ABD'nin 'Çekiç' planı! 60 günlük süreye böyle çözüm buldular... Gizli İran raporu, Trump'ı yalanladı!

ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyareti için yola çıktı. Gözler bir yanda Pekin'de iken, diğer yanda ise Çin'in Orta Doğu'daki müttefiklerinden biri olan İran'da. New York Times’ın sızdırılan gizli belgelere dayandırdığı habere göre, Trump yönetiminin "yok edildiğini" iddia ettiği İran'ın füze kapasitesi büyük ölçüde yerinde duruyor. Pentagon ise 60 günlük Kongre'ye bildirim sürecine takılmamak için "Çekiç" formülünü buldu. İşte ABD-İran savaşına dair son dakika gelişmeler...

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sanal medya hesabından ülkesinin silahlı kuvvetlerinin hazırlık durumuna ilişkin paylaşımda bulundu. İran’ın olası tüm saldırılara hazır olduğunu belirten Kalibaf, “Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya ders verici şekilde cevap vermeye hazır” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi telefon görüşmesi yaptı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bayramov ile Erakçi arasındaki telefon görüşmesinde, Azerbaycan-İran ikili ilişkileri, bölgedeki mevcut durum ve bu çerçevede yürütülen müzakere sürecinin seyri ele alındı.
Görüşmede, İran çevresindeki gelişmelerin diplomatik ve siyasi yollarla çözümüne ilişkin perspektifler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Erakçi, müzakere süreci hakkında ayrıntılı bilgi verirken, Bayramov da Azerbaycan'ın sorunların barış ve diyalog yoluyla çözümüne yönelik çabaları desteklediğini ifade etti.
Bakanlar ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren diğer ikili, bölgesel ve uluslararası konularda görüş alışverişinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sanal medya hesabından dini, etnik kökeni veya milliyeti gözetmeksizin tüm insanlara ve inanç gruplarına seslendiği açık bir mektup yayımladı. Mesajında diplomatik sürece dikkat çeken Bekayi, “ABD ve İsrail, İran ile ABD diplomatik müzakereler yürütürken 28 Şubat 2026'da, bir yıldan kısa bir süre içinde ikinci kez bu saldırganlık savaşını başlattı. Bu sadece toprak, kaynak veya jeopolitik bir savaş değil. Bu, zamanımızda ve gelecekte 'iyi' ile 'kötü'nün anlamını belirleyecek bir savaştır” ifadelerini kullandı.
Süreci insanlığın geleceği ve medeniyetin kazanımları için belirleyici bir mücadele olarak nitelendiren Bekayi, “Bir yanda savaşın her kuralını ve temel insani değerleri ihlal etmekten zevk alanlar, yıkıcı gücünü test etmek için kadın spor salonlarına en yeni füzeleri ateşleyenler duruyor. Bu, silahsız gemileri 'daha fazla eğlence için' torpidolamakla övünenler ile masum hayatları korumak için olağanüstü çaba sarf edenler arasındaki bir savaştır” değerlendirmesinde bulundu.
Bekayi, vahşeti meşrulaştırmak için bahaneler üretenlere karşı kendi gücüyle vatanını savunan bir halkın mücadelesi verildiğini belirterek, “İnsanlığın vicdanı henüz ölmedi. Ancak böyle zamanlarda sessizlik, kötülükle suç ortaklığıdır. Eğer barbarlık ve tahakküm yolunu reddediyorsanız, dünya kanunsuzluk ve boyun eğdirme uçurumuna sürüklenmeden önce konuşacak, harekete geçecek ve tarihin doğru tarafında yer alacak ahlaki cesareti bulun. Seçim sizin ve tarih bunu hatırlayacaktır” ifadelerini kullandı.
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), ateşkesin bozulması halinde İran'a yönelik başlatılacak askeri "operasyonun" adını "Çekiç" olarak değiştirmeyi düşündüğü iddia edildi.
Amerikan NBC News kanalının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre Pentagon, İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması halinde yürütülecek "operasyona" yeni bir isim vermeyi değerlendiriyor.Habere göre ABD savunma yetkilileri, 60 günlük Kongre'ye bildirim sürecine takılmamak için "Destansı Öfke" (Epic Fury) adıyla yürütülen operasyona "Çekiç" (Sledgehammer) adını vermeyi düşünüyor. Söz konusu durumun gerçekleşmesi halinde ABD ordusu, İran'a yönelik olası askeri "operasyonlarını" resmi olarak "Çekiç Operasyonu" olarak adlandıracak.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "ateşkesin en zayıf durumunda olduğu" yönündeki açıklamasının hemen ardından gündeme gelen isim değişikliği iddiası, Amerikan ordusunun İran'a yönelik saldırılara devam etme ihtimaline hazırlandığı şeklinde yorumlandı.
Destansı Öfke Operasyonu, Trump'ın talimatıyla 28 Şubat 2026'da başlamış ve ABD yönetimi mayıs ayı başında Kongre'ye yaptığı resmi bildirimde "operasyonun sona erdiğini" bildirmişti.
ABD yasalarına göre yönetimin yabancı bir ülkeye yönelik askeri bir eyleme girişmesinden 60 gün sonra Kongre'ye bildirimde bulunması ve operasyona devam edecekse Kongre'nin onayını alması gerekiyor.

ABD'nin istihbarat değerlendirmelerinin, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ordusunun "paramparça edildiği" yönündeki açıklamalarının aksine ordunun füze kapasitesini büyük ölçüde koruduğuna işaret ettiği ileri sürüldü.
New York Times (NYT) gazetesinin mayıs ayına ait gizli istihbarat belgelerine dayandırdığı haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki 33 füze üssünün 30'una yeniden erişim sağladığı iddia edildi.
Haberde, İran'ın savaş öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70'ini ve mobil fırlatma araçlarını hala elinde bulundurduğu öne sürüldü.
Ayrıca haberde, İran'ın ülke genelindeki yer altı füze depolama ve fırlatma tesislerinin neredeyse yüzde 90'ının "kısmen ya da tamamen çalışabilir" duruma getirildiği iddiasına yer verildi.
Beyaz Saray ve Pentagon'dan haberlere tepki
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Olivia Wales, istihbarat değerlendirmelerine ilişkin haberin ardından yaptığı açıklamada, İran ordusunun "ezildiği" yönündeki önceki açıklamaları yineledi.
Wales, İran'ın ordusunun yeniden yapılandırıldığını düşünenlerin "ya kendini kandırdığını ya da Devrim Muhafızlarının sözcülüğünü yaptığını" savundu.
ABD Başkanı Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ordusunun iyi durumda olduğunu ima etmenin "neredeyse vatana ihanet" sayılacağını yazdı.
Pentagon Sözcü Yardımcısı Joel Valdez ise açıklamasında istihbarat haberlerine tepki göstererek, "NYT ve diğerlerinin Epik Öfke Harekatı'nı tarihsel başarı olarak nitelendirmek yerine İran rejimine halkla ilişkiler desteği sunması son derece utanç verici." ifadesini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Çevre Koruma Örgütü Başkanı Şina Ensari, Basra Körfezi'nde Hark Adası yakınlarındaki sularda oluşan kirliliğin petrol sızıntısı değil, yabancı bir petrol tankerinden boşaltılan atık sudan kaynaklanmış olabileceğini söyledi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre Ensari, Hark Adası yakınlarında Basra Körfezi'nde meydana geldiği düşünülen petrol sızıntısının, İran'ın petrol tesislerinden kaynaklanan bir sızıntı olmadığını ifade etti.
Ensari, "Yaptığımız incelemeler, son kirliliğin İranlı olmayan bir tankerden sızan kirli atık suyundan kaynaklandığını ve boru hatlarından veya İran petrol tesislerinden herhangi bir petrol sızıntısı bildirilmediğini gösteriyor." dedi.
Uydu görüntülerinde, daha önce Hark Adası yakınlarındaki sularda geniş bir alana yayılan kirlilik görülmüş ve kaynağının petrol sızıntısı olabileceği düşünülmüştü.
Canlı Anlatım Özeti
İran: Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya cevap vermeye hazır
Azerbaycan ve İran dışişleri bakanları telefonda görüştü
İran: Tarihin doğru tarafında yer alacak ahlaki cesareti bulun
PENTAGON'UN 'ÇEKİÇ' FORMÜLÜ
NYT: ABD istihbarat değerlendirmelerine göre, İran füze kapasitesini büyük ölçüde koruyor
İran: Hark Adası yakınlarındaki kirlilik, yabancı bir tankerin boşalttığı atıktan kaynaklanmış olabilir
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Yeni enerji şoku kapıda mı? IMF: "1973'teki krizden daha büyük"

Tahran sokaklarında 'tabutta yatan Trump' afişi

Starmer'dan veda konuşması: Bu benim siyasi yolculuğumun sonu

Küba'nın enerji kabusu büyüyor: Son 10 günde 3. elektrik kesintisi!

İspanya Başbakanı Sanchez: Cebelitarık sınırının kaldırılması 'açık bir yarayı' kapattı
