Türkiye, AB ile 33. faslın müzakeresine başladı

Türkiye, AB ile 33. faslın müzakeresine başladı

Türkiye'nin AB katılım müzakerelerinde Mali ve Bütçesel Hükümler faslı, Brüksel'de düzenlenen hükümetler arası konferansla açıldı. Böylece Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinde açılan fasıl sayısı 16'ya çıktı. 33. faslın müzakereye açıldığı konferansta konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "AB'den de vize serbestisi konusunda verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz" dedi.

Toplantıya Türkiye adına Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal katıldı. Avrupa Birliği adına ise dönem başkanlığını yürüten Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders ve AB Komisyonu'nun genişleme müzakereleleri ve komşuluk politikasından sorumlu Üyesi Johannes Hahn katıldı.


33. faslın müzakeresi başladı


Mali ve Bütçesel Hükümler, üyelikle birlikte AB bütçesine sağlanacak fonlar için gerekli mali kaynaklara ilişkin kuralları kapsıyor. Söz konusu kaynaklar; gümrük vergileri, tarımsal vergiler ve şeker vergilerinden elde edilen geleneksel öz kaynaklardan oluşan üye devlet katkıları, üye devletlerin KDV gelirlerine dayanan katkı ve üye devletlerin gayri safi milli hasılalarına bağlı olarak değişen miktardan oluşuyor.


Cameron AB liderleriyle görüşecek


Üye devletler, yeterli koordinasyonun sağlanması, öz kaynaklara ilişkin katkıların doğru hesaplanması, tahsilatı, ödenmesi ve denetiminin temini ile öz kaynaklara ilişkin kurallara uyum amacıyla AB'ye raporlamanın yapılabilmesi için gerekli idari kapasiteyi oluşturuyor.


Bu alandaki müktesebat üyelikle birlikte doğrudan uygulanmaya başlamakta olup, söz konusu müktesebatın ulusal mevzuata aktarılması gerekiyor. Açılan bir önceki fasıl olan Ekonomik ve Parasal Politika, 14 Aralık 2015'te Lüksemburg'un AB Dönem Başkanlığında müzakereye açılmıştı.


Soros'tan felaket senaryosu


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, geri kabul anlaşmasını hatırlattı


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada 4 ay içinde üç kez Türkiye-AB zirvesi gerçekleştirildiğini hatırlatarak, göç kriziyle ilgili önemli bir anlaşmanın hayata geçirildiğini söyledi. Çavuşoğlu, "18 Mart mutabakatı, göç dahil birçok alanda AB ile işbirliğimizin gelişmesini sağladı. Ege Denizi'nde düzensiz göçü artık kontrol altına aldık. Ölümleri ve insan kaçakçılığını durdurmayı başardık. Ekim 2015'te günlük ortalama 7 bin olan düzensiz geçişler bugünlerde 50'nin altına düştü" diye konuştu.


'Türk halkına Erdoğan'ın kendisi anlatır'


"Vize serbestisi sözünün yerine getirilmesini bekliyoruz"


Türkiye'nin vize serbestisi kriterlerin neredeyse tümünü karşıladığını söyleyen Çavuşoğlu, "Kendi adımıza, yükümlülüklerimizi yerine getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. AB'den de vize serbestisi konusunda verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz" dedi.


"AB'nin önündeki sınamalarla mücadeleye hazırız"


İngiltere'nin AB'den çıkışının küresel yansımaları olacağını dile getiren Bakan Çavuşoğlu, "AB'nin yeni bir gelecek vizyonu yaratmak için kapsamlı bir reform sürecinden geçeceğine inanıyoruz. Her zaman olduğu gibi, AB'nin önündeki sınamalarla mücadeleye katkıda bulunmaya hazırız" ifadesini kullandı.


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Slovakya Dönem Başkanlığıyla da her konuda yakın çalışmaya devam edeceğini söyledi.


AB istediği an geri çekebilecek


Terör mesajı


Çavuşoğlu konuşmasında Atatürk Havalimanındaki saldırıya da değindi, benzer bir saldırının Mart ayında Brüksel'de de yaşandığını hatırlatarak terör örgütleri arasında ayrım yapılamayacağını söyledi. Çavuşoğlu, "DAEŞ, YPG, PKK, DHKP-C ve El-Nusra. Bu terör örgütlerinin hepsi insanlığın düşmanıdır. Çifte standartları artık bir kenara bırakmalıyız" dedi.


Türkiye vize muafiyetine kavuşacak mı?


AB Dönem Başkanı Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders ise, AB'nin küresel terör tehdidi ile mücadelede Türkiye'yle dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, "Türkiye halkının yanındayız. Aşırıcılar ve aşırıcı güçlerle mücadelede birlik içindeyiz" dedi.


Fitch'den Türkiye'ye çok önemli uyarı


Türkiye'ye hukukun üstünlüğü ve temel haklar uyarısı


AB ve Türkiye arasındaki ilişkilere canlılık kazandırılmasına karar verildiğini hatırlatan Koenders, özellikle hukukun üstünlüğü ve temel haklarla ilgili alanlarda reforma ihtiyaç olduğunu belirtti. Koenders, aday ülkelerin demokrasi, hukukun üstünlüğünü ve ifade özgürlüğü dahil temel özgürlük alanlarına saygı göstermelerinin müzakerelerde temel unsur olduğunu belirtti.


TÜSİAD'dan Brexit açıklaması


AB Komisyonu'nun genişleme müzakereleri ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Johannes Hahn da, sözlerinin başında İstanbul'daki terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Bugün fasıl açılmasıyla Türkiye'nin katılım müzakereleri sürecinde ilerlemesinin devam ettiğini belirten Hahn, son aylarda işbirliklerinde bir artış yaşandığını, bunun sadece bir meseleyi değil daha kapsamlı bir alanı kapsadığını vatandaşlara göstermek gerektiğini ifade etti.


'Girdik' diye havai fişek atarken vatandaşa sordunuz mu?'


Yargı bağımsızlığı, ifade ve basın özgürlüğü vurgusu


İlişkilerin yeni fasıllar açılarak daha da geliştirebileceğini söyleyen Hahn, bunlara hukukun üstünlüğünün ilgilendiren fasılların da dahil olduğunu söyledi. 2015 ilerleme raporunda bazı eksiklikleri vurgu yapıldığına dikkati çeken Hahn, yeni Türk hükümetinden kapsamlı reformlar yapmasını beklediklerini ve buna yargının bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, medya özgürlüğünün de dahil olduğunu sözlerine ekledi.


İlerleme Raporunda Türkiye'ye sert eleştiriler


33. fasıl, vergi ve gümrük birliğini kapsıyor


Açılan 33 numaralı "Mali ve Bütçesel Hükümler" faslı, istatistik, mali kontrol, vergilendirme ve gümrük birliği alanlarıyla ilgili konuları kapsıyor. Ayrıca 33 numaralı faslın dayandığı müktesebat, temel olarak üyelikle birlikte AB bütçesine sağlanacak fonlar için gerekli mali kaynaklarla ilgili kuralları içeriyor.


Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerinde, Kasım 2013'te bölgesel politikalar ve yapısal araçların koordinasyonu faslının açılmasından 2 yıl sonra 14 Aralık 2015'te 17 numaralı "Ekonomik ve Parasal Politikalar" faslı müzakereye açılmıştı. Türkiye, 2005'te başlayan katılım müzakereleri sürecinde, çıkarılan siyasi engeller nedeniyle bugüne kadar müzakerelere konu 33 fasıldan 15'ini açarken, sadece 1'ini kapatabilmişti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ekim 2015'teki Brüksel ziyareti sırasında Türk heyeti, enerji (15. fasıl), ekonomik ve parasal politikalar (17. fasıl) yargı ve temel haklar (23. fasıl), adalet, özgürlük ve güvenlik (24. fasıl), eğitim ve kültür (26. fasıl) ve dış, güvenlik ve savunma politikaları (31. fasıl), olmak üzere 6 faslın açılmasını teklif etmiş ve bunun ardından ekonomik ve parasal politikalar faslı 14 Aralık 2015'te Brüksel'de müzakereye açılmıştı.


23. ve 24. fasıllara Rum engeli


Yeni fasılların açılmasının gündeme geldiği bu dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yannis Kasulidis, mevcut şartlarda 23. ve 24. fasılların açılmasına onay vermeyeceklerini açıklamıştı. AB'nin 2011'de aldığı karar gereği, 23. ve 24. fasıllar, "öncelikli fasıl" statüsü kazanmış, aday ülkelerin katılım müzakerelerine bu iki bölümle başlanması kararlaştırılmıştı. Bu iki faslın tarama süreçleri 2006 yılında tamamlanmasına rağmen, AB Komisyonu'nun sonuç raporlarını Ankara'ya iletebilmesi, Rum kesiminin vetosunu kaldırmasına bağlı.


Müzakerelerde son durum


Müzakereye açılan fasıllar şunlar:


Sermayenin serbest dolaşımı (4. fasıl), şirketler hukuku (6. fasıl), fikri mülkiyet hukuku (7. fasıl), bilgi toplumu ve medya (10. fasıl), gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı (12. fasıl), vergilendirme (16. fasıl), ekonomik ve parasal politikalar (17. fasıl) istatistik (18. fasıl), işletme ve sanayi politikası (20. fasıl), trans-Avrupa ağları (21. fasıl), bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu (22. fasıl), bilim ve araştırma (25. fasıl), çevre (27. fasıl), tüketicinin ve sağlığın korunması (28. fasıl), mali kontrol (32. fasıl) ve mali ve bütçesel hükümler (33. fasıl).


AB üyelerinin tarama sonu raporlarını hala onaylamadıkları fasıllar şöyle:


İşçilerin serbest dolaşımı (2. fasıl), balıkçılık (13.fasıl), taşımacılık politikası (14. fasıl), enerji (15.fasıl), yargı ve temel haklar (23. fasıl), adalet, özgürlük ve güvenlik (24. fasıl), dış ilişkiler (30. fasıl), dış, güvenlik ve savunma politikası (31. fasıl).


Rum yönetiminin bloke ettiği fasıllar


Rumların "ilişkilerin normalleşmesi" şartına bağladığı fasıllar arasında işçilerin serbest dolaşımı (2.fasıl), enerji (15. fasıl), yargı ve temel haklar (23.fasıl), adalet, özgürlük ve güvenlik (24. fasıl), eğitim ve kültür (26. fasıl) ve dış, güvenlik ve savunma politikası (31. fasıl) bulunuyor.


Ek Protokol nedeniyle dondurulan fasıllar


AB ile Türkiye, 2005'te Gümrük Birliği'nin yeni AB üyelerine genişletilmesi amacıyla "Ek Protokol" imzalamıştı. Ancak, protokolde yeni üyelerden Güney Kıbrıs Rum yönetiminin isminin "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak zikredilmesi üzerine Türkiye, "Ek Protokol imzalanmasının hiçbir şekilde Rum yönetimini tanıma anlamına gelmeyeceğini" vurgulayan bir deklarasyon yayımlamıştı. AB de Türkiye'nin Ek Protokol kaynaklı yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle Aralık 2006'da, "Gümrük Birliği'yle doğrudan ilgili" sekiz faslın açılmasını dondurmuştu. Ek Protokol nedeniyle askıya alınan fasıllar da şunlar:


Malların serbest dolaşımı (1. fasıl), iş kurma hakkı ve hizmet sunumu serbestisi (3. fasıl), mali hizmetler (9.fasıl), tarım ve kırsal kalkınma (11. fasıl), balıkçılık (13. fasıl), taşımacılık politikası (14. fasıl), gümrük birliği (29. fasıl) ve dış ilişkiler (30. fasıl).

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS