"Dünya nüfusunun sınırı 8 milyar"

"Dünya nüfusunun sınırı 8 milyar"

Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen CNN TÜRK'ün medya sponsoru olduğu Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin Global Yatırım sponsorluğunda gerçekleştirilen ‘Yeni Dünya Düzeni Ve Gelecek’ oturumu moderatörü MAP & Turkuaz Group Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu’ydu.

Türk - İran İş Konseyi Başkanı Reza Kami, İsveç Eski Başbakanı Fredrik Reinfeldt, Yunanistan Ekonomi ve Finans Eski Bakanı Yannos Papantoniou ve Al Rajhi Group CEO’su Dr. İbrahim Al Rajhi’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde ambargolardan kurtulan İran’ın geleceği, ciddi tartışmaların merkezinde yer alan Avrupa Birliği ve düşen petrol fiyatlarının geleceği konuşuldu.


MAP & Turkuaz Group Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu, Norveçli gelecek uzmanı Prof. Dr. Jorgen Randers’ın ‘Büyümenin Sınırları: 2052’ isimli kitabından yaptığı alıntıyla konuya girdi. Yücaoğlu, Randers’ın kitabında yer alan, ‘dünya nüfusu 8 milyara kadar çıkacak ve oralarda duracak. Çünkü 2040’tan sonra nüfus artışı ve ölümler yüzde 1’lik seviyeye ulaşıp birbirini götürecek. Gıda üretimi çeşitlenecek, yalnız fiyatlar artacak. Su bulunacak fakat bazı bölgeler çölleşecek. Tüketim harcamaları artacak, fakat daha çok onarım ve adaptasyon sektörlerinde harcama olacak. Petrol kullanımı 2025’ten sonra azalmaya başlayacak. Yenilenebilir enerji katlanarak artacak. Gaz ve kömür 2030’dan sonra talebi düşen enerji kaynakları arasına girecek…’ şeklinde devam eden kısmı paylaştıktan sonra sözü konuşmacılara bıraktı.


“Ambargo yıllarında İran’ın yanında yer alan Türkiye diğer ülkelerin önünde yer alabilir”


İran’da değişimler görmeye başladıklarını belirterek sözlerine başlayan Türk - İran İş Konseyi Başkanı Reza Kami, ambargo ile gerginlikleri geride bırakıp nükleer programının barışçıl olduğunu ispatladıktan sonra yeni bir döneme başladıklarını ifade etti. İran’da iş yapıp faaliyet göstermek için önemli bir fırsat ortaya çıktığını belirten Kami, “İran, sermayeyi cezbetmek ve modern teknolojiyi ülkeye çekmenin yollarını arıyor” dedi.


Ekonomik kalkınma programında yüzde 8’lik bir kalkınma öngörüldüğünü, bunun da yatırımcılar için ümit verici bir durum olduğunu aktaran Kami, şunları söyledi:


“Çünkü bu amaca ulaşmak için milyarlarca dolar yatırım yapılması gerekiyor. Bunun da büyük bir kısmı yabancı yatırım olabilir. Ekonomi analistlerinin yaptığı araştırmalara göre İran çok ciddi ekonomik değişim yaşayacaktır. Bu nedenle İran piyasasını ele geçirmek için rekabet çok daha arttı ve ülkeler bu anlamda birbirleriyle yarışmaya başladılar. Türkiye özellikle ambargo yıllarında her zaman İran’ın yanında olmuştur. Bu nedenle, bütün bu ülkelerin başında ve en tepesinde yer alabilir.” 


“Birleşik Krallık ayrılırsa AB parçalanabilir”


Avrupa Birliği’nin nereye gittiği ve Trans Atlantik Yatırım ve Ticaret Ortaklığı’nın Avrupa’ya ne getireceği konusu kendisine sorulan İsveç Eski Başbakanı Fredrik Reinfeldt, Avrupa dışındaki dünya ülkelerinde nüfusun arttığını belirterek sözlerine başladı. Avrupa’daki nüfus azalışının Avrupa’ya çok daha ciddi sıkıntılar beraberinde getirebileceğini kaydeden Reinfeldt, “Avrupa’nın nüfusu artmadığı gibi, yaşlanan bir nüfusla da karşı karşıyayız. Dolayısıyla böyle bir ortamda Avrupa Birliği’ni ele almalıyız. Bu yıl Avrupa’nın aldığı en önemli kararlardan bir tanesi Türkiye ile anlaşmaya varılan göçmenler ve mülteciler konusuydu. Tabi bu arada İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılacak mı ayrılmayacak mı kararı verilecek. Bence bu da Avrupa Birliği’ni ilgilendiren en önemli hususlardan bir tanesi olacak. 23 Haziran’da bunu göreceğiz. Bence, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalması hem Avrupa hem de İngiltere için oldukça önemli” ifadelerini kullandı.


İngiltere konusunun Avrupa Birliği’nin gelecekte dağılıp dağılmayacağını gösteren önemli gelişmelerden biri olacağının altını çizen Reinfeldt, “Eğer Birleşik Krallık, Avrupa Birliği’nden ayrılmayı tercih ederse İskoçya da Birleşik Krallık’tan ayrılacak gibi bir durumla karşı karşıya kalacağız” diye devam etti. Tüm bu zincirleme ayrılık gelişmelerinin ardından Avrupa Birliği’nin parçalanabileceğini kaydeden Rienfeldt, bunun sonucunda eski kafa bir milliyetçiliğin ortaya çıkabileceğini söyledi.


“AB’nin geleceğiyle ilgili iyimser değilim”


Rienfeldt’in ardından söz alan Yunanistan Ekonomi ve Finans Eski Bakanı Yannos Papantoniou da Avrupa Birliği’nin geleceği hakkında tahminlerini paylaştı. 2008 krizinin son yüzyılın en zorlu krizlerinden biri olduğunu belirten Papantoniou, “Bu ekonomik krizden sonra tüm eşitsizlik, Avrupa Birliği dahilinde yayıldığı için Paris’te Le Pen gibi, Amerika’da Trump gibi aşırı uçta politikacıların güç kazandığını görüyoruz. Tabii ki bu bağlamda Avrupa Birliği’nin doğru kararı alacağına inancımız sonsuz. Bana iyimser miyim, değil miyim diye soracak olursanız iyimser olmadığımı söylemem lazım. Tamamen Avrupa Birliği’nin çökeceğini de dile getirmeyeceğim. Ama maalesef küresel ekonomik şoklara, mülteci krizine ve borç krizlerine daha hassas hale gelecektir” diye konuştu.


“Ülkeler daha muhafazakar bir enerji politikası izlemeli”


Moderatörün petrol fiyatlarıyla ilgili sorusuyla ilgili düşüncelerini konuşmasının son kısmında paylaşan Al Rajhi Group CEO’su Dr. İbrahim Al Rajhi ise, şunları söyledi:


“Şu anda aslına bakarsanız net bir rakam biliyorum desem yalan olur. Petrol alıp satan birisi değilim. Madem sıfıra düşecek petrol fiyatları, bu durumda şirketler ve ülkeler daha muhafazakar, daha korumacı bir enerji politikasına gitmeli gibi görünüyor.”

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS