Trump-Netanyahu arasında İran krizi: Görüşme sonrası küplere bindi! Hamaney'den 'uranyum' talimatı...

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında salı günü gerçekleşen telefon görüşmesinin gergin geçtiği aktarılıyor. Söz konusu görüşmenin ardından Netanyahu'nun adeta küplere bindiği belirtiliyor. Trump'a, yakın çalışma ekibi tarafından İran'la bir anlaşmaya varması için baskı yapıldığı da iddialar arasında. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri düzenlemek amacıyla kurduğu "Fars Körfezi Su Yolu İdaresi", boğazda denetim altına aldığı sınırları açıkladı. Mücteba Hamaney'in nükleer silah üretimine yakın seviyede zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına gönderilmemesi yönünde talimat verdiği iddia edildi. İşte bölgeden son dakika gelişmeler...
Kuveyt Başsavcılığı, İran Devrim Muhafızları'yla bağlantılı kişilerin "ülkenin deniz sınırlarından sızma" suçlamasıyla mahkemeye sevk edildiklerini duyurdu.
Kuveyt Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "ülkeye yasa dışı giriş, deniz sınırlarını geçme ve yasaklı bir askeri bölgeye sızma girişiminde bulunan" İran Devrim Muhafızları'yla bağlantılı kişilerin yakalandığına dikkat çekildi.
Bahsi geçen kişilerin bölgedeki güvenlik güçleri tarafından fark edildikten sonra askeri bölge içinde yakalandıklarına işaret edilen açıklamada, bu kişilerin sızma girişiminin "organize bir operasyon olarak ortaya çıktığına" vurgu yapıldı.
Bu kişilerin "tekneler, navigasyon ve saha ekipmanları kullanarak" ülkeye sızdıklarına dikkat çekilen açıklamada, "söz konusu eylemde askeri ve güvenlik niteliğindeki tesisleri hedef alma girişimi" izlendiği kaydedildi.
Başsavcılığın derhal başlattığı soruşturma çalışmalarının tamamlandığı aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Olay yerindeki tanıkların ve güvenlik güçlerinin ifadeleri de dinlendi. Ele geçirilen silahlar, mühimmat, cihazlar ve eşyalar da özel teknik inceleme için ilgili birimlere teslim edildi."
Başsavcılık açıklamasında, tamamlanan soruşturma ve incelemeler doğrultusunda bahsi geçen kişilerin ilgili mahkemeye sevk edildiği ifade edildi.
Kuveyt İçişleri Bakanlığı,13 Mayıs'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu'na mensup oldukları belirtilen silahlı bir grubun, "Kuveyt’e karşı düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla" Bubiyan Adası’na sızmaya çalıştığını duyurmuştu.
Söz konusu grubun "kiralanmış bir balıkçı teknesiyle Bubiyan Adası'na sızmakla görevlendirildiğini itiraf ettiğini" belirten Bakanlık, sızma girişiminde bulunanların Kuveyt askerleri ile çatışmaya girdiği, olayda bir askerin yaralandığı, iki kişinin ise kaçtığını açıklamıştı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da bunun üzerine İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci’yi bakanlığa çağırarak, olay nedeniyle protesto notası vermişti.

İran'da nükleer programa ilişkin yürütülen tartışmalarda dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. İran'da iki üst düzey yetkili, Dini Lider Mücteba Hamaney'in nükleer silah üretimine yakın seviyede zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına gönderilmemesi yönünde talimat verdiğini öne sürdü. Yetkililer, Tahran'ın uranyumun yurt dışına gönderilmesinin ülkeyi ABD ve İsrail'in gelecekteki saldırılarına karşı daha savunmasız bırakacağı görüşünde olduğunu aktardı.
Uluslararası br haber ajansına konuşan İsrailli yetkililer ise ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e İran'ın nükleer silah üretmek için gerekli olan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun İran'dan çıkarılacağı ve herhangi bir barış anlaşmasının buna ilişkin bir madde içermesi gerektiği konusunda güvence verdiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Ordu Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi'yi kabulünde, "ülkenin askeri operasyonel durumu ile savunma kapasitesini" görüştüğü bildirildi.
Hükümetin resmi internet sitesindeki açıklamaya göre, Pezeşkiyan, İran Ordu Komutanı Hatemi’yi kabul etti.
ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında “ordunun yüksek operasyonel hazırlık, istihbarat üstünlüğü, komuta birliği ve etkili muharebe kabiliyeti ile ülkenin savunma gücünü gösterdiğini” ifade eden Pezeşkiyan, silahlı kuvvetlerin savunma kapasitesinin sürekli olarak güçlendirilmesi ve muharebe hazırlığının arttırılması gerektiğini kaydetti.
Pezeşkiyan, “Hükümet, tüm kapasitesiyle silahlı kuvvetlerin yanındadır. Savunma yeteneklerinin geliştirilmesi, lojistik destek, teçhizat modernizasyonu, operasyonel altyapının güçlendirilmesi ve ülkenin caydırıcılık gücünün artırılmasına yönelik stratejik planları destekleyecektir.” ifadelerini kullandı.
Hatemi de İran ordusunun “düşmanların saldırıları ve düşmanca hareketleriyle mücadeledeki son operasyonel durumu ve savunma önlemleri hakkında” bir rapor sunarak, muhtemel saldırılara karşı, ordu birliklerinin tam olarak hazır olduğunu aktardı.
Pezeşkiyan'ın Hatemi’yi kabulü, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin, ABD ile İran arasındaki görüşmeler çerçevesinde Tahran’da olduğu ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in de beklenen ziyareti öncesinde gerçekleşmesi dikkati çekti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme veya BAE'nin "deniz egemenliğini ihlal etme" girişimlerinin "hayalden ibaret olduğunu" ifade etti.
Karkaş, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bölgedeki duruma değindi.
Basra Körfezi'ndeki güvenirliğin saldırgan söylemler ve "kuru dostluk mesajları" arasında kaybolduğunu dile getiren Karkaş, İran'ın yeni bir "gerçeklik" dayatmaya çalıştığını savundu.
Karkaş, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme veya BAE'nin deniz egemenliğini ihlal etme girişimleri hayalden ibarettir." ifadesini kullandı.
Bölgedeki güven eksikliğine vurgu yapan Karkaş, "Arap komşularıyla bir arada yaşamak isteyen herkes, güvenin eksik olduğunu ve bunun sloganlarla değil, sorumlu söylem, egemenliğe saygı ve iyi komşuluk ilkelerine gerçek bir bağlılıkla sağlanabileceğini anlamalıdır." ifadelerine yer verdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile İran arasındaki müzakereler çerçevesinde Tahran’da bulunan Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi ile görüştü.
Dışişleri Bakanı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Erakçi ile Nakvi Tahran’da bir araya geldi.
Pakistan’ın arabuluculuğunda devam eden ABD-İran müzakerelerinde mesaj alışverişini için Tahran’da bulunan Nakvi’nin görüşmesinin içeriğine ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.
Nakvi, çarşamba günü de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve İranlı mevkidaşı İskender Mumini ile görüşmüştü.
Diplomatik ilişkilerin sürdürülmesi sürecinin ele alındığı görüşmede Pezeşkiyan ile Nakvi, Pakistan arabuluculuğunda devam eden İran-ABD görüşmelerinin son durumu hakkında istişarede bulunmuştu.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere 16 Mayıs Cumartesi de Tahran’ı ziyaret eden Nakvi'nin pazar günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile iki ülke ilişkileri, bölgesel konular ve ateşkesle ilgili görüş alışverişinde bulunduğu duyurulmuştu.

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri düzenlemek amacıyla kurduğu "Fars Körfezi Su Yolu İdaresi", boğazda denetim altına aldığı sınırları açıkladı.
"Fars Körfezi Su Yolu İdaresi", ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki resmi hesabından, Hürmüz Boğazı’na ilişkin denetim sınır alanlarını yayımladı.
Buna göre söz konusu denetim sahası, Hürmüz Boğazı’nın doğusunda, İran’daki Mübarek Dağı bölgesi ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan Güney Fuceyra hattı arasında kalan alan, batıda ise İran'daki Keşm Adası ile BAE'deki Ummu'l-Kayveyn arasındaki hat olarak belirlendi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 4 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı'nda kontrol ettikleri alanlara ilişkin yayımladığı haritada da aynı sınırları belirtmişti.

ABD Başkanı Donald Trump'a, yakın çalışma ekibi tarafından İran'la bir anlaşmaya varması için baskı yapıldığı iddia edildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılması yönündeki diplomatik çabalara rağmen Tel Aviv'de Trump'ın saldırıları yeniden başlatmaya meyilli olduğu görüşünün hakim olduğu belirtildi.
Haberde, İran konusunda atacağı adımlara ilişkin acelesinin olmadığını duyuran ABD Başkanı Trump'a bazı Körfez ülkeleri ile yakın çalışma ekibinin Tahran yönetimiyle anlaşmaya varması yönünde baskı yaptığı öne sürüldü.
Kanal 13'e konuşan ismi açıklanmayan İsrailli üst düzey yetkili, Washington ile Tahran arasında kalıcı uzlaşının ancak Trump'ın taviz vermesi durumunda mümkün olabileceğini iddia ederek, İran'a saldırı seçeneğinin hala masada olduğunu savundu.
İsrailli üst düzey yetkili, Trump'ın İran'a saldırılara ilişkin kararını "gelecek günlerde" vereceğini belirterek, İran'la mevcut krizin seyrinin kısa sürede netleşeceğini söyledi.
Tel Aviv yönetiminde tahminlerin aksine Trump'ın yeniden saldırı seçeneğine yönelebileceği görüşünün hakim olduğu kaydedilen haberde, İsrail ordusunun bu değerlendirmeler ışığında en yüksek alarm durumunda olduğu bildirildi.
İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 19 Mayıs gecesi İran'a ilişkin "oldukça uzun ve dramatik" bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildirmişti.
ABD'nin İran'a yönelik olası saldırı senaryosunun gölgesinde gerçekleşen telefon görüşmesinde ikilinin "bir kararın eşiğinde" göründüğü öne sürülmüştü. İsrail devlet televizyonu KAN ise İsrail ile ABD ordularının İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin ortak hazırlıkları tamamladıklarını iddia etmişti.
ABD ve İsrail'in bu hafta İran'a saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddiası da basına yansımıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında salı günü gerçekleşen telefon görüşmesinin gergin geçtiği aktarılıyor. İddialara ikisi de İran'a yönelik saldırıların geleceği konusunda ciddi bir görüş ayrılığı yaşıyor. CNN International’a konuşan bir ABD'li yetkili, savaşa nasıl devam edileceği konusunda tamamen farklı pencerelerden baktıklarını söyledi.
Trump, Körfez ülkeleri liderlerinin talebi üzerine planlanan İran saldırısını ertelediğini açıklamıştı. Netanyahu ise bu ertelemenin İran'a zaman kazandırdığını belirterek saldırıların yeniden başlaması için baskıyı sürdürüyor.
TEL AVİV'DE SİNİRLER GERGİN: "BEN NE İSTERSEM ONU YAPAR"
Telefon görüşmesinin ardından Netanyahu çevresindeki İsrailli yetkililer arasında da endişenin arttığı bildirildi. CNN’e konuşan bir başka İsrailli kaynak, İsrail hükümetinin üst kademelerinde askeri operasyonların yeniden başlamasına yönelik güçlü bir talep bulunduğunu ve Trump’ın İran’ın “diplomatik oyalama” taktiğine zaman tanımaya devam etmesinden rahatsızlık duyulduğunu söyledi.
Trump ise çarşamba günü Netanyahu ile yaptığı görüşmede ne söylediği sorusuna yanıt verirken “ben ne istersem onu yapar” ifadelerini kullanarak kontrolün kendisinde olduğunu ima etti.
‘ÖFKEDEN DELİYE DÖNMÜŞ GİBİYDİ’
Axios’un aktardığına göre ise görüşmede Katar ve Pakistan arabuluculuğunda hazırlanan yeni bir “barış taslağı” da masaya yatırıldı. Ancak görüşme sonrasında Netanyahu’nun büyük öfke yaşadığı belirtildi.
Axios’a konuşan kaynaklardan biri, Netanyahu için “Öfkeden deliye dönmüş gibiydi” ifadelerini kullanırken, bir başka kaynak Netanyahu’nun İran’a yönelik saldırıların durdurulmasını duymasının ardından çevresindekilere ateş püskürdüğünü yazdı.
Canlı Anlatım Özeti
Kuveyt, "İran Devrim Muhafızları'yla bağlantılı kişileri" mahkemeye sevk etti
Hamaney'den 'uranyum' talimatı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Ordu Komutanı Hatemi ile görüştü
BAE Devlet Başkanı Danışmanı Karkaş, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol edemeyeceğini savundu
Pakistan İçişleri Bakanı Tahran'da
İran, Hürmüz Boğazı’nda denetim altındaki sınırları açıkladı
Yakın çalışma ekibinden Trump'a baskı
TRUMP-NETANYAHU HATTINDA İRAN KRİZİ
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


İngiltere’de Burnham dönemi başlıyor: İşçi Partisi'nin yeni liderinden ilk mesajlar!

İki ülkede maskeye dönüş! Ama bu kez nedeni farklı: Kentler duman altında...

ABD vize kurallarını değiştiriyor: Öğrenciler ve gazetecileri ilgilendiren yeni düzenleme

Netanyahu’dan son dakika kararı: ABD ziyaretini iptal etti

Pasifik Ateş Çemberi'ndeki ülkeye 'ikinci başkent': Parlamentonun alt kanadından geçti!