Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi? SON DAKİKA diplomasisi! AB ülkelerinden peş peşe "terk edin" çağrıları...

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi? SON DAKİKA diplomasisi! AB ülkelerinden peş peşe "terk edin" çağrıları...

Son Güncelleme
Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

Dünya kamuoyu, İran’da rejime karşı devam eden ve sert müdahalelerle bastırılmaya çalışıldığı öne sürülen protestolara odaklandı. ABD Başkanı Donald Trump, ülkede idamların devreye sokulması halinde “çok ağır karşılık verileceğini” açıklarken, tahran sokaklarında protestolar sürüyor. Öte yandan 5 saatlik sürenin dolması sonrası, İran’da NOTAM’ın (havacılara bildiri) süresinin dolmasının ardından hava sahası uçuşlara yeniden açıldı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesini askeri saldırıyla tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump'a hitaben, "Haziran ayında yaptığınız hatayı tekrarlamayın." diyerek, İran'ın diplomasiye hazır olduğu mesajını verdi. Avrupa Birliği (AB) üyesi birçok ülke, İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.
Reklam
Reklam

 

İsrail, İran bankası Melli'yi "terör örgütü" ilan etti

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD'nin "İran'ın gölge bankacılık ağlarına karşı önlem" gerekçesiyle aldığı yaptırım kararlarının hemen ardından Melli Bank'ı "terör örgütü" olarak tanıyan kararı imzaladı.

İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Melli Bank'ı terör örgütü olarak tanıyan" kararın güvenlik kurumlarının talebi ve bakanlığın ekonomik savaş departmanının tavsiyesi üzerine alındığı belirtildi.

Açıklamada, "Melli Bank, İran rejiminin terör örgütlerine fon aktarmasında kilit bir rol oynuyor. Rejimin Orta Doğu ve diğer bölgelerdeki faaliyetlerini finanse eden merkezi finans kolu olarak hizmet ediyor." iddialarına yer verildi.

İsrail'in Maariv gazetesi, Melli'nin bir devlet bankası olduğunu belirterek bankanın uluslararası yaptırımları atlatmak için gizli bir ağ işlettiğini, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve ülke dışındaki askeri-istihbari operasyonlardan sorumlu Kudüs Gücü'ne banka hesapları sağladığını ve para transferi yaptığını iddia etti.

İsrail'in daha önce Mellat Bank ve Shahr Bank ile Haziran 2025'te İran Merkez Bankası'nı "terör örgütleri" listesine aldığı kaydedildi.

ABD yönetimi, gün içerisinde İran'daki göstericilere yönelik şiddetin sorumlusu olduğu iddiasıyla bazı İranlı güvenlik yetkililerine yaptırımlar açıklamıştı.

Açıklamada, ayrıca İran'ın seçkin kesiminin ülkenin doğal kaynaklarından elde edilen gelirleri "çalmasına ve aklamasına" imkan tanıyan "gölge bankacılık ağlarına" karşı da önlem alındığı vurgulanmıştı.
 

BMGK üyesi ülkelerin temsilcileri, İran'daki gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaştı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki (BMGK) toplantıda, ABD, olaylı sokak hareketlerine sahne olan İran'ın "cesur halkının yanına oldukları" mesajını verirken, Rusya, ABD'nin İran'ı "yeni saldırılarla tehdit etmesini" eleştirdi.

BMGK'da düzenlenen "Ortadoğu'daki Durum" başlıklı oturum kapsamında, üye ülkeler İran'daki gelişmelerle ilgili düşüncülerini paylaştı.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, BMGK üyelerine yaptığı konuşmada, İran rejiminin "kendi halkına uyguladığı şiddet ve baskı düzeyinin", uluslararası barış ve güvenlik açısından sonuçlar doğurduğunu belirtti.

"Başkan Donald Trump ve ABD, İran'ın cesur halkının yanındadır." diyen Waltz, Tahran yönetiminin, halkının "ekonomik sefaletinden ve özgürlüklerinin baskılanmasından" sorumlu olduğunu söyledi.

Waltz, İran'daki rejim tarafından öldürülen protestocuların sayısının "binlerden on binlere kadar değişen" tahminlerin bulunduğunu, internet kesintisi yüzünden net bilgi alınamadığını ifade etti.

Mike Waltz, "Başkan Trump açıkça belirtti ki 1979'dan beri on yıllardır sokaklarda masumların katledilmesine ne kendisi ne de uluslararası toplum tahammül etmeyecektir." dedi.

İran'ın diyalog için hazır olduğunu, ancak eylemlerinin bunun aksini gösterdiğini söyleyen Waltz, "Açıkça belirtmek isterim ki, Başkan Trump, bizim gibi sonsuz konuşmalar yapan biri değil, eylem adamıdır. BM'de de açıkça belirttiği gibi, katliamı durdurmak için tüm seçenekler masadadır ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi kimse bilemez." ifadelerini kullandı.

- Rusya, ABD'nin, açıktan İran'a müdahale tehdidinde bulunmasını eleştirdi

Güvenlik Konsey’inde konuşan Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD tarafından ortaya konulan tutumun, egemen bir devlet olan İran'ın iç işlerine yönelik "açık saldırganlığı ve müdahaleyi" haklı çıkarmaya yönelik yeni bir girişimden başka bir şey olmadığını söyledi.

Nebenzia, "ABD'nin, yalnızca bu toplantıyı düzenleyenlerin çıkarlarına ve pozisyonuna hizmet etmeyi amaçlayan, uluslararası barış ve güvenlik konularıyla hiçbir şekilde ilgili olmayan bu bilgilendirme toplantılarıyla, Konsey üyelerinin değerli zamanını boşa harcama girişimlerini kesinlikle reddediyoruz." açıklamasında bulundu.

Vassily Nebenzia, İran'da "protesto ivmesinin azalmaya başladığını ve hükümetin gerekli adımları atmaya başladığını" ifade etti.

ABD'nin İran'a saldırma isteğinin gerçek nedenlerini "örtbas etmeye bile çalışmadığını" öne süren Nebenzia, Trump hükümetinin İran'a karşı yeni saldırılarla tehdit etmesine tepki gösterdi.

Nebenzia, ABD'nin İran'a saldırmaya yönelik açıklamalarının BM Şartı'nın "ağır ihlali" olduğuna dikkat çekerken, İran'da yaşanan sokak hareketlerinin "silahlı provokatörlerce" yönlendirildiği değerlendirmesinde bulundu.

 

Beyaz Saray: İran 800 idamı durdurdu

Beyaz Saray, İran’daki protestolar hakkında yaptığı açıklamada, "Dün gerçekleştirilmesi planlanan 800 idam durduruldu. Trump ve ekibi durumu yakından takip ediyor, tüm seçenekler masada" dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump için İran konusunda tüm seçeneklerin halen masada olduğunu belirterek, "Başkan Trump, İran rejimine, (göstericilerin) öldürülmeye devam etmesi halinde bunun ciddi sonuçlar doğuracağını bildirdi." dedi.

Leavitt, düzenlediği basın brifinginde, ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin güncel durumu değerlendirdi.

Karoline Leavitt, "Başkan Trump, İran rejimine, (göstericilerin) öldürülmeye devam etmesi halinde bunun ciddi sonuçlar doğuracağını bildirdi." ifadesini kullandı.

İran'ın, ABD yönetimine "infazların durdurulduğunu" ilettiğini ve bu kapsamda dün gerçekleşmesi beklenen "800 infazın durdurulduğunu" aktaran ABD'li Sözcü, "Bu nedenle Başkan ve ekibi, bu durumu yakından takip ediyor ve Başkan için tüm seçenekler masada olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Trump'ın İran konusunda ne yapacağı konusunda çok fazla spekülasyon olduğunu ancak sadece Trump ile çok yakın ekibinin bu planlar konusunda bilgi sahibi olduğunu vurgulayan Leavitt, Trump'ın yaklaşımı sonrasında "800 infazın durdurulduğunu" savundu.

Leavitt, "Başkan, durumu yakından takip etmeye devam ediyor, ancak tüm seçeneklerini masada tutuyor." sözlerini bir kez daha tekrarladı.

Reklam
Reklam

ABD, İran'daki göstericilere yönelik şiddetten sorumlu tuttuğu yetkililere yaptırım açıkladı

ABD yönetimi, İran'daki göstericilere yönelik şiddetin sorumlusu olduğu iddiasıyla bazı İranlı güvenlik yetkililerine yaptırımlar açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisinin (OFAC) "temel özgürlükler ve ekonomik güvenlik" talebiyle sokaklara dökülen "İran halkına yönelik baskının mimarlarına" yaptırım uyguladığı bildirildi.

Açıklamada ayrıca, İran'ın seçkin kesiminin ülkenin doğal kaynaklarından elde edilen gelirleri "çalmasına ve aklamasına" imkan tanıyan "gölge bankacılık ağlarına" karşı da önlem alındığı vurgulandı.

Bugün yaptırım uygulanan İranlı güvenlik yetkilileri arasında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin de bulunduğu kaydedilen açıklamada, "Laricani, halkın meşru taleplerine şiddetle yanıt verilmesini isteyen ilk İranlı liderlerden biriydi." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, protestoların başlamasından bu yana İran güvenlik güçlerinin göstericilere gerçek mermi kullandığı, İran halkını yaşam ve özgürlükten mahrum bıraktığı öne sürüldü.

Göstericilere yönelik şiddetten sorumlu olduğu iddia edilen diğer üst düzey yetkililere değinilen açıklamada, Muhammed Rıza Haşimifer, Nimetullah Bakıri, Azizullah Meleki ve Yadullah Buali'ye yaptırım uygulandığı kaydedildi.

- Gölge bankacılık ağına yaptırım

Açıklamada, OFAC'ın yaptırım uygulanan İranlı finans kurumları Bank Melli ve Shahr Bank'ın gizli "gölge bankacılık" ağlarının bir parçası olarak, İran'ın petrol ve petrokimya satışlarından elde edilen gelirlerin yabancı pazarlara aktarılmasında kritik rol oynayan 18 kişi ve kuruluşu da yaptırım listesine eklediği duyuruldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin, "ABD özgürlük ve adalet çağrısında bulunan İran halkının yanında kararlılıkla durmaktadır." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda, Bakanlığın kilit liderlere yaptırım uyguladığını vurgulayan Bessent, İran halkına yönelik baskıda rol alan kişiler için ellerindeki her türlü aracı kullanacaklarını kaydetti.

 

İran’a ‘bir şans daha’ diplomasisi: Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi?

Suudi Arabistan, Katar ve Umman’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a yönelik olası bir askeri saldırıdan vazgeçirmeye ikna etmek için yoğun bir diplomatik çaba yürüttüğü bildirildi.

AFP'ye konuşan ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkiliye göre üç ülke, Trump’ı İran’a “iyi niyetini gösterme fırsatı” tanımaya ikna etmek için “uzun, hummalı ve son dakikaya kadar süren” bir diplomatik girişime öncülük etti. Yetkili, taraflar arasındaki temasların halen sürdüğünü belirtti.

Çarşamba günü Katar’daki bir ABD askeri üssünden bazı personelin çekildiği, Suudi Arabistan ve Kuveyt’teki ABD misyonlarında görevli personele de dikkatli olmaları yönünde uyarılar yapıldığı öğrenilmişti.

ABD’nin Körfez’de çok sayıda askeri üssü ve stratejik varlığı bulunuyor.

Trump, son açıklamalarında tutumunu yumuşatarak, “karşı taraftaki çok önemli kaynaklardan” İran’ın göstericileri idam etmeyeceğine dair güvenceler aldığını söyledi.

“Bölgede daha fazla bombayı etkisiz hale getirmek için uykusuz bir geceydi” ifadelerini kullanan yetkili, kazanılan güvenin pekiştirilmesi için iletişimin devam ettiğini belirtti.

AFP’ye konuşan bir başka Körfez yetkilisi ise İran’a iletilen mesajın net olduğunu söyledi: “Körfez’deki ABD tesislerine yönelik bir saldırı, bölge ülkeleriyle ilişkiler açısından sonuçlar doğurur.”

 

 

BM Güvenlik Konseyi, İran'daki protestoları görüşecek

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, İran'daki protestoları görüşmek üzere acil toplanacak.

ABD'nin talebi üzerine bugün öğleden sonra gerçekleştirilecek toplantıda, BM Güvenlik Konseyi, İran'da devam eden protestoları görüşecek.

 

Reklam
Reklam

Birçok AB ülkesi vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri için çağrı yaptı

Avrupa Birliği (AB) üyesi birçok ülke, İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz ve Polonya gibi çok sayıda ülke, dışişleri bakanlıkları aracılığıyla yaptıkları açıklamalarda, ekonomik sorunlar nedeniyle başkent Tahran'da 8 Ocak'tan itibaren şiddetlenen protestolardan dolayı vatandaşlarını İran'ı terk etmeye çağırdı.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "bölgedeki son derece istikrarsız durum nedeniyle İran'da bulunan İspanyol vatandaşlarına mevcut tüm imkanları kullanarak ülkeyi terk etmeleri" ve "İran'a yapılacak tüm seyahatlerden de şiddetle kaçınılması" önerildi.

Açıklamada, Tahran'daki faaliyetlerine devam eden İspanya Büyükelçiliğinin, İspanyol vatandaşlarının İran'dan ayrılmasına izin verme yetkisinin bulunmadığı, bunun tamamen İran makamlarına ve yasalarına bağlı olduğu vurgulandı.

NYT: ABD'nin İran'a olası saldırısı günler sonra olacak

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri seçenekleri değerlendirdiği ancak olası saldırının en iyi ihtimalle günler sonra düzenleneceği öne sürüldü.

The New York Times (NYT) gazetesinin haberinde ABD'nin bir süredir şiddetli protestoların sürdüğü İran'a askeri müdahale planları ele alındı.

Gazeteye konuşan ABD yönetiminden yetkililer, Trump'ın son günlerde komutanları tarafından kendisine sunulan askeri seçenekleri göz ardı etmediğini belirtti.

İsimleri açıklanmayan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) Trump'a bu konuda geniş seçenek yelpazesi sunduğunu kaydetti.

Olası hedefler arasında yeniden İran'ın nükleer programı ve balistik füze sistemlerinin bulunduğunu söyleyen yetkililer, siber saldırı veya güvenlik güçlerine yönelik ölümcül saldırıların düzenlenmesinin ise daha yüksek olasılıkta olduğunu dile getirdi.

Saldırı emri, Tahran'ın sıradaki adımlarına bağlı

Yetkililer, Trump'ın askeri seçenek emrinin, Tahran'ın sonraki adımlarına bağlı olduğunu söyledi.

ABD'nin uzun menzilli bombardıman uçaklarının, ikincil saldırı ihtimali nedeniyle başta alarma geçirildiğini anlatan yetkililer, dün itibarıyla bunun askıya alındığını dile getirdi.

Yetkililer, herhangi bir saldırının henüz değil en az birkaç gün sonra düzenleneceğini ve İran'dan güçlü bir misillemeye yol açabileceğini ifade etti.

ABD istihbaratına göre İran'ın misillemesinin bölgedeki ABD üslerine yönelik olacağını dile getiren yetkililer, Katar'daki üssün yanı sıra Suriye ve Irak'a konuşlu ABD güçlerine de saldırılar düzenlenebileceğini belirtti.

Saldırı için bölgedeki seçenekler sınırlı

Haberde Trump'ın İran'a karşı saldırı emri vermesi durumunda askeri seçeneklerinin sınırlı olacağı ifade edildi.

Pentagon yetkilileri, şu anda Orta Doğu'da bir uçak gemisinin yanı sıra füze fırlatan üç muhrip gemisi ile füze fırlatan en az bir denizaltı bulundurduklarını, gemilerden birinin ise Kızıldeniz'de olduğunu kaydetti.

Trump, dün Beyaz Saray'daki imza töreninde İran'daki "infazların" durdurulduğu bilgisinin kendilerine iletildiğini belirterek, askeri seçeneklerin halen masada olup olmadığına ilişkin, "Sürecin nasıl gelişeceğini izleyip göreceğiz." ifadesini kullanmıştı.

İran: Protestolara katılan İrfan Sultani idam edilmeyecek

İran bugün hiçbir protestocunun idam edilmesinin planlanmadığını açıkladı. DW Türkçe'nin haberine göre; İran yargı yetkilileri, 10 Ocak'taki protestolar sırasında gözaltına alınan İrfan Sultani'nin idam cezasına çarptırılmadığını açıkladı. 26 yaşındaki Sultani'nin şu anda Karaj Cezaevi'nde tutulduğunu belirten yetkili, "ülkenin iç güvenliğine karşı komplo kurmak ve rejime karşı propaganda faaliyetlerinde bulunmak" suçlamasıyla yargılandığını söyledi. Yetkili, Sultani'nin suçlu bulunması halinde ölüm cezasına çarptırılmayacağını da sözlerine ekledi.

Reklam
Reklam

İRAN'DAKİ GÖSTERİLERDE HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 2 BİN 615’E YÜKSELDİ

İran'daki gösterilerde yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 615’e yükseldiği bildirildi.

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ülke genelindeki gösterilerde 2 bin 615 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, 31 eyaletteki 187 şehre yayılan 617 protesto gösterisinde, 2 bin 54 kişinin yaralandığı ve 18 bin 470 kişinin de gözaltına alındığı belirtildi.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ: İRAN DİPLOMASİYE HAZIR

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “ABD tarafından olumlu bir deneyimimiz olmasa da diplomasi savaştan çok daha iyidir” dedi.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...


İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Amerikan basınına ülkedeki son durumu değerlendirdi. Arakçi, İran’da eylemlerin üzerinden üç gün geçtiğini belirterek, “Kontrol tamamen bizde” ifadesini kullandı.

Arakçi, olaylar sırasında hayatını kaybedenlerle ilgili soruya, “Ülke dışından yönlendirilen terörist unsurlar, bu gösterilere karışıp güvenlik güçlerine ve halka ateş açtı. Terörist hücreler vardı. İçeri girdiler, DEAŞ tarzı terörist operasyonları kullandılar. Üç gün boyunca protestocularla değil, teröristlerle savaştık” yanıtını verdi.

‘Terörist unsurların’, ABD Başkanı Donald Trump'ı savaşa sürüklemek için gösterilerde ateş açarak ölü sayısını artırmak istediğini savunan Arakçi, “Bu tam olarak bir İsrail planıydı. ABD Başkanı'nı bu çatışmaya dahil etmek istediler. Bu yüzden sıradan insanları öldürerek, polis memurlarını öldürerek, farklı şehirlerde bir tür çatışma başlatarak ölü sayısını artırmaya başladılar” açıklamasında bulundu.

Arakçi, Trump'a mesajının olup olmadığının sorulması üzerine, “Benim mesajım, haziran ayında yaptığınız hatayı tekrarlamayın. Biliyorsunuz, başarısız bir deneyimi denerseniz aynı sonucu alırsınız. Biliyorsunuz, haziran ayında tesisleri imha ettiniz ancak teknoloji bombalanamaz, kararlılık da bombalanamaz. İran müzakereye, diplomasiye hazır olduğunu kanıtladı. Savaş ve diplomasi arasında diplomasi daha iyi bir yoldur. ABD tarafından olumlu bir deneyimimiz olmasa da diplomasi savaştan çok daha iyidir” diye konuştu.

İRAN HAVA SAHASI UÇUŞLARA YENİDEN AÇILDI

İran’da NOTAM’ın (havacılara bildiri) süresinin dolmasının ardından hava sahası uçuşlara yeniden açıldı.

İran tarafından dün gece yayımlanan NOTAM kapsamında TSİ 06.30'a kadar uygulanan uçuş kısıtlamaları, belirlenen sürenin dolmasıyla kaldırıldı.

Hava sahasının yeniden açılması sonrası Tahran uçuş bilgi bölgesinde kademeli normalleşme yaşandı, uluslararası ve bölgesel uçuşlarıda İran hava sahasının yeniden kullanıldığı gözlendi.

Reklam
Reklam

TAHRAN’DA TOPLU CENAZE

İran’ın başkenti Tahran’da dün olaylar sırasında hayatını kaybettiği belirtilen 100’den fazla güvenlik mensubu ve ‘diğer şehitler’ diye anılan kişiler için toplu cenaze töreni düzenlendi.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

‘BİZE İRAN’IN İDAMLARI DURDURDUĞU SÖYLENDİ’

Önceki gün İran’da göstericilerin idam edileceği iddialarıyla ilgili, “Böyle bir şey yaparlarsa çok sert önlemler alacağız” diye tehditte bulunan ABD Başkanı Trump, dün açıklamadığı bir kaynaktan kendilerine İran’ın göstericileri idam etmeyecekleri yönünde bilgi geldiğini söyledi. Trump, “Bize, İran’da infazların durdurulduğu bildirildi” diyerek, “Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş” ifadelerini kullandı. Trump, önceki gün de Andrews Hava Üssü’nde gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin olası hava saldırılarını protestocuları koruyup korumayacağına dair soruya, “Asla bilemezsiniz” diye yanıt verdi. İran’a askeri mi siber saldırı mı olacağına dair soruya da, “Bunu size söyleyemem. Ne olacağını tam olarak biliyorum, ama bir karar vermemiz gerekiyor” diye konuştu.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

İRAN İLE DİPLOMATİK TEMAS: FİDAN İLE ARAKÇİ İKİ KEZ GÖRÜŞTÜ

 TÜRKİYE İran’da yaşanan iç gelişmelerin yanı sıra ABD–İran hattında yükselen tansiyonu da yakından takip ediyor. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile dün bir telefon görüşmesi yaptı. Bu temas, Fidan ile Arakçi’nin iki gün içinde yaptığı ikinci telefon görüşmesi olması bakımından dikkat çekti. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, görüşmede Bakan Fidan, mevcut bölgesel gerilimlerin giderilmesi amacıyla müzakerelere duyulan ihtiyaca vurgu yaptı.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Diğer yandan Bakan Fidan, diplomasi trafiğini bölgesel aktörlerle temaslarını artırarak sürdürüyor. Fidan, önceki gün Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel gelişmelerin ele alındığı aktarıldı. Dün Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret eden Bakan Fidan önceki gün de ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye Özel Temsilcisi olan Tom Barrack’ı Dışişleri Bakanlığı’nda kabul etti. Barrack, Fidan ile yaptıkları görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: “Sayın Bakan Fidan, Ankara’daki verimli ve samimi görüşmeniz için teşekkür ederiz. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ile olan güçlü ortaklığımıza değer vermekte ve Suriye’deki devam eden çabalarımız da dahil olmak üzere bölgesel istikrarı ilerletmek ve ortak zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya kararlıdır.”

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

TEPKİLER... KİM NE DİYOR

Körfez ülkelerinden ABD’ye uyarı

 ABD merkezli Wall Street Journal’a göre Suudi Arabistan, Umman ve Katar, İran’a yönelik olası bir saldırıdan vazgeçilmesi için ABD Başkanı Donald Trump yönetimini ikna etmeye çalışıyor. Habere göre üç ülke, Trump yönetimine olası bir saldırının petrol piyasalarını sarsacağı ve nihayetinde ABD ekonomisine de zarar vereceği konusunda uyarılarda bulundu.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

BM: DİPLOMASİ ŞART

 Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, İran’daki protestolara karşı dış askeri müdahale söylemlerinin artışından dolayı endişe duyduklarını ifade etti. Dujjaric, “BM’ye üye tüm devletlerin askeri söylem yerine diplomasiyi savunmasının şart olduğunu” savundu.

ÇİN: DIŞARIDAN MÜDAHALEYE KARŞIYIZ

 ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a karşı “çok sert önlemler” alınacağı uyarısında bulunmasının ardından, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, dün “İran’ın iç işlerine dışarıdan müdahale edilmesine karşı olduklarını” açıkladı.

RUSYA: İŞBİRLİĞİNE DEVAM

 Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın saldırı ve gümrük vergisi tehditlerine rağmen İran ile çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

AP BAŞKANI: BOŞ DURAMAYIZ

 Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, dün Euronews’e verdiği röportajda “Avrupa Birliği’nin İran rejimine karşı hızlı adımlar atması için Trump’ı beklememesi gerektiğini” savundu. İran Devrim Muhafızları’nın AB’nin terör listesine eklenmesini öneren Metsola, “İran’da olup bitenler karşısında dehşete düştük. Rejimin temel özgürlükler olduğuna inandığımız şeyleri baskı altına almak için şiddet, baskı ve suistimale başvurduğunu gördüğümüzde boş duramayız” ifadelerini kullandı.

İNGİLTERE: KINIYORUZ

 İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Başbakanlık Soruşturma Oturumu’nda yaptığı konuşmada “İran’daki protestoculara yönelik iğrenç baskı ve katliamı mümkün olan en güçlü şekilde kınadığını” ifade etti.

İSRAİL: SÜRPRİZ SENARYOLARA HAZIRIZ

 İsrail ordusu sözcüsü Effie Defrin, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda silahlı ‘sürpriz senaryolara karşı tetikte’ olduklarını ancak söylentilere de itibar edilmemesi gerektiğini kaydederek “İran’daki protestolar iç meseledir” dedi.

İSYANIN SEMBOLÜ OLDU: 3 GÜNDE İDAM KARARI

İran’da protestolar 18’inci gününe girerken, sokağa çıkan herkesin “Allah’ın düşmanı” olarak değerlendirileceğini açıklayan Tahran yönetimi 8 Ocak’ta Karaj kentindeki gösterilerde tutuklanan İrfan Sultani’yi (26)  üç günde idam cezasına çarptırdı. “Allah’a karşı savaş açmak” anlamında kullanılan ‘muharebe’ suçlamasından hüküm giyen ve ‘hızlıca’ yargılanan Sultani’nin yalnızca üç gün içinde idam edilmesine karar verildi. Sultani’nin dün gerçekleşmesi beklenen infazı henüz doğrulanmış değil.

Trump’ı Körfez ülkeleri mi vazgeçirdi SON DAKİKA diplomasisi AB ülkelerinden peş peşe terk edin çağrıları...

SIRADAN BİR GENÇTİ

Tahran yönetimine karşı başkaldırının sembolü haline gelen Sultani, bir giyim mağazası sahibiydi. Arkadaşları ve ailesi tarafından, “modaya ve kişisel tarzına önem veren, vücut geliştirme ve spor ile ilgilenen, sade bir yaşam sürmekten hoşlanan genç bir adam” olarak tanımlanıyordu. İran basınında yer alan haberlere göre üç gün boyunca Sultani’den haber alamayan ailesine, hafta başında 14 Ocak’ta infaz edileceği bildirildi. İddiaya göre, Sultani’nin avukat olan yakın bir akrabasının davayı üstlenmesine “İncelenecek bir dosya yok. Protestolarda tutuklanan herkesin idam edileceğini açıkladık.  İrfan’ın cezası ‘Muharebe’dir.” denilerek izin verilmedi. İran Ceza Kanunu’nun 282’nci maddesi, muharebe suçunun işlendiği durumlarda idam cezasını öngörüyor. Ancak hâkimlere, mahkûmun “memleketinden uzak bir yerde sürgün edilmesi ya da sağ el ile sol ayağının kesilmesi” gibi alternatif cezaları uygulama yetkisi de tanınıyor.

REJİMDEN JET YARGILAMA

Öte yandan Yargı Erki Başkanı Gülamhüseyin Muhseni Eyei, protestocuların alıkonduğu cezaevinin ziyaretinde “eğer biri birilerini yakıyor, birinin başını kesiyor ve onları yakıyorsa, işimizi hızlıca yapmalıyız” dedi. Eyei, davaların hızlı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini de kaydetti.

 

DÜNYA DİKEN ÜSTÜNDE

İran’da 28 Aralık’ta hayat pahalılığına karşı başlayan ve giderek rejim karşıtlığına dönüşen protestoların kanlı bir şekilde bastırıldığı iddiaları karşısında ABD Başkanı Donald Trump neredeyse her gün Tahran’ı tehdit eden açıklamalar yaparken dünya Washington’un olası senaryolarını tartışıyor.

DÜNYANIN TARTIŞTIĞI 4 SENARYO

ÖNCE DİPLOMASİ CEPHESİ: Washington’dan gelen haberlere göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başını çektiği bir grup İran ile diplomasi yolunun tercih edilmesi taraftarı. İran’ın nükleer ve balistik füze programından vazgeçmesi, ABD ile petrol anlaşmasına yanaşması, İsrail ve bölge ülkelerini tehdit etmekten vazgeçmesi halinde yaptırımları hafifletip rejime şans verebileceği iddialar arasında. Ancak İsrail’in Trump yönetimine İran’da başlatılan işin bitirilmesi için baskı yaptığı da bilinenler arasında. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu en son 28 Aralık’ta Florida’da Trump ile görüşmüştü. Geçen yaz İran ile 12 günlük bir savaş yaşayan İsrail yönetimi, İran’ın nükleer programının sıfırlanması ve ABD güdümünde bir yönetimin kurulmasından yana.

VENEZUELA FORMÜLÜ MÜ: Trump yönetimi, ABD varlıklarının ‘Ortadoğu’nun bitmeyen savaşları’na akıtılmasına baştan karşı. Venezuela örneğinde olduğu gibi, Trump’ın İran konusunda da atıl kalmayıp harekete geçmek isteyeceği konuşulanlar arasında. Trump yönetimi, Venezuela’da Nicolas Maduro’yu devirip yargılanmak üzere ABD’ye götürmüş, Maduro’nun Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in ülkeyi yönetmesine izin vermişti. Molla rejimi de ABD ile benzer bir formülü kabul eder mi?

HİBRİT SAVAŞ: Amerikan New York Times Gazetesi’nde yer alan bir haberde Trump’a İran’a yönelik olası müdahalelerle ilgili seçeneklerin sunulduğu, bunlar arasında siber saldırı, psikolojik harp gibi hibrit savaş unsurlarının yer aldığı belirtiliyor. Başkan Trump, rejime yönelik baskıyı arttırmak için İran ile alışveriş yapan ülkelere de ABD ile ticaretlerinde ek yüzde 25 vergi getirmişti. Ayrıca İran’ın en önemli gelir kaynağı olan petrolü taşıyan tankerlere müdahale de senaryolar arasında sayılıyor.

ASKERİ MÜDAHALE SEÇENEĞİ: Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin şahin kanadı İran rejimine karşı askeri müdahale çağrılarıyla dikkat çekiyor. Ancak Ortadoğu’da yeni bir askeri macera istemeyen taraflar ise itidal çağrısında bulunuyor. Nükleer İran’a karşı faaliyet yürüten bir sivil toplum örgütü olan ‘United Against Nuclear Iran’ oluşumu İran’da vurulması gereken 50 hedefe dair Trump yönetimine liste sunmuş durumda. Ayrıca İran diyasporası da gösteriler düzenleyerek ABD’ye harekete geçmesi için baskıyı arttırken İran’ın devrik Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi de ‘geçiş yönetimi’ için Tahran’a gitmeye hazır olduğunu söylüyor. İsrail tarafından da desteklenen Pehlevi, İran’da muhalif isimlerin yokluğunda ülkenin geleceğine dair senaryolarda giderek görünürlüğünü artıran bir figür olarak dikkatleri üzerine topluyor.

RİSKLERİ DE ÇOK: ABD’nin Irak savaşı gibi bir maceraya atılmak istemediği biliniyor. Öte yandan ABD’nin İran’ın sinir noktalarına hava saldırısı düzenlemesinin sokaktaki İranlıyı nasıl etkileyeceği de kestirilemiyor. İran’da hem göstericilerden hem rejim güçlerinden binlerce kişinin öldüğü haberleri gelirken, ortaya ‘iç savaş’ gibi tehlikeli bir senaryo da çıkıyor.

KOMŞU ÜLKELERE TEHDİT: Reuters’ın haberinde İran’ın bölge ülkelerine ABD’nin saldırması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerinin hedef olacağı uyarısında bulunduğu öne sürüldü. İddiaya göre İran, Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye’den ABD’nin saldırısının engellenmesi, aksi halde bu ülkelerdeki Amerikan üslerinin de vurulacağı uyarısında bulundu. ABD’nin en büyük üssü Katar’daki El Udeid’de 10 bin askeri bulunuyordu. Türkiye’de ise İncirlik Üssü bulunuyor. Tehdit üzerine Udeid’de Trump’ın talimatıyla asker sayısının azaltıldığı bildirildi. Öte yandan İngiltere’nin de Katar’daki ABD üssü El-Udeyd’deki askerlerini geri çekmeye başladığı bildirildi. İngiliz basınında, Güney Kıbrıs’taki İngiliz hava üssünden bir tanker uçağın Katar’daki üsse doğru yola çıktığı haberleri de yer aldı. Diğer yandan Suudi Arabistan’ın, İran’a olası saldırısında ABD’ye hava sahasını kullanma izni vermeyeceğini resmi olarak Washington’a bildirdiği öğrenildi.

BİLGİ NOTU: ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda, 2 bin 403 gösterici ve 147 hükümet yanlısı olmak üzere en az 2 bin 550 kişi hayatını kaybetti. Ajansa göre, en az bin 134 kişi yaralanırken, 18 bin 100’den fazla kişi de gözaltına alındı. Öte yandan olaylarla ilgisi olmayan dokuz sivilin ve dokuz çocuğun da yaşamını yitirdiği aktarıldı.

Reklam
Reklam

 

 

Sıradaki
Haber