderlerini dinlediği belirlenmişti. Skandal, ABD istihbarat analisti Edward Snowden’ın 2013’te ifşa ettiği binlerce gizli belge sayesinde ortaya çıkmıştı.

Berlin Washington’a tepki göstermiş, Merkel “Dostlar arasında birbirini dinlemek olmaz” demişti. Ancak Alman Federal Başsavcılığı’nın konuyla ilgili açtığı soruşturma 2015’te durdurulmuştu!.. Geliyoruz bugüne; 8 yıl sonra Merkel odaklı bir dinleme skandalı daha söz konusu ve Almanya Başbakanı’nın tepkisi yine oldukça yumuşak. Daha doğrusu, ABD’nin bu pervasızlığına karşı hiç tepki yok gibi.

Dolayısıyla da ABD’nin kulağı özellikle niye Merkel’de, Almanya bu skandallara karşı neden güçlü tepki vermiyor, veremiyor ve de NSA’nın bu faaliyetlerine karşı Alman istihbaratı (BND) kontrespiyonaj faaliyetlerinde nasıl bu kadar yetersiz kalıyor? gibi birçok soru akla geliyor. Sorulara geçmişte kritik görevlerde bulunan eski istihbaratçı Metin Ersöz yanıt veriyor:

 “ABD’liler ve İngilizler Yahudilerin baskısıyla aşırı sağın tekrar baskın olmaması için Almanları sürekli kontrol ederler. Bu kontrol çerçevesinde Merkel’in dinlenmesi, kontrol edilmesi, Almanların buna tepki gösterememesi doğaldır. Geçmişte çok oldu bunlar. Almanlar bakıyorlar, seslerini çıkaramıyorlar. Ne yapsınlar? 2. Dünya Savaşı’nı kaybetmiş bir ülke sonuçta. Doğu Almanya’nın birleşmesiyle Almanlar kendilerini biraz daha ifade etme imkânı buldular. Ama bu kontrol sistemleri artarak devam ediyor Almanya üzerinde.”

ABD sadece Merkel’i dinlemedi o zaman?

“Aynen... Almanya’da ABD’nin büyük üsleri var. Ordusu zaten Almanya’da. Kendilerine tehdit olabilecek bütün gelişmeleri kontrol altında tutmak için dinlemeleri ağırlıklı olarak Amerikan Savunma İstihbaratı (DIA), ikinci olarak da CIA yapar. Adamların oradaki üslerde bir sürü askeri var. Kendilerine oluşacak tehlikeleri kontrol etmeye çalışırlar.”

ABD bu dinlemeleri İsrail’in teşvikiyle mi yapıyor?

“2. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşturulan yapıda galip ülkeler başta ABD ve İngiltere, Almanya üzerinde çok sıkı kontrol tedbirleri oluşturdular. Siyasetini çok sıkı kontrol ediyorlar. İsrail’in Almanlara karşı çok ciddi bir hassasiyeti var. O hassasiyet kontrol ettikleri ABD’ye de yansıyor. Onların gevşekliğinde de İsrail, devreye giriyor, kontrolü onlar sıklaştırıyor. Almanların da en çok çekindiği İsrailliler. Bütün dünyada Alman Nasyonalizmini Yahudiler kontrol etmeye çalışıyor. Bunların arasında gizli savaş var yani.”

ABD, İngiliz servisleri Almanya’da herkesi dinliyor yani?

“Sadece aşırı sağcıları değil diğer yapıları da yanlış bir şey yapmayalım, bir hataya düşmeyelim diye destekledikleri kişileri de sürekli kontrol etmek zorundalar. Herkes için dinleme altyapısı olmayabilir ama muhakkak kontrol ediyordur. Siyaseti ve siyasetçilerini zaman zaman kontrol eder, onlarla ilgili kesin bir kanaat oluşturana kadar.”

Almanya’nın bunları bilmesine rağmen sesini çıkarmadığını, çıkaramayacağını da belirten Ersöz, devam ediyor:

“Merkel’in daha önceki dinlenmesi ortaya çıktığı zaman Almanların göstereceği tepki çok önemsenmişti. Almanlar cihazları yakaladılar, nasıl dinlendiğini tek tek ortaya çıkarıp ABD’lilerin önlerine koydular ama sonra kendi aralarında konuyu kapattılar. Almanların gücü o kadar çünkü yapabileceği fazla bir şey yok.”

Alman gizli servisi BND bunu engelleyemiyor mu?

“Yok. BND falan tamamen ABD’lilerin kontrolünde. 1957’de Alman istihbaratını kuran CIA. Alman istihbaratının CIA’ya karşı olması söz konusu değil. İki Almanya birleştiğinde istihbaratlar da birleşti ve ABD’ye karşı biraz özgürlük kazandılar ama dış istihbaratta değil daha çok iç kontrollerde. O da ABD’lilerin verdiği ölçüde. Zaten bu tespitler de iç istihbaratın bir çalışması olarak yapıldı, böcekleri onlar buldular ama sonuç alamadı Almanlar. Çünkü ABD’liler duruma tamamen hâkimler.”

CIA, BND’nin attığı adımları bilir o zaman?

“Dış istihbaratın diyelim. Bütün attığı adımlarla ilgili Alman istihbaratı bilgi vermek zorundadır. ABD’liler istediği bilgiyi alırlar, verirler zaten. Mesela İran gibi ABD ve İsrail’in ulaşamayacağı bir yerde Almanlar faaliyet gösterir, oradaki bilgileri CIA, MOSSAD’a satar, paylaşır. Almanları kullanırlar yani.”

BND, CIA’ya kafa tutamaz yani?

“Yok canım, öyle şey olur mu? Amerikan gücünün ve Amerikan gücünü oluşturan Yahudi beyninin kucağındadırlar. CIA ile ortak bunlar. CIA’nın Avrupa kolu gibi çalışıyorlar. Almanlar Amerikalılara yönelik her türlü hizmeti yaparlar ama arkada da kendilerini ondan kurtarmak için stratejik çalışmaları vardır.”

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS