Çelik üreticilerinden ithalata karşı önlem talebi

Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, dünyada hız kazanan korumacılık politikalarının Türkiye’yi haksız rekabete açık hale getirdiğini belirtti. Yayan, özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve bazı Uzak Doğu ülkelerinden gelen devlet destekli çelik ürünlerinin, iç piyasada maliyetlerin çok altında satıldığını vurguladı. Bu durumun Türkiye’nin 60 milyon tonluk üretim kapasitesinin büyük bölümünün kullanılmamasına yol açtığını söyledi.
Yayan, Çin’den ithalatın 2020’den bu yana 10 kattan fazla arttığını aktararak, “İthalat artışı yeni yatırımları durduruyor, kalite sorunları yaratıyor. Oysa Türk çeliği, 180 ülkeye ihracat yapan, uluslararası standartlara uygun, güvenilir bir üretim gücüne sahip.” dedi.
ANTİDAMPİNG TEK BAŞINA YETMEZ
Kibar Holding İcra Kurulu Başkanı Haluk Kayabaşı da sadece antidamping vergilerinin çözüm olmayacağını, menşe denetimlerinin sıkılaştırılması, kalite kontrollerinin artırılması ve kamu alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Kayabaşı, “Paslanmaz çelik, Türkiye için yalnızca bir sanayi ürünü değil, stratejik bir güvenlik meselesidir. Dampingli ürünlerin ucuzluğu, verimlilikten değil, kirli üretim ve devlet sübvansiyonlarından kaynaklanıyor.” ifadelerini kullandı.
KAPASİTE KULLANIMINDAKİ DÜŞÜŞ ALARM VERİYOR
Çolakoğlu Metalurji Genel Müdürü Uğur Dalbeler ise sektörün kapasite kullanım oranının yüzde 60’ın altına düştüğünü belirterek, “Eğer bu sorunlar çözülmezse çelik sektörümüz telafisi mümkün olmayan zararlar görecek. Çelik olmadan sanayi gelişmez, ihracat güçlenmez. Türkiye en pahalı çeliği ithal etmek zorunda kalır.” uyarısında bulundu.