Pandemiyle birlikte hayatımıza girdi! Milyonları etkiliyor

Pandemiyle birlikte hayatımıza girdi! Milyonları etkiliyor

Pandemiyle birlikte hayatımıza girdi! Milyonları etkiliyor

Kelimeleri unutmak, saçma sapan düşünmek ve zayıf dikkat süresi, dünya çapında giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlar bunu ‘beyin sisi’ olarak tanımlıyor. Peki pandemiyle birlikte hayatımıza yerleşen bu zor durumdan nasıl kurtulacağız?

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Sağlık psikoloğu, sinirbilimci ve ‘Beating Brain Fog’'un (Beyin Sisini Yenmek) kitabının yazarı Dr. Sabina Brennan, bunun büyüyen bir sorun olduğu konusunda hemfikir.

Brennan "Beyin Sisi hem Covid'in hem de son iki yılın stresinin bir sonucu olarak çok daha yaygın hale geldi." diyor.

Brain Health Network Bilim ve Araştırma Etkisi direktörü ve Supercharge Your Brain (Beyninizi Süper Şarj Edin) kitabının yazarı Prof. James Goodwin de bu görüşü destekliyor. “Arka planda beyin sisi diyeceğiniz bir durum her zaman olmuştur: Çoğu insan yaşlandıkça yaşla ilgili bilişsel gerileme yaşayacaktır” diyor ve ekliyor "Durum iki nedenden dolayı giderek yaygınlaşıyor; bunu bildiren daha fazla insan var ve bunu yaşayan insan sayısını artıran koşullara sahibiz."

BEYİN SİSİ NEDİR?

Peki aslında beyin sisi nedir? Brennan bunu şöyle açıklıyor: "Beyin sisi, bir dizi semptomu tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir - en yaygın olarak zihinsel berraklık kaybı ve odaklanamama veya konsantre olamama. Beyin sisi ile bilgiyi işleme yeteneğimiz yavaştır, dil ve kelime bulma ile ilgili sorunlar olabilir.”

Beyin sisinin kendi başına bir hastalık olmadığını, vücudunuzda işlerin yolunda gitmediğinin bir işareti olduğunu da ekliyor. Beyin sisinin birden fazla nedeni vardır: Hormonal değişiklikler, çeşitli ilaçlar, kanser ve kanser tedavisi, ME, fibromiyalji ve lupus gibi durumlar ve ayrıca depresyon. Ayrıca durum yaşlanma, kötü beslenme ve kötü uyku ile de bağlantılıdır.

Şu anda beyin sisini bu kadar yaygın ve tüm insan grupları arasında görülür kılan ise Covid virüsünün düşünme bozukluğuna neden olabilmesi ve bunun hastalıktan sonra aylarca sürebilmesi.

Cambridge Üniversitesi ve Imperial College London tarafından yapılan bir araştırma, ciddi vakalarda, bozulmanın 10 IQ puanı kaybetmeye eşdeğer olduğunu ve etkilerin akut hastalıktan altı ay sonra hala tespit edilebilir olduğunu gösterdi. Bu arada ABD'deki Northwestern Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, etkilerin hastalıktan 18 ay sonra hala hissedilebileceğini gösteriyor. Ve araştırmalar, Covid yüzünden çok hastalanmış olmanıza bile gerek olmadığını gösteriyor: Hafif vakalar bile hafıza ve dikkat ile ilgili sorunlara yol açıyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

VÜCUDUN KORONAVİRÜSE VERDİĞİ TEPKİ

Bunun vücudun koronavirüse verdiği inflamatuar yanıttan kaynaklanabileceği düşünülüyor. Viral bir enfeksiyon, beyin de dahil olmak üzere vücuttaki inflamatuar hücreleri aktive eder. Enflamasyon, istilacı virüse saldırmak içindir, ancak süreçte beyin hücrelerine ve nöronlara da zarar verir. Covid'e neden olan virüs olan SARS-CoV-2, bununla ilgili çok güçlü bir yanıtı tetikliyor.

Hatta durumdan etkilenmek için Covid'e sahip olmanıza bile gerek yok. Massachusetts General Hospital tarafından şubat ayında yayınlanan bir araştırma, enfekte olmayan kişilerin bile acı çektiğini gösteriyor.

Pandemi sırasında yaşam tarzı bozulmalarının beyin iltihabını tetikleyerek yorgunluğa, konsantrasyon güçlüklerine ve depresyona katkıda bulunduğunu öne sürüyorlar.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Brennan, bu yaşam tarzı bozulmalarının beynimizi etkilediğini söylüyor:

"Kötü uyku, kronik stres, zihinsel uyarı eksikliği; bunların hepsi beyin sisine katkıda bulunan temel faktörlerdir. Kötü yönetilen kronik stres, düşünme ve hatırlama yeteneğini bozar ve aslında beyninizin yapısını ve işlevini değiştirir.”

Aslında, kronik stresin beyin hücrelerini öldürdüğü ve hatta hafıza, odaklanma ve öğrenmeden sorumlu olan prefrontal korteksimizin boyutunu küçülttüğü bulunmuştur.

Beyin sisi ayrıca, yüksek enerji ve enerji çökmelerine neden olan şekerli bir diyetle bağlantılıdır. Diğer bir faktör ise teknolojiye olan bağımlılığımızın artmasıdır. 2020'den beri gündüzleri bilgisayar ekranları, akşamları televizyon ekranları karşısında oluşumuz da buna örnek olarak gösteriliyor.

NASIL YENERİZ?

Ancak iyi haber şu ki, insanların büyük çoğunluğu için bu beyin sisi yaşam tarzı değişiklikleriyle tersine çevrilebilir.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Goodwin'e göre egzersiz, beyin sağlığı için yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri. Bu sadece nöroplastisiteyi – beynin deneyime ve değişime adapte olma yeteneğini – arttırmakla kalmaz, aynı zamanda vücudumuzun küçük pil paketleri olan beynimizdeki mitokondri sayısını da arttırır – egzersiz yaparsanız mitokondri sayısını arttırırsınız.

Goodwin, "Kalori kısıtlaması ve oruç tutmanın da mitokondri sayısını ve üretkenliğini iyileştirdiği bulundu" diyo ve ekliyor “Şeker acelesinden kaçınmak da önemlidir. Mitokondri, kendilerine verilen şeker miktarına karşı çok hassastır, onların yapılarını ve işlevlerini değiştirir."

Diyet açısından, enzimlerini artırarak sağlıklı beyin hücrelerini destekleyen besinler içeren bazı yiyecekler olduğunu da ekliyor. Bunlara Omega-3 yağ asitleri (yağlı balık), alfa-lipoink asit (otla beslenmiş kırmızı et, karaciğer, ıspanak, brokoli) ve L-karnitin ve kreatinin (yağsız kırmızı et, kümes hayvanları, yumurta, fındık, fasulye, tohumlar) dahildir.

"HAYAT TARZINIZI DEĞİŞTİRİN"

Öte yandan Brennan, yapabileceğimiz en faydalı şeylerden birinin bir rutini takip etmek olduğunu söylüyor. “Beynimiz bunun üzerinde gelişiyor” diyor. “Bir rutininiz varsa, beyniniz sizin için takla atar.”

Deneyimli uzman ayrıca hayal kurmaya zaman ayırmayı da tavsiye ediyor. Bu da ekrana değil pencereden dışarı bakmak anlamına geliyor.

Son olarak, Brennan hepimizi, bazı değişiklikler yaparsak büyük çoğunluğumuzun aklımızı geri alacağını hatırlamaya çağırıyor.

* Uzmanlar beyin sisi belirtilerinin demans ya da Alzheimer belirtisi ya da bir başka nörolojik sorunun semptomu olabileceğini söylüyor ve mutlaka bir doktora görünmeniz gerektiğini hatırlatıyor.