Anadolu gelenekleri, Lübnan'da Ermeniler tarafından yaşatılıyor

Anadolu gelenekleri, Lübnan'da Ermeniler tarafından yaşatılıyor

Lübnanlı Ermeniler, Antep işi, Maraş işi, Sivas işi ve Van işi diye bilinen nakış, dantel ve el işi geleneklerini sürdürüyor. Lübnan Ermeni Kızılhaçı'ndan Der Bedrozyan:"Yemeklerimiz, el işlerimiz hep aynı, hepsi ortak. Beraber, kapı kapıya yaşamışız. Anadolu bizim kanımıza girmiş" diyor.

Lübnanlı Ermeniler, yaklaşık 100 yı lönce Anadolu'dan göç eden anneanne ve babaannelerinden öğrendikleri " nakış,dantel ve el işi" geleneklerini sürdürüyor.Başkent Beyrut'taki Lübnan Ermeni Kızılhaçı bünyesinde çalışan kadınlar, "Antep işi, Maraş işi, Sivas işi ve Van işi" diye bilinen nakış, dantel ve el işleriyle bir yandan dar gelirli Ermeni aileler ve yetimlerin bütçesine katkı sağlıyor bir yandan da kültürel mirasın nesilden nesile aktarılarak yok olmasına engel oluyor.


"Nereden geldiğimizi unutmayalım,unutulmasın"


Dedeleri "Kahramanmaraş civarından" gelen Alis Krikoryan bu kadınlardan biri. Anneannesinden öğrendiği Türkçeyi unutmayan Krikoryan, "Bu elişlerini yapıyoruz ki unutulmasın. Sivas, Maraş, Antep, Van yöresine ait işleri,tek bir parçada topluyoruz. Biz bu işleri, geldiğimiz yerlerin adıyla yapmaya devam ediyoruz ki nereden geldiğimizi unutmayalım, unutulmasın" ifadelerini kullandı.El işlerinin satışından elde edilen tüm gelirin hayır işlerinde kullanıldığını belirten Krikoryan, "Bu işleri yapar satarız. Bu parayla da yetimlere, çocuklara, ihtiyarlara, fakirlere yardım ederiz" dedi. Krikoryan el işi geleneğinin nasıl yaşatıldığını ise şu sözlerle anlattı:


"Türkiye'den 100 sene önce Lübnan'a gelen atalarımızdan çocukları öksüz kalanlar var. Çocukları, ihtiyaç sahiplerini gören 10 kadar kadın ki aralarında annem de var. "Gelin böyle bir iş işleyelim" demiş. Ermeniler,Lübnan'da Suriye'de, Irak'ta her nereye gittilerse bu işleri yaşattılar. Biz de bir kısmını burada yaptık. Evler de yaklaşık 50 kişi el işi yapıyor. Dışarıda çalışamayacak olanlar da para karşılığı bu işleri yapıyor. Biz de onlardan alıpsatıyor, fukaraya dağıtıyoruz."


 "Biz ölsek de bu geleneği çocuklarımız yaşatacak"


Ermeni Kızılhaçı görevlilerinden Ripsime Balyan Der Bedrozyan, "sanat" olarak nitelediği el işi geleneğinin "anadan anaya öğretilme" yoluyla 100 yıl yaşatıldığını vurgulayarak, "Öğretmeyi çok seviyoruz. Biz ölsek de bu geleneğin nesilden nesile aktarılmasını istiyoruz. Ben anamdan öğrendim. Kızıma öğrettim. Oda çocuklarına öğretecek. Hedef, her sene 50 kişiye öğretmek" şeklinde konuştu.


Türkçe anladığını fakat konuşmakta zorlandığını dile getiren Der Bedrozyan, "Ben küçükken Türkiye'den gelen bir komşumuz vardı. Ermeni'ydi ama sadece Türkçe bilirdi. Benimle hep Türkçe konuşurdu. Baktım bir süre sonra Türkçe öğrenmişim" dedi."Sevsek de sevmesek de mutlaka Türk televizyonlarını izleriz" ifadesini kullanan Der Bedrozyan, "Yemeklerimiz, el işlerimiz hep aynı, hepsi ortak. Beraber, kapı kapıya yaşamışız. Anadolu bizim kanımıza girmiş" diye konuştu.


Ortak Acı - 1915 Türkle ve Ermeniler

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS