Epstein Dosyaları Açıldıkça, Yer Yerinden Oynuyor! Dehşete Düşüren Detaylar: "Sana Bebek Getireyim mi?" Mesajı Ortaya Çıktı! CIA'in İşkence Uçağını da İstemiş...

Epstein Dosyaları Açıldıkça, Yer Yerinden Oynuyor! Dehşete Düşüren Detaylar: "Sana Bebek Getireyim mi?" Mesajı Ortaya Çıktı! CIA'in İşkence Uçağını da İstemiş...

Son Güncelleme
Epstein Dosyaları Açıldıkça, Yer Yerinden Oynuyor Dehşete Düşüren Detaylar: Sana Bebek Getireyim mi Mesajı Ortaya Çıktı CIAin İşkence Uçağını da İstemiş...

ABD'de yürütülen Epstein soruşturmasında kamuoyuyla paylaşılan 3 milyondan fazla yeni belge, pedofili milyarderin karanlık ağındaki korkunç detayları gün yüzüne çıkardı. Sızan dosyalarda Epstein'ın, CIA tarafından mahkum sevkiyatı ve işkence için kullanılan "N313P" kuyruk numaralı uçağı kullanma planları ile ünlü tanıtımcı Peggy Siegal’ın Kenya seyahati dönüşü Epstein’a hitaben kullandığı "Sana bebek getireyim mi?" sorusu kan dondurdu. Ayrıca yeni belgelerde, Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell'in babası medya baronu Robert Maxwell'in, İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'dan 400 milyon sterlin istediği, aksi takdirde onlar için yaptığı her şeyi ifşa etmekle tehdit ettiği ortaya çıktı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Zuma'nın ismi de yer aldı

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma'nın ismi de yer aldı.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Zuma'nın ismi de dikkati çekti.

Belgelerde yer alan e-posta yazışmalarında, Zuma'nın 2010'da İngiltere'ye yaptığı resmi devlet ziyareti sırasında Jeffrey Epstein ile bir akşam yemeğinde bir araya geldiği iddia edildi.

Epstein'in yakın çevresinden Mark Lloyd tarafından gönderilen ve 5 Mart 2010 tarihini taşıyan bir e-postada, "Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma için yarın akşam Ritz Oteli'nde küçük bir akşam yemeği organize etmem istendi." ifadesinin yer aldığı görüldü.

Söz konusu yazışmalarda, yemeğe "ortama cazibe katması" amacıyla Rus bir modelin de davet edilmesinin önerildiği ve Epstein'in bu organizasyonla bizzat ilgilendiği öne sürüldü.

- Jacob Zuma Vakfı iddiaları reddetti

Jacob Zuma Vakfı Sözcüsü Mzwanele Manyi, yaptığı basın açıklamasında, Zuma'nın Epstein veya faaliyetleriyle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları "temelsiz" ve "karalama kampanyası" olarak nitelendirerek reddetti.

Manyi, Zuma'nın isminin belgelerde geçmesinin herhangi bir suç işlendiği anlamına gelmediğini belirterek, "Zuma'yı, üçüncü bir şahsın işlediği alakasız suçlarla ilişkilendirerek karalama girişimi etik dışı, sorumsuz ve entelektüel dürüstlükten uzak bir davranıştır. Jacob Zuma Vakfı, araştırmacı gazetecilik kılıfına bürünmüş spekülatif anlatı oluşturma faaliyetlerine katılmayacaktır." dedi.

 

Trump'tan "Demokratlar gibi Epstein adasına gitmedim" savunması

ABD Başkanı Donald Trump, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'in adasına hiç gitmediğini ancak Demokrat birçok kişinin Epstein'e yakın olduğunu savundu.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Epstein dosyasına ilişkin yeni açıklanan belgeler hakkında değerlendirme yaptı.

Trump, "Jeffrey Epstein ile dostane bir ilişkim olmadığı gibi, Adalet Bakanlığı tarafından yeni açıklanan bilgilere göre, Epstein ve Michael Wolff adında sahtekar bir yazar, bana komplo kurmuşlardır." ifadesini kullandı.

Kendisini hedef alan açıklamaları yapanları dava edeceğini belirten Trump, "Ben Epstein'in böceklerin istila ettiği adasına hiç gitmedim ancak bu sahtekar Demokratların ve bağışçılarının neredeyse tamamı gitti." değerlendirmesinde bulundu.

 

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in oğlu Hoiby gözaltına alındı

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in tecavüz davasında yargılanmayı bekleyen oğlu Marius Borg Hoiby, saldırı ve tehdit gerekçesiyle başkent Oslo'da gözaltına alındı.

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilişkisi nedeniyle ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan Prenses Mette-Marit, yarın hakim karşısına çıkacak oğlu Hoiby'nin yeniden gözaltına alınmasıyla dikkatleri üzerine çekti.

Oslo polisinden yapılan açıklamada, Hoiby'nin saldırı, bıçakla tehdit ve düzene karşı geldiği gerekçesiyle gözaltına alındığı belirtildi.

Norveç'te yayın yapan NRK, Hoiby'nin tecavüz başta olmak üzere 38 farklı suçtan yargılanacağı davanın ilk duruşmasının yarın yapılacağını kaydetti.

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in oğlu Hoiby, 2024'te tecavüz suçlamasıyla iki kez gözaltına alınmış, Hoiby kendisine yöneltilen bu suçlamaları reddetmişti.

Hakkında mahkeme süreci başlatılan Hoiby'nin daha önce de sürücü belgesiz araç kullanma, kişiye zarar verme ve benzeri yasa ihlallerine karıştığı belirtiliyor.

Norveç’te bu tür cinsel saldırı suçları için en fazla 10 yıl hapis cezası veriliyor.

 

Reklam
Reklam

"Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasında savaş var"

Epstein'in 5 Nisan 2017 tarihinde gazeteci Michael Wolff'a gönderdiği bir e-postada, ABD Başkanı Donald Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon'un görevden alınmasıyla ilgili bir haberi gönderdiği, Wolff'un ise bu habere karşılık "Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasında savaş var. Şu anda Yahudiler kazanıyor." ifadelerini kullandığı görülüyor.

23 Haziran 2018 tarihli başka bir e-postada ise Epstein'in "Yemek masasında 'Siz sağ görüşlüler neden bu kadar Yahudi düşmanısınız?' diye sordum. Biri 'Tarihsel olarak hepimiz biliyoruz ki, hükümetlerin arkasında ipleri tutanlar aslında Yahudiler'." dedi. Ben de "Kimler?" dedim ve biri beni işaret etti. Ve hepsi kahkahalarla gülmeye başladı. Ben mi?" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı.

Öte yandan 2014 Ağustos tarihli bir e-postada da, ABD'li oyuncu George Clooney'in 2014'te Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da bulunduğu esnada ünlü oyuncuya atıfta bulunarak Epstein'in "Şimdi Kopenhag'ın ilginç kızları olduğunu anladım." ifadelerini kullandığı görülüyor.

Epstein'in ölümünden sonra kardeşinin tehdit edildiği belgeler ortaya çıktı

Jeffrey Epstein'in kardeşi Mark Epstein'e 2020 Mayıs'ta gelen bir e-postada, "Seni de kardeşin gibi boğarım." ifadelerinin yer aldığı görüldü.

Jeffrey'in ölümünden bir yıl sonra kardeşi Mark Epstein'e ve avukatı Stacey Richman'a gönderilen e-postalarda bu kişilerin, çocuklarının öldürülmesiyle tehdit edildikleri ortaya çıktı.

E-postayı gönderenin, "Patronum çok iyi bir insandır, kardeşinizi çok severdi. Kardeşinizin hatası, her şeyi mahkemeye anlatmak istemesiydi. Patronum sizinle görüşmek istiyor. Sadece onu tanıyıp tanımadığınızı görmek istiyor." ifadelerini kullandığı görülüyor.

Mark Epstein'i tehdit eden kişinin, kendisine iki seçenek sunduğu, bunların da Mark'ın mahkemeye Jeffrey ile ortak hareket ettiğini itiraf etmesi ya da ailesinin öldürülmesinin olduğu anlaşılıyor.

Maxwell, Mossad’ı bildiklerini ifşa etmekle tehdit etmiş

 Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell'in babası medya baronu Robert Maxwell'in, İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'dan 400 milyon sterlin istediği, aksi takdirde onlar için yaptığı her şeyi ifşa etmekle tehdit ettiği ortaya çıktı.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Epstein’a yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını bildirmesinin ardından belgelerde çeşitli detaylar ortaya çıktı.

Buna göre, 15 Mart 2018 tarihli bir e-postada Epstein, Robert Maxwell'in "çöküşteki imparatorluğunu kurtarmak için" Mossad'dan 400 milyon sterlin istediğini, aksi takdirde onlar için yaptığı her şeyi ifşa etmekle tehdit ettiğini aktarıyor.

E-postada Maxwell'in dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'a, ABD Başkanı Ronald Reagan'a, Kremlin sarayına ve Avrupa'nın güç odaklarına serbest erişimi olduğu belirtilerek, kendisini İsrail'in Sovyet Bloğu'ndaki "gayri resmi büyükelçisi" olarak atadığı ifadesi yer alıyor.

1990'lara doğru medyada gücü azalan ve milyonlarca sterlin borcu bulunan Robert Maxwell, 5 Kasım 1991’de Kanarya Adaları açıklarında seyreden Lady Ghislaine adlı yatından denize düşerek hayatını kaybetmişti.

Ölümü resmi kayıtlara "kaza sonucu boğulma" olarak geçse de, olayın intihar ya da başka ihtimaller içerdiğine dair şüpheler uzun süre tartışma konusu olmuştu.

Reklam
Reklam

Clinton'ın ekibine ait olduğu düşünülen e-posta yazışmaları ortaya çıktı

 Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın ekibi ile Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell arasında geçtiği düşünülen yazışmalar tespit edildi.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein'a yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını bildirmesinin ardından belgelerde çeşitli detaylar ortaya çıktı.

CNN'in ABD Adalet Bakanlığının cuma günü yayımladığı Epstein dosyalarına ilişkin analiz haberinde, Clinton'ın ekibinin, Maxwell ile yürüttüğü e-posta yazışmalarına yer verildi.

Epstein Dosyaları Açıldıkça, Yer Yerinden Oynuyor Dehşete Düşüren Detaylar: Sana Bebek Getireyim mi Mesajı Ortaya Çıktı CIAin İşkence Uçağını da İstemiş...

Haberde yer verilen uçuş kayıtlarında, Clinton'ın ekibiyle birlikte Epstein'ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ile Maxwell'in onlara eşlik ettiği ve uçuşların bazılarının birden fazla durağı olan kapsamlı uluslararası seyahatler olduğu görüldü.

E-postalarda Clinton'ın ekibindeki çalışanların isimlerinin karartıldığı, alıcı veya gönderici kısımlarında yalnızca "WJC" ibaresinin görüldüğüne işaret edilen haberde, bu ifadenin Clinton'ın başkanlık sonrası ofisi "William J. Clinton'ın" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Yazışmaların içeriği

Yazışmaların büyük bölümünün eski başkanın seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkin olduğu ve bazı yazışmalarda müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.

Maxwell, Nisan 2003'teki bir e-postada, Clinton'ın ofisi olduğu düşünülen bir e-posta adresine, "Yemeğe geliyor olmana sevindim. JE, Clinton'ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor. Bana haber ver." mesajını gönderdi.

Aralık 2001'deki başka bir e-postada ise Clinton'ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasındaki bir golf organizasyonunu ayarlamak için Maxwell'den Prens Andrew'un telefon numarasını istediği dikkati çekti.

Ayrıca, Maxwell'in Clinton'ın bir çalışanına gönderdiği e-postada, kendisini "yakışıklı" bulduğunu belirterek cinsel içerikli ifadeler kullandığı görüldü.

Öte yandan, belgelerde Maxwell'in doğrudan Clinton'a e-posta gönderdiğine ya da Clinton'ın Maxwell'e yazdığına ilişkin bir kanıta yer verilmedi.

"Clinton hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdi"

Clinton'ın Sözcüsü Angel Urena, yaptığı açıklamada, Clinton'ın Epstein dosyalarındaki e-postaların hiçbirini göndermediğini belirterek, "(Gönderenin) Kim olduğunu doğrulayamam, sadece kim olmadığını söyleyebilirim: Bill Clinton." ifadelerini kullandı.

Clinton'ın hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdiğini ve bunun da başkanlık döneminde olduğunu vurgulayan Urena, birini, Dünya yörüngesindeyken eski astronot ve Senatör John Glenn'e, diğerini ise Adriyatik'te görev yapan ABD askerlerine gönderdiğini söyledi.

Epstein belgelerinde ismi geçen İsveçli BM temsilcisi Rubinstein istifa etti

Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde ismi geçen Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) İsveç'teki temsilcisi Joanna Rubinstein'in görevinden istifa ettiği bildirildi.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein'a yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını bildirmesinin ardından, belgelerde UNHCR İsveç Temsilcisi Rubinstein'in 2012'de Epstein'in Karayipler'deki evini ziyaret ettiği ortaya çıktı.

İsveç'teki Expressen gazetesi, Epstein dosyasında adı geçen Rubinstein'in UNHCR'deki görevinden istifa ettiğini duyurdu.

UNHCR İsveç'in İletişim Sorumlusu Ulrika Belin de istifa haberini Expressen'e doğrulayarak, "Joanna, kendisi görevinden ayrılmayı seçti." ifadesini kullandı.

Rubinstein ise Expressen'e Epstein ile sadece bir kez görüştüğünü belirterek, "Ailemle birlikte tatildeydik, Epstein tarafından davet edildik. Sosyal bir etkinlikti. Onunla ilk ve tek karşılaşmam bu oldu." açıklamasında bulundu.

Yeni paylaşılan belgelerde Rubinstein'in, Epstein ile 2012'deki e-posta yazışmaları paylaşıldı. Rubinstein'in "Cennet gibi bir yerde harika öğle yemeği için teşekkür ederim. (Epstein) Sizinle nihayet şahsen tanışmak, benim için ayrı bir mutluluktu." ifadelerini kullandığı belirtildi.

Libya’nın 80 milyar dolarlık varlığına ‘çökmek’ istemiş…

Epstein’in dosyası, her geçen gün daha karanlık detaylarla kabarıyor. Son yayımlanan belgeler, Epstein’in küresel krizleri milyarlarca dolarlık kazanca dönüştürme planlarını gün yüzüne çıkardı. 2011 yılında hazırlanan bir plana göre Epstein ve ekibi, Kaddafi sonrası Libya’nın dondurulmuş varlıklarına “çökmek” için düğmeye basmış.

Kirli İttifak: MI6 ve Mossad Devrede

ABD Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında yayımlanan yeni belgelere göre Jeffrey Epstein, dondurulmuş Libya devlet varlıklarına erişim sağlamak amacıyla eski İngiliz ve İsrailli istihbarat yetkililerinden oluşan bir ağ üzerinden girişimlerde bulundu.

Euronews'ün haberine göre e-postada, Libya’daki “siyasi ve ekonomik kaos”tan faydalanılarak Batılı ülkelerde dondurulmuş Libya fonlarının tespit edilmesi ve geri kazanılması planları yer alıyor. Söz konusu fonların toplam tutarının yaklaşık 80 milyar dolar olduğu, bunun 32,4 milyar dolarının ise ABD’de bulunduğu belirtiliyor.

Yazışmalarda bu varlıklar “çalınmış ve kötüye kullanılmış” olarak nitelendirilirken, gerçek değerlerinin mevcut rakamların üç ila dört katına ulaşabileceği öne sürülüyor. Belgelerde ayrıca, petrol zengini ve iyi eğitimli insan kaynağına sahip Libya’nın, finansal ve hukuki yatırımlar açısından stratejik bir fırsat sunduğu savunuluyor.

Belgeler, davanın başarıyla sonuçlanması halinde ödeme yapılmasını öngören “sonuç odaklı ücret” (contingency fee) sistemiyle çalışmaya hazır uluslararası hukuk bürolarıyla ön görüşmeler yapıldığını da ortaya koyuyor. Ayrıca, İngiliz istihbarat servisi MI6 ve İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’dan eski yetkililerin, “çalınan” varlıkların tespit edilmesi ve geri alınmasına katkı sunmaya istekli olduklarını ifade ettikleri belirtiliyor.

Yazışmalarda, söz konusu fonların küçük bir bölümünün bile tespit edilip geri kazanılmasının “milyarlarca dolar” gelir yaratabileceği vurgulanıyor. Belgelerde ayrıca Libya’nın gelecekte yeniden inşa ve ekonomik toparlanma için en az 100 milyar dolarlık harcamaya ihtiyaç duyacağı öngörüsüne yer veriliyor.

Libya, Mart 2011’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararı kapsamında, Muammer Kaddafi rejimine karşı ayaklanma sırasında uygulanan yaptırımlar sonucu Batılı ülkelerde dondurulan devlet varlıklarını geri almaya çalışıyor.

 BM Güvenlik Konseyi, 2011 yılında 1973 sayılı kararın kabulü sırasında, savaşın sona ermesinin ardından dondurulan fonların serbest bırakılarak Libya makamlarına teslim edileceğini taahhüt etmişti. 

 

Reklam
Reklam

EPSTEIN DOSYALARINDA İNCELEME TAMAMLANDI

Jeffrey Epstein skandalında, Trump yönetiminin dosyaların kamuoyuna açıklanması sürecindeki kilit ismi Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’tan kritik bir açıklama geldi. ABC News ve CNN’e konuşan Blanche, Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’in merkezinde olduğu cinsel istismar ağına yönelik savcılık incelemesinin "tamamlandığını" duyurdu. 

Epstein ve çevresindekiler tarafından çekilen "korkunç fotoğrafların" varlığını kabul eden Blanche, bu görüntülerin her zaman yeni bir dava açmak için yeterli hukuki zemin oluşturmadığını savundu.

Epstein ve çevresindekiler tarafından çekilen "korkunç fotoğrafların" varlığını kabul eden Blanche, bu görüntülerin her zaman yeni bir dava açmak için yeterli hukuki zemin oluşturmadığını savundu.

 

Mağdur avukatlarının, bazı kimlik bilgilerinin yeterince gizlenmediği yönündeki iddialarına pazar günü yanıt veren Blanche, "Bu tür durumları derhal düzeltiyoruz," dedi. Ancak Blanche, bu hataların toplam materyalin yalnızca %0,001'ine tekabül ettiğini de sözlerine ekledi.

Adalet Bakanlığı’nın, milyonlarca belgeyi paylaştıktan henüz bir gün bile geçmeden "örtbas" iddialarıyla karşı karşıya kalmasını "şaşırtıcı" bulduğunu belirten Blanche, "Gizleyecek bir şeyimiz yok. Hiçbir zaman da olmadı," ifadelerini kullandı.

Belgelerin tamamının açıklanmadığını savunan Demokrat Milletvekili Ro Khanna, "En iyi ihtimalle belgelerin yarısını yayınladılar. Ancak bu haliyle bile ortaya çıkanlar ülke vicdanını sarsmaya yetiyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

ABD Adalet Bakanlığı, 3 milyon sayfayı aşkın belge, binlerce video ve 100 binden fazla fotoğraftan oluşan devasa bir veri setini paylaşıma açtı. Bakan Yardımcısı Todd Blanche, bu devasa dijital arşivin yayınlanmasıyla birlikte savcılık incelemesinin resmen "noktalandığını" açıkladı.

Epstein dosyalarında reşit olmayanlar da dahil 43 mağdurun isimlerinin gizlenmediği ortaya çıktı

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde aralarında reşit olmayanların da yer aldığı 43 mağdurun isimlerinin gizlenmemesi dikkati çekti.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Epstein’a yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını bildirmesinin ardından belgelerde çeşitli detaylar ortaya çıktı.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre dün dosyalardaki 47 mağdurun adlarının incelenmesi sonucunda bu kişilerden 43'ünün isimlerinin sansürlenmediği tespit edildi.

Birçok kadının tam adının yüzlerce kez geçtiği dosyalarda mağdurların arasında istismara uğradıkları dönemde reşit olmayan 20'yi aşkın kişinin de isimleri yer aldı.

Mağdurlardan bazılarının tam isimlerinin yanı sıra ev adreslerinin de dosyalarda görüldüğü belirtildi.

Yetkililer, Bakanlığın belgeleri yayımlamadan önce mağdurların isimlerinin gizlenmesi için çalışma yürüttüğünü, bu kişilere ilişkin yeni düzenlemeler yapmak amacıyla belgelerin geçici olarak kaldırıldığını bildirdi.

Epstein dosyasındaki belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ismi de yer aldı

Kamuoyuyla paylaşılan yeni belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un isminin de olduğu belirtildi. Macron'un ismi cumhurbaşkanı seçildiği 2017 öncesinde ve sonrasındaki çok sayıda belgede geçerken, bu belgelerde Epstein'ın Macron'un birçok konuda kendisinden yardım istediğini iddia ettiği görüldü.

Reklam
Reklam

İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi, Epstein bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti

Eski Kabine Bakanı ve Büyükelçi Mandelson, İşçi Partisi Genel Sekreteri'ne gönderdiği istifa mektubunda, Epstein ile bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle "daha fazla utanç yaratmak istemediğini" belirterek, parti üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.

Peter Mandelson, mektubunda, "20 yıl önce bana yapıldığı iddia edilen ve hatırlamadığım ya da kaydını tutmadığım mali ödemelere ilişkin, doğru olduğuna inanmadığım suçlamalarla yeniden ilişkilendirildim. Bunların tarafımca araştırılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Bu süreçte İşçi Partisi'ne zarar vermek istemediğine işaret eden Mandelson, bu nedenle parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Mandelson, şunları kaydetti:

"Sesleri çok daha önce duyulması gereken kadınlar ve kız çocukları için bir kez daha özür dilemek istiyorum."

Epstein'ın Mandelson'a 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer aldı

ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma günü yayımlanan yeni belgelerde, Epstein'ın 2003 ve 2004'te Mandelson'a üç ayrı işlemle toplam 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer almıştı. Belgelerde her biri 25 bin dolarlık bu ödemelerin Epstein'a ait banka hesaplarından gönderildiği öne sürülmüştü.

Mandelson, yeni belgelerin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bunların doğruluğundan emin olmadığını belirterek, Epstein'ı tanımış olmaktan ve onun 2008'deki mahkumiyetinin ardından aralarındaki ilişkiyi sürdürmüş olmaktan dolayı pişmanlık duyduğunu bildirmişti. Mandelson, mağdurlardan "kayıtsız şartsız özür dilediğini" ifade etmişti.

Kenya ve Pakistan'da görev yaptı

Diplomasi kariyerine 1997'de başlayan Turner, farklı görevlerde bulunduktan sonra 2007'de eski Başbakan Gordon Brown'ın Orta Doğu Özel Sekreterliğini üstlenmişti.

Devamında Nairobi Büyükelçiliği yaptıktan sonra eski Başbakan Theresa May'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcılığı ve Uluslararası İlişkiler Danışmanı olarak görev yapan Turner, 2019'da İslamabad Büyükelçisi olmuştu.

Pakistan'daki görevi 2023'te biten Turner, Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü olarak görev yaparken Ekim 2025'te İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi olarak atanmış ancak bu göreve başlamamıştı.

ABD'de 9 Eylül 2025'te ortaya çıkan yazışmalarda, İngiltere'nin Washington Büyükelçiliğine Şubat 2025'te başlayan Peter Mandelson'ın Epstein'a, "En iyi dostum" diye hitap ettiği ortaya çıkmıştı.

Mandelson'ın Epstein'a gönderdiği doğum günü mesajında, "Gelsin diye saatlerce beklerdiniz. Çoğu zaman etrafınızda olduğuna alıştığınızda birden yine yalnız kalırdınız. Onun yerine eğlendirmeniz gereken bazı ilginç arkadaşlarıyla baş başa kalırdınız." ifadeleri yer almıştı.

Başbakan Keir Starmer, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Epstein ile ilişkisi ortaya çıkan Mandelson'ı 11 Eylül 2025'te görevden almıştı.

Epstein'ın CIA'e ait "işkence uçağı"nı kullanmayı planladığı ortaya çıktı

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından Epstein'ın, pilotu Larry Visoski ile 14 Nisan 2017'de yaptığı yazışma ortaya çıktı.

Yazışmada Visoski, kullanmayı düşündükleri uçağın 2007'de CIA'a hizmet verdiğini ifade ediyor.

Eski numarası "N313P" olan uçağın, CIA tarafından Guantanamo Körfezi'ne mahkum taşımak amacıyla kullanıldığını belirten Visoski, bu nedenle "işkence uçağı (Torture Plane)" olarak anıldığını kaydediyor.

Visoski, uçağın Orta Doğu'ya yapılacak uçuşta sorun çıkarabileceğini belirtiyor.

KAN DONDURAN MESAJ: "SANA BEBEK GETİREYİM Mİ?"

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde ünlü tanıtımcı Peggy Siegal'ın Kenya seyahati dönüşünde Epstein için "bebek getirmeyi" teklif ettiği ortaya çıktı.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde çeşitli detaylar ortaya çıkıyor.

Peggy Siegal, Epstein'e gönderdiği bir e-postada Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek üzere olduğunu belirtiyor.

Epstein'i seyahatinde nerelere gideceğine ilişkin bilgilendiren Siegal, "Sana başka bir hayat deneyimi için ne kadar teşekkür etsek az. Maasai savaşçıları bizi yemezse Somalili korsanlar yiyecek." ifadesi e-postada yer aldı.

Siegal'ın e-postasında "Senin için bir ya da iki küçük bebek getirebilirim. Kız mı erkek mi? Tam Madonna gibi." ifadesi öne çıktı.

- Belgelerde, Melania'nın yönetmeni Ratner'ın fotoğrafı yer aldı

ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump hakkında çekilen belgeselin yönetmeni Brett Ratner'ın Epstein ile birlikte görüntülendiği fotoğraflar, yeni yayımlanan belgelerin arasında yer aldı.

Fotoğraflarda, Ratner'ın, Epstein ve kimliği gizli iki kadınla birlikte bir koltukta sarılarak oturduğu görülüyor.

Söz konusu görüntülerin çekildiği tarihe dair bilgi paylaşılmadı.

Siegal ve Ratner, konuya ilişkin açıklama yapmadı.

Reklam
Reklam

Prensesin, Epstein ile mesaj trafiği şoke etti

Epstein Dosyaları Açıldıkça, Yer Yerinden Oynuyor Dehşete Düşüren Detaylar: Sana Bebek Getireyim mi Mesajı Ortaya Çıktı CIAin İşkence Uçağını da İstemiş...

Sıradaki
Haber