Ahmet Davutoğlu IŞİD konusunda rest çekti

Ahmet Davutoğlu IŞİD konusunda rest çekti

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'nin IŞİD dahil herhangi bir şiddet ya da terör örgütüyle ilgili ilişkisi olduğuna dair elinde belgesi olan o belgeyi ortaya koymalıdır" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Terörle mücadele konusunda hiçbir zaaf göstermemeliyiz. İster El Kaide formunda, ister IŞİD şeklinde olsun terörün her türlüsü, Suriye ve Irak halkı, Orta Doğu halkları ve
bütün insanlık için tehdittir. Aynı şekilde halkına karşı böylesi insanlık suçu işlemiş Suriye rejimi karşısında da hiçbir tolerans gösterilmemelidir. Aksi takdirde benzer suçlar başka ülkelerde işlenmeye başlar" dedi.

Davutoğlu, Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile Çırağan Sarayı'ndaki, Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması 2. Toplantısı kapsamında çalışma gruplarına eş başkanlık yapmalarının ardından, ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Davutoğlu, bir gazetecinin "Irak'taki duruma değindiğiniz Almanya'da Steinmeier'in partisinde de Türkiye'nin IŞİD'in ilerlemesinde suçu olduğu, yani İslamistlerin sınırı aşarak Irak'a gelmelerine izin verdiği yönünde şeyler söylendi. Neler söyleyeceksiniz? sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Kimin söylediği hiç önemli değil, çok açık ve net bir ifade kullanmak istiyorum. Türkiye'nin IŞİD dahil, herhangi bir şiddet ya da terör örgütüyle ilgili ilişkisi olduğuna dair elinde belgesi olan o belgeyi ortaya koymalıdır. O belgeyi ortaya koyamadan Türkiye'ye dönük böyle iddialarda bulunmak, hiçbir ittifaklık ilişkisine yakışmadığı gibi herhangi bir şekilde siyasi veya medyada yansıması bakımından da bir zemine dayanmaz. Aksine biz bunu Türkiye'ye dönük psikolojik, medyatik bir operasyon olarak algılarız. Türkiye modern dönemde, terörden en fazla ıstırap çekmiş bir ülkedir ve her yerde Afganistan'da da olduğu gibi NATO'ya katkıyı biz sağladık. Her yerde, kökeni ne olursa olsun, terörün her türlüsüne karşı çıkmıştır. Ama şuna da aynı şekilde karşı çıkarız. Herhangi biri terör ile İslamı yan yana kullanmaya kalkarsa, bunu kullananlar ister doğuda olsun ister batıda, El-Kaide benzeri örgütlere yardımda bulunmuş olurlar. İslam terörle adlandırılamaz, terör İslamla adlandırılamaz."

"Türkiye hiçbir yerde teröre destek vermemiştir"

Davutoğlu, Avrupa kaynaklı terör hareketlerinin de Katolik ya da Hristiyanlıkla anılamayacağına vurgu yaparak "Bu Almanya açısından da Hristiyanlar açısından da kabul edilemez. Bu şekilde Türkiye'nin de İslamın da terör ile ilişkilendirilmesi doğru değil. Biz hepimiz teröre karşı aynı saftayız" diye konuştu.

Irak ve Suriye'de böyle bir terör yapılanmasının ortaya çıkmasında, birinci sorumlunun kendi halkına karşı her türlü saldırı aracını kullanarak katleden Esed rejimi olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Esed rejimi bu terörü doğuran şartları, bataklığı oluşturmuştur. İkinci sorumlu da bu saldırılar karşısında Suriye halkını korumak yerine hiçbir tedbir almayarak, 30 bin Suriyeliyi kimyasal silahlar karşısında sahipsiz bırakan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyidir. Kendi sorumluluklarını unutarak, herhangi bir tarafın Türkiye'yi bu sorunun bir parçası göstermesini, kesinlikle kabul etmeyiz.

Türkiye hiçbir yerde teröre destek vermemiştir, hiçbir terör örgütüyle dolaylı ya da doğrudan ilişki kurmamıştır ve hiçbir zaman da teröre tolerans gösterilmesini anlayışla karşılamamıştır. Bu tür yayınların son dönemde bazı yayın organlarında sık sık söylenir olması, herhangi bir zemine dayanmadığı gibi maalesef hedef saptırmadır. Bunu şiddetle reddediyoruz. Uluslararası toplumda bunu gündeme getirenler, önce Esed'in kendi halkına karşı kullandığı bu insanlık suçlarına karşı niçin hiç harekete geçilmediğini sormalıdırlar. El-Kaide ya da IŞİD neticedir. Sebeplerini araştırmak zorundayız. Bu terör yapılanmaları, en fazla Türkiye'ye tehdittir. Son olaylarda da görüldüğü gibi en fazla bize tehdit teşkil eder. Hiçbir şekilde müsamaha gösterilmesini, rıza göstermeyeceğimizi bir kez daha ifade ederim."

"Irak'ta bütün tarafların etkin olduğu çözüme yönelinmeli"

"Irak'ta bir hükümet kurularak tüm güçlerin katılmasını söylediniz. Maliki'ye değinmediniz. Böyle bir hükümette Maliki'ye yer var mı?" şeklindeki soru üzerine Davutoğlu, buna Iraklı liderlerin karar vereceğini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Ama maalesef son dönemde Maliki'nin ve Irak'taki etkin siyasi liderlerin sürdürdükleri politikalar, mezhep ayrışmasını çözücü nitelikte politikalar olamadığı için ciddi risklerle karşı
karşıya kaldık. Bu yeni dönemde, bu yeni parlamento açılırken ve bu parlamento içinde hükümet yapılanması konuşulurken, mutlaka bütün tarafların etkin olarak içinde olduğu bir çözüme yönelinmelidir. Böyle bir çözüm, terör veya şiddet yanlılarının, aşırıların da hareket alanını daraltacaktır" şeklinde konuştu.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS