Esnek çalışma ve özel istihdam bürolarına işçi kesimi ne diyor?

Esnek çalışma ve özel istihdam bürolarına işçi kesimi ne diyor?

TBMM Komisyonunda kabul edilen esnek çalışma modelini getiren tasarıya karşı işçi kesiminden ciddi itiraz var. DİSK'in Çalışma Bakanlığına da sunduğu raporuna göre taslaktaki emek rejimiyle çalışma koşulları ağırlaşacak, ücretler azalacak, iş güvenliği ve denetiminin koşulları ortadan kalkacak, kadınlar eve mahkum hale getirilecek ve sendikal hak ve özgürlükler budanacak.

İşçi sendikalarının "kölelik büroları" olarak nitelediği ve iş güvencesini ortadan kaldıracağı, çalışma koşulları ve sendikal hak ve özgürlükleri kötüleştireceği eleştirisi yönelttiği özel istihdam büroları aracılığıyla iş ilişkisini esnekleştiren tasarı TBMM komisyonunda kabul edildi. İş verenler açısından emek maliyetlerini düşürecek olan düzenleme, bir yandan taşeronlaşmaya karşı mücadele yürüten emek kesiminde ise, "taşeronlaşmadan kiralık işçiliğe" diye nitelendiriliyor.


Özel istihdam büroları tasarısı TBMM Komisyonunda kabul edildi


TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edilen özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması ve uzaktan çalışma gibi esnek çalışma modelini öngören tasarıya, işçi sendikalarından ciddi itiraz var.


Kamuda güvencesiz çalışma sistemi mi geliyor?


Tasarıyla getirilen istihdam modelini "kölelik büroları" olarak niteleyen sendikalar, gündeme geldiğinde beri, emek piyasasına yeni düzenleme getiren tasarıya karşı uyarıda bulunuyor.


Sendikalar, tasarıya ilişkin görüşlerini Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da iletti. Düzenlemeye ilişkin en net itiraz Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'ndan (DİSK) geldi. 22 Ocak'ta DİSK'in bakanlığa sunduğu görüşleri, tasarısının iş güvencesini ortadan kaldıracağı, çalışma koşullarını kötüleştireceği ve sendikal hak ve özgürlükleri ortadan kaldıracağı uyarılarını içeriyor.


Maliye Bakanı'ndan taşeron işçilere müjde!


Çalışma koşullarını ağırlaştıracak, hakları budayacak


Türkiye'de uzun çalışma süreleri, ağır çalışma koşulları, işçi sağlığı ve güvenliği ile sendikal hak ve özgürlüklere ilişkin baraj, yasak gibi ihlaller bulunduğuna işaret eden DİSK, tasarının yasalaşması halinde bu sorunların daha da ağırlaşacağını vurguluyor.


Esnek çalışma ile kazanılmış hakların ortadan kalkacağı ve sömürünün artacağını kaydeden DİSK'in uzaktan, ev eksenli ve tele-çalışma olarak üç ana başlık altında adlandırılan modelleri getiren yeni düzenlemeye karşı görüşleri şöyle:


Rüzgara Karşı, güvencesiz ve geleceksizleri anlatıyor


Amaç işletmek giderlerini kısarak maliyet düşürmek


- Ev eksenli çalışmanın özü, “sosyal güvenceden ve örgütlenmeden uzakta olduğundan maliyetlerini azaltmak isteyen firmaların başvurduğu en önemli yollardan biridir. İşveren işyerinin yer kirasından, elektrik/su giderlerinden; işçilere sunulması gereken servis, sigorta, yemek, tatil, mesai ve kreş gibi temel hizmetlerden kurtulmaktadır”.


Kadınları eve hapsedip ağır sömürüye mahkum edecek


- “Aile temelli sosyal politikalar ve giderek daralan hizmetler zaten hali hazırda çocuk, hasta, yaşlı bakımını kadınların sorumluluğunda gören patriyarkal algıyı pekiştirmektedir. Bu durumun yanı sıra kadınlar mesleki eğitimlere ulaşamamakta ya da ulaşabildikleri eğitimler cinsiyetçi rolleri yeniden üreten, ücretli ve güvenceli iş bulmada herhangi bir yarar sağlamayan eğitimler olmaktadır. Bir yandan, ailelerin kadınların dışarıda çalışmalarına izin vermemesi, diğer yandan neoliberal politikaların sonucu olarak artan yoksulluk kadınları ev eksenli çalışmaya itmektedir.”


Uzaktan ve geçici iş düzenlemeleri Meclis'te!..


Ücretler düşecek


- Ev eksenli çalışma esas olarak enformel bir çalışma alanıdır. Ev eksenli çalışanların hemen hemen hepsi kayıt dışı çalışmaktadır. Ev eksenli çalışma, çoğunlukla parça başı iş üzerinden gerçekleşmekte; ücretler yapılan iş üzerinden hesaplanmaktadır. Parça başına ödenen ücretlerin düşüklüğü, ev eksenli çalışanların uzun saatler ve yoğun biçimde çalışmasına ve ayrıca hane içindeki çocuklar ve genç kadınların da üretime katılmasına yol açmaktadır. Buna rağmen elde edilen ücret, oldukça düşük düzeyde kalmaktadır.


Kadınlara çifte mesai getirecek


- Parça başı çalışma ve ücretlendirme, çalışma süreleri ve mesai mevhumunu ortadan kaldırmakta; ev eksenli çalışanları en temel işçilik haklarından yoksun bırakmaktadır. Ev eksenli çalışan kadınlar, bir yandan çalışma edimini gerçekleştirirken bir yandan da hane içi işleri yapmaya devam etmekte; çifte mesai iç içe geçmektedir.


İşte AKP'nin vaat paketinin maliyeti


İş güvenliği ve denetimi koşullarını ortadan kaldıracak


- Ev eksenli çalışma, işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından çok ağır ve ciddi sorunlara yol açmaktadır. Gerek çalışma yerinin aynı zamanda yaşam alanı olarak da kullanılan “hane” olması gerekse işverenler ve aracılar tarafından hiçbir işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemi alınmaması nedeniyle; ev eksenli çalışanlar ciddi sağlık ve güvenlik riskleri ile karşı karşıya kalmakta; bu riskler çalışmanın gerçekleştiği alan hane olduğu için başta çocuklar olmak üzere diğer aile bireylerini de olumsuz etkilemektedir. Ev eksenli çalışma aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği teftişlerinin dışında bir alan olmayı sürdürmektedir.


Ödenmeyen ücret sorunu katlanacak


- Ev eksenli çalışanlar, kısmen Borçlar Kanunu’na kısmen İş Yasası’na tabi olsalar da; her iki Kanunun getirdiği hak ve güvencelerden yoksun biçimde çalıştırılmaktadır. Ücretlerin geç ve eksik ödenmesi yaygın biçimde yaşanan bir sorundur.


Kıdem Tazminatı Fonu'na DİSK'ten tepki


Sendikalara üye olma hakkı fiilen ortadan kalkacak


- Ev eksenli çalışanların, işverenin işçisi olarak, işyerinin faaliyet gösterdiği işkolundaki sendikalara üye olabileceği ve toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği açıkça düzenleme altına alınmalıdır. Ev eksenli çalışanların, işkolu sendikaları dışında, dünya örneklerinde görüldüğü üzere, ev eksenli çalışanlar sendikaları kurabilmeleri ve bunlara üye olabilmeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır.


Bazı sektörlerde zorunlu bir istihdam biçimine dönüşebilir


- Tele çalışmada da, hizmet üretim sürecinin işyeri dışına taşınmasıyla birlikte, çalışma süreleri ve ücretler başta olmak üzere temel işçilik haklarına ilişkin yoğun ihlaller yaşanabilmektedir. Öte yandan, tele çalışma, “bağımlı çalışma” ilişkisini gölgelemek ve dolayısıyla sosyal güvenlik yükümlülüklerinden kurtulmak için de işverenlerce kullanılabilmektedir. Ayrıca, çalışma faaliyetinin aynı zamanda bir sosyalleşme süreci de olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tele çalışma kapsamında çalışanların, sosyalleşme süreçleri ve sosyal ilişkiler bakımından da sorunlarla karşı karşıya kaldığı görülmektedir.


6 bin 417 taşeron işçisi kadroya alındı


- Program tasarımı, grafik, reklamcılık, tercüme, medya, kültür-sanat, bilişim vb. iş ve hizmetlerde, tele çalışma çalışanların tercihi olabilmekle birlikte; tele çalışma olağan koşullarda işyeri düzeni içinde görülmesi gereken hizmetlerin (ör. çağrı merkezi) maliyetleri düşürmek amacıyla işyeri dışına taşındığı biçimler de alabilmekte; tele çalışma bir tercihten ziyade zorunluluğa dönüşebilmektedir.


Özel istihdam büroları, kiralık işçiliği getiriyor


- Özel istihdam bürolarına geçici iş ilişkisi kurma yetkisi verilmesi, "kiralık işçilik" olarak nitelendirmekteyiz, işçilerin köleleştirilmesinin bir adımı olarak görmekteyiz. "Kiralık işçilik" uygulamasının istihdam artışı ve kayıt dışı ile mücadelede yegane çözüm olarak sunulmasını kabul etmek mümkün değildir. Kiralık işçilik uygulaması, istihdama hiçbir katkı sağlamayacağı gibi çalışma yaşamındaki mevcut sorunları daha da derinleştirecek, güvencesizliği kural haline getirecektir. Çünkü ÖİB’nın Geçici İş İlişkisi Kurması düzenlemesinin bütün amacı formel sektörlerle ilgilidir.


Önerileri de sundular


DİSK itirazlarının yanı sıra, bakanlığa önerilini de sundu.


Kayıtdışı ile mücadeleye odaklanılsın, örgütlenme ve güvence sorunu çözülsün


- Türkiye’de çalışma yaşamı zaten son derece esnek durumdadır. Dolayısı ile zaten güvencesiz bir çalışma yaşamının hâkim olduğu koşullarda esnek güvenceyi gündeme taşıyarak çözüm bulmak mümkün değildir. Türkiye önce hem kayıt dışı maliyetlerini işçinin üzerine yıkmayacak bir kayıt dışı ile mücadele perspektifine, hem de emekçilerin örgütlenme ve güvence sorununa odaklanmaya ihtiyacı vardır.


Çalışma yaşamına 'esneklik' geliyor!


Gelir kaybına yol açmadan çalışma süreleri azaltılsın


- Türkiye’de küresel rekabet ideolojisi ekseninde şekillenen ekonomi ve istihdam politikaları ile çalışma hayatı işçiler için adeta bir cehenneme dönüştürülmektedir. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir.


Lütfi Elvan 2016 bütçesini ve reform hazırlıklarını açıkladı


Kadınlar çocuk doğursun diye eve mahkum edilmesin


- Bu süreçte kadınları esnek çalıştırma biçimleri ile güvencesiz ve kuralsızlık zemininde, mümkünse ev içi üretim ile çalışma hayatına katmak, nitelikli işler de ise işsizlik bariyerleri ile çalışma hayatının dışında tutmak bir eğilim olarak görülmektedir. Böyle bir süreçte kadınlar “daha çok çocuk yapsın” diye çeşitli düzenlemeleri gündeme getirmek doğru değildir. Haklar ve güvenceler “çocuk” tartışmasının dışında genişletilmelidir. Kadınların çalışma hayatına katılımın sağlanması ve çalışma hayatında kalmalarının güvence altına alınması için iş güvencesine ve bakım hizmetlerinin kamusal bir sorumlulukla ele alınmasına ihtiyaç vardır.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS