Yunanistan ve Türkiye 4 Nisan'a hazır mı?

Yunanistan ve Türkiye 4 Nisan'a hazır mı?

Avrupa Birliği ile göçmen krizi konusunda Brüksel'de anlaşmaya varıldıktan sonra gözler 4 Nisan tarihine odaklandı. Önümüzde 2 gün var. Normal koşullar altında Pazartesi günü, 20 Mart'tan sonra Türkiye üzerinden Yunan adalarına geçen göçmenlerin Türkiye'ye geri kabul edilmesi gerekiyor. Ama iki taraf buna hazır mı?

Yunanistan Brüksel'de varılan anlaşma sonrası dönemde temkinli bir iyimserlik içine girmişti. Anlaşılan o temkinli iyimserlik yerini daha kaygılı bir bekleyişe bırakmış. Yunanistan Başbakanlık Basın Müşaviri Lefteris Kretsos anlattı son durumu. Geçen hafta toplamda Yunan adalarına Türkiye üzerinden geçenlerin sayısı 300'den az. "Normal" koşullarda, yani anlaşma öncesi durumda bu sayı günde 1000'i aşıyordu. Bu azalma hava koşulları kaynaklı mı orası net değil. Anlaşma güzel haber belki, ama uygulamada çıkması olası pürüzler Atina'yı sıkıştırıyor biraz.


Türkiye sınırları: 347 kişi girerken, 119 kişi çıkarken yakalandı


"Ömründe deniz görmemiş olanlar hayatı pahasına denize açılıyor"


En büyük kaygı çocuklar. Ailesi hala Suriye'de olan var. Kretsos'un verdiği bir örnek işin insani boyutunu tek başına anlatmaya yetiyor. Almanya'ya kadar gitmeyi başaran mülteci bir çocuk lösemi. Kemik iliği nakli olması gerekiyor. Ama ailenin yarısı Almanya'da, yarısı da Yunanistan'da. İşin bir de duygusal ve psikolojik boyutu var. Yunan yetkili öyle bir ifade kullanıyor ki, savaştan kaçışın ruh halini daha iyi idrak ediyor insan. "Ömründe deniz görmeyenler hayatını riske atma pahasına açılıyor denize." Bu insanı ikna etmeye hangi güç yetecek ya da nasıl dramatik görüntüler göreceğiz diye düşünüyor insan.


Af Örgütü'nden Türkiye'ye suçlama


"İnsan onurunu korumak mühim"


Bir gecede çözülmeyecek bu sorun elbet. Gerçekçi olmak lazım. Lefteres Kretsos, kimsenin onuruna zarar vermeden yürütülmeli bu süreç diyor. Gözümüzün önüne, Macaristan sınırında göçmen tekmeleyen kameraman ya da Makedonya sınırında öte tarafa geçmeyi bekleyip de biber gazı yiyen göçmenlerin görüntüsü geliyor.


BM: AB-Türkiye anlaşması hukuka aykırı


"Sorunu Yunanistan ve Türkiye'nin kucağına atıyorlar"


Bazı AB üyeleri sorunu Yunanistan ve Türkiye'nin kucağına atıyor diyor. Aşırı sağ eylemleri, Brüksel saldırısı sonrası ırkçı gruplarla polis arasındaki gerilimi düşünürsek haklı da. Avrupa'daki bu karanlık tablo ile onlar da gurur duymuyorlar. Yunanistan'ın ırkçı partisi Altın Şafak'ı soruyorum. "Aptal insanlar tek yere mahsus değil tabii. Nemalanmaya çalışıyorlar mülteci meselesinden ama başarılı olamadılar" diyor.


Ege Denizi'nde 2 yılda 519 mülteci öldü


"Türkiye ile Nobel Barış Ödülü için tatlı rekabet"


Hem Yunan adası Midilli hem de Türkiye'nin Suriye sınırındaki Kilis, Nobel Barış Ödülü için başvurdu. İkisinin de elbette "yüreği cüzdanından büyük". Lefteres Kretsos "güzel rekabet" diye tanımlıyor durumu. Susan Sarandon, meşhur Homeland dizisinin CIA direktörü rolündeki Soul Berenson'ı Mandy Patinkin ve Angelina Jolie'nin Midilli ziyaretini hatırlatarak, "Yunan adaları için sıkı bir PR çalışması yapılıyor gibi geliyor, öyle mi?" diye soruyorum. Kretsos, "PR çalışması yapmıyoruz. Bu insanlar gördükleri karelerden etkilenip geliyorlar" diyor.


Donanma da Ege'de göçmen devriyesinde


"Kanı temizlemek yetmez yarayı iyileştirmeli"


Türkiye-Yunanistan hattında göçmen akışı son dönemde yavaşladı belki ama yeni rotalar deniyor göçmenler. İtalya örneğin. İtalyan sahil güvenliğinden göçmen kurtarma görüntülerinde son dönemde yaşanan artış tesadüf değil elbet. Lefteres Kretsos da Türkiye'nin bugüne kadar dillendirdiği tezi anlatıyor. "Eldeki kesikten akan kanı temizlemek yetmez. Yarayı iyileştirmek lazım."


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS