hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Dış borç çevirme yeteneği ‘er ya da geç’ etkilenecek

    Dış borç çevirme yeteneği ‘er ya da geç’ etkilenecek
    expand

    Mevcut şartlarda sorun olmayan Türkiye’nin dış borçlarının çevrilmesi konusunda endişelerin artmaya başladığı gözleniyor. Bunun bir nedeni küresel iklimde beklenen değişiklik, diğeri ise Türkiye’nin ekonomik ve siyasi alanda yaşadığı olumsuzluklar.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Hürriyet Gazetesi Yazarı Erdal Sağlam, Türkiye'nin dış borçlarının çevrilmesi konusunu köşesine taşıdı. İşte Erdal Sağlam'ın o yazısından bir bölüm:

    "Hükümetin sık sık gündeme getirdiği “kamu dış borçlarının oransal olarak düşük kalmasının” artık öneminin azaldığı bir döneme giriyoruz. Çünkü reel sektör ve finans kesiminin yüksek dış borçlarının, artık herkesin gözüne batacağı bir konjonktüre giriyoruz.

    Geçen hafta eski Hazine Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız’ın internet blogunda banka ve özel sektör dış borçlarının kamu borcuna dönüşmesi konusunda çok güzel bir yazısı vardı. Geçmişten örnekler vererek, tüm sistemi etkileyecek noktaya geldiğinde, özel sektör borçlarının nasıl kamu borcu haline geldiğini çok güzel açıklamış.

    Kaldı ki; özel sektör borcu kamu borcu haline gelmeden bile, kamunun tüm hesaplarını etkileyen makro dengesizliklere neden olduğu ve bundan sonra da olacağı kesin. Yani finans kesimi ve reel sektör yüksek dış borçlarını çevirirken, genelde kaynak girişi azaldığı takdirde çok sıkışacak, en azından kurların patlamasına neden olabilecek. Bununla da kalmayacak, o noktada banka ve şirketler zor duruma düştüğü takdirde devlet yine işe müdahale edip, kamu kaynaklarını buraya aktarmak zorunda kalacak. Yani fatura, öyle ya da böyle, sonunda yine halka çıkacak...

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Bunun adının kötü ekonomi yönetimi olduğunu, işin bu noktaya getirilmesinin büyük hataların sonucu olduğunu, bugün ya da yarın fatura çıkacağını artık görmemiz gerekiyor. Hükümet enflasyon ve faizde, yaptığı tercihler ve yönetim tarzı nedeniyle tümüyle kendisinde olan sorumluluğu başkalarının üzerine atma girişimlerine başlamış gözüküyor. Bu savunma yöntemi bence tek başına kötü yönetimin de itirafı sayılabilir.

    Reyting daha da düşer mi?

    Geçen hafta sonunda açıklanan uluslararası reyting kuruluşu Standart and Poor’s (S&P) Türkiye notu değerlendirmesinde, bir değişiklik beklenmiyordu. Sonuç beklendiği gibi çıktığı için, S&P’nin değerleme notunda yazanlar da fazla gündeme gelmedi. Bence bu rapor Türkiye’nin reel sektör ve finans kesimi dış borçlarının nasıl sorun olacağı konusunda önemli ipuçları taşıyordu. Ayrıca notta yazılanlar, bu konunun artık yabancı reyting kuruluşları ve yatırımcıların gündeminde olacağının da göstergesiydi.

    Yazının tamamı için tıklayın

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow