SON DAKİKA... Pakistan'daki ABD-İran müzakereleri sona erdi: Ne anlaşma ne de yeni bir görüşme planı var... Trump: Hürmüz'e abluka başlatıyoruz!
ABD ve İran arasındaki kritik görüşme nedeniyle dünyanın gözü kulağı Pakistan'ın başkenti İslamabad'daydı... Müzakere sonrası açıklama yapan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı. İran basını, Tahran yönetiminin ABD ile yeni bir müzakere turu planlamadığını iddia etti. İsrailli bakanlar, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, “Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma süreci başlatılacak” dedi.
Beyaz Saray yetkilisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran için belirlediği "müzakere edilemez" maddeleri açıkladı.
İran ve ABD arasında dün Pakistan’da gerçekleştirilen ve 21 saat süren müzakerede sonuç çıkmazken, adı açıklanmayan Beyaz Saray yetkilisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran için belirlediği "müzakere edilemez" maddeleri açıkladı. Yetkili, söz konusu maddelerin, "tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sona erdirilmesi, geçen sene Haziran ayında ABD bombardımanında ağır hasar gören başlıca nükleer zenginleştirme tesislerinin sökülerek imha edilmesi, yeraltına gömüldüğü değerlendirilen 400 kilogramdan fazla yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun gün yüzüne çıkarılması, bölgesel müttefikleri de kapsayan daha geniş çaplı bir barış, güvenlik ve gerilimi azaltma çerçevesinin kabul edilmesi, Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi vekil gruplarının finansmanına son verilmesi ile Hürmüz Boğazı'nın geçiş ücreti alınmaksızın tamamen açılması olduğunu" aktardı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen müzakerelere ilişkin, "Eğer ABD yönetimi dayatmacı tutumundan vazgeçer ve İran halkının haklarına saygı gösterirse, anlaşmaya ulaşmak için mutlaka yollar bulunacaktır" dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen müzakereler hakkında sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. ABD tarafının "aşırı" taleplerine dikkat çeken Pezeşkiyan, "Eğer ABD yönetimi dayatmacı tutumundan vazgeçer ve İran halkının haklarına saygı gösterirse, anlaşmaya ulaşmak için mutlaka yollar bulunacaktır" ifadelerini kullandı.
İran müzakere heyetine de teşekkür eden Pezeşkiyan, "Müzakere heyeti üyelerine, özellikle de kardeşim Galibaf’a kolaylıklar diliyorum" dedi.
İran, askeri gemilerin herhangi bir amaçla Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının ateşkes ihlali kabul edileceğini bildirdi. Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'na ilişkin ifadeleri üzerine yazılı açıklama (59 numaralı bildiri) yaptı. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın İran’ın kontrolü altında bulunduğu ve "belirli düzenlemelere uygun olarak sivil gemilerin zararsız geçişine açık olduğu" belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Herhangi bir gerekçe veya bahane ile Hürmüz Boğazı'na yaklaşmayı amaçlayan herhangi bir askeri gemi, ateşkes ihlali kabul edilecek ve ağır şekilde cezalandırılacaktır."
ABD Başkanı Donald Trump, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'nı "bloke etmesine" NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söyledi.
Amerikan Fox News kanalına konuşan ABD Başkanı Trump, İslamabad'da bir anlaşma olmadan sona eren İran müzakerelerini değerlendirdi.
Müzakerelerin oldukça yoğun geçtiğini ve İranlıların müzakere masasında "çok zeki" olduklarını vurgulayan Trump, Tahran'ın "nükleer emellerinden vazgeçmediği için" görüşmelerin sonuç vermediğini savundu.
Trump, "Nükleer emellerinden vazgeçmeyi reddetmeleri dışında, istediğimiz hemen her şeyi elde ettik. Ancak bu konu benim için açık ara en önemli nokta." değerlendirmesini yaptı.
İran'ın masaya geri döneceğini tahmin ettiğini ve o zaman ABD olarak istedikleri her şeyin tamamını geri alacaklarını düşündüğünü belirten Trump, bu konuda bir zaman tahmini yapmadı.
- NATO ve Körfez ülkeleri destek verecek
ABD Başkanı, Körfez ülkelerinin İran'a karşı ABD'ye çok ciddi destek verdiklerini anımsatarak, "Körfez'deki müttefiklerin Boğaz'daki bu ablukada size yardım etmesini bekliyor musunuz?" şeklindeki soruya, "Evet tabii ki. Onlar da buna katılacaklar." diye yanıt verdi.
Trump ayrıca, NATO'nun bugüne kadarki tutumundan dolayı ciddi bir hayal kırıklığı yaşasa da bazı NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nın bloke edilmesine katılacaklarını belirtti.
ABD Başkanı, "NATO'dan çok hayal kırıklığına uğradık. Daha önce gelmedikleri için çok hayal kırıklığına uğradık. Şimdi gelmek istiyorlar ve boğazı temizlik işine yardım etmek istiyorlar, temizlik de çok uzun sürmeyecek. Anladığım kadarıyla, Birleşik Krallık ve birkaç başka ülke mayın tarama gemileri gönderiyor." şeklinde konuştu.
- Çin'e gümrük vergisi uyarısı
Öte yandan Trump, İran'a askeri anlamda destek veren ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi getirmeyi düşündüğünü vurguladı.
Buna Çin'in de dahil olup olmadığı yönündeki soruyu cevaplayan ABD Başkanı, "Evet, Çin ve muhtemelen diğer ülkeler. Ama özellikle Çin de buna dahildir. Çin'in (İran'a) omuzdan ateşlenen uçaksavar füzeleri sağladığına dair haberler duydum. Ben bu haberlere her zaman güvenmiyorum. Bunu yapacaklarını sanmıyorum, belki başlangıçta biraz yapmışlardır. Ancak Çin dahil herhangi bir ülkeyi İran'a askeri teçhizat sağlarken yakalarsak yüzde 50 gümrük vergisiyle karşı karşıya kalacaklar." yorumunu yaptı.
- İran'a yeniden saldırı tehdidi
ABD Başkanı Trump, İran'ın nükleer programından vazgeçmemesi halinde bu ülkeye yeniden saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği hususunda net konuştu ve yeni saldırı olabileceğini dile getirdi.
Diğer yandan Trump, açıklamalarının bir yerinde ABD ile İsrail arasındaki ilişkinin son derece iyi gittiğini vurgulayarak, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Bibi Netanyahu'nun dediği gibi, biz büyük kardeşiz, onlar ise küçük kardeş." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan’da yapılan müzakere hakkında yaptığı açıklamada, "Her şeyi istiyorum. Ellerinde hiçbir koz yok" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına verdiği röportajda İran’a dair açıklamalarda bulundu. Trump, İran ile Pakistan’da yapılan müzakere hakkında yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programından vazgeçme konusunda taahhüt verememesi nedeniyle müzakerelerin sonuçsuz kaldığını savundu. Trump, "Sonlara doğru görüşmeler çok dostane bir hal aldı ve nükleer hırslarından vazgeçmeyi reddettikleri nokta dışında ihtiyaç duyduğumuz neredeyse tüm noktalarda uzlaştık. Açıkçası bu, benim için açık ara en önemli noktaydı" dedi.
ABD ve diğer ülkelerin İran tarafından döşenen mayınları temizlemek amacıyla Hürmüz Boğazı'na mayın tarama gemileri göndereceğini açıklayan Trump, "Bölgede mayın tarama gemilerimiz var. Son teknoloji, son derece gelişmiş sualtı mayın tarama gemilerimiz mevcut; bunların yanı sıra daha geleneksel mayın tarama gemilerini de bölgeye sevk ediyoruz. Anladığım kadarıyla İngiltere ve birkaç başka ülke de mayın tarama gemisi gönderiyor" dedi.
ABD Donanması’na ait 2 savaş gemisinin dün Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yaptığını ifade eden Trump, "Dün muhtemelen gördünüz, son derece gelişmiş, muhteşem, yepyeni iki destroyeri boğazın tam ortasından geçirdik ve kimse bize bir şey yapmadı" dedi.
İran’ın müzakere masasına geri döneceğini belirten Trump, "İstediğimiz her şeyi vererek geri döneceklerini öngörüyorum. Her şeyi istiyorum. Ellerinde hiçbir koz yok" dedi.
"O açıklama onları müzakere masasına getirdi ve masadan kalkmadılar"
Geçtiğimiz günlerde İran’a yönelik "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek" şeklinde yaptığı tehdidi savunan Trump, bu tehdidin İran’ın müzakere masasına oturmasını sağladığını öne sürdü. Trump, "Bir medeniyet hakkında söylediklerimde gerçek anlamda bir değişime neden oldu. Onların 'Amerika'ya ölüm, buna ölüm' demesine izin veriliyor. Ben bir açıklama yapıyorum, 'Oh, ne büyük olay' diyorlar. O açıklama onları müzakere masasına getirdi ve masadan kalkmadılar" dedi.
ABD-İran görüşmelerinin Pakistan'da anlaşmasız sona ermesinin ardından konuşan Trump, müzakereler öncesinde dile getirdiği İran'ın enerji altyapısını hedef alma tehditlerini yineledi. Trump, "İran'ı bir günde yerle bir edebilirim. Bir saatte tüm enerji tesislerini, elektrik santrallerini ki bu çok önemli yok edebilirim. Bunu yapmaktan nefret ederim; çünkü yaparsam yeniden inşa etmeleri 10 yıl alır, zaten hiçbir zaman inşa edemezler. Bir de köprüleri vurursunuz" dedi.
"Geriye kalan tek şey suları"
İran'ın askeri altyapısının "yerle bir edildiğini" savunan Trump, desalinasyon tesisleri, elektrik şebekesi ve köprüler dahil olmak üzere bazı muhtemel hedeflerin hala gündemde olduğunu belirtti. Trump, "Ülkelerini esasen tamamen yerle bir ettik. Geriye kalan tek şey suları; buna vurmak son derece yıkıcı olur" dedi.
İran’ın "birkaç füze üretim tesisinin daha" bulunduğunu ifade eden Trump, "Hepsini biliyoruz" dedi.
CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz'e ilişkin yeni açıklamalarını şu şekilde aktardı:
"Dün toplantıları yaptık, 21 saat sürdü. Çok ama çok iyi temsilcilerimiz vardı ama önemli bir konuda sonuca varamadık. Nükleer silaha sahip olmak istiyorlar. Buna izin asla vermem."
“Orduları ve tüm askeri güçleri yerle bir edilmiş durumda. Her şeyleri bitti."
“Bu bir gasptır, dünyayı gasp ediyorlar. Petrolümüzü oradan almıyoruz ama dünyaya şantaj uyguluyorlar.
“NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık gelmedikleri için. Ama şimdi gelmek istiyorlar ve boğaz konusunda yardım etmek istiyorlar. Temizlememiz de çok uzun sürmeyecek”
"Ya bütün gemiler geçer ya da hiçbir gemi geçmez"
“Venezuela’dan daha da büyük, üst seviye bir abluka olacak”
"Netanyahu’nun da dediği gibi, biz ağabey onlar da küçük kardeş. Birlikte çok etkili bir ekibiz."

ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD donanmasının ‘Hürmüz Boğazı’na girmeye ya da oradan çıkmaya çalışan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacağını’ bildirdi.
Trump iki ayrı paylaşımda şu açıklamaları yaptı:
“Toplantı iyi geçti, çoğu maddede anlaşıldı ancak gerçekten önemli olan tek madde, nükleer, konusunda anlaşılmadı.
Derhal geçerli olmak üzere, dünyanın en iyisi olan Amerika Birleşik Devletleri donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya oradan çıkmaya çalışan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacaktır.
"Herkesin girmesine izin verilen, herkesin çıkmasına izin verilen" bir temele ulaşacağız, ancak İran sadece kendileri dışında kimsenin bilmediği, "Orada bir yerlerde bir mayın olabilir," diyerek buna izin vermedi. bu dünya çapında bir şantajdır ve ülkelerin liderleri, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri, asla tehdit edilemez. Ayrıca donanmamıza, uluslararası sularda İran'a haraç ödeyen her gemiyi tespit edip durdurması talimatını verdim.”
“İran, Hürmüz Boğazı’nı açacağına söz verdi ve bunu bilerek yerine getirmedi. Bu durum, dünya genelinde birçok insan ve ülke için endişe, yerinden edilme ve acıya neden oldu. Sulara mayın döşediklerini söylüyorlar, ancak donanmalarının tamamı ve ‘mayın yerleştiren unsurlarının’ çoğu tamamen imha edilmiş durumda. Bunu yapmış olabilirler, ancak hangi gemi sahibi böyle bir riski almak ister ki? İran’ın ve geriye kalan ‘liderlerinin’ itibarı üzerinde büyük bir utanç ve kalıcı zarar oluşmuştur, ancak biz artık bunların ötesindeyiz. Söz verdikleri gibi, bu uluslararası su yolunu derhal açma sürecine başlamalılar. Tüm hukuk kuralları onlar tarafından ihlal edilmektedir.”
“Bize ya da barışçıl gemilere ateş açan her İranlı cehenneme gönderilecektir. İran, nükleer hırsları yüzünden ülkelerini zaten harap eden bu durumu nasıl bitireceğini herkesten iyi biliyor. Donanmaları gitti, hava kuvvetleri gitti, uçaksavar ve radarları işe yaramaz halde, Humeyni ve "liderlerinin" çoğu öldü. Abluka kısa süre içinde başlayacaktır. Diğer ülkeler de bu ablukaya dahil olacaklar. İran'ın bu yasadışı şantaj eyleminden kâr etmesine izin verilmeyecektir. Para istiyorlar ve daha da önemlisi nükleer istiyorlar. Ek olarak ve uygun bir zamanda, tamamen ‘tetikte ve hazırız’ ve ordumuz İran'dan geriye kalan o az bir kısmı da bitirecek.”
İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, Pakistan'da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine atıfla, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim ellerimizdedir." dedi.
Velayeti, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.
İran diplomasisinin tarih boyunca amacının ve temel ilkesinin İran'ı korumak olduğunu belirten Velayeti, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir." ifadesini kullandı.
İsrailli bakanlar, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü.
Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, nükleer meselesinin uluslararası bir konu olduğunu savundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer konusunda kırmızı çizgiler belirlediğini ve bunun "olumlu bir gelişme" olduğunu öne süren Cohen, "Anlaşma sağlanamazsa İran’a saldırı düzenlenebilir." ifadesini kullandı.
İsrail'in işgali genişlettiği ve saldırılar düzenlediği Lübnan'a ilişkin konuşan Cohen, "Bana göre sadece Dahiye'ye değil, Lübnan'ın tesislerine ve altyapıya da saldırmalıyız. Bunu kabinede de söyledim. Bu müzakerelerin başarı şansını yüksek görmüyorum." iddiasında bulundu.
İsrail Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nir Barkat, Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, ABD'lilerin savaş hedeflerine ulaşacağını iddia etti.
İranlıların ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kararlılığını anlamadığını savunan Barkat, "Savaşa geri döneceğiz ve savaşın hedeflerine ulaşacağız." iddiasında bulundu.
Barkat, İsrail halkının da kendileri gibi İran'ın nükleer ve balistik füze programını tehdit olarak algıladığını ileri sürerek "Önemli ilerleme kaydettiğimize şüphe yok, ancak işi henüz bitirmedik. Hala yapılacak işler var." tehdidinde bulundu.
İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İslamabad'daki müzakerelere ilişkin yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleme konusundaki ısrarının İsrail ile koordinasyonunu gösterdiğini ileri sürdü.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını öven Zohar, İran'a saldırıların nükleer silah sahibi olmasını önleyeceğini savundu.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD-İran arasında yürütülen müzakerelere ilişkin, "Müzakereler öncesinde, gerekli iyi niyet ve iradeye sahip olduğumuzu vurguladım ancak önceki iki savaş deneyimi nedeniyle karşı tarafa güvenimiz yok" dedi.
İran basını, Tahran yönetiminin ABD ile yeni bir müzakere turu planlamadığını öne sürdü.
İran'ın Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin ABD ile yeni bir görüşme turu düzenlemeyi planlamadığını bildirdi.
Haberde görüşlerine yer verilen kaynak, ABD heyetinin müzakere masasından ayrılmak için bir bahane aradığını belirterek, bunun Washington yönetiminin beklentilerini düşürmeye istekli olmadığını gösterdiğini ifade etti.
Kaynak ayrıca, ABD'nin müzakereler sırasında savaş sürecinde askeri yollarla elde edemediği kazanımları talep ettiğini öne sürdü.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran ile yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
JD Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadesini kullanmıştı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin, ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, İslamabad'da Tahran ile Washington arasında yürütülen görüşmelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya ulaşılamamasının ardından, tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığının, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Dar, barış görüşmeleri davetini kabul ettikleri için İran ve ABD'ye teşekkür etti.
Dar, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın başkanlığındaki heyet ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in liderliğindeki heyetin İslamabad'da yaklaşık 24 saat süren yoğun müzakereler gerçekleştirdiğini belirtti.
Kalıcı barış ve refahın yalnızca bölge için değil, küresel düzeyde de kritik olduğuna işaret eden Dar, "Tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmeleri hayati önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Muhammed İshak Dar, Pakistan'ın ateşkesin sağlanması yönündeki çabalarına ve arabuluculuk rolüne verdikleri destek nedeniyle her iki tarafa da teşekkür etti.

İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü.
İran devlet televizyonu, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu.
İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi.
İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullanmıştı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad'daki görüşmelerin 40 günlük bir savaşın ardından ABD'ye duyulan güvensizlik atmosferinde gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.

Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer silah konusunda istedikleri taahhüdü vermediğini vurgulayarak, "Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik." değerlendirmesinde bulundu.
Canlı Anlatım Özeti
Trump'ın İran için belirlediği "müzakere edilemez" maddeler
Pezeşkiyan: ABD dayatmadan vazgeçerse anlaşma mümkün
İRAN: ASKERİ GEMİLERİN GEÇİŞİ ATEŞKES İHLALİ SAYILACAK
TRUMP: NATO İLE HÜRMÜZ'Ü TEMİZLEYECEĞİZ
TRUMP: HER ŞEYİ İSTİYORUM
TRUMP'TAN PEŞ PEŞE 'HÜRMÜZ' AÇIKLAMALARI
Trump: ABD Hürmüz’e gireni ablukaya alacak
İran lideri Hamaney'in Başdanışmanı: "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim ellerimizde"
İsrailli bakanlar, İran'a saldırıların yeniden başlayabileceğine işaret etti
İRAN: KARŞI TARAFA GÜVENİMİZ YOK
Fars Haber Ajansı: İran, ABD ile yeni bir görüşme turu planlamıyor
Pakistan, İran ve ABD'nin anlaşmaya varamaması üzerine taraflara ateşkes taahhütlerini sürdürme çağrısı yaptı
İran devlet televizyonu: ABD'nin aşırı talepleri nedeniyle bir anlaşmaya varılamadı
İRAN: ABD'YE GÜVENSİZLİK VARKEN ANLAŞMA OLMAMASI NORMAL
JD VANCE: İRAN TAAHHÜT VERMELİ
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Komşuda alarm! Hızla yayılıyor...

"Epstein'in intihar notu" iddiası! Son sözleri ortaya çıktı...

Savaş sona erecek mi? İran'ın 14 maddelik teklifi: ABD ne diyecek?

MASKELİ GALA: Kırmızı halıda ‘hangi ünlü?’ bilmecesi yaşandı…

Kanseri yenen Prenses Kate'ten üç buçuk yıl sonra ilk! Yurt dışı turuna yalnız başlıyor: William'sız gidecek...