Erdoğan'dan dolar çıkışı: Borçlanma altınla olsun

  1. Ekonomi
Video: Erdoğan'dan dolar çıkışı: Borçlanma altınla olsun
Cumhurbaşkanı <a class="in-news-link" href="/recep-tayyip-erdogan" target="_blank" title="Recep Tayyip Erdoğan haberleri">Recep Tayyip Erdoğan</a>, "Niye borçlandırmaları dolarla yapıyorsunuz? Gelin buraya biz başka bir para birimi kullanalım. Ben diyorum ki, bu borçlandırmalar altınla olsun. Çünkü altının bu noktadaki ayarı hiçbir şeye benzemez. Biz dolarla, sürekli olarak dünya bir kur baskısı altında kalıyor. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Niye borçlandırmaları dolarla yapıyorsunuz? Gelin buraya biz başka bir para birimi kullanalım. Ben diyorum ki, bu borçlandırmalar altınla olsun. Çünkü altının bu noktadaki ayarı hiçbir şeye benzemez. Biz dolarla, sürekli olarak dünya bir kur baskısı altında kalıyor. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Global Girişimcilik Kongresi'nde konuştu. '15 yılda demokraside ve ekonomide sınıf atladık' diyen Erdoğan şunları söyledi: "Bu sayede Türkiye sadece 2006 yılından 2017 yılına kadar yaklaşık 180 milyar dolarlık uluslararası yatırım çekmiş bir ülkedir. Bu tabi her şeyden önce güvendir. Bu güven olmamış olsa bu 180 milyar dolarlık yatırımı küresel sermayeyi siz ülkenize çekemezsiniz. Bu başarının 2008 küresel finans krizine, Irak ve Suriye’de yaşanan hadiselere, 2013’ten bu yana kesintisiz maruz kaldığımız saldırılara, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen elde edildiğini unutulmaması lazım. Daha stabil dönemle bu dönemi geçiriyor olsaydık ikiye üçe katlayabilirdik."

 

Türkiye'deki yatırımların büyüklüğüne dikkat çeken Erdoğan, "Dünyadaki tüm yatırımlar içerisinde bakıyorsunuz örneklemede ilk 10’a giren yatırımlar var. İşte şu anda bunlardan en önemlisi bu yıl sonuna doğru açılışını yapacağımız havalimanımız. İstanbul’da dünyanın bir numarası veya iki numarası olacak. Ve ilk açılışı itibariyle yıllık yolcu potansiyeli 90 milyon olacak. İkinci etap 2023’te orası bitecek. O bittiği zaman bu 150 milyon. Hatta hatta 200 milyona kadar bir yolcu kapasitesine ulaşabilecek. Herhalde dünyada bu şekilde bizim havalimanımızla birlikte üç tane var. Bunu biz mi yaptık? Hayır. Biz ufuk açtık ama girişimcilik ruhunu verdiğimiz, girişimcilerimizi teşvik ettiğimiz 5 tane girişimcimizi bir araya getirmek suretiyle onlar yaptı. Biz zaten göreve geldiğimizde 15 yıl önce, dedik ki biz devlet olarak tüccarlık yapmayacağız. Ticaretin içinde olmayacağız. Bu alandan çekiliyoruz, bu alanı girişimcilerimize bırakacağız. Ve bunu başardık ve bu oldu. İnanmayanlar vardı ama başarıldı. Geçtiğimiz yıl elde ettiğimiz yüzde 7,4 büyüme oranıyla G20’de birinci, OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldık.

'İstikrar olmasa küresel sermayenin buraya gelmesi mümkün değil'

Türkiye geçmişte G20 ülkeleri arasında yer alan bir ülke değildi. Ama şimdi yer alıyoruz. AB ortalamasının yüzde 2,4 olduğu dikkate alındığında Türkiye’nin büyüme başarısı daha da iyi anlaşılacaktır. Bu yıl kamu ve özel sektör yatırımlarının tutarı tarihinde ilk defa 1 trilyon lirayı aşacak. Bu da 2002 yılına göre 4 katlık bir artışı ifade ediyor. Milli gelirimiz de 4 katlık artışla 860 milyar dolara çıktı. Bu nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımından çok önemli.

Ve burada güven var, istikrar var. Bu istikrar bu güven olmamış olsa küresel sermayenin Türkiye’ye girmesi mümkün değil, kendi girişimcilerimizin de adım atması mümkün değil. Bu bir başka önemli gelişmeyi de sağladı. O da şu, kendi girişimcimiz üçüncü dünya ülkelerinde onlar da kendilerine ayrıca pazar bulma imkanı yakaladılar. Çünkü güçlüydüler. Karşı tarafa güven veriyordu, karşı taraf da onlara inanıyordu. İhracatımız 36 milyar dolardan 160 milyar dolara yükseldi." dedi.

Dünyanın tek bir merkezden yönetilemeyecek kadar büyük olduğunun anlaşıldığını ifade eden Erdoğan şunları söyledi: "Geçmişte küresel politikalar, şirketler ön plandaydı. Ancak dünyanın tek bir merkezden yönetilemeyecek kadar büyük olduğu anlaşılmaya başlandı. Eski sistemin zaaflarından biri de ekonomiyle siyasetin birbiriyle çok fazla karıştırılmış olmasıydı. Türkiye olarak biz de bu sıkıntıyı yaşamış bir ülkeyiz. IMF ile yaptığımız anlaşmaların adeta ülkemizin siyasi olarak vesayet altına alınması noktasına gittiğini gördük. Davos’ta bir toplantı yapıyoruz, o zaman ismini vermeyeyim. Dönemin IMF Başkanı. Kendilerine o zaman 23,5 milyar dolar borcumuz var. Ben hafıza kaydını bir kenara itip konuşmam. Açık ve net konuşurum. Burada uluslararası camianın temsilcileri olduğuna göre açık konuşayım.

'IMF'in ruhunda vasiyetçilik var'

Kendisiyle konuşurken 23,5 milyar dolar borcumuz var. Ama onlar bizim ekonomimizle ilgili masaya oturup bunu konuşmuyor. Siyaseten de bizi idare etmek istiyorlar. Dedim ki bakın siz Türkiye’ye belli bir borç verdiniz, teşekkür ederim. Taksitleri alıyor musunuz? Alıyorsunuz. Zaman zaman hesapları gelip kontrol ediyor musunuz? Ediyorsunuz. Bunlar sizin doğal hakkınızdır. Ama siyaseten de idare etmek istersen bu ülkenin başbakanı benim, kusura bakma ona karışamazsınız. Şimdi IMF’nin ruhunda vesayetçilik var. Dünyanın zavallı garip ülkelerin bir çoğu bunların vesayetçi anlayışından kurtulamadıkları için onları inim inimi inletiyorlar. Biz borcumuz IMF’ye ödedik bitirdik. Ondan sonra ne oldu biliyor musunuz? 5 milyar avro bizden borç istediler. Arkadaşlar sordu, verin dedim. Bunlar şaşırdı, bu borcu almaktan vazgeçtiler. Bizim şu an IMF’ye bir kuruş borcumuz yok.

'Dolar yerine altın'

Şimdi borcumuzu ödedik anlaşmayı sonlandırdık. Bunu niye söylüyorum? IMF’yi kuran kim? Bu devletler. Mesela bir G20 toplantısında teklifim oldu. Niye borçlandırmaları dolarla yapıyorsunuz? Gelin buraya biz başka bir para birimi kullanalım. Ben diyorum ki, bu borçlandırmalar altınla olsun. Çünkü altının bu noktadaki ayarı hiçbir şeye benzemez. Biz dolarla, sürekli olarak dünya bir kur baskısı altında kalıyor. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım. Altın tarih boyunca hiçbir zaman baskı unsuru olmamıştır. Dolayısıyla altınla bu adım atılsın. Bazı emperyal ülkeler, Afrika’nın topraklarındaki altını elmasları gittiler oralardan topladılar. Oralara bir faydası oldu mu? Olmadı. İşte ben girişimci ruhunu insanlık için kullanan siz değerli dostlara bunu hatırlatmak istiyorum."

 

 

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS