Mehmet Şimşek: "En kötü senaryoyla karşı karşıyayız"

Mehmet Şimşek: "En kötü senaryoyla karşı karşıyayız"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, FED'in faiz toplantılarına ilişkin, "Gelişmekte olan ülkeler için önümüzdeki dönemde en kötü senaryoyla karşı karşıyayız" dedi.

Şimşek, NTV'de katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Fed'in faiz artıracağı bir döneme Türkiye'nin "hükümetsiz gireceğine" yönelik eleştiriler olduğunun hatırlatılması üzerine Şimşek, bu konuya ilişkin yorumlara katılmadığını, kendilerinin de güçlü bir hükümetin kurulmasını arzuladıklarını belirtti.

Şimşek, "Şu da bir gerçek, bir siyasi belirsizlik var. Türkiye böyle bir konjonktüre güçlü bir hükümetle, siyasi istikrarın devam ettiği, güvenin arttığı, belirsizliklerin azaldığı bir arka planla girseydi, daha doğru olurdu" dedi.

Türkiye ile ABD arasında finansal bilgi paylaşımı yapılacak

Fed'in eninde sonunda faizleri artıracağını, bu artışın da muhtemelen bu yılın eylül ayında olacağını belirten Şimşek, "Bunu geciktirecek nasıl gelişmeler olabilir? Birincisi dolarda hızlı bir değer kazanma süreci başladı. Doların değer kazanması, bir anlamda dezenflasyonist bir süreç, kendileri açısından. İkinci olarak İran'la yapılan anlaşma petrol fiyatlarını bir miktar aşağı çekti. Bu, İran'a özellikle petrol ve doğalgaz sektörüne yönelik yatırımları artırırsa ki artırabilir. Buna bağlı olarak petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş yaşanabilir" diye konuştu.

Şimşek, emtia fiyatlarının düşüyor olması ve bir taraftan da doların değer kazanmasının, Fed'in faiz artış hızını etkileyebileceğini bildirdi.

"Türkiye gibi tüm gelişmekte olan ülkeleri etkileyecek"

Bunun Türkiye'yi olumsuz etkileyeceğini belirten Şimşek, global dolar likiditesinin azalması ve özellikle faiz oranlarının yükselecek olmasının Türkiye gibi tüm gelişmekte olan ülkeleri etkileyeceğini söyledi.

"Aslında gelişmekte olan ülkeler için önümüzdeki dönemde en kötü senaryoyla karşı karşıyayız" diyen Şimşek, Türkiye'ye ilişkin senaryoda ise belki bir miktar daha dengeleyici unsurların olduğunu ifade etti.

Fed'in faiz artırması, doların değer kazanması ve emtia fiyatlarının düşüyor olmasının, gelişmekte olan ülkeler için kötü bir senaryo olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye için ise emtia fiyatlarının düşüyor olmasının olumlu olduğunu kaydetti.

Şimşek, Türkiye'nin büyük bir emtia ithalatçısı olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla fiyatların düşmesi doğrudan olumlu etkiler ama bizim çevremizdeki ülkelerin gelirlerinin önemli kısmı emtiadan elde ediliyor. Petrol fiyatlarının düşmesi, bu ülkelerin alım gücünü ve Türkiye'nin ihracatı ve turizmini olumsuz etkileyebiliyor. Türkiye negatif ve nötr durumla karşı karşıya ama gelişmekte olan ekonomilerin büyük bir kısmı ise net iki negatif trendle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

Şimşek, bu noktada güçlü bir hükümet ve siyasi istikrar ile reformların devreye sokulmasının önemine işaret ederek, Türkiye'nin 3-4 ay herhangi bir küresel şoku rahatlıkla atlatabileceğini vurguladı.

Bu noktada samimi bir şekilde yeni hükümet kurabilmek için çalışacaklarını dile getiren Şimşek, "Bütün bunlara rağmen hükümet kurulamazsa, Türkiye'nin kısa vadede birtakım şoklara karşı dirençli olduğunu göreceğiz. Önemli olan, eğer yapılacaksa yeni bir seçimin güçlü bir hükümete işaret etmesidir" değerlendirmesinde bulundu.

"Bütçe disiplininin devam ettirilmesi gerekiyor"

Maliye Bakanı Şimşek, bu yıla ilişkin makro hedeflerde bir revizyon olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, yılın ilk yarısında seçim belirsizliği nedeniyle bir miktar yavaşlamayı normal karşıladıklarını anlattı.

Yılın ikinci yarısı için kendilerinin böyle bir senaryoyu öngörmediklerini belirten Şimşek, "Müzakereler sonuç verir güçlü bir hükümet kurulursa, yine aşağı yönlü bir miktar revizyon gerekebilir ama çok abartılı olmayacaktır ama bu belirsizlik yılın ikinci yarısında da devam ederse, 2015'te büyümeye ilişkin aşağı yönlü riskler daha da güç kazanır. Enflasyon 3. çeyrekte iyileşmeye devam eder ama yıl sonu itibarıyla Merkez Bankasının öngördüğü çerçevede gerçekleşmesi beklenir" değerlendirmesini yaptı.

Şimşek, bu noktada önemli olanın cari açık ve bütçe performansı olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bütçe ayağını yılın ilk yarısında çok güçlü götürdük ve bütçede fazla var ama yılın ikinci yarısı ne getirir ne götürür, benim bu konuda yorum yapmam doğru olmaz. Bütçe disiplininin devam ettirilmesi gerekiyor. Cari açıkta iyileşme oluyor fakat gerek avronun değer kaybı, gerekse Orta Doğu'daki sıkıntılar, cari açıktaki düşüşü sınırladı.

Fakat bunun sürdürülebilir olması için siyasi istikrar, reform ve mali disiplin gerekiyor. Bugün eğer Orta Vadeli Programı revize edersek, belirsizliklerin ve aşağı yönlü risklerin arttığı bir dönem olarak tanımlayabilirim ama bunlara rağmen Türkiye ekonomisi, Çin ve Hindistan haricindeki gelişmekte olan ekonomilere oranla performansın nispeten iyi bir şekilde devam edeceği bir dönem olarak görüyorum."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS