Deutsche Bank’tan çarpıcı rapor! İşte altın için yeni rekor tahmini...
Alman bankacılık devi Deutsche Bank, küresel ekonomik düzene ilişkin dikkat çekici bir analiz yayımlayarak dünya ekonomisinde yeni bir döneme girildiğine işaret etti. Bankanın raporunda, Soğuk Savaş sonrası Batı merkezli liberal ekonomik sistemin mutlak üstünlüğünü savunan “tarihin sonu” yaklaşımının sona erdiği ve yerini sertleşen jeopolitik rekabete bıraktığı vurgulandı.
Deutsche Bank analizine göre, küresel rezerv sisteminde önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Uzun yıllardır merkez bankalarının ana rezerv aracı olan doların payı belirgin şekilde gerilerken, altın rezervleri hızla güç kazanıyor.
Raporda, doların küresel rezervlerdeki payının yüzde 60 seviyelerinden yüzde 40’lara gerilediği, altının ise son yıllarda üç kat artış göstererek yüzde 30 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Rapora göre merkez bankalarının artan altın talebi yalnızca finansal risklerden kaynaklanmıyor. Asıl belirleyici unsur olarak küresel jeopolitik gerilimler gösteriliyor.
Artan yaptırımlar, ticaret savaşları, rezerv güvenliği kaygıları ve uluslararası güç dengelerindeki değişim, ülkeleri dolar bağımlılığını azaltmaya yöneltiyor.
Deutsche Bank Küresel Döviz Araştırmaları Yöneticisi George Saravelos, ABD’nin küresel ekonomide tek baskın güç olduğu dönemin sona erdiğini belirtiyor.
Raporda, ABD’nin serbest ticaret, uluslararası güvenlik ve küresel finans sistemindeki geleneksel liderlik rolünde gerileme yaşadığına dikkat çekiliyor.
Bu değişimle birlikte dolar merkezli finansal sistemin yalnızca ekonomik değil, siyasi bir güç aracı olarak görülmeye başlandığı vurgulanıyor.
Özellikle 2022 sonrası dönemde Türkiye, Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin altın rezervlerini hızla artırdığına dikkat çekilen raporda, Katar, Polonya, Çekya ve Irak gibi ülkelerin de benzer stratejiler izlediği belirtiliyor.
Savunma ve ticaret ilişkilerinde Batı dışı eksenlere yakınlaşan ülkelerin, rezervlerinde daha fazla altın tutmayı tercih ettiği değerlendirmesi yapılıyor.
Deutsche Bank’ın en dikkat çekici öngörülerinden biri ise altın fiyatlarına ilişkin oldu.
Banka, gelişmekte olan ülkelerin rezervlerinde altının payını yüzde 40 seviyesine yükseltmesi halinde ons altının uzun vadede 8 bin dolara kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Bu senaryo, rezerv çeşitlendirmesi ve dolarsızlaşma sürecinin hız kazanması durumunda altının küresel finans sistemindeki rolünün çok daha belirgin hale gelebileceğine işaret ediyor.
Rapor, dünya ekonomisinde rezerv tercihlerinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve jeopolitik kararlarla şekillendiğini ortaya koyuyor.
Deutsche Bank’a göre mevcut dönüşüm, önümüzdeki yıllarda altının merkez bankaları açısından daha güçlü bir güvenli liman ve rezerv aracı haline gelmesine neden olabilir.