Ders kitaplarına göre "Annenin yeri evi"

Özgecan Aslan cinayeti ardından gözler “kadın-erkek eşitliği” tartışmasına çevrildi. Muhalefet, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar partisi üyelerinin geçmişteki açıklamalarını hedef alırken, eğitim sistemi de eleştiriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilkokullarda okutulması için bastığı, 2014-2015 öğretim yılında dağıtılan kitaplarda genel olarak “anne” modelinin ağırlıklı evde gösterilmesi bu eleştirilerin başını çekiyor. Kitaplarda anneler evin iç sorunlarının ve çocukların sorumluluklarının neredeyse tamamını yüklenmiş görülüyor. Hazırlayan: Serdar Korucu / CNN TÜRK



İlkokul 1. sınıf öğrencileri ilk “anne” modeli ile “Hayat Bilgisi” dersinde “ders ve öğrenci çalışma” kitaplarının birincisinde tanışıyor. “Mutfakta Neler Oluyor?” başlıklı bölümde çizimde oğlu ile birlikte aynı mutfakta sadece anne bulunuyor. Ocağın başında yer alan anne yemeği hazırlarken betimleniyor.
Çocuklara birinci sınıfın ikinci kitabında aile içi dayanışmanın önemi anlatılsa da bazı ev işleri sadece anneler yaparken görülüyor. Bunlardan biri çamaşır yıkamak.
Bir diğeri ise evi temizlemek. Kitapta yer alan çizimde “anne” modeli hem “iş”ini yapıyor, hem de çocuklarına ev aletleri üzerine eğitim veriyor.
Kitapta yemek yapmak da iş bölümünde hep annenin “görevi” olarak kalıyor. Bazen “başarılı” olup, bazen “hatalar” yapsa da…

“Eline sağlık anneciğim”
Aa yemeğe tuz değil şeker atmışım”
Aynı kitabın sorular bölümünde bir kez daha annelerin mutfaktaki varlığının altı çiziliyor. Benzeri bir ifade baba modeli içinse kullanılmıyor.

“Ayşe’nin annesi yemeği ısıtmak için tencereyi ocağın üzerine koydu. Bir süre sonra yemek kaynayınca üzerinden buhar çıkmaya başladı.” Aşağıdaki resimlerden hangisinde metinde anlatılan olay görülmemektedir?
İlkokul öğrencileri ikinci sınıfa geçtiklerinde de durum değişmiyor. “Hayat Bilgisi” dersinin ikinci sınıftaki ilk kitabına göre çocukların bakımında öncelikli sorumluluk anneye ait.
İlk olarak bir annenin kızının saçlarını tarayışı gösterilirken ilerideki sayfalarda çocukları evde karşılayanlar da yine anneler oluyor.
Kitabın sonraki bölümlerinde çocukları evden okula, okuldan eve götürmenin annenin yükümlülüğü olduğu üstü kapalı ifade ediliyor.

“Ayşe ve Betül aynı mahallede oturuyorlar. Ayşe’yi her gün okuldan annesi alıyordu. Annesi o gün Ayşe’yi almaya gelemedi. Ayşe babasıyla birlikte evine dönen Betül’e “Annem bugün gelemedi. Eve kadar birlikte yürüyebilir miyiz? dedi.”
Kitapta “şekil”ler üzerine eğitim bile anneler tarafından mutfakta anlatılıyor. Bir çocuk “kalp şekli”ni annesinden kurabiye yaparken öğreniyor.
Sorular bölümünde de annenin yerinin mutfak olduğu bir kez daha kendini gösteriyor. “Yemeği annemiz hazırladıysa teşekkür etmeye gerek yoktur” cümlesi doğru mu yanlış mı diye sorularak bir kez daha annenin konumu pekiştiriliyor.
İkinci sınıfın ikinci kitabında da bu durum değişmiyor. “Hangi duyguları yaşarsınız?” sorulu bölümde “Anneniz sevdiğiniz bir yemek yaptı” cümlesi de yer alıyor.
Kitapta çocukların okul hayatlarında başlarına gelen her türlü sorunu sadece annelerinin çözebileceğini öğreniyor. Sorumluluk annelere yüklenirken baba modeli bu çizimlerde yer almıyor.

“Anneciğim, ben rahatsızlandım. Beni almaya okula gelebilir misin?”

“Arkadaşlarla tartıştık ama sorunumuzu kavga etmeden çözdük”
Çocuklar, birinci sınıfta evde kendilerini karşılarken ve mutfakta yemek yaparken gördükleri annelerinin çalışabileceği gerçeği ile de bu kitapta, ikinci sınıfın ikinci kitabında karşılaşıyor. Kitaplarda, iş hayatındaki kadınlar genelde öğretmen ya da hemşire olarak gösteriliyor.

“Her sabah olduğu gibi Ayşe ve annesi evden birlikte çıktılar. Ayşe okula, annesi ise işe gitti. Ayşe her günkü gibi eve annesinden önce geldi.”
Öğrenciler için üçüncü sınıfın “Hayat Bilgisi” kitabında annenin evdeki otoritesi çocuk üzerinden kurgulanıyor.

Okul hazırlığını yaptın mı?”
Anneler sadece denetleyen değil aynı zamanda ev içinde çocuklara sınırlar koyan, engelleyen bir figür olarak beliriyor. Baba modeli ise çocuğu ile eğlenen, onlara izin verirken gösteriliyor.

“Babamdan parka gitmek için izin istediğimizde, gülümseyerek başını öne salladığında izin verdiğini anlarız. Biz de ona sarılarak teşekkür ederiz.”

“Evde çok top oynadığımda annemin çatık kaşları bana durmam gerektiğini anlatır.”
“Babamla televizyonda milli takımımızın maçını seyretmeyi çok severiz. Tezahürat yaparken babamla bağırırız. Annem de bize hemen eliyle “sus” işareti yapar. Bir de kardeşim uyuyorsa yüzünde kızgın bir ifade olur.”
Üçüncü sınıfın ikinci “Hayat Bilgisi” kitabında aile içi dayanışmanın önemine vurgu yapılsa da, annelerin çocukların beslenmesiyle doğrudan sorumlu olduğu vurgusundan vazgeçilmiyor.

“Anneciğim eline sağlık çok güzel olmuş”
“Afiyet olsun yavrum”
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS